top of page
Hukuk Anlatır aile ve boşanma hukuku rehberi: anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi

Aile ve Boşanma Hukuku: Velayet, Nafaka ve Mal Rejimi

Bu rehber Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmıştır; mevzuat ve resmî kaynaklar en son 5 Eylül 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.

Genel Çerçeve

Boşanma davasında yalnızca evliliğin sona ermesi değil; geçici önlemler, çocukların durumu, nafaka, tazminat ve mal rejiminden kaynaklanan talepler de gündeme gelebilir. Her talebin hukuki dayanağı, ispat konusu ve sonucu farklıdır. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin iradelerini hâkim önünde serbestçe açıklaması ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hâkimce uygun bulunması gerekir. Çekişmeli boşanmada ise dayanılan sebep ve deliller somut olay çerçevesinde incelenir.

Boşanma Sebepleri

Türk Medenî Kanunu; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığını özel boşanma sebepleri olarak düzenler. Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılması ise genel boşanma sebebidir.

Dayanılan sebebin doğru belirlenmesi önemlidir. Örneğin zina ile hayata kast veya pek kötü davranış sebeplerinde, olayın öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmesiyle dava hakkı düşer. Affeden eşin bu sebebe dayalı dava hakkı bulunmaz. Terk sebebi ise kanunda öngörülen ayrılık ve ihtar aşamalarına tabidir.

Anlaşmalı Boşanmanın Koşulları

Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde anlaşmalı boşanma gündeme gelebilir. Hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve düzenlemeyi değerlendirir. Çocukların üstün yararı veya tarafların korunması gerektiriyorsa hâkim protokolde değişiklik önerebilir. Değişiklikler taraflarca kabul edilmedikçe anlaşmalı boşanma koşulları oluşmaz.

Protokolde nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, ortak konut, ev eşyası ve yargılama giderleri gibi sonuçlar açık ve uygulanabilir biçimde düzenlenmelidir. Mal rejiminin tasfiyesi ayrıca ele alınmadığında, yalnızca genel ifadeler ileride yorum uyuşmazlığı doğurabilir.

Çekişmeli Boşanma Süreci

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar.

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava süresince gerekli olan barınma, geçim, çocukların bakım ve korunması ile eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, tahkikat, delillerin değerlendirilmesi ve karar aşamaları somut dosyanın kapsamına göre ilerler.

Önceki bir boşanma davasının reddedilmesi hâlinde Türk Medenî Kanunu’nun 166/4. maddesi ayrıca önem taşır. Ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Yalnızca eşlerin bir yıl ayrı yaşaması bu hükmün uygulanması için yeterli değildir; daha önce reddedilmiş bir dava ve kesinleşme koşulu da bulunmalıdır. Anayasa Mahkemesi, E.2025/203 ve K.2026/39 sayılı kararıyla bir yıllık süreye yönelik iptal istemini reddetmiştir.

Velayet ve Kişisel İlişki

Velayet ve çocukla kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun üstün yararı temel ölçüttür. Çocuğun yaşı, sağlık ve eğitim ihtiyaçları, alıştığı çevre, ebeveynlerin bakım imkânları, güvenliği ve görüşünü açıklayabilecek olgunlukta ise çocuğun görüşü değerlendirmede önem taşıyabilir. Anne veya babanın cinsiyeti tek başına sonucu belirlemez.

Velayetin kendisine verilmediği ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki, çocuğun yararı gözetilerek düzenlenir. Türk Medenî Kanunu’nun 324. maddesindeki koşullarda bu hak reddedilebilir veya kaldırılabilir. Bu ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Sonradan ortaya çıkan önemli değişiklikler velayet, kişisel ilişki veya nafaka düzenlemesinin yeniden incelenmesini gerektirebilir.

Nafaka ve Tazminat

Dava devam ederken eş ve çocuk yararına geçici tedbir nafakası kararlaştırılabilir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf, koşulları varsa yoksulluk nafakası isteyebilir. Çocuk için hükmedilen iştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır.

Çocuk ergin olduktan sonra eğitimi devam ediyorsa, anne ve babanın bakım yükümlülüğü TMK m. 328’deki koşullarla eğitim sonuna kadar sürebilir. Yükümlülüğün kapsamı, tarafların durumuna ve kendilerinden beklenebilecek katkıya göre değerlendirilir. Küçük çocuk için verilmiş nafaka kararının nasıl uygulanacağı ile ergin çocuğun talebi birlikte ve somut karar üzerinden incelenmelidir.

Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf maddi tazminat talep edebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın manevi tazminat talebi de ayrıca değerlendirilir. Kusur, zarar, illiyet ve talep sonucu her dosyada ayrı incelenir.

Mal Rejimi ve Aile Konutu

Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda düzenlenen başka bir rejimi seçebilir. Kişisel mallar, edinilmiş mallar, değer artış payı, eklenecek değerler ve borçların hangi mal grubuna ait olduğu tasfiye hesabını etkileyebilir. Boşanma kararı ile mal rejiminin tasfiyesi aynı şey değildir; tasfiye talebi ayrı bir inceleme gerektirebilir.

Boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, TMK m. 225 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer. Bu tarih, tasfiye hesabının hangi malvarlığı ve borçları kapsayacağını değerlendirirken önemlidir. Davanın açılması, bütün malların kendiliğinden paylaştırıldığı anlamına gelmez; kişisel mal, edinilmiş mal ve katkı iddiaları ayrıca incelenir.

Aile konutu bakımından eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Kanunda öngörülen bildirim ve şerh imkânları, konutun kiralık veya eşlerden birine ait olmasına göre farklı sonuçlar doğurur.

Aile İçi Şiddet ve Koruyucu Tedbirler

6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak istenebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kolluk, mülki makam, Cumhuriyet başsavcılığı ve hâkimliklerin görevleri talebin niteliğine göre değişir. Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir.

Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar, 6325 sayılı Kanun’un 1/2. maddesi uyarınca arabuluculuğa elverişli değildir. Acil risk bulunan durumlarda genel bilgi sayfaları yerine doğrudan yetkili makamlara başvurulmalıdır.

Deliller ve Hukuka Uygunluk

Nüfus kayıtları, evlilik belgeleri, gelir ve gider kayıtları, sağlık ve okul belgeleri, banka hareketleri, tanık anlatımları, kolluk veya sağlık kayıtları ve taraflar arasındaki hukuka uygun yazışmalar uyuşmazlığın niteliğine göre delil olabilir. Bir verinin elde edilme yöntemi de önemlidir. Özel hayatın gizliliğini veya haberleşme özgürlüğünü ihlal ederek elde edilen kayıtların kullanılması ayrıca hukuki ve cezai sorun doğurabilir.

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin Yerine Getirilmesi

Velayet ve kişisel ilişkiye dair kararların fiilen uygulanması, 2021 yılında köklü biçimde değişti. Çocuk teslimi ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam ve tedbir kararları artık icra dairelerinde değil, Adalet Bakanlığı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri eliyle yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m. 41/A ve devamı).

Bu usulde çocuk üzerinde zor kullanılmaz; teslim yeri ve zamanı müdürlükçe belirlenir, gerektiğinde uzman eşliğinde gerçekleştirilir. Karara aykırı davranan yükümlü hakkında disiplin hapsi uygulanabilir ve denetim mercii aile mahkemesidir. Vekâlet ücreti dışındaki masraflar Bakanlık bütçesinden karşılanır. Bu nedenle kişisel ilişki kararının lafzı kadar, uygulanabilir biçimde yazılmış olması da önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı Boşanma İçin Avukat Zorunlu mudur?

Avukatla temsil genel olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte protokolün mali sonuçları, çocuklara ilişkin hükümleri ve uygulanabilirliği uzun süreli sonuçlar doğurabileceğinden metnin hukuki etkileri dikkatle değerlendirilmelidir.

Bir Yıl Ayrı Yaşamak Boşanma İçin Yeterli midir?

Tek başına yeterli değildir. TMK m. 166/4 için önceki boşanma davasının reddedilmiş ve kararın kesinleşmiş olması, kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamaması gerekir.

Velayet Her Zaman Anneye mi Verilir?

Hayır. Değerlendirme çocuğun üstün yararına göre yapılır. Çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin somut bakım koşulları birlikte incelenir.

Boşanma Davası Açılmadan Koruma Kararı İstenebilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler için boşanma davası açılması şart değildir.

Yoksulluk Nafakası Süresiz midir?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası isteyebilir; yükümlünün kusurlu olması şart değildir. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kalkar (TMK m. 175 ve m. 176). Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır.

İştirak Nafakası Çocuk Ergin Olunca Sona Erer mi?

Kural olarak sona erer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erene kadar katkıda bulunmakla yükümlüdür. Bu hâlde ödeme, yardım nafakası niteliğiyle sürer (TMK m. 182 ve m. 328).

Terk Sebebine Dayanarak Ne Zaman Dava Açılabilir?

Eşlerden biri ortak hayatı sürdürmekten kaçınarak diğerini terk ettiğinde, ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması gerekir. Bu şart gerçekleştikten sonra hâkim veya noter aracılığıyla ihtar yapılır; ihtardan iki ay sonra dönülmemişse terk sebebine dayalı boşanma davası açılabilir (TMK m. 164).

Boşanma Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Hayır. Dava şartı arabuluculuk; ticari uyuşmazlıklar, işçi ve işveren alacakları ile kira, taşınmazın paylaştırılması, kat mülkiyeti ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar için öngörülmüştür. Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi davalarında arabuluculuk dava şartı değildir; taraflar dilerse ihtiyari olarak başvurabilir.

Koruma Kararı Ne Kadar Süreyle Verilir?

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlere ilk defasında en çok altı ay için hükmedilir. Şiddetin veya şiddet tehlikesinin sürmesi hâlinde karar kendiliğinden ya da talep üzerine yenilenebilir, süresi uzatılabilir ve içeriği değiştirilebilir. Karara aykırılık hâlinde zorlama hapsine hükmedilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi Boşanmayla Birlikte mi İstenir?

Boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir dava olarak da açılabilir; uygulamada mal rejimi davası çoğunlukla boşanmanın kesinleşmesi beklenerek görülür. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmada her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir ve rejim, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır (TMK m. 202, m. 225 ve m. 231).

Temel Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

İlgili Yazılar

İlgili Rehberler

Bu Alandaki İçtihat Konuları

Aile ve Boşanma Hukuku kararları konu başlıklarına göre incelenebilir; her konu sayfasında kararların kısa özeti ve resmî tam metni yer alır: Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (83 karar) · Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma (78 karar) · Yoksulluk Nafakası (38 karar) · Ziynet Eşyası Alacağı (37 karar) · Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı (30 karar) · Terk Nedeniyle Boşanma (25 karar) · Zina ve Sadakat Yükümlülüğü (24 karar) · Soybağı ve Babalık Davası (23 karar) · Tüm Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları

İlgili Hesaplama Araçları

Bu rehberde geçen terimlerin kısa ve kanun dayanaklı karşılıkları Hukuk Sözlüğü sayfasında toplanmıştır.

Sözlükten İlgili Terimler

Aşağıdaki kavramlar hukuk sözlüğünde kanun maddesi dayanağıyla tek tek açıklanmıştır.

1.030 terimlik hukuk sözlüğünün tamamını görüntüleyin.

Kaynak kontrolü: 21 Eylül 2026 — bu rehberdeki kanun maddeleri, süreler ve resmî kaynak bağlantıları bu tarihte denetlenmiştir.

Hukuki Bilgilendirme Sınırı

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Boşanma sebebi, kusur, çocukların durumu, deliller, malvarlığı ve süreler somut olayın sonucunu değiştirebilir. Acil şiddet veya güvenlik riski bulunan durumlarda gecikmeden kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına ya da ilgili yetkili makama başvurulmalıdır.

Boşanma, nafaka veya velayet dosyasında vekillik hizmeti için Av. Mete ŞAHİN’in ayrı mesleki sitesinde yer alan aile hukuku çalışma alanı sayfasına bakılabilir.

bottom of page