Ana Sayfa › Mevzuat › Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun › Madde 19
6183 Sayılı Kanun Teminat Hükümleri
6183 Sayılı Kanun Madde 19: İhtiyati Tahakkukun Düzeltilmesi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun · Madde 19 · Son kontrol: 27 Ekim 2026
Madde Metni
Madde 19 – Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark, hususi kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir.
Bu düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta verilen beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta kesinleşmenin vukuu, Devlet Şûrasına müracaat edilmiş olan hallerde Devlet Şûrasından nihai bir kararın çıkmış olması lazımdır.
İhtiyati tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde tetkikı mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı takdirde, bu sebeple düzeltme geciktirilmez.
Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.
Madde Gerekçesi
Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî yasama belgesinden (TBMM 9. Dönem, S. Sayısı: 286 – Kamu alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun lâyihası (1/464)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Kanunlaşan 19. madde, tasarının 37. maddesine karşılık gelir; gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Bu bölüm, taranmış resmî belgeden optik karakter tanıma (OCR) ile okunmuş ve sayfa görüntüleriyle satır satır karşılaştırılarak düzeltilmiştir; basılı metindeki dizgi hataları olduğu gibi korunmuştur. Esas olan resmî belgedir. Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.
Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 37)
Malûm bulunduğu üzere birçok vergilerimiz mükellefin kazancına veya faaliyetine mevzu olan muamelelerin yapılmasından sonra alınmaktadır. Kurumlar, Gelir ve Esnaf vergileri geçmiş takvim yılı gelir veya kazançlarını istihdaf etmektedir. Kendilerine özel ödeme zamanı tâyin edilmiş olan mükelleflerde normal tediye müddetleri çok uzıyabilmektedir.
Muamele, İstihlâk ve Nakliyat vergileri de vergiye tâbi olan satış ve muamele dolayısiyle hakiki mükelleflerden tahsil edilen vergilerin kanunun mükellef tuttuğu mutavassıtlar tarafından Hazineye yatırılması şeklinde mükellefiyetler olarak tezahür etmektedir. (İntikali vergi).
Şu halde en esaslı vergilerimizde mükellefler daima Hazineye borçlu durumdadırlar. Bâzı yabancı mevzuatta olduğu giyi peşin tahsili cari sene içinde taksitle alma, peşinen teminata bağlama gibi hükümlere mevzuatımızda yer verilecek ferdî teşebbüsün bir kısım sermayesini peşinen âmme alacaklarına bağlanması kabul edilmiştir. Mamafih bu hal bâzı suiniyet sahibi mükelleflerin memleketi terketmek, gizlenmek mallarını kaçırarak devlete mahalli tahsil bırakmamak gibi sebeplerle Devlet alacağını zimmetlerine geçirebilmelerine imkân vermektedir.
Muamele Vergileri gibi satış bedeli üzerinden alınan vergilerden mükellefin, zimmetinde kısa zamanda yüksek miktarlarda vergi alacağı birikebilmektedir. Bu yola gitmeyi tasarlıyan bir mükellef piyasada diğer mükellefler aleyhine haksız rekabet imkânlarına da kolayca sahip olabilmektedir. Meselâ muayyen bir devrede % 18 Muamele Vegisini zimmetine geçirmeyi tasarlıyan bir mükellef satış bedeli üzerinden alınan verginin yüzde onunu kendine ayırmak, yüzde sekizini rekabet yolunda, fiyat indirmesinde kullanmak -suretiyle haksız bir rekabetle bütün piyasayı tutabilir.
Binaenaleyh, bu yoldan menfaat sağlamayı tasarlıyan suiniyet sahibi mükelleflere bu imkânı vermemek hem kamu alacağını, hem de hüsnüniyet sahibi dürüst mükellefleri korumak bakımından lüzumludur.
Buna mâni olmak Devlet alacaklarını bu gibi mükellefler elinde bırakmıyarak derhal tahsil etmekle mümkündür. Ancak vergi kanunlarındaki taksit ve tediye müddetleri, Vergi Usul Kanunundaki vergi ve cezaların tahakkuku için riayeti mecburi müddetler, bu tahsilâtın derhal yapılmasına imkân vermemektedir. Meselâ, aylarca kozaişliyerek stok yaptığı ipeği kampanya sonunda toptan satan bir mükellefin bu ipeğe ait satış bedeli üzerinden % 18 nispetinde ödiyeceği Muamele Vergisini, teslimatı takip eden ayın 15 nci günü akşamına kadar ödemesi lâzımdır. Kampanyanın 3 ay sürdüğü, teslimatın 4 ncü ayın ilk günü toptan yapıldığı düşünülürse istihsale başlama ile Maliyenin vergiyi talep edebilme müddetinin başlangıcı arasında 4,5 ay geçer.
Keza 1951 Takvim yılında bir milyon lira kazanan bir mükelleften kaba bir hesapla alınacak 350 000 lira civarındaki Gelir Vergisinin Maliye 1952 Nisan başında 175 000, Ekim başında da bakıye 175 000 lirasını talep etmeye yetkilidir.
İkmalen veya re'sen yapılan tarhiyatta ise bu müddetler ilânihaye uzıyabilir. Çünkü itiraz tahsili durdurur, verginin tahakkuku itiraz komisyonu kararına, cezanın tahakkuku temyiz komisyonu kararına bağlı kalır. Bu müddetler içinde ise suiniyet sahibi bir mükellef işini ve mallarını tasfiye ederek vergi alacağına mahalli tahsil bırakmıyabilir.
Bu itibarla tasarının 35 ilâ 38 nci maddelerinde yer alan ihtiyati tahakkuk müessesesi, kamu alacağını koruyucu ve piyasada vergiden kaçırarak haksız rekabet yapılmasını önleyici bir tedbirdir. Buna müşabih tedbirler yabancı mevzuatta da vardır. Meselâ dünyanın büyük demokrat devletlerinden olan Amerikanın vergi mevzuatında aynı mevzuda daha ağır hükümler vardır. (Amerikan Gelir Vergisi madde 146). Amerikan mevzuatında yer alan bu hükme göre vergi müdürü mükellefin Amerikayı terketmek, mallarını kaçırmak, gizlemek gibi vergiyi tamamen veya kısmen ödememek için bir takım hareketlerde bulunduğuna kani olursa o mükellef için derhal bir tediye tarihi tesbit ederek kendisine tebliğ eder. Gösterilen tarihin beyannamelerin ve vergi borcunun ödenmesi hakkında gösterilen tarihlere uyması şart değildir. Burada tahsilât da derhal yapılmaktadır. Halbuki kamu alaakları tasarısı ile teklif ettiğimiz usulde teminat altına almak üzere ihtiyati hacizle iktifa edilmekte, tahsil cihetine gidilmiyerek tahsilât normal taksit zamanlarına bırakılmaktadır. Ayrıca teminat gösteren borçlu hakkında ihtiyati haczin kaldırılması hususunda tasarı hükümleri müsait bulunmaktadır. Bu sebeplerdeki tasarı ile teklif edilen ihtiyati tahakkuk müessesesi Amerikan mevzuatındaki hükümlere nazaran daha yumuşak olarak tavsif edilmiştir. Esasen ihtiyati tahakkuk müessesesi bizim için de tamamen yeni bir müessese olduğu iddia edilemez. 2656 sayılı Kanunun birinci maddesinin 2 işaretli bendindeki (Tahakkuk ettirilen vergi önce mükellefe tebliğ edilmemiş ise ihtiyati haczin konulduğu sırada ve haciz kararı ile birlikte vergi de tebliğ olunur.) hükmüne istinaden tesbit olunan kaçak matrahlara müstenit vergiler normal tebliğ itiraz ve tahakkuk yollarından geçmeden muaccel hale getirilerek ihtiyati haciz mevzuu yapılmıştır ve yapılmaktadır. Bu tasarı aynı esaslar daha işlenmiş bir hale getirilmiş bulunmaktadır.
37 nci maddeye göre de vergi, resim ve bunlara ait zam ve cezaların hususi kanununa müsteniden normal şekilde tahakkuku üzerine ihtiyati tahakkuk normal tahakkuklara göre düzeltilmektedir. Bu madde hükmü de ihtiyati tahakkuk müessesesinin tamamen bir emniyet tedbiri olduğunu göstermektedir.
Hukuk Sözlüğünde İlgili Terimler
Madde Künyesi
- Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
- MaddeMadde 19
- BölümBirinci Kısım – Genel Esaslar › İkinci Bölüm – Amme Alacaklarının Korunması I – Teminat Hükümleri
- Kanundaki Başlıkİhtiyati tahakkukun düzeltilmesi
- DurumYürürlükte
- Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 286)
- Son Kontrol27 Ekim 2026
Kanunda Gezinme
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: tüm maddeler
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.