top of page

Hukuk Sözlüğü

454 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir; hukuk alanı ve ilk harfe göre listeyi daraltabilirsiniz.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 19 Eylül 2026.

A’dan Z’ye Hukuk Terimleri

454 / 454 terim

A

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Abonelik Sözleşmesi

    Tüketicinin belirli mal veya hizmeti sürekli ya da düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmedir. Sözleşmenin kurulması, uzatılması ve feshi özel kurallara tabidir. Taahhütlü abonelikte sona ermenin mali sonuçları ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 52

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Acele Kamulaştırma

    Kanundaki özel hâllerde, bazı kamulaştırma işlemleri daha sonra tamamlanmak üzere mahkemenin bedel tespiti ve bedelin yatırılmasıyla taşınmaza erken el konulmasını sağlayan usuldür. Olağan kamulaştırmanın yerine kullanılabilecek sınırsız bir yetki değildir. Acele elkoyma, tüm kamulaştırma sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez.

    Dayanak: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 27

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Acente

    Bir işletmeye çalışan gibi bağlı olmadan, belirli bölgede o işletmeye ilişkin sözleşmelere sürekli aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kişidir. Tacir adına sözleşme kurma yetkisi ayrıca değerlendirilir. Her aracı veya satış temsilcisi acente değildir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 102 ve 107

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Açık Rıza

    Belirli bir veri işleme konusuna ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgürce açıklanan onaydır. Veri işlemenin kanundaki hukuki dayanaklarından biridir. Başka bir kanuni işleme şartı bulunduğunda her işlem için ayrıca rıza aranacağı varsayılmaz.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3 ve 5–6

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Adam Çalıştıranın Sorumluluğu

    Çalışanın kendisine verilen işi yaparken başkasına verdiği zararın, kanuni koşullarla çalıştırana yükletilmesidir. Seçim, talimat, gözetim ve işletme düzeni yönünden gerekli özen değerlendirilir. Çalışanın her özel davranışı sırf iş ilişkisi var diye bu kapsama girmez.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 66

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Adın Değiştirilmesi

    Haklı sebepler bulunduğunda kişinin adının mahkeme kararıyla değiştirilmesidir. Değişiklik kişisel durumu ve mevcut hukuki ilişkileri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Adı değiştirme talebi, nüfus kaydındaki maddi yanlışın düzeltilmesinden farklı olabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 27

  • Ceza ve İnfaz

    Adli Arama

    Şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin bulunması amacıyla kişi, eşya veya yerde yapılan koruma tedbiridir. Aramanın yeri ve aciliyeti, karar verecek makamı ve uygulanacak güvenceleri etkiler. Suç önlemeye yönelik idari aramayla aynı koşullara tabi değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 116–119

  • Ceza ve İnfaz

    Adli Kontrol

    Kanuni koşullarda tutuklama yerine uygulanabilen; yurt dışına çıkamama veya belirli yerlere düzenli başvurma gibi yükümlülükler içeren koruma tedbiridir. Hangi yükümlülüğün, ne kadar süreyle uygulanacağına yargısal karar verilir. Mahkûmiyet sonrası denetimli serbestlikle aynı değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 109–110

  • Ceza ve İnfaz

    Adli Para Cezası

    Hâkimin belirlediği tam gün sayısının bir gün karşılığı tutarla çarpılması sonucu bulunan ve Devlet Hazinesine ödenen ceza türüdür. TCK m. 52’de gün sayısı kural olarak 5–730, günlük tutar 100–500 TL aralığındadır. Günlük tutardaki 1 Haziran 2024 değişikliği nedeniyle önceki tarihli suçlarda lehe kanun karşılaştırması ayrıca yapılır; bugünkü tutar her eski dosyaya doğrudan uygulanmaz.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 7 ve 52

  • Usul ve Yargılama

    Adli Tatil

    Hukuk yargısında 20 Temmuz–31 Ağustos arasındaki dönemdir. HMK’de sayılan dava ve işler bu dönemde görülmeye devam eder. Adli tatile tabi dava ve işlerde, HMK’nin belirlediği bir sürenin sonu tatile rastlarsa süre tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Ceza ve idari yargının süre kuralları ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 102–104

  • Usul ve Yargılama

    Adli Yardım

    Gerekli giderleri kendisi ve ailesinin geçimini ciddi biçimde zorlaştırmadan karşılayamayan kişiye, kanuni koşullarla sağlanan yargısal destektir. Giderlerden geçici muafiyet ve gerektiğinde avukat görevlendirilmesi gibi sonuçları olabilir; talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması da değerlendirilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.334–340

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Aile Konutu

    Ailenin ortak yaşamını sürdürmek üzere kullandığı konuttur. Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rıza, mahkeme müdahalesi ve tapu şerhi koşulları ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 194

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

    Eşin akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmesi durumunda gündeme gelen özel boşanma sebebidir. Kanun, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesini de arar. Bir tanı konulması tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 165

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Alacağın Devri

    Alacaklının, alacak hakkını başka bir kişiye geçirmesidir. Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel değilse borçlunun rızası aranmadan yapılabilir. Sözleşmesel devrin yazılı şekli ve borçlunun savunmalarını koruyan hükümler önemlidir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 183–194

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Alacaklının Temerrüdü

    Alacaklının usulüne uygun sunulan edimi haklı sebep olmadan kabul etmemesi veya ifa için gerekli hazırlığı yapmamasıdır. Borçlu için tevdi gibi kanuni imkânlar doğabilir. Borç, sırf alacaklı kabul etmedi diye her durumda kendiliğinden sona ermez.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 106–110

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Aldatma

    Bir kişinin yanıltıcı davranışlarla sözleşme yapmaya yöneltilmesidir. Karşı tarafın aldatması ile üçüncü kişinin aldatmasının sonuçları farklı koşullara bağlı olabilir. Aldatılanın sözleşmeyle bağlı olmama hakkı ve zarar talebi ayrı ayrı incelenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 36, 39

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Alt Kira

    Kiracının kiralananı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye kiralamasıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası gerekir. Asıl kiracının sorumluluğu sürer; alt kira ile kira ilişkisinin devri aynı değildir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 322

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Amme Alacağının Tecili

    Kamu borcunun vadesinde ödenmesi veya cebren tahsilinin borçluyu çok zor duruma düşüreceği kanuni hâllerde, yetkili makamca ertelenmesidir. Yazılı talep, faiz ve uygulanabildiği ölçüde teminat gibi koşullar bulunur. Borcun silinmesi veya herkes için kendiliğinden doğan bir taksit hakkı değildir.

    Dayanak: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 48

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Anayasanın Üstünlüğü

    Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme, yargı, idare ve diğer kişi ve kuruluşlar için bağlayıcı temel kurallar olmasıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Aykırılığın hangi yargısal yolla giderileceği işlemin veya normun türüne göre belirlenir.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Anlaşmalı Boşanma

    Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi üzerine gerçekleşebilen boşanma yoludur. Hâkim eşleri bizzat dinlemeli; serbest iradelerini ve mali sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. İmzalı protokol tek başına boşanma kararı yerine geçmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166/3

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Anonim Hâle Getirme

    Veriyi başka bilgilerle eşleştirme dâhil hiçbir yolla belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek duruma getirmedir. Sadece adı silmek veya kullanıcıya kod vermek her zaman yeterli olmaz. Yöntemin gerçekten bu sonucu sağlayıp sağlamadığı veri kümesine göre değerlendirilir.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3/1-b ve 7

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Anonim Şirket

    Sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, kendi borçlarından malvarlığıyla sorumlu ticaret şirketidir. Pay sahipleri kural olarak taahhüt ettikleri sermaye paylarıyla şirkete karşı yükümlüdür. Yönetici veya temsilci sıfatından doğan özel sorumluluklar bu genel ortaklık kuralından ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 329

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ara Dinlenmesi

    Günlük çalışma sırasında işçiye dinlenmesi için verilen ve asgari kapsamı çalışma süresine göre belirlenen aradır. Kural olarak çalışma süresinden sayılmaz; yalnız çizelgede mola yazılması, gerçekte dinlenme olanağı tanındığını tek başına göstermez.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.68

  • Usul ve Yargılama

    Arabuluculuk

    Tarafların, bağımsız ve tarafsız bir arabulucunun yardımıyla uyuşmazlıklarına kendi iradeleriyle çözüm aradığı yöntemdir. Her uyuşmazlık arabuluculuğa uygun değildir. Kanunda belirtilen bazı iş, ticaret, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında dava öncesi başvuru şartı vardır; başvurunun zorunlu olması anlaşmanın da zorunlu olduğu anlamına gelmez. Kapsam ve istisnalar uyuşmazlığın türüne göre incelenir.

    Dayanak: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1–3, 18/A–18/B · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Artık Değer

    Mal rejiminin tasfiyesinde, kanuni ekleme ve denkleştirmeler gözetilerek edinilmiş mallardan ilgili borçların çıkarılmasıyla bulunan değerdir. Katılma alacağının hesaplanmasında kullanılır. Eşin bütün malvarlığının toplamıyla veya bir taşınmazın tek başına satış bedeliyle aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 229–231, 236

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Artmirasçı Atama

    Mirasbırakanın, önce mirası kazanacak kişiyi belirleyip bu mirası daha sonra başka bir kişiye geçirme yükümlülüğü getirmesidir. Ön mirasçının malvarlığını serbestçe bırakmasıyla aynı değildir. Kanunun kapsam, güvence ve geçiş hükümleri uygulanır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 521–525

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Asıl İşveren ve Alt İşveren

    Bir işverenden, işyerindeki yardımcı işlerde veya asıl işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümünde iş alan diğer işverenle kurulan ilişkidir. Asıl işveren, alt işverenin o işyerinde çalıştırdığı işçilerine karşı kanunda belirtilen yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Her hizmet alımı bu ilişkiyi oluşturmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2

  • Usul ve Yargılama

    Asli Müdahale

    Görülmekte olan yargılamanın konusu üzerinde kendisine ait bir hak bulunduğunu ileri süren üçüncü kişinin, mevcut taraflara karşı aynı mahkemede dava açmasıdır. Müdahil yalnız bir tarafı desteklemez; kendi hakkına ilişkin bağımsız talepte bulunur.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.65

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Aşırı Yararlanma

    Bir tarafın zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak edimler arasında açık oransızlık oluşturulmasıdır. Yalnız bedelin yüksek veya düşük olması yeterli değildir. Zarar gören, koşullara göre sözleşmeyle bağlı olmamayı veya dengesizliğin giderilmesini isteyebilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 28

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Atanmış Mirasçı

    Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla mirasın tamamı veya belirli oranı için mirasçı kıldığı kişidir. Terekeye mirasçı sıfatıyla katılır; yalnız belirli bir malı isteme hakkından farklıdır. Atama, saklı pay ve tasarrufun geçerliliği kurallarına tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 505–506, 516, 599

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Aval

    Bir kambiyo senedi bedelinin ödenmesini tamamen veya kısmen güvenceye alan, kanuni şekle bağlı taahhüttür. Aval verenin sorumluluğu, kimin lehine aval verildiği ve senet hükümleriyle belirlenir. Adi kefaletle aynı hukuki kurum değildir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 700–702, 778 ve 794

  • Usul ve Yargılama

    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

    Avukatlık hizmetlerinde ücretin asgari sınırlarını düzenleyen tarifedir. Türkiye Barolar Birliği tarafından, Avukatlık Kanunu’ndaki hazırlama ve onay süreciyle belirlenir. Karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinde uygulanacak bölüm, tutar ve oran işin türüne ve ilgili tarihte yürürlükte bulunan tarifeye göre incelenir.

    Dayanak: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 164 ve 168–169

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Aydınlatma Yükümlülüğü

    Kişisel veriler elde edilirken ilgili kişiye veri sorumlusu, amaç, aktarım, toplama yöntemi, hukuki sebep ve haklar hakkında bilgi verilmesidir. Açıklama, hangi işlemin neye dayandığını anlaşılır kılmalıdır. Aydınlatmanın yapılması, tek başına açık rıza alınması veya her işleme hukuki dayanak sağlanması değildir.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 10

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ayıplı Hizmet

    Kararlaştırılan zamanda başlamayan veya gereken özellikleri taşımadığı için sözleşmeye aykırı olan hizmettir. Hizmetin yeniden görülmesi, onarım, indirim veya dönme gibi seçimlik haklar kanuni koşullara bağlıdır. Her memnuniyetsizlik, sözleşmeye aykırılık gösterilmeden ayıp sayılmaz.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 13–16

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ayıplı Mal

    Teslim sırasında kararlaştırılan veya objektif olarak beklenen özellikleri taşımadığı için sözleşmeye aykırı olan maldır. Maddi bozukluk dışında hukuki veya ekonomik eksiklikler de ayıp oluşturabilir. Tüketicinin onarım, değiştirme, indirim veya dönme haklarının koşulları ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 8–12

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ayırt Etme Gücü

    Kişinin belirli bir davranışın anlamını ve sonuçlarını değerlendirerek akla uygun hareket edebilme yeteneğidir. Yaş küçüklüğü, hastalık veya benzeri bir durumun varlığı tek başına her işlem için aynı sonucu doğurmaz. Değerlendirme, ilgili işlem ve kişinin o sıradaki durumuyla bağlantılı yapılır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 13–16

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ayrılık Kararı

    Evliliği sona erdirmeden, eşlerin belirli bir dönem ayrı yaşamasına ilişkin mahkeme kararıdır. Boşanma sebebi ispatlansa da ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa uygulanabilir. Ayrılık süresinin dolması evliliği kendiliğinden sona erdirmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 170–172

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ayrımcılık Tazminatı

    İş ilişkisinde veya sona ermesinde kanundaki ayrımcılık yasağının ihlali nedeniyle talep edilebilen tazminattır. Yoksun bırakılan hakların istenmesi de gündeme gelebilir; ayrımcılık sebebi, ispat düzeni ve sendikal korumayla ilişki ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.5 · 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m.25

  • Ceza ve İnfaz

    Azmettirme

    Başka bir kişide belirli bir suçu işleme kararının oluşturulmasına yönelik iştirak biçimidir. Azmettirenin sorumluluğu, işlenen suç ve iştirak koşulları çerçevesinde değerlendirilir. Önceden verilmiş suç kararını yalnızca güçlendiren davranışın hukuki niteliği farklı olabilir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 38

B

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Babalık Davası

    Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını amaçlayan davadır. Anne ve çocuk, kanunda düzenlenen koşullarla dava hakkına sahiptir. Soybağı talebi ile annenin doğum ve gebelik giderlerine ilişkin talepleri birbirinden ayrıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 301–304

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Bağışlama

    Bir kişinin karşılıksız olarak diğerine malvarlığı kazandırmayı üstlendiği sözleşmedir. Bağışlama sözü verme, elden bağışlama ve taşınmaz bağışının şekil koşulları farklıdır. Koşul, yükleme ve geri alma imkânları kanuni sınırlara tabidir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 285–295

  • Usul ve Yargılama

    Basit Yargılama Usulü

    Hukuk yargısında dava ve cevap dilekçeleriyle ilerleyen, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmeyen usuldür. Kanunda gösterilen dava ve işlerde uygulanır. Buradaki tanım HMK’ye ilişkindir; ceza yargısındaki CMK m. 251 kapsamındaki basit yargılama ayrı bir kurumdur.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 316–322

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Bekleme Süresi

    Evliliği sona eren kadın bakımından yeniden evlenmeye ilişkin kanuni bekleme dönemidir. Doğumla sona erer; önceki evlilikten gebelik bulunmadığının anlaşılması veya eski eşlerin yeniden evlenmek istemesi durumunda mahkemece kaldırılabilir. Boşanma kararının verilmesi ile kesinleşmesi aynı tarih olmayabileceğinden başlangıç ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 132

  • Usul ve Yargılama

    Bekletici Sorun

    Bir davadaki kararın başka bir yargılama veya idari tespitin sonucuna bağlı olması nedeniyle incelemenin bekletilmesidir. Başka bir dosyanın bulunması tek başına yeterli değildir; çözülecek mesele ile verilecek hüküm arasında ilgili hukuki bağlantı aranır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.165

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Belirli Mal Bırakma

    Bir kişiye mirasçı sıfatı verilmeden belirli bir mal veya malvarlığı menfaatinin bırakılmasıdır. Lehtar, kural olarak edimin yerine getirilmesini isteme hakkı kazanır. Bu nedenle malın mülkiyetinin her durumda ölüm anında kendiliğinden geçtiği varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 517–519, 600

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Belirli Süreli İş Sözleşmesi

    Belirli süreli iş, belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı kurulan iş sözleşmesidir. Sadece bitiş tarihi yazılması her durumda yeterli değildir. Esaslı neden olmadan zincirleme yenileme, sözleşmenin baştan itibaren belirsiz süreli kabul edilmesine yol açabilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 11

  • Usul ve Yargılama

    Belirsiz Alacak Davası

    Alacağın miktarının dava açılırken tam ve kesin belirlenemediği durumlar için HMK m. 107’de düzenlenmiş dava türüydü. Bu madde 7589 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel HMK m. 109/4, kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir kez artırılmasını ve artırılan kısım yönünden zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılmasını düzenler. Eski davalarda geçiş ve uygulanma zamanı ayrıca incelenmelidir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 107 ve 109/4

  • Ceza ve İnfaz

    Beraat

    Yüklenen fiilin suç olmaması, sanık tarafından işlendiğinin kanıtlanamaması veya kanunda sayılan diğer nedenlerle verilen hükümdür. Beraatin gerekçesi kararın dayanağını ve bazı sonuçlarını etkileyebilir. Savcılığın soruşturma aşamasında verdiği takipsizlik kararından ayrıdır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/2

  • Ceza ve İnfaz

    Bileşik Suç

    Bir suçun diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olması nedeniyle tek suç yapısı içinde değerlendirildiği durumdur. Bu birleşmede içtima hükümleri ayrıca uygulanmaz. Hangi suçların birleştiği kanuni suç tanımına göre belirlenir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 42

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Bilgi Edinme Hakkı

    Kanunun kapsamındaki kurumların elindeki bilgi veya belgelere, düzenlenen usulle erişim isteme hakkıdır. Devlet sırrı, özel hayat ve diğer kanuni istisnalar kapsamı sınırlayabilir. Kurumun her başvuru için yeni bir araştırma veya özel analiz üretmesi zorunlu değildir.

    Dayanak: 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, m. 4–7, 16 ve 21

  • Ceza ve İnfaz

    Bilinçli Taksir

    Kişinin öngördüğü suç neticesini istememesine rağmen bu neticenin meydana gelmesidir. Kanun, bu durumda taksirli suça ilişkin cezanın artırılmasını öngörür. Olası kastla ayrımda failin neticeye ilişkin tutumu somut delillerle incelenir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 22/3

  • Usul ve Yargılama

    Bilirkişi

    Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemece görüşüne başvurulan kişidir. Hukuki değerlendirme bilirkişiye bırakılamaz. Hâkim, bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; rapor tek başına mahkeme kararı değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 266 ve 282

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Bireysel Başvuru

    Anayasada güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında korunan bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudur. İlgili olağan başvuru yollarının tüketilmesi ve diğer kabul edilebilirlik koşulları aranır. Her hukuki uyuşmazlığın yeniden incelendiği genel bir temyiz yolu değildir.

    Dayanak: 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 45–50

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Bono

    Düzenleyenin belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız ödemeyi vaat ettiği, kanuni unsurlara bağlı kambiyo senedidir. Eksik unsurun sonucu kanundaki tamamlayıcı kurallara göre değerlendirilir. Poliçedeki ödeme emrinden farklı olarak doğrudan ödeme vaadi içerir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 776–778

  • İcra ve İflas

    Borca İtiraz

    Borçlunun takipte istenen borcu veya onun bir kısmını kabul etmediğini usulüne uygun biçimde bildirmesidir. Genel haciz yolundaki süresinde itiraz takibi durdurur; diğer takip yollarının mercii, süresi ve sonuçları aynı varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.62,66,168

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Borcun Üstlenilmesi

    Bir kişinin başkasının borcunu üstlenmesine ilişkin hukuki düzenlemedir. Borçluyla yapılan iç anlaşma, tek başına alacaklıya karşı eski borçluyu borçtan kurtarmaz. Dış üstlenme ve alacaklının kabulü için ayrı koşullar uygulanır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 195–200

  • İcra ve İflas

    Borç Ödemeden Aciz Belgesi

    Kanuni takip işlemlerinden sonra alacağın karşılanamayan bölümünü gösteren belgedir. Borcu silmez; alacaklıya takip ve tasarrufun iptali gibi konularda kanunda belirtilen özel olanaklar sağlayabilir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.105,143,277

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Borçlunun Temerrüdü

    Muaccel borcun zamanında yerine getirilmemesi üzerine kanuni koşullarla oluşan gecikme durumudur. Kural olarak ihtar gerekir; belirli vade ve kanunda sayılan hâllerde istisnalar vardır. Tazminat, faiz veya sözleşmeden dönme gibi sonuçlar borcun türüne göre değişir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 117–125

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Boşanmada Maddi Tazminat

    Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu eşten isteyebildiği uygun parasal karşılıktır. Koşulları ve miktarı somut olay üzerinden değerlendirilir. Nafaka ve mal rejiminden doğan katılma alacağıyla aynı talep değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 174

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Boşanmada Manevi Tazminat

    Boşanmaya neden olan olaylarla kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu diğer eşten isteyebildiği parasal giderimdir. Her boşanma veya üzüntü kendiliğinden bu hakkı doğurmaz. Olaylar, kusur ve kişilik hakkına yönelik saldırı birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 174

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Boşta Geçen Süre Ücreti

    Feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aylık ücret ve diğer hakları tutarında ödenen alacaktır. İşçinin kesinleşen karar sonrasında kanuni sürede işe başlamak için başvurması gerekir. İşe başlatmama tazminatından ayrı bir kalemdir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 21

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Bütünleyici Parça

    Yerel anlayışa göre asıl şeyin temel unsurunu oluşturan ve o şey zarar görmeden veya yapısı değişmeden ayrılamayan parçadır. Asıl şeye malik olan kişi, kural olarak bütünleyici parçaya da malik olur. Kolayca ayrılabilen ve asıl şeyin kullanımına ayrılan eklentiden farklıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 684, 686

C

  • İcra ve İflas

    Cebri İcra

    Bir alacağın veya ilamda belirlenen yükümlülüğün, borçlunun isteği dışında devletin yetkili organları aracılığıyla yerine getirilmesidir. İlamlı ve ilamsız takip yollarının şartları farklıdır. Yalnız para tahsiliyle sınırlı değildir; taşınır teslimi gibi edimleri de kapsayabilir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 24 ve devamı, 42 ve devamı

  • Ceza ve İnfaz

    Ceza Hukukunda Hata

    Failin suçun maddi unsurları, nitelikli hâlleri veya fiilin haksızlığı konusunda yanılgıya düşmesidir. Hatanın türü ve bazı hâllerde kaçınılmazlığı, ceza sorumluluğuna etkisini belirler. Maddi unsur hatası kastı kaldırabilse de kanunen taksirli sorumluluk ayrıca doğabilir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 30

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ceza Koşulu

    Borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâli için önceden kararlaştırılan edimdir. Asıl borçla birlikte veya onun yerine istenebilmesi, sözleşmenin ve kanunun kapsamına bağlıdır. Zararın bulunması, indirim ve geçersiz asıl borç bakımından özel hükümler vardır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 179–182

  • Ceza ve İnfaz

    Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı

    Fiilin suç niteliğine rağmen kusurluluğu kaldıran veya kanunda belirtilen cezasızlık nedenleriyle ceza verilmediği hüküm türüdür. Kararın hangi kanuni nedene dayandığı açıkça gösterilir. Beraat ile aynı gerekçeye veya hukuki sonuca sahip olduğu varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/3–4

  • Ceza ve İnfaz

    Ceza Yargısında Basit Yargılama

    Kanunun kapsamına giren işlerde asliye ceza mahkemesinin, yazılı beyan ve savunmaları alarak duruşma yapmadan hüküm verebildiği usuldür. Uygulama koşulları ve itirazın sonuçları CMK'de düzenlenir. Hukuk mahkemelerindeki basit yargılama usulünden farklıdır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 251–252

  • Ceza ve İnfaz

    Ceza Zamanaşımı

    Kesinleşmiş cezanın, kanunun belirlediği süre geçince artık infaz edilememesidir. Sürenin başlangıcı, kesilmesi ve uygulanmayan hâller ayrıca incelenir. Suçun soruşturulması ve yargılanmasına ilişkin dava zamanaşımıyla aynı değildir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 68–72

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ciro

    Emre yazılı senetlerin devrinde veya kanundaki diğer amaçlarla kullanılan, senet ya da senede bağlı alonj üzerindeki imzalı beyandır. Devir için kural olarak senedin zilyetliğinin geçirilmesi de gerekir. Tahsil ve rehin ciroları, tam devirle aynı sonucu doğurmaz.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 681–690

Ç

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Çağrı Üzerine Çalışma

    İşçinin, yazılı sözleşmede kararlaştırılan işini ihtiyaç duyulduğunda çağrılarak yaptığı kısmi süreli çalışma biçimidir. Çalışma süresi ve çağrı usulüne ilişkin kanuni güvenceler bulunur; işverenin hiç çağırmaması her durumda ücret hakkının doğmayacağı anlamına gelmez.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.14

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

    Sözleşme, işyeri uygulaması veya benzeri kaynaklarla oluşmuş çalışma şartlarında işçiyi önemli biçimde etkileyen değişikliktir. Kanunun yazılı bildirim ve kabul düzenine uymayan esaslı değişiklik işçiyi bağlamaz; işçinin her yönetim talimatını reddedebilmesi şeklinde anlaşılmamalıdır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.22

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Çek

    Kanuni şekil koşullarını taşıyan ve muhatap bankaya belirli bir bedelin ödenmesi için düzenlenen kambiyo senedidir. Bono gibi düzenleyenin doğrudan ödeme vaadiyle kurulmaz. İbraz, karşılıksızlık ve sorumluluk konuları özel hükümlerle birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 780–782

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Çekişmeli Boşanma

    Eşlerin boşanma veya sonuçları konusunda uyuşmazlık yaşadığı; boşanma sebebinin, ilgili taleplerin ve delillerin mahkemece incelendiği dava sürecidir. Her boşanma sebebinin koşulları aynı değildir. Kusur, nafaka ve tazminat bakımından önem taşıyabilir; çocuğa ilişkin kararlarda çocuğun yararı ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 161–166, 174–175, 182 ve 184

  • Usul ve Yargılama

    Çekişmesiz Yargı

    Kanunun çekişmesiz saydığı veya uyuşmazlığın bulunmaması gibi ölçütlerle bu kapsamda değerlendirdiği yargısal işlerdir. Her iş mutlaka bir davacı ve ona karşı davalı arasında yürütülmez; uygulanacak usul ve kararın etkisi işin niteliğine göre belirlenir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.382–388

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Çıplak Ücret

    İşçinin yaptığı işin karşılığı olan; yemek, yol ve ikramiye gibi ek menfaatlerin katılmadığı temel ücrettir. Çıplak veya giydirilmiş ücret ayrımı, brüt veya net ücret ayrımından farklıdır. Yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatında hesaba katılan kalemler aynı değildir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17, 32, 50, 57 ve 59 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Çocuk Malları

    Mülkiyeti çocuğa ait olan malvarlığı değerleridir. Anne ve babanın yönetim ve kullanma yetkisi, bu malların kendilerine ait olduğu anlamına gelmez. Çocuğun yararı için koruma, hesap ve mahkeme müdahalesi kuralları uygulanabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 352–363

D

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Danıştay

    İdari yargıda kanunun verdiği temyiz ve bazı ilk derece yargı görevlerini yerine getiren yüksek mahkemedir. Ayrıca kanunda düzenlenen diğer inceleme ve görüş görevleri bulunur. Her idari davanın doğrudan Danıştayda açılması gerekmez.

    Dayanak: 2575 sayılı Danıştay Kanunu, m. 1 ve 23–24

  • Usul ve Yargılama

    Dava Ehliyeti

    Kişinin davada kendisi veya seçtiği vekil aracılığıyla geçerli usul işlemleri yapabilmesidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir; bu ehliyeti bulunmayan kişinin davada kanuni temsilciyle yer alması gerekebilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.51–54

  • Usul ve Yargılama

    Dava Şartı

    Mahkemenin uyuşmazlığın esasını inceleyebilmesi için bulunması gereken usuli koşuldur. Görev, taraf ehliyeti ve hukuki yarar bu koşullar arasındadır; giderilebilen bir eksiklik için kanunun öngördüğü tamamlama olanağı ile giderilemeyen eksikliğin sonucu farklıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.114–115

  • Usul ve Yargılama

    Dava Şartı Arabuluculuk

    Kanunun belirlediği uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının aranmasıdır. Kapsama giren bir dava hiç başvuru yapılmadan açılırsa usulden reddedilir. Daha önce tamamlanan sürece ait son tutanağın dilekçeye eklenmemesi farklıdır; kanunda tutanağın sunulması için süre verilmesi öngörülür. İş, ticaret, tüketici ve kira uyuşmazlıklarının kapsam ve istisnaları ayrı düzenlemelere tabidir.

    Dayanak: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/A–18/B · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A

  • Usul ve Yargılama

    Dava Takip Yetkisi

    Belirli bir talep hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir. Kanundaki istisnalar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine dayanır; taraf ehliyeti veya bir avukatın vekâlet yetkisiyle karıştırılmamalıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.53,114

  • Ceza ve İnfaz

    Dava Zamanaşımı

    Ceza hukukunda, suç için öngörülen sürenin geçmesi nedeniyle kamu davasının açılamaması veya açılmış davanın sürdürülememesi sonucunu doğuran kurumdur. Süre hesabında suç, yaş, başlangıç, durma ve kesilme nedenleri incelenir. Kesinleşmiş cezanın infazına ilişkin ceza zamanaşımından ayrıdır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66–67 ve 72

  • Usul ve Yargılama

    Davaların Ayrılması

    Birlikte açılmış veya birleştirilmiş davaların yargılamanın daha iyi yürütülmesi amacıyla ayrı dosyalarda ele alınmasıdır. Ayrılma, talebin reddedildiği anlamına gelmez; mahkeme ayrılan davalara ilişkin yargılamayı sürdürür.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.167–168

  • Usul ve Yargılama

    Davaların Birleştirilmesi

    Aralarında bağlantı bulunan davaların kanundaki koşullarla aynı mahkemede birlikte yürütülmesidir. Birleştirme, ayrı taleplerin tek bir hakka dönüşmesi anlamına gelmez; kararın hangi mahkemece verileceği ve bağlayıcılığı usul kurallarına tabidir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.166–168

  • Usul ve Yargılama

    Davanın Geri Alınması

    Davacının, davalının açık rızasını alarak davasını geri çekmesidir. Kabul edilen geri alma üzerine dava açılmamış sayılır; bu işlem, talep edilen haktan kesin olarak vazgeçme anlamındaki feragatten farklıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.123,307

  • Usul ve Yargılama

    Davanın İhbarı

    Davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiyle arasında rücu ilişkisi doğabileceğini düşünen tarafın, devam eden davayı o kişiye bildirmesidir. Bildirimin yapılması üçüncü kişiyi kendiliğinden davacı veya davalı yapmaz; davaya katılma ve sonraki uyuşmazlığa etkisi ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.61–64

  • Usul ve Yargılama

    Davayı Kabul

    Davalının, davacının talep sonucuna kısmen veya tamamen razı olduğunu bildirmesidir. Tarafların serbestçe tasarruf edebildiği davalarda hüküm doğurur; yalnız bir vakıanın doğru olduğunu söylemek anlamındaki ikrardan daha farklı bir usul işlemidir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.188,308–311

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Değer Artış Payı

    Eşin, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun karşılık almadan katkısının tasfiyede değerlendirilmesidir. Kanuni koşullarda katkı oranı ve malın değeri üzerinden alacak hesaplanır. Katılma alacağıyla aynı kurum değildir; değer kaybı ve malın önceden elden çıkarılması için özel kurallar vardır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 227

  • Usul ve Yargılama

    Delil Başlangıcı

    İleri sürülen hukuki işlemi tek başına tam olarak kanıtlamayan, fakat gerçekleşmiş olmasını olası gösteren belgedir. Belgenin karşı taraf veya temsilcisinden kaynaklanması gibi kanuni koşullar gerçekleşirse, senetle ispat gereken konuda tanık dinlenmesine olanak sağlayabilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.202

  • Usul ve Yargılama

    Delil Tespiti

    Bir delilin kaybolması veya sonradan kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşması tehlikesine karşı önceden incelenip kayıt altına alınmasını sağlayan hukuki korumadır. Davadan önce ya da devam eden dava içinde istenebilir; delilin tespiti uyuşmazlığın esasının kesin olarak çözüldüğü anlamına gelmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.400–405

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Deneme Süreli İş Sözleşmesi

    Tarafların başlangıçta birbirlerini ve çalışma koşullarını değerlendirmek için kanuni sınırlar içinde deneme kaydı koyduğu sözleşmedir. Bu dönemde bildirim süresi beklenmeden fesih olanağı bulunabilir; çalışılan günlerin ücreti ve diğer doğmuş haklar ortadan kalkmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.15

  • Ceza ve İnfaz

    Denetimli Serbestlik

    İnfaz bakımından, kanundaki koşullar sağlandığında hapis cezasının belirli bölümünün denetim ve yükümlülükler altında ceza infaz kurumu dışında yerine getirilmesidir. Bu sözlükte 5275 sayılı Kanun m. 105/A’daki infaz yöntemi esas alınır. Suç tarihi, suç türü ve geçiş hükümleri sonucu değiştirebilir; koşullu salıverilmeyle aynı aşama değildir.

    Dayanak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 105/A

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Denkleştirme

    Tarafların anlaşmasıyla haftalık çalışma süresinin kanuni sınırlar içinde günlere farklı dağıtılmasıdır. Dönem ortalaması normal haftalık süreyi aşmamalı; günlük üst sınırlar da korunmalıdır. Genel iki aylık dönem, toplu iş sözleşmesi ve turizm sektörüne ilişkin özel süreler çerçevesinde değişebilir. Her 45 saat üstü hafta kendiliğinden fazla çalışma dışına çıkmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 63

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Depozito

    Kira sözleşmesinden doğan borçlar için kararlaştırılan güvencedir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında üç aylık kira bedelini aşamaz. Para, kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek vadeli tasarruf hesabına; kıymetli evrak bankaya bırakılır. Bankadan geri verme, tarafların rızası ve kanunda belirtilen diğer şartlara bağlıdır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 342

  • Usul ve Yargılama

    Derdestlik

    Aynı davanın daha önce açılmış ve henüz kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmamış olması nedeniyle ortaya çıkan usuli durumdur. Aynı taraflar, talep ve dava sebebi yönünden yapılan inceleme ikinci davanın dinlenebilirliğini etkiler; yalnız konuların birbirine benzemesi derdestlik için yeterli değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.114–115,303

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Dilekçe Hakkı

    Kanunda belirtilen kişilerin kendileriyle veya kamuyla ilgili dilek ve şikâyetlerini yetkili makamlara yazılı olarak iletebilmesidir. Dilekçenin içeriği ve başvuru koşulları kanunda düzenlenir. Dilekçe verilmesi, talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

    Dayanak: 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, m. 3–7

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Dürüstlük Kuralı

    Hak kullanılırken ve borç yerine getirilirken dürüst davranılmasını gerektiren genel ilkedir. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bir hukuki engeli bilmemeyi anlatan iyiniyet kavramıyla aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2–3

E

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ecrimisil

    Özel hukukta, malı haklı bir sebep olmadan ve kötüniyetle kullanan kişiden kullanım nedeniyle istenen giderim için kullanılan kavramdır. Kira alacağıyla aynı değildir; talebin koşulları, tarafların sıfatı ve yararlanma durumu ayrıca incelenir. Hukuki niteliği öğretide tartışmalı olduğundan tek bir açıklama bütün olaylar için kesin kabul edilmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 995

    Doktrin: Hilal Özdemir (2020), Ecrimisil Tazminatı, Selçuk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Dergisi 3(1), 83–108

  • Usul ve Yargılama

    Eda Davası

    Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin istendiği davadır. Alacağın ödenmesi talebi buna örnektir; yalnız bir hukuki ilişkinin varlığını belirleyen tespit davasından farklıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.105–106

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Edinilmiş Mal

    Edinilmiş mallara katılma rejimi sürerken eşin karşılığını vererek kazandığı malvarlığı değeridir. Çalışma geliri ve kanunda sayılan diğer kazanımlar bu gruba girer. Bir malın yalnız evlilik sırasında alınmış olması, finansman kaynağı ve kişisel mal kuralları incelenmeden kesin sınıflandırma yapmaya yetmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 219–222

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

    Eşler başka bir mal rejimi seçmedikçe uygulanan yasal rejimdir. Her eşin kişisel malları ile edinilmiş malları ayrılır. Tasfiyede, borçlar ve kanuni hesap kalemleri dikkate alınarak bulunan artık değer üzerinden kural olarak yarı oranında katılma alacağı doğar; her malın mülkiyetinin otomatik olarak yarıya bölünmesi anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202, 218–236

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Eklenti

    Asıl eşyanın işletilmesine, korunmasına veya yarar sağlamasına sürekli olarak ayrılmış ve kullanımında ona bağlı taşınırdır. Asıl şeyle ilgili tasarruflar, aksi belirtilmedikçe eklentiyi de kapsar. Bütünleyici parça gibi ayrılmaz bir unsur olması gerekmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 686–687

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Elatmanın Önlenmesi

    Malikin mülkiyet hakkına yönelik haksız müdahalenin sona erdirilmesini istemesidir. Mal tamamen elden alınmamış olsa da kullanımın haksız engellenmesi gibi durumlarda gündeme gelebilir. Zararın veya kullanım bedelinin karşılanması talepleri bundan ayrıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Elbirliği Mülkiyeti

    Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmenin oluşturduğu topluluk nedeniyle mallara birlikte malik olunmasıdır. Ortakların belirlenmiş eşya payları bulunmaz; hakları ortaklık mallarının bütününe yayılır. Miras ortaklığı bunun temel örneklerindendir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 640, 701–703

  • Ceza ve İnfaz

    Elkoyma

    Delil olabilecek veya müsadere konusu oluşturabilecek eşya ve malvarlığı değerleri üzerinde kanuni koşullarla uygulanan geçici koruma tedbiridir. Karar makamı ve hâkim onayı gibi güvenceler bulunur. Mülkiyetin kesin biçimde kamuya geçirilmesi anlamına gelmez.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 123 ve 127

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ergin Kılınma

    Kanundaki yaş koşulunu sağlayan küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme tarafından ergin sayılmasıdır. Olağan erginlik yaşına ulaşmadan sonuç doğurur. İzin, kendiliğinden oluşmaz; mahkeme kararı gerekir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 12

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Erginlik

    Kişinin hukuken yetişkin sayıldığı durumdur. Kanuni yaşın doldurulması yanında evlenme ve mahkemece ergin kılınma da erginlik sonucunu doğurabilir. Ergin olmak, ayırt etme gücü ve kısıtlılık koşulları incelenmeden her işlemi tek başına yapabilmek anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 10–12

  • Ceza ve İnfaz

    Erteleme

    Mahkûm olunan hapis cezasının, kanuni şartlarla denetim sürecine bağlanmasıdır. TCK m. 51’de genel sınır iki yıl, suç tarihindeki belirli yaş grupları için üç yıldır. Denetimin kanuna uygun tamamlanması hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya infazın başka nedenle ertelenmesiyle aynı kurum değildir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 51

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Eser Sözleşmesi

    Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sonucun teslimi, ayıp ve iş sahibinin hakları önem taşır. Her hizmet ilişkisi eser sözleşmesi sayılmaz; üstlenilen edimin niteliğine bakılır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 470–478

  • Usul ve Yargılama

    Eski Hâle Getirme

    Elde olmayan bir nedenle kesin usul süresinde işlem yapamayan kişinin, kanundaki koşullarla o işlemi yapabilmesini sağlayan yoldur. Her gecikme için kullanılabilen genel bir ek süre değildir; engelin niteliği, başvuru zamanı ve başka bir hukuki yolun bulunup bulunmadığı önem taşır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.95–101

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Eşit Davranma İlkesi

    İşverenin benzer durumdaki işçiler arasında hukuken geçerli sebep olmadan ayrım yapmamasını gerektiren ilkedir. Dil, cinsiyet, engellilik ve benzeri nedenlere dayalı ayrımcılığa karşı özel koruma vardır; her ücret veya görev farkı tek başına ihlal sayılmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.5

  • Ceza ve İnfaz

    Eşya Müsaderesi

    Suçla kanunda belirtilen bağlantıyı taşıyan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine yönelik güvenlik tedbiridir. İyi niyetli üçüncü kişinin hakları ve ölçülülük gibi koşullar gözetilir. Geçici bir koruma tedbiri olan elkoymadan farklıdır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 54

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlat Edinme

    Kanuni koşullar sağlanınca mahkeme kararıyla soybağı kurulmasıdır. Küçükler ile ergin veya kısıtlı kişiler bakımından koşullar aynı değildir. Çocuğun yararı, gerekli rızalar, bakım ilişkisi ve inceleme yükümlülüğü birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 305–320

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evliliğin Butlanı

    Evliliğin kuruluşundaki kanuni bir sakatlık nedeniyle mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Mutlak ve nispi butlanın sebepleri, başvurabilecek kişiler ve süreleri farklıdır. Butlanla sakat bir evlilik dahi hâkim kararına kadar geçerli evliliğin sonuçlarını doğurur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 145–160

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

    Ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan boşanma sebebidir. Davacı daha ağır kusurluysa davalının itirazı önem taşır; ancak itirazın kötüye kullanılması ve evliliğin sürmesinde korunmaya değer yararın kalmaması gibi kanuni koşullar ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166/1–2

F

  • Ceza ve İnfaz

    Faillik

    Suçun kanuni fiilini gerçekleştiren kişinin suça katılım biçimidir. Fiili birlikte gerçekleştirenler müşterek fail; başkasını araç olarak kullanan kişi ise kanuni koşullarla dolaylı fail olarak sorumlu tutulabilir. Olay yerinde bulunmak tek başına faillik oluşturmaz.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 37

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Fazla Çalışma

    Genel kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmadır; her saat için normal saat ücretinin yüzde 50 fazlası ödenir. İşçi kanuni şartlarla ücret yerine serbest zaman kullanmayı seçebilir. Denkleştirme, özel çalışma süreleri ve kanuni yasaklar ayrıca değerlendirilir. Kanunda yıllık 270 saat sınırı öngörülür.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 63

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Fazla Sürelerle Çalışma

    Haftalık çalışma süresinin sözleşmeyle 45 saatin altında belirlendiği hâllerde, bu süre ile 45 saat arasında yapılan çalışmadır. Her saati için normal saat ücretinin yüzde yirmi beş fazlası ödenir (4857 m. 41).

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41

  • Usul ve Yargılama

    Feragat

    Davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Karşı tarafın kabulüne bağlı değildir; kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Davanın geri alınmasıyla aynı değildir. İrade bozukluğu hâllerinde feragatin iptali istenebilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 307–311

  • Usul ve Yargılama

    Feri Müdahale

    Üçüncü kişinin, kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafa yardımcı olmak üzere davaya katılmasıdır. Müdahil kendisi için bağımsız bir talep sonucu istemez ve yanında yer aldığı tarafın işlemleriyle çelişmeyen usul işlemleri yapabilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.66–69

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Fiil Ehliyeti

    Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesidir. Genel olarak ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama koşulları birlikte aranır. Küçüklerin ve kısıtlıların bazı işlemleri için özel kurallar bulunur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 9–16

  • Ceza ve İnfaz

    Fikrî İçtima

    Tek bir fiilin birden fazla farklı suçu oluşturması durumunda, kural olarak en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırmayı öngören kurumdur. Fiilin tekliği ve suçların farklılığı somut olayda incelenir. Özel içtima düzenlemeleri ayrıca dikkate alınır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 44

G

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Gaiplik

    Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan kişinin ölümü kuvvetle olasıysa, kanuni koşullarla verilen mahkeme kararıdır. İlan ve bekleme usulü uygulanır; yalnız kişiye ulaşılamaması yeterli değildir. Kararın miras ve evlilik üzerindeki sonuçları ayrı hükümlere tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 32–35, 131

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Gece Çalışması

    Kanunun gece dönemi olarak kabul ettiği zaman aralığında yürütülen çalışmadır. Süre ve sağlık güvenceleri yönünden özel kuralları vardır; bazı sektörlere ilişkin yazılı onaylı istisnalar genel sınırsız çalışma yetkisi vermez.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.69

  • İcra ve İflas

    Gecikmiş İtiraz

    Kusuru olmadan karşılaştığı bir engel yüzünden süresinde itiraz edemeyen borçluya tanınan özel başvurudur. Engel kalktıktan sonraki kanuni koşullara ve son başvuru aşamasına uyulması gerekir; sırf ödeme emrini önemsememek haklı mazeret oluşturmaz.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.65

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Geçerli Nedenle Fesih

    İş güvencesi kapsamındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin; işçinin yeterliliği, davranışları veya işletme, işyeri ya da işin gereklerinden doğan geçerli bir sebebe dayanılarak işverence sona erdirilmesidir. Haklı nedenle derhâl fesihten ayrıdır. Bildirim ve kıdem tazminatı hakları kendi kanuni şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17–19

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Geçici İş Göremezlik Ödeneği

    Sigortalının belirli riskler nedeniyle geçici olarak çalışamadığı dönemde, kanuni koşullarla sağlanan sosyal sigorta ödemesidir. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık durumlarının kapsamı ile koşulları farklı olabilir; her sağlık raporu aynı ödeme hakkını doğurmaz.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.18

  • İcra ve İflas

    Geçici Konkordato Mühleti

    Konkordato başvurusundaki belgelerin incelenmesi üzerine, sürecin başarı olanağını değerlendirmek için mahkemenin verdiği ilk koruma dönemidir. Geçici komiser görevlendirilmesi ve gerekli malvarlığı tedbirleri bu aşamada gündeme gelir; karar konkordatonun kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmez.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.287–288

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Genel İşlem Koşulları

    Çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere önceden tek taraflı hazırlanan hükümlerdir. Karşı tarafın bilgilendirilmesi ve içeriği öğrenebilmesi, sözleşmeye dahil olma denetiminde önem taşır. Haksız ağırlaştırıcı veya belirsiz hükümler için ayrıca içerik ve yorum denetimi uygulanır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 20–25

  • Usul ve Yargılama

    Gider Avansı

    Dava açılırken, tarifede öngörülen yargılama giderleri için yatırılan avanstır. Harç ve belirli bir delilin toplanması için istenen delil avansından ayrıdır. Kullanılmayan avansın iadesine hükmün kesinleşmesinden sonra karar verilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114/1-g, 120, 324 ve 333

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Giydirilmiş Ücret

    Çıplak brüt ücrete, işçiye sağlanan ve kanunen hesaba katılması gereken para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin eklenmesiyle bulunan ücrettir. Düzenli yemek, yol ve ikramiye gibi menfaatler kıdem ve ihbar tazminatında önem taşır. Her ödeme veya masraf karşılığı aynı şekilde hesaba katılmaz; niteliği ve sağlanma düzeni incelenir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • Ceza ve İnfaz

    Gönüllü Vazgeçme

    Failin suçun icrasından kendi iradesiyle vazgeçmesi veya kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını ya da neticeyi önlemesidir. Koşulları gerçekleştiğinde teşebbüs nedeniyle cezalandırılmaz. Ancak o ana kadar tamamlanan davranış başka bir suç oluşturuyorsa bundan sorumluluk sürebilir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 36

  • Usul ve Yargılama

    Görevli Mahkeme

    Uyuşmazlığa bakma görevi kanunla belirlenmiş mahkemedir. Görev kanunla düzenlenir ve kamu düzeniyle ilgilidir; tarafların anlaşmasıyla kanunun görev dağılımı değiştirilemez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.1–4,114

  • Ceza ve İnfaz

    Gözaltı

    Yakalanan kişinin, soruşturmanın tamamlanması amacıyla kanuni koşullarda belirli süre tutulmasıdır. Tedbirin soruşturma bakımından zorunluluğu ve suç şüphesini gösteren somut deliller aranır. Yetkili makam, süre ve başvuru yolları olayın özelliklerine göre ayrıca incelenir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 91

H

  • İcra ve İflas

    Haciz

    Borçlunun mal, hak veya alacaklarının borcun tahsili için icra organınca hukuken bağlanmasıdır. Haciz, mülkiyetin hemen alacaklıya geçmesi anlamına gelmez; alacağı aşmama ve haczedilemeyen malları koruma kuralları uygulanır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.78,82–85

  • İcra ve İflas

    Hacze İştirak

    Başka bir alacaklının koydurduğu haczin sağladığı tahsil olanağına kanuni koşullarla katılmaktır. Her alacaklı kendiliğinden aynı sıraya geçmez; alacağın ve dayanak belgenin niteliği ile zaman ilişkisi önemlidir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.100–101

  • İcra ve İflas

    Haczedilmezlik

    Belirli malların, hakların veya gelirlerin kanun gereği tamamen ya da kısmen haciz dışında bırakılmasıdır. Korumanın kapsamı ilgili malın ve borcun niteliğine göre belirlenir; borçluya ait her ev veya her gelir koşulsuz biçimde korunmuş değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.82–83/a

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Hafta Tatili

    İşçiye kanuni koşullarla sağlanan kesintisiz haftalık dinlenme hakkıdır. Çalışılmayan bu gün için ücret korunur; her işyerinde mutlaka pazar günü kullandırılması gerekmediği gibi, belirli konaklama tesislerindeki özel düzenlemeler de ayrıca dikkate alınır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.46

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Hak Arama Hürriyeti

    Kişinin meşru yollarla yargı mercileri önünde iddia ve savunmada bulunabilmesi ve adil yargılanma hakkından yararlanmasıdır. Mahkemeler görev ve yetkileri içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. Hakkın kullanılması, ilgili başvurunun kanuni usul koşullarının bulunmadığı anlamına gelmez.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Hak Düşürücü Süre

    Kanunun bir hakkın kullanılmasına veya başvuruya bağladığı, geçirilmesinin ilgili hakkı ya da başvuru imkânını kaybettirebildiği süredir. Kural olarak kendiliğinden gözetilir. Ancak süreye ilişkin özel hükümler vardır: örneğin dava şartı arabuluculukta büroya başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez.

    Dayanak: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 16/2 ve 18/A/15

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Hak Ehliyeti

    İnsanın hukuk düzeninin tanıdığı haklara ve borçlara sahip olabilmesidir. Her insan bu ehliyete sahiptir; kişinin kendi işlemleriyle borç altına girebilmesini ifade eden fiil ehliyetinden farklıdır. Çocuğun hak ehliyeti, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlar.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 8, 28

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması

    Bir teşebbüsün piyasadaki hâkim konumunu, rekabeti bozucu biçimde kullanmasıdır. Rakibin faaliyetini zorlaştırma veya eşit durumdaki alıcılara ayrımcı koşullar uygulama örnekleri kanunda düzenlenir. Hâkim durumda bulunmak tek başına yasak değildir.

    Dayanak: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, m. 3 ve 6

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Haklı Nedenle Fesih

    Kanundaki ağırlıkta bir sebep doğduğunda işçi veya işverenin bildirim süresini beklemeden iş sözleşmesini sona erdirmesidir. İşçinin haklı feshinde kıdem tazminatı için en az bir yıllık kıdem gibi diğer şartlar da aranır. İşverenin her haklı feshi kıdemi ortadan kaldırmaz; 4857 m. 25/II ile diğer haklı fesih sebepleri ayrı değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 24–26 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Haksız Fiil

    Hukuka aykırı ve kusurlu davranışla başkasına zarar verilmesidir. Genel sorumlulukta zarar, davranış, kusur ve nedensellik birlikte değerlendirilir. Kanunda ayrıca kusur aranmadan sorumluluk öngörülen özel hâller bulunur.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49–52, 65–71

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Haksız Rekabet

    Rakipler veya tedarikçiler ile müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalardır. Yanıltıcı tanıtım ve başkasının emeğinden hukuka aykırı yararlanma gibi farklı görünümleri olabilir. Olağan ve dürüst fiyat rekabeti tek başına haksız rekabet değildir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 54–56

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Haksız Şart

    Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye alınan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan hükümdür. Kanuna göre haksız şart hükümsüzdür; sözleşmenin diğer hükümleri kural olarak ayakta kalır. Sözleşmenin imzalanmış olması, şartın mutlaka müzakere edildiğini göstermez.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 5

  • Ceza ve İnfaz

    Haksız Tahrik

    Haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya yoğun üzüntünün etkisiyle suç işlenmesi hâlinde cezada indirim yapılmasını sağlayan kurumdur. Haksız fiil ile suçun işlenmesi arasındaki etki ilişkisi incelenir. Her tartışma veya kişinin kendisini öfkeli hissetmesi indirim için yeterli değildir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 29

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

    Eşin yaşamına yönelen saldırı, pek kötü muamele veya ağır derecede onur kırıcı davranışa dayanan özel boşanma sebebidir. Olayın niteliği, kanuni süreler ve affetme değerlendirmede önem taşır. Yakın tehlike varsa boşanma süreci beklenmeden koruyucu tedbirlere de başvurulabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 162 · 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 1–5, 8

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu

    Hayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişinin, hayvanın verdiği zarar bakımından kanunda öngörülen sorumluluğudur. Sorumlu kişi her zaman yalnız hayvanın maliki değildir. Gerekli özenin gösterildiğinin ispatı ve üçüncü kişiye rücu gibi hususlar ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 67–68

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Hısımlık

    Kan bağı, evlilikten doğan kayın bağı veya evlat edinme yoluyla kişiler arasında kurulan hukuki ilişkidir. Kan hısımlığının derecesi, kişileri birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir. Kayın hısımlığı, onu doğuran evlilik sona erdiğinde kendiliğinden ortadan kalkmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 17–18, 129, 282, 314, 500

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Hizmet Tespiti Davası

    Kuruma bildirilmeyen veya kayıtlarda eksik görünen sigortalı çalışmaların mahkemece belirlenmesini amaçlayan davadır. Fiilî çalışma ile prime esas kazancın ispatı aynı şekilde ele alınmayabilir; kanuni süreler, istisnalar ve Kurumun davadaki konumu önem taşır.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.86 · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.4

    Doktrin: Ermumcu, Hizmet Tespitinde Prime Esas Kazançların İspatı, Çalışma ve Toplum 2/69 (2021)

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Hukuk Devleti

    Devletin işlem ve eylemlerinin hukukla bağlı olduğu, hakların güvence altına alındığı anayasal ilkedir. İdarenin hukuki denetimi bu ilkenin önemli görünümlerindendir. Bir işlemin kamu makamından çıkması, tek başına hukuka uygun olduğunu göstermez.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 2 ve 125

  • Usul ve Yargılama

    Hukuki Dinlenilme Hakkı

    Yargılamanın ilgilisinin süreç hakkında bilgi edinmesini, açıklama ve delil sunmasını ve bunların mahkemece değerlendirilmesini kapsayan haktır. Kararın somut ve açık gerekçeye dayanması da bu güvencenin parçasıdır; yalnız duruşma salonunda bulunabilmekten ibaret değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.27

    Doktrin: Saygılı / Akça, Sözlü Yargılama ve Adil Yargılanma Hakkı, Adalet Dergisi 67 (2021)

  • Usul ve Yargılama

    Hukuki Yarar

    İstenen mahkeme kararına ulaşmak bakımından hukuken korunmaya değer bir ihtiyacın bulunmasıdır. Bir konuda merak duymak veya soyut bir görüş istemek tek başına yeterli olmaz; özellikle tespit davasında güncel korunma ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.106,114

  • Ceza ve İnfaz

    Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

    Mahkemenin kurduğu hükmün, müsadereye ilişkin hükümler hariç, sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan kurumdur. CMK m. 231’deki ceza sınırı, kişisel koşullar ve zarar giderimi gibi şartlar birlikte aranır. Denetim süresi, çocuklara ilişkin özel hükümler ve karar tarihine göre kanun yolu ayrıca kontrol edilir; beraat kararı veya hapis cezasının ertelenmesi değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 231 · 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 23

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tamamlanması

    Yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden karara bağlanması gerekmesine rağmen hakkında hüküm kurulmamış hususlar için ek karar istenmesidir. Mevcut hükmün esasını yeniden tartışmak için değil, kararda bırakılan boşluğu kanuni usulle gidermek için kullanılır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.305/A–306

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tashihi

    Mahkeme kararındaki açık yazı, hesap veya benzeri maddi hataların düzeltilmesidir. Kararın hukuki değerlendirmesini yeniden yapmak için kullanılan bir kanun yolu değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.304

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tavzihi

    Yeterince açık olmayan veya uygulanmasında tereddüt doğuran hükmün açıklığa kavuşturulmasıdır. Tavzih yoluyla taraflara verilmiş haklar veya yüklenmiş borçlar genişletilemez, daraltılamaz ya da değiştirilemez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.305–306

  • Ceza ve İnfaz

    Hükümlü

    Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş kişinin infaz hukukundaki sıfatıdır. Hapis cezası bulunması her durumda kişinin o anda kapalı cezaevinde olduğu anlamına gelmez. Tutuklu ve sanık sıfatlarıyla karıştırılmamalıdır.

    Dayanak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 4–5

I

  • Usul ve Yargılama

    Islah

    Tarafın, davada yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesidir. Aynı davada her taraf bir kez ıslah yapabilir; kural olarak tahkikat sona ermeden kullanılmalıdır. Bozma veya kaldırma sonrasında yeniden tahkikat işlemi yapılması hâlinde de kanundaki sınırlarla mümkündür. HMK m. 109/4 kapsamındaki talep artırımı ayrıca düzenlenmiştir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 176–182 ve 109/4

İ

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İbraname

    İşçinin işverenden olan belirli alacakları bakımından borcu sona erdirme amacı taşıyan belgedir. Geçerli ibra için yazılılık, sözleşmenin bitiminden sonra en az bir ay geçmiş olması, alacak türü ve miktarının açıklığı ile hak tutarının eksiksiz ve banka aracılığıyla ödenmesi birlikte aranır. Eksik ödeme belgesi, şartlarına göre yalnız ödenen tutar için makbuz sayılabilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 420

  • İcra ve İflas

    İcra Emri

    İlamlı takipte hükümle yüklenen edimin yerine getirilmesi için borçluya gönderilen icra belgesidir. İlamsız takipteki ödeme emriyle aynı başvuru rejimine sahip değildir; savunma sebepleri ve icranın ertelenme koşulları ayrıca düzenlenmiştir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.24,32–36

  • İcra ve İflas

    İcra Mahkemesine Şikâyet

    İcra organının işlemindeki hukuka aykırılık veya kanunda belirtilen başka işlem sorunlarının icra mahkemesince denetlenmesini sağlayan yoldur. Borca itirazın veya bir ceza şikâyetinin yerine geçmez; şikâyetin sebebine göre başvuru süresi ve inceleme farklılaşır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.16–18

  • İcra ve İflas

    İcra Takibinde İstihkak İddiası

    Haczedilen mal üzerinde borçlu dışındaki kişiye ait mülkiyet veya rehin gibi bir hakkın bulunduğunun ileri sürülmesidir. Malın kimin elinde bulunduğuna göre takip edilecek yol ve davayı açma yükü değişebilir; genel mülkiyet davasıyla aynı usul uygulanmaz.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.96–99

  • İcra ve İflas

    İcranın Geri Bırakılması

    İlamlı takipte icranın kanunda belirtilen sebeplerle durdurulması veya ertelenmesidir. Borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasına dayanan başvuru ile istinaf veya temyiz sırasında icranın geri bırakılması ayrı koşullara tabidir. Kanun yoluna başvuru tek başına bütün ilamların icrasını durdurmaz; teminatın gerekip gerekmediği ve aranan belgeler başvurunun sebebine göre incelenir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.33,36

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdare Mahkemesi

    İdari yargıda, başka bir mercie verilmemiş iptal ve tam yargı davaları gibi uyuşmazlıkları kanuni görev alanı içinde inceleyen mahkemedir. Vergi mahkemesi ve Danıştayın görevleri ayrıca ayrılır. Bir uyuşmazlıkta kamu kurumu taraf olması, tek başına idare mahkemesini görevli kılmaz.

    Dayanak: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 5

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Başvuru

    İdareden bir işlem veya eylem yapılmasının ya da mevcut işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesinin istenmesidir. Başvurunun dava süresine etkisi kullanılan kanuni yola göre değişir. Her dilekçenin dava süresini yeniden başlatacağı varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 10–11

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Eylem

    İdarenin faaliyetinin fiilî görünümü olup, hukuki işlemden farklı biçimde maddi davranış veya hareketsizlik olarak ortaya çıkabilir. Hak ihlaline neden olduğunda kanuni koşullarla tam yargı davasına konu olabilir. Uygulanacak başvuru süreci zararın işlemden mi eylemden mi doğduğuna göre ayrılır.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 13

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari İptal Davası

    Menfaati ihlal edilen kişinin, idari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini istediği dava türüdür. İşlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenir. Dava açılması kural olarak işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2/1-a ve 27

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari İşlem

    İdarenin kamu hukuku yetkisini kullanarak hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamasıdır. İptal davasında işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup olmadığı da incelenir. Hazırlık yazısı veya bilgi veren her belge tek başına dava konusu işlem değildir.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 14

  • Ceza ve İnfaz

    İddianame

    Cumhuriyet savcısının yeterli suç şüphesi oluşturan deliller üzerine, isnadı ve delilleri mahkemeye sunduğu belgedir. İddianamenin düzenlenmesi ile mahkemece kabul edilmesi ayrı işlemlerdir. Kamu davası kabul ile açılır; belge tek başına mahkûmiyet anlamına gelmez.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 170 ve 175

  • Ceza ve İnfaz

    İddianamenin İadesi

    Mahkemenin, kanunda sayılan eksiklik veya aykırılıklar nedeniyle iddianameyi Cumhuriyet Başsavcılığına geri göndermesidir. İade gerekçelerinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Suçun hukuki nitelendirilmesi konusundaki farklılık tek başına iade nedeni değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 174

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    İfa

    Borçlanılan edimin borç ilişkisine uygun biçimde yerine getirilmesidir. Kime, nerede, ne zaman ve nasıl ifa yapılacağı sözleşme ve kanuna göre belirlenir. Borcun yalnız bir kısmının veya farklı bir şeyin sunulması her durumda tam ifa sayılmaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 83–90

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    İfa İmkânsızlığı

    Borcun sonradan yerine getirilemez hâle gelmesidir. Borçlunun sorumlu olmadığı imkânsızlık ile kusurundan kaynaklanan imkânsızlık farklı sonuçlar doğurur. Kısmi imkânsızlık, bildirim ve karşı edimin geri verilmesi ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 112, 136–137

  • Ceza ve İnfaz

    İfade Alma

    Şüphelinin soruşturma konusu suç hakkında kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir. Suçlamanın bildirilmesi, müdafi yardımı ve susma hakkı gibi güvencelere uyulur. Hâkim veya mahkeme önündeki sorgudan ayrılır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-g ve 147–148

  • İcra ve İflas

    İflas

    İflasa tabi borçlunun haczedilebilir malvarlığının mahkeme kararı üzerine topluca tasfiyeye yöneldiği icra yoludur. Tek bir alacaklı için belirli mala haciz konulmasından farklıdır; iflasın açılması borçların kendiliğinden tamamen silinmesi anlamına gelmez.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.43,154–166,184,251

  • İcra ve İflas

    İflas İdaresi

    İflas masasının kanuni temsilini ve tasfiye işlerini kanundaki görev dağılımına göre yürüten organdır. Borçlunun kişisel temsilcisi değildir; masanın menfaatlerini ve alacaklılar topluluğuna ilişkin kuralları gözetir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.223–227

  • İcra ve İflas

    İflas Masası

    İflasın açılmasıyla tasfiyeye ayrılan haczedilebilir mal ve hakların oluşturduğu bütündür. Kanuni koşullarla tasfiye sürerken edinilen değerler de bu bütüne girebilir; haczedilemeyen mallar genel olarak aynı kapsamda değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.184–185

  • İcra ve İflas

    İhalenin Feshi

    Cebri satış ihalesinin kanunda belirtilen sebeplerle ortadan kaldırılmasının istenmesidir. Her memnuniyetsizlik yeterli olmaz; başvuru hakkı, hukuki yarar, süre ve varsa harç veya teminat koşulları birlikte incelenir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.134

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İhbar Tazminatı

    Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim koşuluna uyulmadan feshedilmesi hâlinde, bildirim süresine ilişkin ücret üzerinden doğabilen tazminattır. Kanuni asgari süreler kıdeme göre iki, dört, altı veya sekiz haftadır; sözleşmeyle artırılabilir. Haklı nedenle derhâl fesih ve diğer istisnalar ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17, 24 ve 25

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    İhtiyaç Nedeniyle Tahliye

    Kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri gereksinimi nedeniyle, kanuni koşullarla kira sözleşmesinin dava yoluyla sona erdirilmesidir. Bildirim, dava süresi, ihtiyacın ispatı ve yeni malike ilişkin özel hükümler birlikte incelenir. Sadece ihtiyaç beyanı kiracıyı kendiliğinden çıkarmaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 350–351

  • Usul ve Yargılama

    İhtiyari Dava Arkadaşlığı

    Kanunda öngörülen ortaklık veya bağlantı nedeniyle birden çok kişinin aynı davada birlikte yer alabilmesidir. Her dava arkadaşının davası kural olarak bağımsızdır; birinin yaptığı usul işlemi diğerinin yerine otomatik olarak geçmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.57–58

  • İcra ve İflas

    İhtiyati Haciz

    Kural olarak rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş para alacağı için borçlunun mal ve haklarına geçici haciz konulmasıdır. Vadesi gelmemiş alacaklarda ancak kanunda sayılan özel koşullarda istenebilir. Alacağın kesin tahsili veya esasa ilişkin davanın kazanılması anlamına gelmez.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 257–264

  • Usul ve Yargılama

    İhtiyati Tedbir

    Uyuşmazlık konusu hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması tehlikesine karşı mahkemenin verdiği geçici hukuki korumadır. Dava açılmadan önce ya da dava sırasında istenebilir. Tedbir kararı, uyuşmazlığın esası hakkında davanın kazanıldığı anlamına gelmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 389–399

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    İki Haklı İhtar

    Kira bedelini ödemeyen kiracıya, TBK m. 352/2’deki dönem içinde iki haklı yazılı ihtar yapılmasına dayanan tahliye sebebidir. İhtarın haklılığı, hangi döneme ait borcu kapsadığı ve davanın bir aylık süresinin başlangıcı sözleşmenin süresine göre incelenir. Her iki ihtar kendiliğinden tahliye hakkı doğurmaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 352/2

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İkmalen Vergi Tarhı

    Daha önce tarh edilmiş vergiye ilişkin sonradan ortaya çıkan ve kayıt, belge veya kanuni ölçülerle belirlenen matrah farkı üzerinden ek tarh yapılmasıdır. Önceki tarhiyat ile sonradan belirlenen fark arasındaki bağ incelenir. Matrahın bu yollarla saptanamadığı resen tarhla aynı değildir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 29

  • Usul ve Yargılama

    İkrar

    Bir tarafın veya vekilinin, karşı tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğru olduğunu mahkeme önünde kabul etmesidir. Kural olarak o vakıayı çekişmeli olmaktan çıkarır; talep sonucunu kabul etmekten farklıdır ve sulh görüşmelerindeki açıklamalar için özel koruma bulunur.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.188,308

  • İcra ve İflas

    İlamlı İcra

    Bir mahkeme hükmünün veya kanunun ilam niteliği verdiği belgenin icra organlarınca yerine getirilmesi yoludur. Her hükmün icrası için mutlaka kesinleşme gerekmediği gibi, bazı kararlar da kesinleşmeden uygulanamaz; hükmün konusu ve özel düzenleme incelenir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.24–38 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.350,367

  • İcra ve İflas

    İlamsız İcra

    Kanunun izin verdiği alacaklar için önceden mahkeme hükmü alınmadan başlatılabilen takip yoludur. Takibin başlaması borcun yargısal olarak kesinleştiğini göstermez; borçlunun başvurabileceği itiraz yolu seçilen takip türüne göre değişir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.42,58–66

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    İlgili Kişinin Hakları

    Verisi işlenen kişinin işleme hakkında bilgi isteme, yanlış veriyi düzelttirme ve kanuni koşullarla silme gibi taleplerde bulunabilmesidir. Başvuru öncelikle veri sorumlusuna yöneltilir; Kurula şikâyetin koşulları ayrıca düzenlenmiştir. Her talep, başka kanuni saklama yükümlülükleri incelenmeden otomatik kabul edilmez.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 11 ve 13–14

  • İcra ve İflas

    İmzaya İtiraz

    Takibin dayandığı senetteki imzanın borçluya ait olmadığının ayrıca ve açıkça ileri sürülmesidir. Borcun varlığına itirazdan farklı bir inceleme doğurur; başvurunun nereye yapılacağı ve takibe etkisi senet ile takip türüne bağlıdır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.60,62,68/a,168,170

  • Ceza ve İnfaz

    İnfaz Hâkimliği

    Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kanunda belirtilen kararları veren ve infaz işlemleri hakkındaki şikâyetleri inceleyen yargı merciidir. Cezaevindeki işlem veya disiplin kararları da görev alanına girebilir. Suçun yeniden yargılanmasını sağlayan genel bir mahkeme değildir.

    Dayanak: 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m. 4–6

  • Ceza ve İnfaz

    İnfazda İyi Hâl

    Hükümlünün kurallara uyumu, yükümlülükleri, iyileştirme süreci ve yeniden suç işleme riski gibi ölçütlerle yapılan infaz değerlendirmesidir. Bazı infaz olanaklarından yararlanılmasında önem taşır. Sadece disiplin cezası bulunmamasına veya hükümlünün beyanına indirgenemez.

    Dayanak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 89

  • Usul ve Yargılama

    İnşai Dava

    Mahkeme kararıyla yeni bir hukuki durum kurulmasının, mevcut durumun değiştirilmesinin veya sona erdirilmesinin istendiği davadır. Hükmün sonuç doğurduğu zaman ve geçmişe etkisi ilgili kanuni düzenlemeye göre belirlenir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.108

  • Miras ve Eşya Hukuku

    İntifa Hakkı

    Başkasına ait taşınır, taşınmaz, hak veya malvarlığı üzerinde kural olarak tam yararlanma yetkisi veren sınırlı ayni haktır. Mülkiyet, intifa hakkı sahibine geçmez. Hakkın kullanılması ve malın özünün korunması kanun ile kuruluş işleminin sınırlarına tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 794–795, 803

  • Miras ve Eşya Hukuku

    İpotek

    Bir alacağı taşınmaz üzerinden güvenceye bağlayan rehin türüdür. Mevcut veya ileride doğması olası alacaklar için kurulabilir; taşınmazın borçluya ait olması zorunlu değildir. Borcun ödenmemesi mülkiyeti kendiliğinden alacaklıya geçirmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 850, 856, 873, 881

  • Miras ve Eşya Hukuku

    İrtifak Hakkı

    Mülkiyetin belirli kullanım ve yararlanma yetkilerini başka bir taşınmaz veya kişi lehine sınırlayan ayni haktır. Geçit, intifa ve oturma gibi farklı türlerin kapsamı aynı değildir. Kuruluş, tescil ve kullanım sınırları hakkın türüne göre incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 779–780, 794, 823

  • Usul ve Yargılama

    İspat Yükü

    Bir vakıa kanıtlanamadığında bunun olumsuz sonucuna hangi tarafın katlanacağını belirleyen kuraldır. Genel olarak o vakıaya bağlanan sonuçtan lehine hak çıkaran taraftadır; kanuni karineler ve özel düzenlemeler bu dağılımı etkileyebilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.190–191

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İsteğe Bağlı Sigorta

    Kanuni koşulları taşıyan kişinin kendi başvurusuyla prim ödeyerek uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına katılmasını sağlayan sigortalılıktır. Zorunlu sigortalılığın yerine serbestçe seçilebilen bir seçenek değildir; çalışma durumu ve sigortalılık statüsüne etkisi ayrıca incelenir.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.50–52

  • Usul ve Yargılama

    İsticvap

    Mahkemenin bir tarafı, davanın temelindeki vakıalar hakkında özel usulle bizzat sorgulamasıdır. Tanık dinlenmesiyle aynı değildir; çağrının içeriği ve gelmeme ya da cevap vermeme ihtarı hukuki sonuç bakımından önemlidir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.169–175

  • Usul ve Yargılama

    İstinaf

    İlk derece mahkemesinin kanunen istinafa açık kararının bölge adliye mahkemesince incelenmesidir. Hukuk yargısında inceleme maddi ve hukuki yönleri kapsar; genel başvuru süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Kesinlik sınırı, istisnalar ve uygulanacak tarih ayrıca kontrol edilir; ceza yargısı hükümleri ayrıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 341–345

  • İcra ve İflas

    İstirdat Davası

    İcra takibi nedeniyle gerçekte borçlu olunmayan paranın ödenmesi hâlinde, kanuni koşullarla geri istenmesini sağlayan davadır. Ödeme yapılmadan borçsuzluğun belirlenmesine yönelik menfi tespit davasından farklıdır; başvuru süresi ve ödeme ile takip arasındaki ilişki önemlidir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.72

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İş Güvencesi

    Kapsamdaki işçinin belirsiz süreli sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedilmesine karşı korunmasıdır. Genel olarak en az 30 işçi ve altı aylık kıdem şartları bulunur; işyeri hesabı, yer altı çalışanları ve belirli işveren vekilleri bakımından özel kurallar vardır. İş güvencesi bütün çalışanlar için otomatik işe iade hakkı değildir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 18–21

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İş Kazası

    Sosyal güvenlik hukukunda, kanunun saydığı işyeri veya işle bağlantılı durumlarda meydana gelerek sigortalıda bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaydır. İş kazası olarak kabul edilmesi ile işverenin tazminat sorumluluğunun bütün koşullarının oluşması ayrı incelemelerdir.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.13,21 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m.3

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İş Sağlığı ve Güvenliği

    Çalışmadan kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerini önlemeye yönelik yükümlülük ve tedbirler bütünüdür. Dışarıdan uzman hizmeti alınması veya çalışanın kendi yükümlülüklerinin bulunması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

    Dayanak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m.4–5

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İş Sözleşmesi

    İşçinin işverene bağlı biçimde çalışmayı, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir; fiilen kurulan çalışma ilişkisinin özellikleri ve uygulanacak kanun dikkate alınır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.2,8–9

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşçi

    Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. Bir yerde çalışıyor olmak tek başına herkesin aynı iş hukuku statüsünde bulunduğunu göstermez; bağımsız çalışma ve kamu görevliliği gibi ilişkiler ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.2,4,8

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşe Başlatmama Tazminatı

    Feshin geçersizliği kararından sonra kanuni sürede başvuran işçiyi, başvurudan itibaren bir ay içinde işe başlatmayan işverenin ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. 4857 m. 21’de genel tutar dört ile sekiz aylık ücret arasındadır. Boşta geçen süre ücreti ayrı bir alacaktır; özel kanun hükümleri ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 21

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşe İade Davası

    İş güvencesi kapsamındaki işçinin, işveren feshinin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini istediği davadır. Belirsiz süreli sözleşme, işçi sayısı, kıdem ve kapsam dışı işveren vekilliği gibi şartlar incelenir; yer altı işlerinde altı aylık kıdem şartı aranmaz. Fesih bildiriminin tebliğinden başlayarak arabuluculuk ve dava süreleri ayrıca izlenmelidir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 18–21

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşsizlik Ödeneği

    İşini kanunda sayılan nedenlerle kaybeden ve diğer koşulları sağlayan sigortalıya işsizlik sigortasından yapılan süreli ödemedir. Her işten ayrılan kişi otomatik olarak hak kazanmaz; ayrılma nedeni, prim geçmişi ve başvuru koşulları birlikte aranır.

    Dayanak: 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, m.47–51

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    İştirak Nafakası

    Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri gözetilerek sağlanan parasal katkıdır. Boşanma veya ayrılıkta çocuk kendisine bırakılmayan tarafın katkısı mahkemece belirlenir. Erginlikten sonra eğitimin sürmesine bağlı bakım yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 327–331

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşveren

    İş sözleşmesiyle işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum veya kuruluştur. İşveren sıfatı yalnız işyerinin sahibi olarak görünen kişinin adına göre değil, çalışma ilişkisinin kuruluşuna ve yönetimine göre değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.2

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşveren Vekili

    İşveren adına hareket ederek işin, işyerinin veya işletmenin yönetiminde görev alan kişidir. Bu sıfatla işçilere karşı yaptığı işlemlerden doğrudan işveren sorumlu olur; işveren vekili olmak kişinin işçilik haklarını kendiliğinden kaldırmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.2

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    İşyeri Devri

    İşyerinin veya bir bölümünün hukuki işlemle başka işverene geçmesidir. Kanuni devir rejiminde mevcut iş sözleşmeleri hak ve borçlarıyla devralana geçer; sırf devir gerçekleşti diye işçilik ilişkisi sona ermiş veya işçiye haklı fesih nedeni doğmuş sayılmaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.6

  • İcra ve İflas

    İtirazın İptali Davası

    İlamsız takibi durduran itirazın giderilmesi için alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde görevli hukuk mahkemesinde açabildiği davadır. Alacağın varlığı genel ispat kurallarına göre incelenir. İcra inkâr tazminatı, talep ve ilgili koşullar varsa gündeme gelir; her kabul kararı kendiliğinden tazminat doğurmaz.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 67

  • İcra ve İflas

    İtirazın Kaldırılması

    İlamsız takipte alacaklının, kanunda aranan belgelere dayanarak icra mahkemesinden itirazın etkisini kaldırmasını istemesidir. Kesin kaldırma ile imzanın inkârına bağlı geçici kaldırmanın şartları farklıdır. Bu başvurularda süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır. İtirazın iptali davasıyla aynı yol değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 68 ve 68/a

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    İyiniyet

    Kanunun sonuç bağladığı durumlarda, hakkın kazanılmasını engelleyen olgunun bilinmemesi veya gerekli özen gösterilse de bilinememesidir. Kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasından yararlanamaz. İyiniyetin her uyuşmazlıkta bütün eksiklikleri giderdiği kabul edilmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 3, 1023–1024

K

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kabul

    Sözleşme önerisine uygun olarak açıklanan olumlu iradedir. Açıklamanın zamanında ulaşması ve öneriyle örtüşmesi sözleşmenin kuruluşunda önemlidir. Sessizlik, ancak kanun veya durumun özellikleri buna sonuç bağlıyorsa kabul yerine geçebilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1, 4–6, 10

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu Denetçiliği Kurumu

    İdarenin işleyişine ilişkin şikâyetleri insan hakları, hukuk ve hakkaniyet yönünden inceleyerek önerilerde bulunan kurumdur. Görev kapsamı ve başvuru koşulları kanunla belirlenir. Tavsiye kararı mahkemenin bağlayıcı iptal veya tazminat hükmüyle aynı değildir.

    Dayanak: 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, m. 5 ve 17–20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırma

    Kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyetteki taşınmazın veya irtifak hakkının, kanuni usulle ve bedeli karşılığında idare adına edinilmesidir. Özel kanunun izin verdiği hâllerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri lehine de yapılabilir. Kamu yararı, yetki, usul ve bedel yönleri ayrı ayrı incelenir.

    Dayanak: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 1–3

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanun Önünde Eşitlik

    Kişilere kanunda sayılan veya benzeri nedenlerle ayrım gözetilmeksizin yaklaşılmasını ve ayrıcalık tanınmamasını gerektiren anayasal ilkedir. Devlet organları ve idare bütün işlemlerinde bu ilkeye uymakla yükümlüdür. Anayasada belirtilen koruyucu tedbirler eşitliğe aykırı sayılmaz.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 10

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kanuni Faiz

    Faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde kanunun öngördüğü faizdir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemede önceki 31 Aralık reeskont oranının yüzde 80’i esas alınır; 30 Haziran oranı en az beş puan farklıysa ikinci yarıyılda bu oranın yüzde 80’i uygulanır. Başlangıç tarihi ve özel faiz hükümleri ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 1–4

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanuni Hâkim Güvencesi

    Kişinin kanunen bağlı bulunduğu mahkeme dışında, kendisi için oluşturulmuş olağanüstü bir yargı merciine çıkarılmamasını sağlayan güvencedir. Yargı yetkisi keyfî biçimde kişiye veya olaya göre oluşturulamaz. Görev ve yetki kurallarına uygun yargılama yapılmasıyla ilişkilidir.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 37

  • Usul ve Yargılama

    Karşı Dava

    Davalının, devam eden asıl davada davacıya karşı kendi talebini dava konusu yapmasıdır. Talepler arasında kanunun aradığı bağlantı veya takas ya da mahsup ilişkisi bulunmalıdır; sırf savunma ileri sürmek karşı dava açmak anlamına gelmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.132–135

  • Ceza ve İnfaz

    Kast

    Failin suçun kanuni unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Suç tipindeki özel amaç veya saik koşulları ayrıca aranabilir. Sonucun yalnızca meydana gelmiş olması kastın kanıtlandığı anlamına gelmez.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 21/1

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Katılma Alacağı

    Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, diğer eşin artık değeri üzerinden kural olarak yarı oranında doğan parasal alacaktır. Borçlar, eklenecek değerler, denkleştirme ve sözleşme hükümleri hesabı etkileyebilir. Kanuni istisnalar vardır; bir malın mülkiyetinde otomatik yarı pay kazanılması anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 231 ve 236–238

  • İcra ve İflas

    Kayıt Kabul Davası

    İflas tasfiyesinde alacağının haksız biçimde reddedildiğini veya eksik kabul edildiğini ileri süren kişinin masaya karşı açtığı davadır. Başka alacaklının alacağına itiraz veya yalnız sıraya ilişkin şikâyetle aynı başvuru değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.235

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Kayyım

    Belirli bir işi görmek, temsil sağlamak veya malvarlığını yönetmek üzere atanan kişidir. Atama, kişinin bütün işlerinin kayyıma devredildiği anlamına gelmez. Görevin kapsamı ve atanma sebebi karara ve ilgili kanun hükmüne göre belirlenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 403, 426–428, 458

  • Ceza ve İnfaz

    Kazanç Müsaderesi

    Suçtan elde edilen, suçun konusu olan veya suç için sağlanan maddi menfaatlerin ve bunların dönüşümünden doğan kazançların müsaderesidir. Kanundaki mağdura iade koşulu ayrıca değerlendirilir. Menfaate ulaşılamaması hâlinde karşılık değerin müsaderesi gündeme gelebilir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 55

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Kazandırıcı Zamanaşımı

    Kanuni zilyetlik ve süre koşullarıyla mülkiyet kazanılmasını sağlayan kurumdur. Taşınır, tapulu veya tapusuz taşınmaz için koşullar aynı değildir. Uzun süre kullanmak tek başına yeterli sayılmaz; malın hukuki niteliği ve kazanıma elverişliliği ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 712–713, 777

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kefalet

    Kefilin, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Yazılı şekil, bazı unsurların el yazısıyla belirtilmesi ve gerektiğinde eş rızası gibi koruyucu koşullar vardır. Adi kefalet ile müteselsil kefaletin takip şartları aynı değildir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 581–586

  • Usul ve Yargılama

    Kesin Hüküm

    Şeklî kesinlik, karara karşı olağan kanun yolunun artık kullanılamamasını; maddi kesin hüküm ise kanuni şartlarla aynı uyuşmazlığın yeniden dava edilememesini ifade eder. Hukuk yargısında taraf, dava sebebi ve talep sonucu gibi unsurlar birlikte değerlendirilir. Her kesinleşen karar bütün konular için kesin hüküm oluşturmaz.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 303

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kesin Hükümsüzlük

    Sözleşmenin kanunda öngörülen ağır bir geçersizlik sebebi nedeniyle hukuki sonuç doğurmamasıdır. Emredici kurala, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırılık ve imkânsız içerik buna neden olabilir. Bir bölümün geçersizliği, koşullarına göre sözleşmenin kalanından ayrılabilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 27

  • İcra ve İflas

    Kesin Konkordato Mühleti

    Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi üzerine mahkemenin verdiği sonraki koruma dönemidir. Takipler, faiz ve borçlunun işlemleri üzerindeki etkiler kanundaki istisnalarla uygulanır; mühlet verilmesi henüz tasdik kararı değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.289,294–297

    Doktrin: Besen / Tat, Konkordato Sürecinde Mühlet, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi 1/2 (2019)

  • Usul ve Yargılama

    Kesin Süre

    İçinde gerekli usul işlemi yapılmadığında o işlemi yapma hakkının kaybedilmesine yol açan süredir. Hâkimin verdiği sürenin kesinliğinde yapılacak işlemin ve uyulmamanın sonucunun açıkça gösterilmesi gerekir; kesin usul süresi maddi hukuktaki zamanaşımıyla aynı değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.94

  • Usul ve Yargılama

    Keşif

    Hâkimin, uyuşmazlık konusu hakkında duyu organlarıyla doğrudan inceleme yaparak bilgi edinmesidir. İnceleme ilgili yerde veya mahkemede yapılabilir; gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurulur. Sadece taşınmazın görülmesiyle sınırlı değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 288–291

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Kıdem Tazminatı

    1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamındaki işçiye, en az bir yıllık çalışma ve kanunda belirtilen sona erme koşulları varsa ödenen tazminattır. Her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınır; artan süreler oranlanır. Hesapta kanuni tavan ve uygulanabilir sözleşme hükümleri de değerlendirilir. Her işten ayrılma kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.

    Dayanak: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Kıdem Tazminatı Tavanı

    Kanuni kıdem tazminatının bir hizmet yılı için hesaplanmasında uygulanan üst sınırdır. Fesih tarihinde geçerli tavan esas alınır; geçmiş dönem tavanı ile güncel tavan karıştırılmamalıdır. Dönem tutarı ve hesap örneği için güncellenen kıdem tazminatı aracına bakılabilir.

    Dayanak: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Kısıtlama

    Ergin kişinin korunması amacıyla, kanunda gösterilen sebeplerle mahkemece verilen ehliyet sınırlamasıdır. Sağlık, savurganlık veya kişinin talebi gibi sebeplerin koşulları birbirinden farklıdır. Ceza infaz kurumunda bulunma da güncel özel koşullara tabidir; her hapis cezası otomatik kısıtlama doğurmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 405–408

  • Usul ve Yargılama

    Kısmi Dava

    Niteliği itibarıyla bölünebilen talebin yalnız bir kısmının dava edilmesidir. HMK m. 109/4 uyarınca aynı davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir; artırılan kısımda da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Açık feragat yoksa kalan kısım sırf kısmi dava nedeniyle kaybedilmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Kısmi Süreli Çalışma

    Normal haftalık çalışma süresinin emsal tam süreli işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği çalışma biçimidir. Yalnız bu nedenle haklı sebep olmadan farklı işlem yapılamaz; ücret ve bölünebilir parasal haklar bakımından çalışma süresiyle orantı kuralı uygulanır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.13

  • İcra ve İflas

    Kıymet Takdiri

    İcra satışına konu malın değerinin takip içinde belirlenmesidir. Belirlenen değer satış bedelinin mutlaka o tutarda gerçekleşeceği anlamına gelmez; değerlendirmeye karşı başvuru yolu ve yeniden değerleme koşulları kanunda düzenlenir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.87,128,128/a

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Kıymetli Evrak

    İçerdiği hakkın senetten ayrı ileri sürülemediği ve devredilemediği senet türüdür. Devir koşulları senedin nama, emre veya hamile yazılı olmasına göre değişebilir. Üzerinde borç yazan her belge kıymetli evrak niteliği taşımaz.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 645–647

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Bedelinin Tespiti Davası

    Konut veya çatılı işyeri kirasında yeni dönem bedelinin TBK m. 344 koşullarıyla mahkemece belirlenmesini amaçlayan davadır. Beş yıllık süre, önceki artış anlaşması, dava veya bildirimin zamanı ve emsal bedeller sonucu etkiler. Kira uyarlamasıyla aynı dava değildir; kararın hangi dönemden geçerli olacağı TBK m. 345’e göre ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344–345

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira İlişkisinin Devri

    Kiracının sözleşmedeki taraf sıfatını başka kişiye geçirmesidir. Kiraya verenin yazılı rızası gerekir; işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızadan kaçınılamaz. Devredenin sorumluluğu ve devrin sonuçları kanunda ayrıca düzenlenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 323

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Uyarlaması

    Sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü değişiklikler nedeniyle kira sözleşmesinin yeni koşullara uydurulmasının istenmesidir. Değişikliğin kaynağı, sözleşme dengesine etkisi ve ifaya ilişkin koşullar birlikte değerlendirilir. Kira bedelinin emsallerden düşük kalması tek başına otomatik bir uyarlama hakkı vermez. Kira tespitiyle ilişkisi ve uygulanma koşulları öğretide ve yargı kararlarında tartışıldığından somut olay ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 138 ve 344

    Doktrin: Büşra Şahin Aydın (2026), Kira tespiti ile uyarlama hükümlerinin ilişkisi, s. 961–1010 · Duygu Koçak Diker (2024), Konut kiraları ve kiraya verenin uyarlama talebi, s. 1059–1099

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiracının Temerrüdü

    Kiracının muaccel kira bedeli veya yan gider borcunu ödememesi üzerine, kiraya verenin TBK m. 315’teki yazılı süre ve fesih bildirimi yolunu kullanabildiği durumdur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında verilecek ödeme süresi en az 30 gündür. İki haklı ihtara dayalı tahliye ayrı bir hukuki yoldur.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 352/2

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kirada Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı

    Kiracının kiralananı sözleşmeye uygun kullanması ve aynı taşınmazdaki kişilerle komşulara gerekli saygıyı göstermesi yükümlülüğüdür. Aykırılığın giderilmesi için bildirim ve süre gerekebilir. Ağır veya giderilmesi yararsız hâllerde kanunun izin verdiği farklı fesih koşulları uygulanır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 316

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Ayıbı

    Kiralananın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişliliğini etkileyen eksikliğidir. Başlangıçta bulunan ayıp ile sonradan oluşan ayıp için kiracının hakları ayrıca düzenlenir. Giderim, bedel indirimi, zarar veya fesih sonucu; ayıbın önemi ve bildirim gibi koşullara bağlıdır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 301, 304–308, 318

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Erken Geri Verilmesi

    Kiracının süreye veya fesih dönemine uymadan kiralananı geri vermesidir. Borçlar, benzer koşullarla yeniden kiraya verilebilecek makul süre boyunca devam edebilir. Kabul edilebilir yeni kiracı önerilmesi, kaçınılan giderler ve elde edilen yararlar hesabı etkileyebilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 325

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Geri Verilmesi

    Kira sona erdiğinde kiralananın sözleşmeye uygun biçimde kiraya verene iadesidir. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanımdan doğan olağan eskime ve bozulmadan sorumlu tutulmaz. İade durumu, gözden geçirme ve eksikliklerin bildirimi uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 334–335

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Kişilik Hakkı

    Kişinin yaşamı, bedensel ve ruhsal bütünlüğü, onuru ve özel yaşamı gibi kişiliğine bağlı değerleri koruyan haktır. Hukuka aykırı saldırının önlenmesi, durdurulması veya tespiti istenebilir. Tazminat ve diğer taleplerin koşulları saldırının niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 23–25

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Kişisel İlişki Kurulması

    Anne veya babanın, velayeti altında bulunmayan ya da kendisine bırakılmayan çocukla uygun biçimde görüşme ve ilişki sürdürme hakkına ilişkin düzenlemedir. Esas ölçüt çocuğun yararıdır; ilişki kanuni sebeplerle sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Olağanüstü hâllerde, çocuğun menfaatine uygunsa diğer kişilere, özellikle yakınlarına da bu hak tanınabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 323–325

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Kişisel Mal

    Edinilmiş mallara katılma rejiminde kanun veya geçerli sözleşme gereği kişisel gruba giren malvarlığı değeridir. Rejim başındaki mallar, miras ve karşılıksız kazandırmalar temel örneklerdir. Malın kişisel olması, gelirlerinin veya diğer eşin katkı talebinin de aynı sonuca tabi olduğu anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 220–222, 227

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Kişisel Veri

    Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin bilgidir. Bir kişinin adı açıkça yazılmasa da diğer bilgilerle belirlenebilmesi veriyi bu kapsama sokabilir. Tüzel kişiye ait her bilgi tek başına kişisel veri sayılmaz; gerçek kişilerle bağlantısı ayrıca incelenir.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3 ve 4

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılması

    Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasının kanuni işleme şartları ve aktarım güvenceleri bakımından değerlendirildiği süreçtir. Yeterlilik kararı, uygun güvenceler veya koşulları sınırlı istisnalar güncel kanuna göre incelenir. Sıradan bir onay kutusu, her sürekli aktarımı kendiliğinden hukuka uygun kılmaz.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 9

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Komşuluk Hukuku

    Taşınmazların kullanılmasında komşular arasında uyulması gereken hak ve yükümlülükler bütünüdür. Gürültü, duman, koku ve benzeri etkiler taşınmazın niteliği ve yerel koşullar gözetilerek değerlendirilir. Her rahatsızlık otomatik yasak sayılmaz; hoşgörü sınırını aşan kullanımın giderilmesi istenebilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 730, 737–740

  • İcra ve İflas

    Konkordato

    Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlu için, kanuni süreç içinde ödeme vadesi ya da miktarı üzerinden çözüm aranmasıdır. Başvuru tek başına bütün borçları silmez; alacaklıların değerlendirmesi ve mahkemenin tasdik koşulları sürecin önemli parçalarıdır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.285–309

    Doktrin: Besen / Tat, Konkordato Sürecinde Mühlet, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi 1/2 (2019)

  • İcra ve İflas

    Konkordato Komiseri

    Konkordato sürecinde borçlunun faaliyetlerini gözeten, proje ve alacaklı işlemlerine katkı sağlayan, mahkemeye rapor sunan görevlidir. Komiser mahkemenin yerine konkordatoyu kabul eden kişi değildir; görevi kanun ve mahkemenin belirlediği çerçeveyle sınırlıdır.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.287,290

  • İcra ve İflas

    Konkordatonun Tasdiki

    Konkordato projesinin kanundaki çoğunluk ve diğer koşulları sağladığının mahkemece değerlendirilerek onaylanmasıdır. Alacaklıların kabulü tek başına yeterli değildir; teklifin kaynaklarla orantısı ve korunmuş alacaklara ilişkin şartlar da incelenir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.302,305–308/c

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Konut ve Çatılı İşyeri Kirası

    TBK’de kiracıya özgü koruyucu hükümler içeren kira türüdür. Belirli sürenin bitmesi tek başına kiraya verene tahliye hakkı vermez. On yıllık uzama sonundaki bildirim yoluyla sona erdirme ile ihtiyaç, temerrüt ve tahliye taahhüdü gibi kanuni sebepler farklı koşullara tabidir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 339–356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Korkutma

    Kişinin, kendisine veya yakınlarına yönelen ciddi tehlike korkusuyla sözleşme yapmaya zorlanmasıdır. Tehdidin niteliği ve durumun koşulları değerlendirilir. Bu nedenle sözleşmeyle bağlı olmama hakkının kullanımı kanuni süre ve bildirim kurallarına tabidir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 37–39

  • Ceza ve İnfaz

    Koşullu Salıverilme

    Hükümlünün kanunda öngörülen infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi ve diğer koşulları sağlaması üzerine kalan cezasının denetim altında kurum dışında infaz edilmesidir. Suç türü, ceza, tekerrür ve geçiş hükümleri oranı değiştirebilir. Kurumda geçirilecek süre tek bir genel oranla belirlenemez.

    Dayanak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 107–108

  • Ceza ve İnfaz

    Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

    Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle Cumhuriyet savcısınca verilen karardır. Kanunda itiraz ve yeniden soruşturma koşulları düzenlenmiştir. Mahkemenin verdiği beraat kararıyla aynı değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 172–173

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Kötüniyet Tazminatı

    İş güvencesinin ilgili hükümleri dışında kalan işçinin sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesine bağlanan tazminattır. Her haksız fesih otomatik olarak bu tazminatı doğurmaz; iş güvencesi kapsamı ve kötüye kullanma olgusu birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.17–18

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kullanım Ödüncü

    Bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere başkasına bırakılması ve kullanımdan sonra aynı şeyin geri verilmesinin üstlenilmesidir. Bedelli kullanma sağlayan kiradan ayrılır. Kullanım sınırları, giderler ve geri verme zamanı sözleşme ile kanuna göre belirlenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 379–385

L

  • Ceza ve İnfaz

    Lehe Kanun

    Suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa, failin lehine olan düzenlemenin uygulanması ilkesidir. Karşılaştırma ilgili hükümler ve somut sonuç üzerinden yapılır. İnfaz rejimine ilişkin hükümlerde kanunun belirlediği özel uygulama kuralları da gözetilir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 7

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Limited Şirket

    Bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişinin belirli esas sermayeyle kurduğu ticaret şirketidir. Ortakların sermaye, varsa ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri şirket sözleşmesi ve kanuna göre belirlenir. Kamu borçları gibi özel kanunlardan doğabilen sorumluluklar ayrıca incelenmelidir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 573 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 35

M

  • Ceza ve İnfaz

    Mahkûmiyet

    Mahkemenin yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğini sabit görmesi üzerine verdiği hükümdür. İlk derece mahkûmiyet kararı ile kesinleşmiş hüküm aynı aşamayı ifade etmez. Başvurulabilecek kanun yolu ve infaz durumu ayrıca belirlenir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/5

  • Ceza ve İnfaz

    Mahsup

    Ceza hukukunda, hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünü sınırlayan durumlarda geçirdiği sürelerin hükmolunan cezadan indirilmesidir. Hapis cezası ile adli para cezasında indirimin yöntemi farklıdır. Buradaki açıklama TCK m. 63’e ilişkindir; borçlar hukukundaki ödeme mahsubu ve takas ayrı konulardır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 63

  • Usul ve Yargılama

    Maktu Harç

    Dava konusunun değerine bağlı olmaksızın sabit tutarda alınan harçtır. Konusu para ile değerlendirilemeyen davalarda karar ve ilam harcı maktu olarak alınır (492 sayılı Kanun). Tutarlar için Yargı Harcı Hesaplama aracına bakılabilir.

    Dayanak: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15 ve (1) sayılı tarife

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Mal Ayrılığı

    Her eşin, kanuni sınırlar içinde kendi malvarlığını yönetme, ondan yararlanma ve tasarruf etme yetkisini koruduğu mal rejimidir. Eşler kendi borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumludur. Rejim, birlikte edinilmiş mallar veya ortak borçlar hakkında hiçbir talep bulunamayacağı anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 242–243

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Mal Rejimi Sözleşmesi

    Eşlerin kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmek veya kanunun izin verdiği ölçüde değiştirmek için yaptıkları sözleşmedir. Evlenmeden önce ya da sonra yapılabilir ve kural olarak noterlikte düzenleme veya onaylama şekline tabidir. Evlilik başvurusu sırasında yazılı rejim seçimine ilişkin özel yol da vardır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202–205

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Malullük

    Sigortalının çalışma gücü veya ilgili statüde meslekte kazanma gücündeki kaybın kanuni koşullarla tespit edildiği sosyal güvenlik durumudur. Malul sayılmak tek başına aylık bağlanacağı anlamına gelmez; sigortalılık, prim ve diğer bağlanma şartları da incelenir.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.25–26

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Marka

    Bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeye yarayan ve kanuni koşulları sağlayan işarettir. Korumanın kapsamı tescil ve ilgili diğer kanuni hükümlerle belirlenir. Ticaret unvanı veya internet alan adının bulunması tek başına her marka kullanımını hukuka uygun kılmaz.

    Dayanak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 4 ve 7

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Masumiyet Karinesi

    Bir kişinin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar suçlu kabul edilmemesini sağlayan anayasal güvencedir. Suç şüphesi, soruşturma veya iddianame tek başına kesin suçluluk anlamına gelmez. Koruma tedbirleri de cezalandırmanın yerine geçirilemez.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 38

  • Usul ve Yargılama

    Mecburi Dava Arkadaşlığı

    Bir hakkın birden çok kişi tarafından birlikte kullanılması veya onlara karşı birlikte ileri sürülmesi ve hepsi hakkında tek hüküm verilmesi gereken durumdur. İhtiyari dava arkadaşlığından farklı olarak tarafların birlikte yer alması maddi hukukun gereğidir; usul işlemlerinde kanunun birlikte hareket düzeni dikkate alınır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.59–60

  • İcra ve İflas

    Menfi Tespit Davası

    Bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesini amaçlayan davadır. İcra takibinden önce veya takip sırasında açılabilir. Davanın açılması takibi kendiliğinden durdurmaz; takibe ya da icra veznesindeki paranın ödenmesine ilişkin tedbirin koşulları, davanın ne zaman açıldığına göre değişir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 72

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Mesafeli Sözleşme

    Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel birlikteliği olmadan, uzaktan pazarlama sistemi içinde iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmedir. Ön bilgilendirme ve cayma hakkı gibi özel tüketici güvenceleri bulunur. Kapsam ve istisnalar ürün veya hizmetin niteliğine göre kontrol edilir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 48

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Meslek Hastalığı

    Yapılan işin niteliği veya yürütüm koşulları nedeniyle ortaya çıkan, kanundaki tespit sürecine tabi hastalık ya da engellilik hâlidir. Bir hastalığın çalışma döneminde görülmesi tek başına yeterli değildir; işle bağlantısı ve yetkili sağlık değerlendirmesi önem taşır.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.14 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m.3

  • Ceza ve İnfaz

    Meşru Savunma

    Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen güncel ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak haksız saldırıyı, o andaki koşullara göre orantılı biçimde defetmeye yönelik savunmadır. Kanuni koşulları varsa fiil hukuka uygun sayılır. Saldırı bittikten sonra cezalandırma amacıyla yapılan davranışlar aynı kapsamda değerlendirilemez.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 25/1

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Miras Ortaklığı

    Birden çok mirasçı arasında mirasın geçmesiyle oluşan ve paylaşmaya kadar süren ortaklıktır. Mirasçılar tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibidir; kural olarak tasarruf birlikte yapılır. Koruma işlemleri ve temsil yetkisi için kanunda özel hükümler bulunur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 640–641

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Miras Payı

    Mirasçının tereke üzerindeki hakkının oranıdır. Oran, yasal mirasçılık kurallarına veya geçerli mirasçı atamasına göre belirlenir. Bir payın bulunması, paylaşmadan önce her malın belli bir fiziksel bölümünün o mirasçıya ait olduğu anlamına gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–501, 516, 640

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Miras Sebebiyle İstihkak

    Mirasçının, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kişiye karşı üstün mirasçılık hakkına dayanarak açtığı davadır. Sadece taşınmazın tapu kaydını düzeltmekle sınırlı değildir. Davalının konumu, iyiniyeti ve kanuni süreler ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 637–639

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Miras Sözleşmesi

    Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunu sözleşme yoluyla düzenlemesidir. Mirasçı atama, mal bırakma veya mirastan feragat gibi içerikler taşıyabilir. Resmî şekil ve ehliyet şartları vardır; vasiyetname gibi her durumda tek taraflı iradeyle serbestçe ortadan kaldırılamaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 503, 527–529, 545–548

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasçılık Belgesi

    Kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösteren belgedir. Kanuni koşullarla sulh hukuk mahkemesinden veya noterlikten alınabilir. Belgenin geçersizliği ileri sürülebilir; tek başına terekenin paylaşılması veya borçların bulunmadığının kanıtı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 598

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasçılıktan Çıkarma

    Mirasbırakanın kanuni nedenlerle saklı paylı mirasçısını ölüme bağlı tasarrufla miras dışında bırakmasıdır. Ağır suç veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali gibi sebepler aranır. Sırf kişisel kırgınlık her durumda yeterli değildir; sebebin gösterilmesi ve itiraz hâlinde ispatı önem taşır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 510–513

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasın Açılması

    Mirasın, mirasbırakanın ölümüyle hukuken geçişe konu olmasıdır. Hangi kişilerin mirasçı olduğu ve malvarlığının durumu bakımından bu an önem taşır. Vasiyetnamenin mahkemede açılıp okunması farklı bir işlemdir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575–576, 599

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasın Paylaşılması

    Tereke değerlerinin mirasçılar arasında dağıtılarak miras ortaklığının sona erdirilmesidir. Anlaşma veya yargısal paylaşma yoluyla gerçekleşebilir. Aynen bölüşme mümkün olmadığında satış ve parasal dengeleme gibi yöntemler gündeme gelebilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 642–644, 646–649, 676

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasın Reddi

    Yasal veya atanmış mirasçının kanuni koşullarla mirası kabul etmeme iradesini açıklamasıdır. Beyana bağlı ret ile mirasbırakanın açık veya resmen belirlenmiş aczi nedeniyle reddedilmiş sayılma farklıdır. Süre, terekeye karışma ve hakkın kaybı kuralları incelenmeden sonuç çıkarılmamalıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 605–610

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirasta Denkleştirme

    Yasal mirasçıların, miras paylarına sayılmak üzere sağlığında mirasbırakandan aldıkları karşılıksız kazandırmaların paylaşmada hesaba katılmasıdır. Özellikle altsoya yapılan bazı kazandırmalar için kanuni karine vardır. Saklı payı koruyan tenkis ve iş hukukundaki çalışma süresi denkleştirmesinden farklıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 669–675

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirastan Feragat

    Mirasbırakanla mirasçısı arasında yapılan, mirasçının gelecekteki mirasçılık sıfatından vazgeçmesini düzenleyen sözleşmedir. Karşılıklı bir edimle veya karşılıksız yapılabilir. Altsoya etkisi ve şekil koşulları ayrıca değerlendirilir; ölümden sonra mirasın reddiyle aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 528–529, 545

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirastan Yoksunluk

    Kanunun saydığı ağır davranışlar nedeniyle kişinin mirasçı veya ölüme bağlı kazandırma lehtarı olamamasıdır. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı öldürme veya son arzularına yönelik belirli müdahaleler örneklerdir. Yoksunluk, mirasbırakanın tasarrufuyla yapılan mirasçılıktan çıkarma ile aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 578–579

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Muacceliyet

    Alacaklının borcun yerine getirilmesini talep edebileceği aşamadır. İfa zamanı kararlaştırılmamış ve hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmıyorsa genel kanun kuralı uygulanır. Muacceliyet ile borçlunun temerrüde düşmesi her zaman aynı anda gerçekleşmez.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90, 117

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muris Muvazaası

    Mirasbırakanın, mirasçıların miras hakkını etkisiz bırakmak amacıyla gerçek kazandırmayı başka bir işlem gibi göstermesine ilişkin uygulama kavramıdır. Özellikle bağışın tapuda satış gibi gösterilmesi uyuşmazlıklarında kullanılır; her düşük bedelli veya karşılıksız devir otomatik olarak bu kapsama girmez. İşlemin türü, gerçek amaç ve sonraki kişilerin iyiniyeti ayrıca incelenir; tenkisle aynı talep değildir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1025

    Doktrin: M. Tolga Özer (2026), Muris Muvazaasına Konu Taşınmaz Üzerinde İyi Niyetli Üçüncü Kişilerin Mülkiyet veya Sınırlı Aynî Hak Elde Etmesinin Sonucu, TAÜHFD 8(1), 251–301

  • Ceza ve İnfaz

    Müdafi

    Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Seçilen müdafi ile kanuni şartlarda görevlendirilen müdafi farklı yollarla sürece katılır. Mağdur veya katılanı temsil eden avukatın kanundaki sıfatı ise vekildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-c, d ve 149–150

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyet Hakkı

    Bir eşya üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisini sağlayan haktır. Malik, haksız elinde bulundurmaya veya müdahaleye karşı koruma isteyebilir. Yetkiler komşuluk, kamu hukuku ve başkalarının haklarıyla sınırlanabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683, 737

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyetin Saklı Tutulması

    Devredilen eşyanın mülkiyetinin, kararlaştırılan koşul gerçekleşene kadar devredende kalmasını amaçlayan kayıttır. Kanunun öngördüğü resmî şekil ve özel sicil koşullarına bağlıdır. Sözleşmeye yalnız bu yönde bir cümle eklenmesi her durumda ayni etki sağlamaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 764–765

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müteselsil Borçluluk

    Birden çok borçlunun aynı borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olmasıdır. Alacaklı, ifayı kanuni sınırlar içinde borçlulardan birinden veya birkaçından isteyebilir. Borcu ödeyen kişinin diğer borçlulara rücuu, aralarındaki pay ve ilişkiye göre belirlenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 162–168

N

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Nafaka

    Kanuni şartlarda geçim, bakım veya eğitim ihtiyacını karşılamaya yönelik parasal katkıdır. Tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası farklı koşullara dayanır. Miktar, süre, başlangıç ve ödeme biçimi nafakanın türüne ve karara göre belirlenir; her nafaka aynı hesapla artırılmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169, 175–176, 182, 197, 327–331 ve 364–365

  • Ceza ve İnfaz

    Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

    Bir fiilin, failin kastettiğinden daha ağır veya farklı bir sonuca yol açtığı suç yapısıdır. Ağır veya farklı neticeden sorumluluk için failin bu netice bakımından en azından taksirinin bulunması gerekir. Her beklenmeyen sonuç otomatik olarak daha ağır ceza doğurmaz.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 23

  • Usul ve Yargılama

    Nispî Harç

    Dava veya işlemin parasal değeri üzerinden tarifedeki oranla hesaplanan harçtır. Karar ve ilam harcının uygulanacak oranı, peşin alınacak kısmı ve istisnaları işin türüne göre belirlenir. Her parasal uyuşmazlıkta bütün harç kalemleri aynı oranla hesaplanmaz.

    Dayanak: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15–16 ve 28; (1) sayılı tarife

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Nişanın Bozulması

    Nişanlılık ilişkisinin evlenme gerçekleşmeden sona ermesidir. Haksız bozma veya diğer tarafın sorumlu olduğu sebepler belirli giderler ve kişilik hakkı zararı bakımından önem taşır. Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi, tazminattan ayrı koşullarla değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 120–123

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Nişanlanma

    Karşılıklı evlenme vaadiyle kurulan aile hukuku ilişkisidir. Nişanlanma, kimseyi evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. İlişkinin sona ermesi, koşullarına göre hediye iadesi veya tazminat talepleri doğurabilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 118–123

O

  • Ceza ve İnfaz

    Olası Kast

    Failin suçun unsurlarının gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesiyle gündeme gelen kast biçimidir. Sonuca yönelik irade, somut olayın koşullarıyla değerlendirilir. Sonucun istenmediği bilinçli taksirden ayrımı yalnız tehlikenin büyüklüğüne bakılarak yapılamaz.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 21/2

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ortak Velayet

    Çocuğa ilişkin velayet yetki ve yükümlülüklerinin anne ve baba tarafından birlikte yürütülmesidir. Evlilik devam ederken kanunun öngördüğü birlikte kullanım ile boşanma sonrasındaki ortak velayet aynı hukuki durum değildir. Boşanma sonrasında uygulama koşulları ve sonuçları öğretide tartışılmaktadır; çocuğun yararı ve kararın kapsamı belirleyicidir. Ortak velayet, çocuğun her iki evde eşit süre kalmasıyla kendiliğinden aynı anlama gelmez.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182, 335–336

    Doktrin: Huriye Reyhan Demircioğlu (2024), Ortak velayet üzerine eleştirel değerlendirme, s. 301–344

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Oturma Hakkı

    Bir binadan veya bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren sınırlı ayni haktır. Başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez. Kira sözleşmesinden doğan kullanım hakkıyla aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 823–825

Ö

  • İcra ve İflas

    Ödeme Emri

    İcra dairesinin takip talebi üzerine borçluya gönderdiği, borç ve başvuru olanaklarını bildiren belgedir. Süresi içinde ödeme veya uygun itiraz yapılmaması takip bakımından sonuç doğurabilir; belgenin takip türü ve tebliğ tarihi birlikte değerlendirilmelidir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.60–62

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Ölçülülük İlkesi

    Temel haklara yönelik sınırlamanın izlenen amaçla dengeli olmasını gerektiren anayasal güvencedir. Hakların sınırlandırılmasında kanuni dayanak ve ilgili anayasal sebepler ayrıca aranır. Bir müdahalenin yararlı görülmesi, tek başına ölçülü olduğunu göstermez.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ölüm Aylığı

    Vefat eden sigortalının kanundaki koşulları sağlayan hak sahiplerine ölüm sigortasından bağlanan aylıktır. Miras payı gibi herkese mirasçılık oranında dağıtılmaz; hak sahipliği, gelir veya çalışma durumu ve diğer koşullar ayrı değerlendirilir.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.32–35

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ölüm Karinesi

    Kişi, ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren koşullarda kaybolmuşsa cesedi bulunmasa da ölmüş sayılmasıdır. Gaiplikteki kuvvetli ölüm olasılığından farklı bir durumdur. Kaydın oluşturulması ve aksinin ispatı kanuni usule bağlıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 31, 44

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ölüme Bağlı Tasarrufun İptali

    Vasiyetname veya miras sözleşmesinin ehliyet, irade, içerik ya da şekil sakatlığı nedeniyle iptal edilmesidir. Kanunda sayılan sebeplerin varlığı aranır. Saklı pay ihlaline bağlı tenkisten farklıdır; dava hakkı ve süreler ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 557–559

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

    Bir tarafın malvarlığı değerini devretmeyi, diğerinin onu yaşamı boyunca bakıp gözetmeyi üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve tarafların karşılıklı borçları kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Her bakım ilişkisi veya yakın akrabaya yapılan devir kendiliğinden bu sözleşme sayılmaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 611–614

  • Usul ve Yargılama

    Ön İnceleme

    Hukuk yargılamasında dava şartları ve ilk itirazların incelendiği, tarafların anlaşamadığı noktaların belirlendiği hazırlık aşamasıdır. Delillerin sunulması ve toplanmasına ilişkin işlemler de düzenlenir; bu aşama tamamlanmadan tahkikata geçilmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.137–140

  • Ceza ve İnfaz

    Ön Ödeme

    TCK m. 75 kapsamındaki suçlarda, kanuni miktar ve giderlerin usulüne uygun bildirim üzerine ödenmesiyle kamu davası açılmamasına veya kanundaki hâllerde davanın düşmesine imkân veren kurumdur. Kapsam, istisnalar ve ödeme süresi suçun maddesine göre belirlenir; uzlaştırmayla aynı değildir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 75

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ön Ödemeli Konut Satışı

    Tüketicinin konut bedelini önceden tamamen veya taksitle, satıcının ise konutu daha sonra devir veya teslim etmeyi üstlendiği sözleşmedir. Şekil, yapı ruhsatı, ön bilgilendirme ve teminat gibi özel güvenceler bulunur. Satış vaadiyle tamamlanmış mülkiyet devri aynı işlem değildir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 40–46

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Öneri

    Karşı tarafa yöneltilen ve uygun kabul ile sözleşme kurulmasına elverişli irade açıklamasıdır. Süreli veya süresiz olması, önerenin ne zamana kadar bağlı kalacağını etkiler. Her ilan ya da fiyat görüşmesi bağlayıcı öneri sayılmaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 3–9

  • Ceza ve İnfaz

    Özel İnfaz Usulleri

    Hapis cezasının, kanundaki koşullarla konutta ya da ceza infaz kurumunda belirli zaman dilimlerinde çektirilmesini sağlayan yöntemlerdir. Suç, ceza miktarı, yaş veya sağlık gibi ölçütler uygulanacak yönteme göre değişir. Bu usuller cezanın affedilmesi anlamına gelmez.

    Dayanak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 110

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Özel Nitelikli Kişisel Veri

    Sağlık, biyometrik veya genetik bilgi gibi kanunda sınırlı biçimde sayılan ve özel işleme koşullarına tabi veri kategorileridir. İşleme, güncel kanundaki hukuki şartlardan birine dayanmalı ve yeterli önlemler alınmalıdır. Bütün bu verilerin yalnız açık rızayla işlenebileceği biçiminde genel bir kural kurulamaz.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 6

P

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Paket Tur Sözleşmesi

    Ulaştırma, konaklama ve bunlara bağlı olmayan diğer turizm hizmetlerinden en az ikisinin, kanundaki süre veya konaklama koşuluyla birlikte ve toplam fiyat üzerinden sunulduğu sözleşmedir. Düzenleyici ve aracının yükümlülükleri kanunla belirlenir. Hizmetlerin ayrı faturalandırılması her durumda korumayı ortadan kaldırmaz.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 51

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Patent

    Kanuni koşulları taşıyan buluş üzerinde sahibine belirli koruma sağlayan sınai mülkiyet hakkıdır. Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik temel koşullardandır. Her fikir, keşif veya yazılım sırf ortaya konulduğu için patentlenebilir kabul edilmez.

    Dayanak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 82 ve 85

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Paylı Mülkiyet

    Bir eşyanın tamamına birden çok kişinin belirli paylarla malik olmasıdır. Pay, taşınmazın kendiliğinden ayrılmış fiziksel bir bölümünü göstermez. Pay üzerinde tasarruf ile eşyanın yönetimi ve kullanımı farklı kurallara tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 688–693

  • Usul ve Yargılama

    Peşin Harç

    İşleme başlanırken önceden alınan harçtır. Nispi karar ve ilam harcında kural olarak dörtte bir; ölüm ve bedensel zarar nedeniyle açılan tazminat davalarında yirmide bir peşin alınır. İlamsız icra takiplerindeki peşin harç ayrı düzenlemeye tabidir. Uygulanacak oran, istisna ve muafiyet işin türüne göre kontrol edilir.

    Dayanak: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 28–29

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Poliçe

    Düzenleyenin muhataba belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız ödemesi için yönelttiği havaleyi içeren kambiyo senedidir. Muhatap, lehtar ve düzenleyen gibi sıfatların hukuki konumları farklıdır. Senedin poliçe niteliği kanuni unsurlar ve tamamlayıcı hükümlerle belirlenir.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 671–672

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Prime Esas Kazanç

    Sosyal sigorta priminin hesaplanmasına temel alınan kazanç tutarıdır. Ücretin yalnız elde kalan net tutarı değildir; kanunun kapsama aldığı ödemeler, istisnalar ve alt-üst sınırlar birlikte dikkate alınır.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.80,82

    Doktrin: Ermumcu, Hizmet Tespitinde Prime Esas Kazançların İspatı, Çalışma ve Toplum 2/69 (2021)

R

  • İcra ve İflas

    Rehnin Paraya Çevrilmesi

    Rehinle güvence altına alınan alacağın, rehin konusu malın satışı üzerinden tahsil edilmesine yönelik takip yoludur. Önce rehne başvurma kuralının kanuni istisnaları vardır; ipotek veya taşınır rehninin ve belgenin türü takip usulünü etkiler.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.45,145–153

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma

    Belirli piyasada rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı ya da etkisi taşıyan teşebbüsler arası anlaşma ve ilgili davranışlardır. Fiyat belirleme veya pazar paylaşma gibi uygulamalar kapsamda değerlendirilebilir. Muafiyet koşulları ve somut piyasa etkileri ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, m. 4–5

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Resen Vergi Tarhı

    Matrahın tamamen veya kısmen kayıt, belge veya kanuni ölçülere göre tespit edilemediği hâllerde, kanuni takdir veya inceleme esas alınarak tarh yapılmasıdır. Resen tarh nedenlerinin somut olayda bulunması gerekir. Vergi dairesinin gerekçesiz veya sınırsız tutar belirleme yetkisi değildir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 30

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Risk Değerlendirmesi

    İşyerindeki tehlikelerin ve bunların yaratabileceği risklerin belirlenerek gerekli koruyucu önlemlerin planlanmasıdır. Yalnız bir belge hazırlamakla sınırlı değildir; çalışma ortamı, ekipman ve özel risk altındaki çalışanlar dikkate alınmalıdır.

    Dayanak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m.3,10

S

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Saklı Pay

    Kanunun belirli mirasçılar için koruduğu ve mirasbırakanın tasarruf serbestisini sınırlayan miras payı bölümüdür. Yasal miras payıyla aynı miktar olmak zorunda değildir. Her yasal mirasçı saklı pay sahibi değildir; ihlal hâlinde tenkis koşulları incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 505–506, 560

  • Ceza ve İnfaz

    Sanık

    Kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık sıfatı kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez. Soruşturmadaki şüpheli ve kesinleşen hükme bağlı hükümlü kavramlarından ayrılır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-b ve f

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Satışta Ayıp

    Satılanın bildirilen nitelikleri taşımaması veya değerini ve beklenen yararını azaltan hukuki ya da maddi eksiklikler içermesidir. Alıcının gözden geçirme, bildirim ve seçimlik hakları kanuni koşullara tabidir. Tüketici satışlarında özel koruyucu hükümler ayrıca uygulanabilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 219–231

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sebepsiz Zenginleşme

    Haklı bir sebep olmadan başkasının malvarlığı veya emeği üzerinden elde edilen zenginleşmedir. Sebebin hiç bulunmaması, gerçekleşmemesi veya sonradan ortadan kalkması geri verme talebi doğurabilir. İadenin kapsamı, iyiniyet ve kanuni istisnalara göre değişir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 77–82

  • Usul ve Yargılama

    Seçimlik Dava

    Seçimlik borçta seçim hakkını kullanması gereken borçlu veya üçüncü kişi bundan kaçındığında alacaklının başvurabileceği dava türüdür. Her birden fazla talepli dava seçimlik dava değildir; seçimlik borcun ve kullanılmayan seçim hakkının bulunması gerekir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.112

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Sendikal Tazminat

    İşçinin sendikal üyeliği veya faaliyeti nedeniyle kanuna aykırı ayrım ya da feshe uğramasına bağlanan özel tazminattır. Yalnız işten çıkarılma hâline özgü değildir; ispat düzeni ve işe iade korumasıyla ilişkisi kanundaki özel hükümlere göre değerlendirilir.

    Dayanak: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m.25

  • Usul ve Yargılama

    Senetle İspat Sınırı

    Hukuki işlemin değeri belirli parasal eşiği aştığında senetle ispat kuralının uygulanmasını belirleyen sınırdır. Yıla ve uygulanacak tarihe göre değişir. Tanıkla ispat, karşı tarafın açık muvafakati ve kanuni istisnalar ayrıca değerlendirilir; tutarın düşük olması her iddianın sınırsız biçimde tanıkla ispatlanacağı anlamına gelmez.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 200–203 ve Ek m. 1

  • Ceza ve İnfaz

    Seri Muhakeme Usulü

    Kanunda sınırlı biçimde sayılan suçlar için soruşturma sonunda uygulanan özel ceza muhakemesi yoludur. Şüphelinin müdafi huzurunda kabulü ve mahkemenin kanuni incelemesi sürecin temel güvencelerindendir. Her suç için kullanılabilen genel bir anlaşma yolu değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 250

  • İcra ve İflas

    Sıra Cetveli

    Tahsil edilen para bütün alacakları karşılamadığında hangi alacaklıya hangi sıra ve miktarda ödeme yapılacağını gösteren cetveldir. Alacağın varlığına itiraz ile yalnız sırasına veya cetvel işlemine ilişkin başvurular farklı yollara tabi olabilir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.140–142,232–235

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Somut Norm Denetimi

    Görülmekte olan bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır. Mahkemenin aykırılık görmesi veya tarafın iddiasını ciddi bulması gerekir. Tarafın itiraz etmesi tek başına normun yürürlüğünü ortadan kaldırmaz.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 152

  • Ceza ve İnfaz

    Sorgu

    Şüpheli veya sanığın soruşturma ya da kovuşturma konusu suç hakkında hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Müdafi yardımından yararlanma ve suçlama hakkında susma güvenceleri burada da geçerlidir. Kollukta yapılan her görüşme hukuken sorgu olarak adlandırılmaz.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-h ve 147

  • Ceza ve İnfaz

    Soruşturma ve Kovuşturma

    Soruşturma, yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. İddianamenin hazırlanması ile kabul edilmesi aynı işlem değildir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-e ve f

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Soybağı

    Çocuk ile ana ve baba arasında hukuken kurulan bağdır. Ana ile bağ doğumla; baba ile bağ evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulabilir. Evlat edinme de soybağı kuran ayrı bir yoldur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 282

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Soybağının Reddi

    Evliliğe bağlı babalık karinesini çürüterek mevcut soybağını kaldırmayı amaçlayan dava yoludur. Dava hakkı, taraflar, ispat ve süreler kanunda özel olarak düzenlenir. Yeni bir erkekle soybağı kurulması, mevcut bağın kaldırılmasından ayrı bir hukuki işlemdir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 285–291

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Soyut Norm Denetimi

    Kanunda belirtilen normların Anayasaya uygunluğunun, belirli bir davada uygulanmaları beklenmeden Anayasa Mahkemesince denetlenmesidir. Doğrudan iptal davasını açabilecek kişiler ve organlar Anayasada sınırlanmıştır. Bireylerin her kanuna karşı doğrudan iptal davası açması mümkün değildir.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 148 ve 150–151

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşme Serbestisi

    Tarafların, kanuni sınırlar içinde sözleşme yapıp yapmamayı ve içeriğini belirleyebilmesidir. Emredici hükümler, kişilik hakları, ahlak ve kamu düzeni bu serbestiyi sınırlayabilir. Özellikle koruyucu sözleşme kuralları, tarafların her hükmü serbestçe kararlaştırmasına izin vermez.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 26–27

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşmenin Devri

    Bir sözleşmedeki taraf sıfatının, hak ve borçlarla birlikte başka kişiye geçirilmesidir. Devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın iradesi veya önceden verilmiş izin önem taşır. Sadece bir alacağın devrinden daha geniş sonuç doğurur.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 205

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşmenin Kurulması

    Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarının birleşmesiyle sözleşmenin oluşmasıdır. İrade açıklaması açık veya örtülü olabilir. Kanunun geçerlilik için özel şekil aradığı sözleşmelerde yalnız sözlü anlaşma yeterli olmayabilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1–2, 12

  • Usul ve Yargılama

    Sözlü Yargılama

    Yazılı yargılama usulünde tahkikat bittikten sonra taraflara son açıklamalarını yapma olanağı tanınan aşamadır. Mahkeme bu açıklamaları değerlendirerek hükme gider; uygulanan yargılama usulünün özellikleri ayrıca dikkate alınır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.186

    Doktrin: Saygılı / Akça, Sözlü Yargılama ve Adil Yargılanma Hakkı, Adalet Dergisi 67 (2021)

  • Ceza ve İnfaz

    Suça Teşebbüs

    İşlenmesi kastedilen suçun elverişli hareketlerle doğrudan icrasına başlanmasına rağmen, failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamasıdır. Salt hazırlık hareketleri kural olarak teşebbüsle aynı değildir. Ceza değerlendirmesinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 35

  • Ceza ve İnfaz

    Suça Yardım Etme

    Suçun işlenmesini araç sağlama, yol gösterme veya kanunda sayılan başka desteklerle kolaylaştıran iştirak biçimidir. Yardımın suçun işlenmesiyle bağlantısı ve kişinin kastı araştırılır. Suç sonrasındaki her yardım, önceden vaat veya ilgili diğer koşullar olmadan bu maddeye girmez.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 39

  • Ceza ve İnfaz

    Suçta ve Cezada Kanunilik

    Bir davranışın suç sayılması ve ona ceza veya güvenlik tedbiri uygulanması kanuni dayanak gerektirir. İdarenin düzenleyici işlemiyle suç ve ceza konulamaz. Suç ve ceza hükümleri kıyas yoluyla genişletilemez.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 2

  • Usul ve Yargılama

    Sulh

    Tarafların aralarındaki uyuşmazlığı anlaşarak kısmen veya tamamen sona erdirmesidir. HMK’de düzenlenen mahkeme içi sulh, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konularda yapılır ve ilgili dava bakımından kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Mahkeme dışındaki anlaşmaların şekli ve etkisi ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 313–315

  • Ceza ve İnfaz

    Susma Hakkı

    Şüpheli veya sanığın kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmamayı seçebilmesidir. İfade veya sorgu öncesinde bu hak bildirilmelidir. Kimliğe ilişkin soruları doğru yanıtlama yükümlülüğüyle suçlama hakkında konuşmama hakkı birbirinden ayrılır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 147

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Sürekli İş Göremezlik Geliri

    İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün kanuni düzeyde azaldığının yetkili usulle tespiti üzerine bağlanan gelirdir. Malullük aylığıyla aynı yardım değildir; kaybın türü, derecesi ve bağlanma koşulları ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.19,25–26

Ş

  • Ceza ve İnfaz

    Şikâyete Bağlı Suç

    Soruşturma ve kovuşturma için kanunen hak sahibinin şikâyetinin arandığı suçtur. Genel şikâyet süresi, fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Suça özgü süre ve istisnalar, şikâyet ehliyeti ile vazgeçmenin sonuçları ayrıca incelenir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 73

  • Ceza ve İnfaz

    Şüpheli

    Ceza soruşturması aşamasında suç şüphesi altında bulunan kişidir. Bu sıfat kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. İddianamenin kabulüyle kovuşturma başladığında kanundaki sıfat sanık olur.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-a, b, e ve f

T

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tacir

    Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi için kullanılan hukuki sıfattır. Ticaret şirketleri ve kanunda belirtilen bazı kuruluşlar da tacir sayılır. Tacir olmanın ticari iş, defter tutma ve sorumluluk bakımından özel sonuçları vardır.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 12 ve 16

  • Usul ve Yargılama

    Tahkikat

    Hukuk davasındaki iddia ve savunmaların, uyuşmazlık konuları ve deliller üzerinden incelendiği aşamadır. Ceza soruşturmasıyla aynı işlem değildir; tanık dinlenmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi ispat faaliyetleri bu aşamada yürütülebilir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.143–146,184

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Tahliye Taahhütnamesi

    Kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını kiralananın tesliminden sonra yazılı olarak bildirmesidir. Taahhüde uyulmazsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde dava veya icra yoluna başvurabilir (TBK m. 352/1).

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 352/1

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Takas

    Tarafların birbirinden olan, kanuni koşulları taşıyan alacaklarının daha az olan tutar ölçüsünde sona erdirilmesidir. Genel olarak aynı tür ve muaccel edimler arasında takas beyanıyla sonuç doğurur. Her alacak takasa elverişli değildir; kanuni yasak ve sınırlamalar vardır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 139–145

  • İcra ve İflas

    Takip Talebi

    Alacaklının icra dairesinden cebri icra işlemlerinin başlatılmasını istediği başvurudur. Taraflar, alacak, faiz ve seçilen takip yolu gibi kanunen gerekli bilgileri içerir; talep verilmesi alacağın haklılığını kesinleştiren bir mahkeme kararı değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.42,58–60

  • Ceza ve İnfaz

    Taksir

    Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışla, kanundaki suç neticesinin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Taksirli davranış ancak kanunun açıkça cezalandırdığı hâllerde ceza sorumluluğu doğurur. Sorumluluk kişinin kendi kusuruna göre belirlenir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 22

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Tam Yargı Davası

    İdari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin zararının giderilmesini isteyebildiği idari dava türüdür. Zararın kaynağına göre ön başvuru ve dava açma kuralları değişebilir. İptal talebiyle aynı hukuki işlevi taşımaz.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 12–13

  • Usul ve Yargılama

    Tanık Delili

    Davada taraf olmayan kişinin uyuşmazlıkla ilgili bildiği olayları mahkemeye anlatmasıyla elde edilen delildir. Hangi olayın tanıkla ispatlanabileceği, tanıkların bildirilmesi ve dinlenmesi kanuni kurallara bağlıdır; her iddia için tanık anlatımı yeterli sayılmaz.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.240–265

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Tanıma

    Babanın kanunda öngörülen şekillerden biriyle çocuğun kendisinden olduğunu açıklamasıdır. Yazılı başvuru, resmî senet veya vasiyetname gibi kanuni yollarla yapılabilir. Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 295–300

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Sicili

    Taşınmazlar üzerindeki hakların kaydedildiği resmî sicil düzenidir. Mülkiyet, sınırlı ayni haklar ve belirli diğer kayıtlar sicilde yer alır. Sicili inceleme, kayıtların etkisi ve iyiniyetli kazanım kanuni koşullara bağlıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 997–1000, 1020–1024

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Sicilinin Düzeltilmesi

    Gerçek hak durumuna uymayan kaydın, kanuni koşullarla doğru hâle getirilmesidir. Ayni hakkı zedelenen kişi yolsuz kayda karşı dava açabilir. İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı ve basit yazım yanlışının düzeltilmesi farklı kurallara tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1027

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapuya Tescil

    Taşınmaz üzerindeki ayni hakkın tapu siciline işlenmesidir. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille gerçekleşir; miras ve mahkeme kararı gibi kanuni istisnalar vardır. Tescil için geçerli hukuki sebep ve gerekli belgeler aranır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 705, 1013–1015

  • Usul ve Yargılama

    Taraf Ehliyeti

    Bir kişinin hukuk davasında davacı veya davalı olarak yer alabilmesidir. Medeni haklardan yararlanma ehliyetiyle bağlantılıdır; davayı bizzat yürütebilme yeteneği olan dava ehliyetiyle aynı kavram değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.50–52

  • İcra ve İflas

    Tasarrufun İptali Davası

    Borçlunun kanunda belirtilen işlemlerine karşı alacaklının tahsil olanağını koruyan davadır. Kabul kararı kural olarak davacıya ilgili mal üzerinde cebri icra yetkisi verir; taşınmazın tapusunun mutlaka borçlu adına döndürülmesiyle aynı sonuç değildir.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.277–284

  • Usul ve Yargılama

    Tebligat

    Hukuki işlemin kanunda öngörülen usulle ilgilisine bildirilmesi ve bunun belgelenmesidir. Sürelerin başlangıcında tebligatın türü, muhatabı ve usule uygunluğu önem taşır. Elektronik tebligatta beşinci gün kuralı; usulsüz tebligatta ise öğrenme tarihi gibi özel hükümler bulunur. Bir SMS veya e-postanın gelmesi tek başına her durumda resmî tebligat sayılmaz.

    Dayanak: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 1, 7/a, 10–11 ve 32

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Tedbir Nafakası

    Geçim ve bakım ihtiyacını karşılamak için alınan geçici parasal önlemdir. Boşanma veya ayrılık davasında hâkim, eşler ve çocuklar için gerekli önlemlere kendiliğinden karar verebilir. Dava açılmadan ayrı yaşama durumunda da kanuni koşullarla parasal katkı istenebilir; bu yolun şartları TMK m. 197’de ayrıca düzenlenmiştir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169, 197 ve 200

  • Ceza ve İnfaz

    Tekerrür

    Önceki suçtan verilen hüküm kesinleştikten sonra yeniden suç işlenmesi hâlinde, kanuni şartlarla uygulanan rejimdir. Önceki cezanın infaz edilmiş olması her durumda şart değildir; süreler, suç türleri ve yaş istisnaları vardır. Tekerrürün tespiti ile uygulanacak infaz hesabı ayrı ayrı yapılır.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 58 · 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 108

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Telafi Çalışması

    Kanunda belirtilen nedenlerle çalışılmayan sürelerin, belirli koşul ve sınırlar içinde daha sonra çalışılarak karşılanmasıdır. Usulüne uygun telafi çalışması fazla çalışma sayılmaz; tatil günleri ve günlük çalışma sınırları bakımından özel kurallara uyulmalıdır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.64

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Temerrüt Faizi

    Para borçlusunun temerrüde düşmesi üzerine işleyen faizdir. Temerrüdün başlangıcı, gerektiğinde ihtar ve borcun vadesi dikkate alınarak belirlenir. Oran bakımından sözleşme, kanuni faiz, ticari işlere ilişkin hükümler ve özel düzenlemeler birlikte kontrol edilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 117–120 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 2

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Temsil

    Bir kişinin yetkisi içinde başkası adına ve hesabına hukuki işlem yapmasıdır. Doğrudan temsil koşulları varsa işlemin sonuçları temsil olunana ait olur. Temsil yetkisi, iç ilişkideki vekâlet sözleşmesiyle her zaman aynı kapsamda değildir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 40–48

  • Usul ve Yargılama

    Temyiz

    Kanunen temyize açık kararların Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Hukuk yargısında genel süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyize açık kararlar, parasal sınırlar ve özel hükümler ayrıca değerlendirilir; ceza yargısının kuralları ayrıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 361–362

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tenkis

    Saklı payı zedelenen mirasçının, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalarının kanuni ölçüde azaltılmasını istemesidir. Bütün tasarrufun her durumda baştan geçersiz olduğu anlamına gelmez. Hesap, tenkise tabi kazandırmalar ve sıra kuralları birlikte uygulanır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 560–571

  • Usul ve Yargılama

    Terditli Dava

    Davacının bağlantılı taleplerini bir öncelik sırasına koyarak aynı davalıya karşı ileri sürdüğü davadır. Mahkeme asıl talebi esastan reddetmedikçe ona bağlı olarak sunulan sonraki talebi inceleyip karara bağlayamaz.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.111

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tereke

    Ölen kişinin miras yoluyla geçebilen hak ve borçlarının bütünüdür. Yalnız ev, araç ve banka hesabı gibi olumlu değerlerden oluşmaz; borçları da kapsar. Kişiye sıkı bağlı hakların geçişi için ayrı kurallar bulunur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575, 599, 620

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Terekenin Resmî Defteri

    Terekenin aktif ve pasiflerinin sulh mahkemesince belirlenip deftere yazılması usulüdür. Mirasçının mirası kabul veya ret kararını bilgiye dayalı verebilmesine hizmet eder. Defterin tutulması, kabulün türü ve borçlardan sorumluluk bakımından özel sonuçlar doğurur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 619–631

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Terekenin Resmî Tasfiyesi

    Miras mallarının ve borçlarının kanuni usulle yönetilerek alacaklıların ödenmesi ve kalanın belirlenmesidir. Mirasçının talebi ile alacaklıların talebinin koşulları farklı olabilir. Bu yol, mirasın reddi veya mirasçılar arasında olağan paylaşma ile aynı değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 632–636

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Terk Nedeniyle Boşanma

    Eşin evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek için diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi üzerine başvurulabilen özel boşanma yoludur. Diğerini konuttan ayrılmaya zorlayan veya dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılabilir. Süre ve usulüne uygun ihtar koşulları gerçekleşmeden yalnız ayrı yaşama olgusu yeterli değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 164

  • Usul ve Yargılama

    Tespit Davası

    Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun, yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini amaçlayan davadır. Kanuni istisnalar dışında güncel hukuki yarar gerekir; maddi olaylar tek başına bu davanın konusu yapılamaz.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.106

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ticaret Sicili

    Tacir ve ticari işletmeye ilişkin kanunen kaydedilmesi gereken bilgilerin tutulduğu resmî sicildir. Tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi ilgili hükme göre belirlenir. Her sicil kaydının aynı kurucu veya açıklayıcı etkiyi taşıdığı varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 24–36

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ticaret Unvanı

    Tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaptığı ve işletmeyle ilgili belgeleri imzaladığı addır. Oluşturulması, kullanılması ve sicile kaydı kanuni kurallara tabidir. Malları veya hizmetleri ayırt eden marka ile aynı işlevi taşımaz.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 39–46

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ticari Elektronik İleti

    Ticari amaçla elektronik iletişim araçları üzerinden gönderilen veri, ses veya görüntü içerikli iletidir. Onay, kanuni istisnalar ve alıcının iletileri reddetme hakkı birlikte değerlendirilir. Bir iletişim bilgisinin elde bulunması her durumda tanıtım mesajı gönderme yetkisi vermez.

    Dayanak: 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, m. 2, 6 ve 8

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Ticari İşletme

    Esnaf işletmesi sınırını aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen faaliyetlerin devamlı ve bağımsız yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile onu işleten kişi ayrı kavramlardır. Her gelir getirici faaliyet, devamlılık ve diğer koşullar incelenmeden ticari işletme sayılmaz.

    Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 11

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Toplu İş Sözleşmesi

    İşçi sendikasıyla yetkili işveren tarafı arasında iş sözleşmelerinin kurulması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümler getiren sözleşmedir. Tarafların karşılıklı borçlarını da düzenleyebilir; işyerindeki her çalışanın kendiliğinden aynı biçimde yararlanacağı varsayılmaz.

    Dayanak: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m.2,33,39

  • Ceza ve İnfaz

    Tutuklama

    Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük gibi kanuni koşullarla hâkim veya mahkemece uygulanan geçici koruma tedbiridir. Ceza veya kesin suçluluk kararı değildir. Adli kontrolün yeterli olup olmadığı da gerekçeli olarak değerlendirilir.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 100–101

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tüketici

    Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Aynı kişi bir işlemde tüketici, başka bir işlemde ticari amaçla hareket eden taraf olabilir. Değerlendirme yalnız kişinin mesleğine veya işlemin tutarına göre yapılmaz.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 3/1-k

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tüketici Hakem Heyeti

    Kanundaki görev ve parasal sınırlar içinde tüketici uyuşmazlıklarını inceleyip karara bağlayan heyettir. Başvuru yılına göre geçerli sınır ve uyuşmazlığın niteliği kontrol edilir. Mahkeme olmamakla birlikte kararlarının bağlayıcılığı ve itiraz usulü kanunla düzenlenmiştir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 66–70

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tüketici İşlemi

    Ticari veya mesleki amaçla hareket eden taraf ile tüketici arasında kurulan, kanun kapsamındaki sözleşme ve hukuki işlemdir. Satış yanında sigorta, taşıma veya bankacılık gibi farklı sözleşmeler de kapsama girebilir. İşlem adı kadar tarafların hangi amaçla hareket ettiği de önemlidir.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 3/1-l

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tüketici Kredisi Sözleşmesi

    Kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri menfaat karşılığında ödeme ertelemesi, ödünç ya da benzeri finansman sağladığı sözleşmedir. Ön bilgilendirme, cayma ve erken ödeme gibi konulara özel kurallar uygulanır. Her kredi ilişkisi veya kredi kartı kullanımı aynı koşullarla bu rejime girmez.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 22–31

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Tüketicinin Cayma Hakkı

    Kanunun belirli tüketici sözleşmelerinde, öngörülen koşullarla gerekçe göstermeden sözleşme ilişkisinden çıkma olanağı vermesidir. Başlangıç, bildirim yöntemi, iade ve istisnalar sözleşme türüne göre değişir. Bütün mağaza alışverişlerinde sınırsız iade hakkı bulunduğu anlamına gelmez.

    Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 24, 43 ve 48

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Tüketim Ödüncü

    Para veya tüketilebilen bir şeyin mülkiyetinin, aynı nitelik ve miktarda geri verilmek üzere devredilmesidir. Kullanım ödüncünden farklı olarak aynı nesnenin geri verilmesi gerekmez. Faiz borcu ve geri ödeme koşulları ilişkinin niteliğine ve sözleşmeye göre incelenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 386–392

U

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

    4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçiye, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasa da ödenen ücrettir. Bu günlerde çalışılması hâlinde, çalışılan her gün için ayrıca bir günlük ücret ödenir. Tatilin süresi, çalışma kaydı ve ücretin hesabına ilişkin kurallar birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 47 ve 49–50

  • Usul ve Yargılama

    Usul Ekonomisi

    Davanın makul sürede, düzenli biçimde ve gereksiz masraf doğurmadan yürütülmesini amaçlayan ilkedir. İşlemleri hızlandırma amacı, tarafların açıklama ve ispat hakkının ortadan kaldırılmasını haklı kılmaz.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.27,30

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Uzaktan Çalışma

    İşçinin işverenin iş organizasyonu içinde görevini evinde veya teknolojik iletişim araçlarıyla işyeri dışında yerine getirdiği, yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. İşin uzaktan yapılması işçilik haklarını kaldırmaz; eşit işlem, bilgilendirme ve iş sağlığı yükümlülükleri devam eder.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.14

  • Ceza ve İnfaz

    Uzlaştırma

    CMK’de kapsamı belirlenen suçlarda, şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasına yönelik ceza muhakemesi yöntemidir. Her şikâyete bağlı suç uzlaştırma kapsamında değildir; kanuni istisnalar vardır. Sürecin işletilmesi gereken hâller ile tarafların anlaşmayı kabul etme serbestisi farklıdır.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 253–255

  • Usul ve Yargılama

    Uzman Görüşü

    Tarafın dava konusuyla ilgili uzman bir kişiden aldığı bilimsel değerlendirmedir. Mahkemenin atadığı bilirkişinin raporundan farklıdır; hâkim uzmanı dinleyebilir ve çağrıya geçerli mazeretsiz gelinmemesi raporun değerlendirilmesini etkiler.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.293

Ü

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ücret Hesap Pusulası

    İşçiye yapılan ücret ödemesinin dönemini, eklerini ve kesintilerini gösteren belgedir. Fazla çalışma ve tatil ücretleri gibi eklerle vergi veya sigorta kesintilerinin ayrı gösterilmesi gerekir; yalnız toplam ödeme tutarı bütün hesabı açıklamaz.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.37

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ücret Ödenmediğinde İş Görmekten Kaçınma

    Ücretin kanunda belirtilen süre boyunca mücbir neden dışında ödenmemesi hâlinde işçiye tanınan özel haktır. Koşullarına uygun kullanılması sırf birden fazla işçi katıldığı için grev sayılmaz; her kısa gecikmede koşulsuz çalışmama hakkı doğduğu varsayılmamalıdır.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.34

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ürün Kirası

    Ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasıyla birlikte ürünlerinin toplanmasının bedel karşılığında bırakılmasıdır. Yalnız boş bir yerin kiralanmasıyla aynı olmayabilir. Koruma, işletme ve ürünlerin paylaşılmasına ilişkin özel hükümler bulunur.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 357–359, 364–365

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Üst Hakkı

    Başkasının arazisinin altında veya üstünde yapı yapma ya da mevcut yapıyı koruma yetkisi veren irtifak hakkıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer. Bağımsız ve sürekli nitelikteki hakkın tapu kütüğüne ayrı taşınmaz olarak kaydı özel koşullara bağlıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 726, 826–828

V

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Vasi

    Vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini koruyan ve onu hukuki işlemlerde temsil eden kişidir. Görevini vesayet makamının denetimi altında yürütür. Kanunda sayılan önemli işlemler için ayrıca izin gerekir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 403, 448–456, 462–463

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi

    Mirasbırakanın vasiyetnamesinde, son arzularını uygulaması için görevlendirdiği kişidir. Terekeyi yönetme ve ilgili işlemleri yürütme yetkisi, kanun ve tasarrufun belirlediği kapsamla sınırlıdır. Görevli, sulh hâkiminin denetimine tabidir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 550–556

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyetname

    Kişinin ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Resmî, el yazılı ve olağanüstü koşullarda sözlü şekilleri vardır. Her şeklin koşulları farklıdır; sıradan bir mesaj veya imzasız metin otomatik olarak geçerli vasiyetname sayılmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502, 531–541

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Vekâlet Sözleşmesi

    Vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Sadakat, özen, talimata uyma ve hesap verme yükümlülükleri bulunur. Sözleşme tek başına her türlü temsil yetkisini veya istenen sonucun kesin gerçekleşmesini sağlamaz.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 502–506, 508

  • Usul ve Yargılama

    Vekâlet Ücreti

    Avukatlık hizmetinin karşılığıdır. Taraf ile avukatı arasındaki sözleşmesel ücretten ayrı olarak, yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yükletilen ve tarifeye göre belirlenen karşı taraf vekâlet ücreti de bulunur (1136 m. 164 ve devamı).

    Dayanak: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 164 ve 168–169

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Velayet

    Çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda anne ve babanın hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Esas olarak ergin olmayan çocuklara ilişkindir; kanunda kısıtlanan ergin çocuklar için de özel düzenleme vardır. Boşanma ve ayrılıkta velayetin düzenlenmesinde çocuğun yararı esas alınır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182, 335–346

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Velayetin Kaldırılması

    Çocuğu koruyan diğer önlemler yetersiz kaldığında veya yetersiz kalacağı anlaşıldığında, kanuni sebeplerle velayetin sona erdirilmesidir. Anne veya babanın görevlerini gereği gibi yerine getirememesi ya da ağır biçimde savsaklaması önem taşır. Boşanmada velayetin hangi eş tarafından kullanılacağının belirlenmesiyle aynı karar değildir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 346–351

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Hatası

    Hesapta veya vergilendirmede kanunda tanımlanan yanlışlıklar nedeniyle fazla ya da eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Matrah hesabı, mükellefin şahsı ya da mükerrer vergilendirme gibi farklı görünümleri vardır. Her hukuki yorum uyuşmazlığı bu kapsamda düzeltilebilir hata sayılmaz.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 116–118

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Hatasının Düzeltilmesi

    Vergi hatasının idarece giderilmesine yönelik kanuni yoldur. Mükellef yazılı düzeltme talebinde bulunabilir; ret ve sürenin durumuna göre şikâyet yolu gündeme gelebilir. Bu başvuru, bütün vergi uyuşmazlıklarında dava açma süresini sınırsız uzatan bir yöntem değildir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 120–126

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Mahkemesi

    Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerle bunların zam ve cezalarına ilişkin kanunda belirtilen uyuşmazlıklara bakan mahkemedir. Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin bazı işlemler de görevine girebilir. İhtilafın konusu ve özel görev kuralları birlikte incelenir.

    Dayanak: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 6

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Mükellefi

    Vergi kanunları uyarınca kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Mükellefin kim olduğu verginin türüne ve vergiyi doğuran olaya göre belirlenir. Başka bir kişiyle yapılan özel sözleşme, kanunun kabul ettiği hâller dışında vergi dairesini bağlamaz.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Sorumlusu

    Verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesinin muhatap aldığı kişidir. Vergi sorumlusu her zaman verginin asıl mükellefiyle aynı kişi değildir. Sorumluluğun kapsamı ve koşulları ilgili vergi kanunundan doğar.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergi Ziyaı

    Vergi ödevlerinin zamanında ya da tam yerine getirilmemesi nedeniyle verginin geç veya eksik tahakkuk etmesi gibi kanunda belirtilen kayıplardır. Gerçeğe aykırı beyanla haksız vergi iadesine yol açılması da kapsama girebilir. Sonradan ödeme yapılması, ceza bakımından tüm sonuçları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 341 ve 344

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Vergide Usulsüzlük

    Vergi kanunlarının şekil ve usule ilişkin yükümlülüklerine uyulmamasıdır. Kanun genel ve özel usulsüzlük hâllerini ayrı düzenler. Vergi kaybı doğurup doğurmadığı ile uygulanacak yaptırım birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 351–353

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Verginin Kanuniliği

    Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulması, değiştirilmesi veya kaldırılması ilkesidir. Anayasa, bazı unsurlarda kanunun çizdiği sınırlar içinde yürütmeye değişiklik yetkisi verilmesine izin verir. Bu yetki sınırsız yeni vergi koyma yetkisi değildir.

    Dayanak: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 73

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Verginin Tahakkuku

    Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken aşamaya gelmesidir. Verginin türüne ve tarh usulüne göre bu aşamanın oluşması farklı kurallara bağlanabilir. Tahakkuk ile tahsil aynı işlem değildir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 22

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Verginin Tahsili

    Verginin kanuna uygun biçimde ödenmesidir. Vergi borcunun hesaplanması veya tahakkuk fişi düzenlenmesi tek başına tahsil anlamına gelmez. Bazı vergilerde kanun, tahakkuku tahsile bağlayan özel bir yapı öngörür.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 23–24

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Verginin Tarhı

    Vergi alacağının, kanuni matrah ve oranlar kullanılarak vergi dairesince miktar yönünden hesaplanıp belirlenmesidir. Beyan, ikmalen veya resen tarh gibi yolların koşulları farklıdır. Tarh, verginin fiilen ödendiği anlamına gelmez.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Verginin Tebliği

    Vergilendirmeye ilişkin hukuki sonuç doğuran hususların yetkili makamca mükellefe veya ceza sorumlusuna usulüne uygun bildirilmesidir. Bildirim yöntemi ve geçerli tebliğ tarihi başvuru sürelerini etkileyebilir. Genel tebligat kurallarıyla vergiye özgü kuralların kapsamı ayrı değerlendirilir.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 21

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Veri İşleyen

    Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel veri işleyen gerçek veya tüzel kişidir. Kendi bağımsız amaçlarını belirlemesi hâlinde ilgili işlemdeki sıfatı ayrıca değerlendirilir. Her dış hizmet sağlayıcı, sözleşmenin adına bakılarak veri işleyen kabul edilemez.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3 ve 12

  • Ticaret, Tüketici ve Veriler

    Veri Sorumlusu

    Kişisel verilerin hangi amaçla ve hangi araçlarla işleneceğini belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulması ve yönetiminden sorumlu gerçek veya tüzel kişidir. Bu sıfat yalnız sözleşmede verilen unvana göre değil, fiilî karar yetkisine göre değerlendirilir. İşlemenin başka hizmet sağlayıcıya bırakılması tüm yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

    Dayanak: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3 ve 12

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Vesayet

    Velayet altında olmayan küçükler ile kanuni koşullarla kısıtlanan erginlerin korunmasını sağlayan hukuki düzendir. Kişinin menfaatlerinin korunması ve temsili için vasi atanabilir. Vesayet makamının denetimi vardır; her işlem vasinin tek başına kararına bırakılmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 396–408, 462–463

Y

  • Ceza ve İnfaz

    Yakalama

    Kişinin kanundaki koşullarla geçici olarak özgürlüğünden yoksun bırakılıp yetkili makam önüne çıkarılmasını sağlayan işlemdir. Suçüstü yakalama ile hâkim veya mahkeme kararına dayalı yakalama farklı koşullara tabidir. Yakalanmış olmak, gözaltı ya da tutuklama kararının kendiliğinden verildiği anlamına gelmez.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 90 ve 98

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yanılma

    Kişinin sözleşme kurarken iradesini etkileyen yanlış değerlendirmesidir. Her yanılma sözleşmeyle bağlılığı ortadan kaldırmaz; kanunda aranan esaslılık koşulları önem taşır. Bildirim, süre ve karşı tarafın zararına ilişkin sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 30–35, 39

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yapı Malikinin Sorumluluğu

    Bir bina veya yapı eserinin yapım bozukluğu ya da bakım eksikliğinden doğan zararın malik tarafından giderilmesine ilişkin sorumluluktur. Kişisel kusurdan ayrı kanuni koşullara dayanır. İntifa veya oturma hakkı sahibinin bakım eksikliğine ilişkin sorumluluğu da ayrıca düzenlenmiştir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 69–70

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Yardım Nafakası

    Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlerin geçimi için, kanuni koşullarda istenebilen nafakadır. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ayrıca refah içinde bulunmalarına bağlıdır; bu ek koşul bütün yakınlara aynı biçimde uygulanmaz. Talep, mirasçılıktaki sıra ve yükümlünün mali gücü gözetilerek değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 364–365

  • Usul ve Yargılama

    Yargılamanın İadesi

    Kesin hükmün kanunda sınırlı biçimde sayılan ağır sebeplerle yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü başvuru yoludur. Karardan memnun olmamak veya daha önce ileri sürülebilecek sıradan bir itirazı tekrarlamak tek başına yeterli değildir.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.374–381

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Yasal Danışman

    Kısıtlanması için yeterli neden bulunmayan ancak korunması gereken ergin kişiye, belirli işlemlerde görüşü alınmak üzere atanan kişidir. Yetkiler kanun ve atama kararının kapsamıyla sınırlıdır. Vasi atanmasıyla aynı hukuki sonuçları doğurmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 429

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Yasal Mirasçı

    Mirasçılık sıfatını mirasbırakanın iradesinden değil kanundan alan kişidir. Altsoy, ana baba ve ilgili zümreler, sağ kalan eş ve kanunun öngördüğü diğer kişiler belirli sıraya göre değerlendirilir. Her akraba aynı anda veya eşit payla mirasçı olmaz.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–501

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Yasal Önalım Hakkı

    Paylı taşınmazdaki payın üçüncü kişiye satılması üzerine diğer paydaşlara tanınan öncelikli edinme hakkıdır. Hak, alıcıya karşı dava yoluyla kullanılır; her devir veya satış türü kapsama girmez. Kanuni istisnalar, bildirim, süre ve bedelin yatırılması koşulları birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 732–734

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Yaşlılık Aylığı

    Uzun vadeli sigorta sisteminde kişiye kendi sigortalılığı üzerinden kanuni koşullarla bağlanan aylıktır. Sigortalılık başlangıcı, tabi olunan statü, prim ve varsa yaş koşulları ile geçiş hükümleri birlikte değerlendirilir; herkes için tek bir emeklilik şartı yoktur.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.28–30,geçici m.1–2

  • Usul ve Yargılama

    Yemin Delili

    Davanın çözümünde önemli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan çekişmeli vakıalara ilişkin, kanuni usulle başvurulan delildir. Her konu yemine elverişli değildir; teklifin, edanın veya kaçınmanın sonuçları günlük dilde söz vermeden farklıdır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.225–239

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Yeni İş Arama İzni

    İş sözleşmesinin bildirimli sona ermesi sırasında işçinin yeni iş bulabilmesi için çalışma saatleri içinde ve ücret kesilmeden verilen izindir. İznin verilmemesi veya izin sırasında çalıştırılma farklı ücret sonuçları doğurur; yıllık izinle aynı hak değildir.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m.27

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yeniden Kiralama Yasağı

    Gereksinim veya yeniden inşa ve imar nedeniyle boşaltılan konut ve çatılı işyerinin yeniden kiralanmasını belirli koşullarla sınırlayan kuraldır. İhtiyaç nedeniyle tahliye ile esaslı onarım sonrası eski kiracının önceliği aynı biçimde düzenlenmez. İhlal, kanuni şartlarla eski kiracı lehine tazminat doğurabilir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 355

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Yerindelik Denetimi Yasağı

    İdari yargının, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunu denetleyip idarenin yerine geçerek tercih yapamaması ilkesidir. Mahkeme idari işlem niteliğinde karar veremez. Takdir yetkisinin bulunması ise bu yetkinin hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2/2

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Yerleşim Yeri

    Kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir adreste geçici olarak bulunmak, o adresi her durumda yerleşim yerine dönüştürmez. Çocuklar ve vesayet altındaki kişiler için kanuni yerleşim yeri kuralları ayrıca uygulanır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 19–22

  • Usul ve Yargılama

    Yetkili Mahkeme

    Davaya hangi yerdeki mahkemenin bakabileceğini ifade eder. Genel yetki kuralı yanında uyuşmazlığa özgü seçenekler ve kesin yetki kuralları bulunabilir; görevli mahkemenin türü ile yetkili mahkemenin yeri ayrı sorulardır.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.5–19

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yetkisiz Temsil

    Kişinin temsil yetkisi bulunmadan veya yetkisini aşarak başkası adına işlem yapmasıdır. İşlem, temsil olunanın onamasıyla onu bağlayabilir. Onama olmazsa karşı tarafın hakları ve yetkisiz temsilcinin sorumluluğu kanuni koşullara göre belirlenir.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 46–48

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Yıllık Ücretli İzin

    4857 sayılı Kanun kapsamında, deneme süresi dâhil en az bir yıllık çalışma sonrasında doğan ve vazgeçilemeyen dinlenme hakkıdır. Genel asgari süreler kıdeme göre 14, 20 veya 26 gündür. Yaş ve yer altı çalışması için özel alt sınırlar vardır; süreler sözleşmeyle artırılabilir. Kullanılmayan hak edilmiş izin, sözleşme sona erince son ücret üzerinden alacağa dönüşür.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 53–59

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Yoksulluk Nafakası

    Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında isteyebildiği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Kanun süresiz talebe imkân tanır; bu, nafakanın hiçbir koşulda değişmeyeceği veya sona ermeyeceği anlamına gelmez. Artırma, azaltma ve sona erme nedenleri ayrıca düzenlenmiştir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 175–176

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Yürütmenin Durdurulması

    Dava konusu idari işlemin uygulanmasının, yargılama sürerken mahkeme kararıyla geçici olarak durdurulmasıdır. Genel koşullar açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar tehlikesinin birlikte bulunmasıdır. Özel kanuni kurallar ve vergi davalarına ilişkin düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 27

Z

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Zamanaşımı

    Özel hukuk alacağında kanuni süre geçtikten sonra borçlunun, zamanaşımı def’ini ileri sürerek ifadan kaçınabilmesine imkân veren kurumdur. Alacak kendiliğinden yok olmaz; hâkim kural olarak zamanaşımını kendiliğinden gözetmez. Durma, kesilme ve özel süre hükümleri ayrıca incelenir. Ceza hukukundaki dava ve ceza zamanaşımı farklıdır.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 146–161

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Zımni Ret

    İdarenin kanunda öngörülen süre boyunca cevap vermemesine hukuken ret sonucu bağlanmasıdır. Bu sonuç, ilgilinin dava yolunu kullanabilmesini sağlar. Özel düzenlemelerde süre ve sonuç farklı olabileceği için her sessizlik aynı biçimde değerlendirilmez.

    Dayanak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 10–11

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zilyetlik

    Bir eşya üzerinde fiilen hâkimiyet kurma durumudur. Malik, kiracı veya ödünç alan kişi farklı sıfatlarla zilyet olabilir. Zilyet olmak her zaman mülkiyet hakkına sahip olmak anlamına gelmez; kanun zilyetliği de belirli saldırılara karşı korur.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 973–984

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Zina

    Eşin evlilik dışı cinsel ilişkisi nedeniyle ileri sürülebilen özel boşanma sebebidir. Her sadakat ihlali aynı koşullarla zina sayılmaz. Dava hakkının süreleri ve affetmenin etkisi ayrıca incelenir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 161

  • Ceza ve İnfaz

    Zincirleme Suç

    Bir suç işleme kararı kapsamında aynı suçun kanundaki koşullarla birden fazla işlenmesi hâlinde tek ceza üzerinden artırım yapılmasını sağlayan kurumdur. Mağdur, zaman ve fiil ilişkisi değerlendirilir. Kanunda kapsam dışında bırakılan suçlar bulunduğundan her tekrar zincirleme suç sayılmaz.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 43

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ziynet Alacağı

    Evlenme nedeniyle verilen altın, takı ve benzeri değerlerin hak sahibine aynen iadesi veya koşullarına göre bedelinin ödenmesi talebidir. Aidiyet ve iade değerlendirmesinde anlaşma, örf ve âdet, kime verildiği ve eldeki deliller önem taşıyabilir. Katılma alacağından farklıdır; talep için her zaman boşanmayı beklemek gerekmez. Bütün takıların otomatik olarak bir eşe ait olduğu varsayımıyla değerlendirme yapılmamalıdır.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1, 6, 220 ve 222

    Doktrin: Cihat Börklüce (2025), Boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin üç eleştiri, ziynet bölümü s. 123–125

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zorunlu Geçit Hakkı

    Genel yola yeterli çıkışı bulunmayan taşınmaz malikinin, tam bedel karşılığında komşu taşınmaz üzerinden uygun geçit istemesidir. En uygun güzergâh ve en az zarar ilkesi gözetilir. Malik istediği yerde kendiliğinden yol açamaz; tarafların yararları birlikte değerlendirilir.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 747

  • Ceza ve İnfaz

    Zorunluluk Hâli

    Kişinin bilerek yol açmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini veya başkasını kurtarmak için, başka korunma olanağı bulunmadan hareket etmesidir. Tehlikenin ağırlığı ile korunan konu ve kullanılan araç arasında orantı aranır. Meşru savunmadaki haksız saldırı koşuluyla aynı kurum değildir.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 25/2

Sık Karıştırılan Kavramlar

Kira tespiti ve kira uyarlaması

Kira tespiti: TBK m. 344–345 koşullarında yeni dönem kira bedelinin belirlenmesine yönelir. Kira uyarlaması: TBK m. 138’deki olağanüstü değişiklik ve aşırı ifa güçlüğü koşullarına dayanır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 138 ve 344–345 · İlgili açıklama

Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı

Kıdem: en az bir yıl ve kanunda belirtilen sona erme hâlleri gibi koşullarla doğar. İhbar: bildirim süresine uyulmayan belirli fesihlerde gündeme gelir. Biri doğarken diğeri doğmayabilir.

1475 sayılı İş Kanunu, m. 14 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17 · İlgili açıklama

Katılma alacağı ve ziynet alacağı

Katılma alacağı: mal rejiminin tasfiyesinde hesaplanan artık değere katılmaya dayanır. Ziynet alacağı: hak sahibine ait takının aynen iadesi veya bedeline ilişkindir. Aynı alacak değildir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 220, 222, 231 ve 236 · İlgili açıklama

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre

Özel hukuk zamanaşımı: kural olarak borçlunun ileri süreceği def’iyle etki doğurur. Hak düşürücü süre: kural olarak kendiliğinden gözetilir; özel süreyi durduran veya işletmeyen hükümler ayrıca kontrol edilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 146–161 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 16/2 ve 18/A/15 · İlgili açıklama

Şüpheli ve sanık

Şüpheli: soruşturma evresindeki suç şüphesi altındaki kişidir. Sanık: kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar kullanılan sıfattır. İkisi de tek başına suçluluk kararı değildir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2 · İlgili açıklama

Tutuklama ve hapis cezası

Tutuklama: yargılama sürecindeki geçici koruma tedbiridir. Hapis cezası: mahkûmiyet hükmüyle belirlenen yaptırımdır. Tutukluluk hükümlülükle eş anlamlı değildir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 100–101 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 45–49 · İlgili açıklama

Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme

Denetimli serbestlikle infaz: 5275 m. 105/A koşullarında kurum dışında infaz yöntemidir. Koşullu salıverilme: kanuni infaz süresinin iyi hâlli tamamlanmasına bağlı ayrı bir aşamadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 105/A ve 107 · İlgili açıklama

Gider avansı ve delil avansı

Gider avansı: dava açılırken tarifeye göre yatırılan, dava şartıyla ilişkili avanstır. Delil avansı: belirli delilin toplanması için istenir; yatırılmamasının usuli sonucu farklıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114/1-g, 120 ve 324 · İlgili açıklama

İlgili Hukuk Rehberleri ve Hesaplama Araçları

Aile ve Boşanma · Kira Hukuku · İş Hukuku · Ceza Hukuku · Hukuki Hesaplamalar

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 19 Eylül 2026. Tanımlar genel bilgi verir. Kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir; akademik görüşler ilgili kartlarda Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page