top of page

Ana Sayfa › Mevzuat › Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun › Madde 79

6183 Sayılı Kanun Menkul Malların Haczi ve Satışı

6183 Sayılı Kanun Madde 79: Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun · Madde 79 · Son kontrol: 27 Ekim 2026

Madde Metni

Madde 79 – (Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)

Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.

Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.

Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.

Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.

Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.

Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.

Madde Gerekçesi

Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî yasama belgesinden (TBMM 9. Dönem, S. Sayısı: 286 – Kamu alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun lâyihası (1/464)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Kanunlaşan 79. madde, tasarının 143. maddesine karşılık gelir; gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Bu bölüm, taranmış resmî belgeden optik karakter tanıma (OCR) ile okunmuş ve sayfa görüntüleriyle satır satır karşılaştırılarak düzeltilmiştir; basılı metindeki dizgi hataları olduğu gibi korunmuştur. Esas olan resmî belgedir. Değişiklik gerekçeleri, değiştirici kanunun resmî gerekçesinden (TBMM sıra sayısı/teklif metni veya Mevzuat Bilgi Sistemi) aynen aktarılmıştır; eşleşme, bu maddedeki resmî değişiklik işareti (tarih–kanun/madde) ve değiştirici kanunun TBMM'de kabul edilen metniyle doğrulanmıştır. Gerekçeler teklif veya tasarı metnine ilişkindir; madde komisyonda veya Genel Kurulda değiştirilmiş olabilir. Madde sonradan değiştirildiği için gerekçe yürürlükteki metinle farklılık gösterebilir (bkz. Değişiklik ve Yürürlük Notları). Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.

Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 143)

141 ilâ 151 nci maddelerde menkul malların haciz ve satışına ait hükümler yer almıştır. Bundan evvelki bölümde de haciz ve satışa (paraya çevirmeye) mütaallik hükümler bulunmakla beraber onlar umumi mahiyette hükümlerdir, bu bölümde ise bilhassa menkul malların haciz ve satışına ait hükümler bulunmaktadır. Bu hükümler de umumi icra hukuku ile ahenkli bir bünye arzetmektedir.

Geçici Komisyonu Raporundaki Açıklama

Tasarı Madde 143 (Değişik 79) :

Son fıkradaki (Borçluya baş vurma) ifadesi hukuki görülmediğinden (Borçluya rücu) şeklinde değiştirilmiştir.

Değişiklik Gerekçesi: 5479 sayılı Kanun m. 5 (30/3/2006)

Madde 5.- Bu madde ile 6183 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmesi önerilmektedir.

Yapılan düzenlemede, bu Kanun ile 6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde yapılan değişiklik dikkate alınarak değişiklik öncesi hükümlere göre amme borçlusu sayılmış üçüncü şahısların

menfi tespit davası açma haklarına yönelik açıklayıcı hüküm sevk edilmektedir.

Ayrıca madde metninde yapılan düzenlemeye paralel olarak maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla menfi tespit davası açma hakkı bulunmayan üçüncü şahıslardan, bu Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrine itiraz edilmiş ve kısmen veya tamamen itirazı reddolunmuş olanlar ile takip konusu amme alacağının asıl amme borçlusu tarafından ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı sona ermiş olanlardan, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanmış ve tahsil edilmemiş olan haksız çıkma zammının tahsilinden vazgeçileceği belirtilerek borçlular arasında eşitlik sağlanması amaçlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem, S. Sayısı: 1081 – Kanun Teklifi madde 5 gerekçesi.

Hukuk Sözlüğünde İlgili Terimler

Madde Künyesi

  • Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  • MaddeMadde 79
  • Bölümİkinci Kısım – Amme Alacağının Cebren Tahsili › İkinci Bölüm – Menkul Malların Haczi ve Satışı
  • Kanundaki BaşlıkÜçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi
  • DurumYürürlükte
  • Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
  • Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 286, değişiklik gerekçesi)
  • Son Kontrol27 Ekim 2026

Kanunda Gezinme

‹ Madde 78 · Madde 80 ›

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: tüm maddeler

Mevzuat aramasına dön

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.

bottom of page