Ana Sayfa › Mevzuat › Bilirkişilik Kanunu › Madde 10
6754 Sayılı Kanun Bilirkişiliğe Kabul, Bilirkişilik Sicili ve Bilirkişilik Listesi
Bilirkişilik Kanunu Madde 10: Bilirkişiliğe Kabul Şartları
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu · Madde 10 · Son kontrol: 18 Ekim 2026
Madde Metni
MADDE 10- (1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
b) (Ek: 5/6/2017-KHK-691/10 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/10 md.) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak. [4]
c) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak.
ç) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli olarak yasaklanmamış olmak.
d) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı olmamak.
e) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak.
f) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak.
g) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.
ğ) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.
(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin bünyesinde bilirkişi olarak çalışacak kişiler bakımından da birinci fıkradaki şartlar aranır ve düzenlenen raporlarda bu kişilerin adı ve soyadı ile imzası bulunur.
(3) Daha önce yaptığı başvurusu mesleki olarak yeterli nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle reddedilenler, bir yıl geçmedikçe yeniden bilirkişilik yapmak için başvuruda bulunamazlar.
(4) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez.
Değişiklik ve Yürürlük Notları
[4] 5/6/2017 tarihli ve 691 sayılı KHK’nin 10 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına (a) bendinden sonra gelmek üzere (b) bendi eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 31/1/2018 tarihli ve 7069 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.
Madde Gerekçesi
Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî TBMM belgesinden (TBMM 26. Dönem, S. Sayısı: 388 – Bilirkişilik Kanunu Tasarısı (1/687)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Bu bölüm, taranmış resmî belgeden optik karakter tanıma (OCR) ile okunmuştur; yazım farklılıkları olabilir, esas olan resmî belgedir. Maddede 691 sayılı KHK (5/6/2017), 7069 sayılı Kanun (31/1/2018) ile yapılan değişikliklerin gerekçesi bu sayfada yer almamaktadır (resmî gerekçe metni okunabilir biçimde bulunamadı, eşleşme doğrulanamadı veya değişiklik kanun hükmünde kararnameyle yapıldı). Madde sonradan değiştirildiği için gerekçe yürürlükteki metinle farklılık gösterebilir (bkz. Değişiklik ve Yürürlük Notları). Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.
Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 10)
MADDE 10- Maddeyle, bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerin bilirkişiliğe kabul edilebilmeleri için sahip olmaları gereken koşullar belirlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bilirkişiliğe kabul için engel teşkil eden suçlar belirlenmekte, diğer bentlerde ise gerekli olan diğer koşullara yer verilmektedir. Buna göre, bilirkişilik faaliyetinde bulunmak isteyen tüm gerçek kişilerin, etik ilkeler, temel hukuk kuralları ve rapor yazım teknikleri gibi konulardan oluşan bir temel eğitimi tamamlamak mecburiyeti bulunmaktadır. Ayrıca daha fazla bir süre belirlenen haller hariç olmak üzere, asgari bir uzmanlık ve yeterliliğin sağlanabilmesi amacıyla bilirkişilerin, uzmanlık alanında fiilen en az beş yıllık mesleki deneyime sahip olması gerekmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bilirkişiliğe kabul başvurusu, mesleki yeterlilik gerekçesiyle kabul edilmeyenlerin, bir yıl süreyle yeni başvuruda bulunamayacakları öngörülmektedir. Bu düzenlemenin amacı, bilirkişiliğe kabul başvurusu mesleki yeterlilik gerekçesiyle reddedilenlere, söz konusu eksikliği giderebilmeleri amacıyla makul bir süre tanınmasıdır. Burada dikkate alınması gereken husus, mesleki yeterlilik olup, beş yıllık sürenin tamamlanması gibi eksik olan diğer şekli şartların gerçekleşmesi halinde bir yıllık süre beklenmeksizin başvuruda bulunulabileceğidir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bilirkişilik başvuruları uzmanlık alanı bakımından sınırlandırılmakta ve hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, ancak hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmeleri durumunda, hukuk alanı dışındaki uzmanlık alanında bilirkişi olarak görev yapabilmelerine imkân tanınmaktadır. Hukuka uygun olarak hüküm verme görevinin münhasıran hâkime ait olduğu, Anayasanın 138 inci maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu kural uyarınca hukuk kuralları bir bütün olup, genel ve özel olarak ayrılamayacağı gerçeği dikkate alındığında, hukuki sorunların en yetkin bilirkişisi, hâkimin kendisidir. Ayrıca, yargılama hukukumuzda hâkimin hukuk bilgisiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurması kesin olarak yasaklanmıştır. Bu kapsamda, hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında başka bir uzmanlığa sahip olmadıkça bilirkişilik listelerine kabul edilmemesi, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümü mümkün olan konularda bilirkişi görevlendirilememesi kuralının tabii bir sonucudur.
Hukuki meseleleri hâkimin kendisi mesleki bilgisi ve tecrübesiyle çözmesi gerektiğinden, salt hukuki konularda uzman bilirkişi ihtiyacı zaten bulunmamaktadır. Düzenlemenin amacı, Anayasayla hâkime verilen mutlak yargı yetkisinin, bilirkişi vasıtasıyla dahi olsa bir başkasına devrini önlemek, hukuk kurallarını araştırmak, yorumlamak ve bizzat uygulamakla görevli hâkimin uyuşmazlık hakkında bir kez de bilirkişi atayarak gereksiz yere yargılama giderlerinin artmasına ve buna bağlı olarak yargılama sürelerinin uzamasına sebep olmasını önlemek, bilirkişilik kurumunu gerçek fonksiyonuyla buluşturmak ve “bilirkişi adaleti” olarak adlandırılan uygulamalara son vermektir.
Madde Künyesi
- Kanun6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu
- MaddeMadde 10
- BölümÜçüncü Bölüm – Bilirkişiliğe Kabul, Bilirkişilik Sicili ve Bilirkişilik Listesi
- Kanundaki BaşlıkBilirkişiliğe kabul şartları
- DurumYürürlükte
- Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 388)
- Son Kontrol18 Ekim 2026
Kanunda Gezinme
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.