Ana Sayfa › Mevzuat › Ceza Muhakemesi Kanunu › Madde 191
5271 Sayılı Kanun Duruşma
CMK Madde 191: Duruşmanın Başlaması
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Madde 191 · Son kontrol: 18 Ekim 2026
Madde Metni
Madde 191 – (1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.
(2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.
(3) Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,
b) (Değişik: 24/11/2016-6763/29 md.) İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır.
Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.
Madde Gerekçesi
Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî TBMM belgesinden (TBMM 22. Dönem, S. Sayısı: 698 – Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı (1/535)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Kanunlaşan 191. madde, tasarının 197. maddesine karşılık gelir; gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Değişiklik gerekçeleri, değiştirici kanunun resmî gerekçesinden (TBMM sıra sayısı/teklif metni veya Mevzuat Bilgi Sistemi) aynen aktarılmıştır; eşleşme, bu maddedeki resmî değişiklik işareti (tarih–kanun/madde) ve değiştirici kanunun TBMM'de kabul edilen metniyle doğrulanmıştır. Gerekçeler teklif veya tasarı metnine ilişkindir; madde komisyonda veya Genel Kurulda değiştirilmiş olabilir. Madde sonradan değiştirildiği için gerekçe yürürlükteki metinle farklılık gösterebilir (bkz. Değişiklik ve Yürürlük Notları). Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.
Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 197)
Madde 197. - Duruşmanın başlamasına ilişkin bu madde ile, 1412 sayılı Kanunun 236 ncı maddesine göre yapılan değişiklikler aşağıda belirtilmiştir:
Sanığa iddianame okunduktan sonra susma ve yüklenen suç hakkında konuşmama hakkı olduğunun bildirilmesi yeni bir ektir. Yeni maddeye göre, sanığa haklarının gerçekten anlayabileceği bir biçimde açıklanarak anlatılması zorunlu hâle getirilmiştir.
Getirilen yeni ve önemli hüküm, iddianamenin kabulü kararının okunmasıdır. Bu okunma anı büyük önem taşımaktadır. Zira bazı yetkiler bundan sonra kullanılmaktadır ve duruşmanın başlamasına bağlıdır yani yetkiler duruşmanın açılmasıyla kullanılabilir veya kullanılamazlar.
İddianamenin kabulü kararının, soruşturmadan kovuşturma evresine geçişin sınır taşını oluşturduğu evvelce açıklanmıştı. İddianame kabul edilince kovuşturma evresi başlamakta ve duruşma hazırlığına girişilmektedir. İddianamenin kabulü ile duruşmanın başladığının salonda mahkeme başkanı veya hâkim tarafından açıklanarak iddianamenin kabulü kararının okunması ile dar anlamda duruşma başlar ve bunun birbirini izleyen usul işlemlerinin ara vermeksizin aynı yerde yoğun bir biçimde yapılmasının sonunda, aynı hâkim tarafından hükmün verilmesi, dar anlamda duruşma aşamasını oluşturacaktır.
Bundan sonra sanığın ve avukatının hazır bulunup bulunmadığı saptanacaktır. Tasarının temel hedeflerinden biri, savunmayı güçlendirmek olduğundan bu hüküm getirilmiştir.
Daha sonra mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın açık kimliğini ve kişisel durumunu saptayacak, iddianame veya iddianame yerine geçen belge okunacak ve sanığa "susma hakkı" ve "yüklenen suçla ilgili konuşmama hakkı" olduğu bildirilecektir.
Adalet Komisyonu Raporundaki Açıklama
Tasarının 197 nci maddesi daha açık bir biçimde ifade edilmek amacıyla fıkra ve bentler halinde yeniden düzenlenmiş ve 191 inci madde olarak kabul edilmiştir.
Değişiklik Gerekçesi: 6763 sayılı Kanun m. 29 (24/11/2016)
MADDE 30- 5271 sayılı Kanunun 191 inci maddesinde yapılan değişiklikle, İ duruşmanın başlangıcında iddianame veya iddianame yerine geçen belgelerin okunması yerine iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesinin anlatılması öngörülmektedir.
Yürürlükteki düzenleme uyarınca iddianamenin duruşmanın başlangıcında okunması, sanığın hakkındaki isnatlardan haberdar edilmesinin ve bu çerçevede adil yargılama hakkının bir gereğidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, hakkında bir suç isnadında bulunulan kişinin kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkı güvence altına alınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında ise, suçlamadan haberdar edilmenin, zamanında ve detaylı bir bilgilendirmeyi gerekli kıldığı vurgulanmaktadır. Bilgilendirmenin, suçlamanın sebebini, yani suçlamanın dayanağı olan maddi gerçekleri (isnat edilen eylemleri) ve suçlamanın niteliğini, yani maddi gerçeklerin hukuki nitelendirmesini içermesi gerekmektedir. Bu temel güvenceye uygun bir bilgilendirme olduğu sürece, duruşmanın başlangıcında kamu davası açan belgenin ayrıca okunması bir mecburiyete dayanmamaktadır.
Nitekim, Avusturya, Fransa, Belçika ve İsviçre gibi ülke mevzuatlarında, sanığın yüklenen suçlamalar hakkında bilgilendirilmesini (iddianamenin tebliği, sanığa suçunun anlatılması ve benzeri) temin edici düzenleme ve uygulamalara rastlanılmakla birlikte, iddianamenin i duruşmada bütünüyle okunmasını zorunlu ve gerekli kılan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
İddianame veya kamu davası açan belgenin, duruşmanın başında bütünüyle okunmasını düzenleyen 191 inci maddenin yürürlükteki hükmü, uygulamada bazı sorunlara neden olmaktadır. Terör ve örgütlü suçlar başta olmak üzere, kapsamlı dosyalarda bu belgelerin bütünüyle okunması oldukça uzun süreler almakta, bazı davalarda bu aşamanın geçilmesi ayları bulmaktadır. Bu durum, sebep olduğu zaman maliyetiyle, yargılamaları i makul süre eşiği bakımından zorlamaktadır. 5271 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iddianamenin duruşma öncesinde sanığa tebliğinde zorunluluk bulunmaktadır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise tebliğ işlemiyle duruşma günü — arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği hükme bağlanmış olup, uygulamada bu sürenin daha uzun tutulduğu bilinmektedir. Söz konusu hükümler, sanığın hakkında açılan kamu davasının mahiyeti ve içeriği hakkında detaylı biçimde bilgilendirilmesi bakımından yeterli güvenceleri içermektedir. Sürenin yetersizliği, sanık veya müdafiinin dosyaya erişimi ve isnat konularını incelemeleri için zamana ihtiyaç duymaları halinde ek süre talep edilmesinde de bir engel bulunmamaktadır. Sanığın bilgilendirilme hakkı bakımından bu temel güvencelerin varlığı gözetilerek, 191 inci maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinde değişikliğe gidilmekte ve kamu davası açan belgelerin duruşma başlangıcında sanığa yöneltilen suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirilmesinin anlatılmasıyla yetinilmesine imkân tanınmaktadır.
Kaynak: TBMM 26. Dönem – Kanun Tasarısı metni – Kanun Tasarısı madde 30 gerekçesi (kabul edilen 6763 sayılı Kanunun 29. maddesine karşılık gelir). Bu gerekçe, taranmış resmî belgeden optik karakter tanıma (OCR) ile okunmuştur; yazım farklılıkları olabilir, esas olan resmî belgedir.
Madde Künyesi
- Kanun5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- MaddeMadde 191
- BölümÜçüncü Kitap – Kovuşturma Evresi › Birinci Kısım – Kamu Davasının Yürütülmesi › İkinci Bölüm – Duruşma
- Kanundaki BaşlıkDuruşmanın başlaması
- DurumYürürlükte
- Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 698, değişiklik gerekçesi)
- Son Kontrol18 Ekim 2026
Kanunda Gezinme
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.