top of page

Ana Sayfa › Mevzuat › Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun › Madde 110

5275 Sayılı Kanun Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis Cezalarının Özel İnfaz Şekilleri

İnfaz Kanunu Madde 110: Özel İnfaz Usulleri

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun · Madde 110 · Son kontrol: 18 Ekim 2026

Madde Metni

Madde 110- (Değişik:14/4/2020-7242/50 md.)

(1) İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının;

a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları,

b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri,

Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/15 md.) (a) bendinde belirtilen infaz usulü, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir.

(2) Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere;

a) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl,

b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl,

c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam beş yıl,

d) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) Seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam altı yıl,

veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

(3) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Mahkûmun durumu, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkimi, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldırır. Mahkûm, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izlenir. Toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi zorunludur. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair karar infaz hâkimliğince kaldırılır.

(4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldırır.

(5) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır.

(6) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilir.

(7) İnfaz hâkimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verilir ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir. Bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.

(8) Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır.

(9) Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri;

a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,

d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,

e) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler,

hakkında uygulanmaz.

(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Değişiklik ve Yürürlük Notları

[65] 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl altı ay,” ibaresi “ üç yıl, ”, “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “bir yıl,” ibaresi “üç yıl,”, (b) bendinde yer alan “iki yıl,” ibaresi “dört yıl,”, (c) bendinde yer alan “dört yıl,” ibaresi “beş yıl,” şeklinde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “infaza açık ceza infaz kurumunda” ibaresi “ infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında ” şeklinde değiştirilmiştir.

Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.

Madde Gerekçesi

Değişiklik gerekçeleri, değiştirici kanunun resmî gerekçesinden (TBMM sıra sayısı/teklif metni veya Mevzuat Bilgi Sistemi) aynen aktarılmıştır; eşleşme, bu maddedeki resmî değişiklik işareti (tarih–kanun/madde) ve değiştirici kanunun TBMM'de kabul edilen metniyle doğrulanmıştır. Gerekçeler teklif veya tasarı metnine ilişkindir; madde komisyonda veya Genel Kurulda değiştirilmiş olabilir. Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.

Değişiklik Gerekçesi: 7242 sayılı Kanun m. 50 (14/4/2020)

Madde 50- Maddeyle, 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinde değişiklik yapmak suretiyle, özel infaz usullerinin kapsamı genişletilmekte ve geceleyin infaz ile hafta sonu infaz bakımından geçerli altı aylık sınır, kasten işlenen suçlarda bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise üç yıl olarak belirlenmektedir. Ayrıca, konutta infaz usulünün kapsamı genişletilmekte ve çocuk hükümlüler de bu kapsama alınmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilmesine imkan tanınmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeye göre, doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilecektir. Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında Teklifle yapılan değişikliğe göre doğum yapan kadınların cezası doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay ertelenecektir. Yapılan bu düzenlemeye göre konutta infaz usulünden yararlanabilmesi için erteleme süresi içinde kadının talepte bulunması gerekmektedir. Ayrıca, kadının doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmedikçe bu fıkra uyarınca infaza başlanamayacaktır. Konutta infaza en geç erteleme süresi olan bir yıl altı ayın sonunda başlanması gerekmektedir. İnfaz hâkimi tarafından konutta infaza karar verildikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine veya resmi kurumlara verilmiş olursa, konutta infaz uygulamasına infaz hâkimi tarafından son verilecek ve hükümlünün cezasının genel hükümlere göre infaz edilmesine karar verilecektir. Bu durum, hükümlünün dışında gerçekleşen bir olay olduğu için hükümlü, Kanunun 105/A maddesinden faydalanabilecektir.

Maddede yapılan diğer bir değişiklikle, özel infaz usullerine karar verme yetkisi infaz hâkimine verilmektedir.

Cezasının özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler bakımından tâbi oldukları koşullu salıverilme hükümleri uygulanacak, ancak bu hükümlüler 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanamayacaktır. Belirtmek gerekir ki, maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasındaki hallerden birinin olması durumunda adlî para cezalarının infaz sürecinde mevcut 106 ncı maddeye göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanamamakta ancak, 2005 öncesi infaz hükümlerine tâbi olan adlî para cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanabilmektedir. Dolayısıyla 106 ncı maddeye göre infaz edilen adlî para cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanamayacaktır.

Maddenin yedinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında talep üzerine bu usulün uygulanmasına infaz hâkiminin kararıyla son verilebilecektir. Ayrıca, bu infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına infaz hâkimi tarafından son verilecektir. Bu durumda cezanın, genel infaz kurallarına göre açık ceza infaz kurumlarında infaz edilmesi gerekmektedir. Şöyle ki, hükümlü ceza infaz kurumuna alınarak cezasının infazına yeniden başlanacak, ancak hükümlünün özel infaz usulü kapsamında ihlal tarihine kadar geçirdiği süre, ceza infaz kurumunda kalacağı süreden mahsup edilecektir. Böylelikle, belirtilen bu hallerde cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar infaz kurumunda çektirilmesi sağlanmış olacaktır. Fıkranın mevcut halinde cezanın baştan itibaren infazı öngörülmekte iken yapılan değişiklikle özel infaz usulü kapsamında infaz edilen sürenin mahsubu sağlanmaktadır. Böylelikle, ihlale kadar hükümlünün infaz ettiği cezasının yok sayılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, özel infaz usullerinin uygulandığı hallerde 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması engellenerek, infazda adaletin sağlanması amaçlanmaktadır.

Maddeye yeni eklenen dokuzuncu fıkrayla, özel infaz usullerinin uygulanmayacağı haller belirlenmektedir. Böylelikle, bazı suçlar için istisna getirilmek suretiyle, toplum nezdinde belirli hassasiyet oluşturan suçlar bakımından özel infaz usullerinin uygulanmaması sağlanmaktadır.

Ayrıca, maddeye yeni eklenen onuncu fıkrayla, özel infaz usullerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmaktadır.

Kaynak: TBMM 27. Dönem, S. Sayısı: 207 – Kanun Teklifi madde 50 gerekçesi.

Değişiklik Gerekçesi: 7550 sayılı Kanun m. 15 (4/6/2025)

Madde 20- Maddeyle, 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, geceleyin infaz ile hafta sonu infaz bakımından geçerli süre sınırı, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl olarak belirlenmektedir. Ayrıca, hafta sonu infaz usulünün, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilmesine imkân tanınmaktadır.

Maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yapılan değişiklikle, konutta infaz usulünün kapsamı genişletilmektedir. Üçüncü fıkrada yapılan düzenlemeyle, hastalık veya engellilik nedeniyle cezanın konutta çektirilmesine ilişkin karar verme ve denetim usulü açıkça belirlenmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümlerinin uygulanabilmesine imkân tanınmaktadır. Belirtmek gerekir ki, yedinci fıkranın uygulandığı durumlarda 105/A maddesinin uygulanması söz konusu olamayacaktır.

Maddenin yedinci fıkrasında yapılan değişiklikle, özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazereti olmaksızın uymayan hükümlülerin cezalarının infazına, infazın geldiği aşama dikkate alınarak genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam olunacağı düzenlenmektedir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklikle, denetimli serbestliğin uygulanmasına ilişkin olarak belirli yükümlülükleri yerine getirmeyen hükümlülerin özel infaz usullerinden faydalanamayacağı kabul edilmektedir.

Düzenlemeyle, çocukların ve kadınların lehine olacak şekilde penoloji bilimine uygun olarak özel infaz usullerinin kapsamı genişletilmektedir.

Kaynak: TBMM 28. Dönem, S. Sayısı: 213 – Kanun Teklifi madde 20 gerekçesi (kabul edilen 7550 sayılı Kanunun 15. maddesine karşılık gelir).

Hukuk Sözlüğünde İlgili Terimler

Madde Künyesi

  • Kanun5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
  • MaddeMadde 110
  • Bölümİkinci Kitap – Diğer Cezalar, Tedbirler, Koşullu Salıverilme ve Tutukluluk › İkinci Kısım – Tedbirler ve Tutukluluk › Birinci Bölüm – Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis Cezalarının Özel İnfaz Şekilleri
  • Kanundaki BaşlıkÖzel infaz usulleri
  • DurumYürürlükte
  • Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
  • Resmî GerekçeBu sayfada (değişiklik gerekçesi)
  • Son Kontrol18 Ekim 2026

Kanunda Gezinme

‹ Madde 109 · Madde 111 ›

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun: tüm maddeler

Mevzuat aramasına dön

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.

bottom of page