Ana Sayfa › Mevzuat › Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun › Madde 98
5275 Sayılı Kanun İnfazla İlgili Kararlar
İnfaz Kanunu Madde 98: Mahkûmiyet Hükmünün Yorumunda veya Çektirilecek Cezanın Hesabında Duraksama
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun · Madde 98 · Son kontrol: 18 Ekim 2026
Madde Metni
Madde 98- (Değişik:14/4/2020-7242/41 md.)
(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,
duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.
Madde Gerekçesi
Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî TBMM belgesinden (TBMM 22. Dönem, S. Sayısı: 710 – Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı (1/933)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Değişiklik gerekçeleri, değiştirici kanunun resmî gerekçesinden (TBMM sıra sayısı/teklif metni veya Mevzuat Bilgi Sistemi) aynen aktarılmıştır; eşleşme, bu maddedeki resmî değişiklik işareti (tarih–kanun/madde) ve değiştirici kanunun TBMM'de kabul edilen metniyle doğrulanmıştır. Gerekçeler teklif veya tasarı metnine ilişkindir; madde komisyonda veya Genel Kurulda değiştirilmiş olabilir. Madde sonradan değiştirildiği için gerekçe yürürlükteki metinle farklılık gösterebilir (bkz. Değişiklik ve Yürürlük Notları). Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.
Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 98)
Madde 98. - Madde ile infazı söz konusu olabilen yani kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yorumunda, içeriğinin belirlenmesinde veya çektirilecek cezanın hesabında tereddüt edilirse yahut hükümlünün adının yanlış yazılması gibi bir nedenle cezanın infaz olunmayacağı ileri sürülürse veya sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise yerine getirilecek cezanın belirlenmesi veya tereddütün giderilmesi için, bir karar alınmak üzere yargılama makamına başvurulması hususları düzenlenmiştir.
Açıklama yargılaması da denilen bu kurum, medenî muhakemedeki hükümlerin tavzihi (açıklanması) ne benzemektedir. Açıklama yargılaması ancak mahkûmiyet kararları hakkında söz konusu olabilmektedir. Başvuruyu, infaza memur olan Cumhuriyet savcısı yapabileceği gibi hükümlü avukatı ve hakkında yanlışlıkla infaza geçilen kimse de yapabilir.
Başvuru, yorumunda veya cezanın hesabında tereddüt edilen mahkûmiyet kararını vermiş olan mahkemeye yapılır. Açıklama yargılaması Yargıtayın ıslah ederek veya esas mahkeme olarak verdiği mahkûmiyet kararlarında da olanaklıdır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, bu başvurular nedeniyle infazın ertelenemeyeceği veya durdurulamayacağı açıklanmıştır. Ancak mahkeme infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Değişiklik Gerekçesi: 7242 sayılı Kanun m. 41 (14/4/2020)
Madde 41- Teklifle 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla, mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması hâlinde uygulanacak hükümleri düzenleyen 5275 sayılı Kanunun 98 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendiyle, mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olması veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği halde hükmü veren mahkemeden karar isteneceği düzenlenmektedir.
Mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Mahkûmiyet hükmünün yorumu hususunda en yetkin mercii, dosyanın tamamı hakkında bilgi sahibi olan ve kovuşturmayı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesi kapsamında hükümle sonuçlandıran mahkemedir. Bu sebeple, mahkumiyet hükmünün yorumunda duraksama olması, başka bir ifadeyle hükmü etkileyen hususlar bulunması halinde hükmü veren mahkemeden karar istenmesi gerekmektedir. Örneğin, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin duraksamayı gidermek amacıyla kararı veren mahkemeden bir karar verilmesi istenecektir. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediği hususunda bir tereddüt bulunması durumunda da hüküm mahkemesinden bu konuda bir karar verilmesi istenecektir. Yine, kararın hüküm kısmında yapılan hesap veya yazım hatası sonucu infaz edilecek cezanın miktarı hususundaki tereddüdün giderilmesi, suçun işlendiği tarihin karardan anlaşılamaması veya suç tarihinde tereddüt bulunması, ödeme veya şikayetten vazgeçme gibi nedenlerle hükmün ortadan kaldırılması veya cezanın düşürülmesi gibi hallerde hükmü veren mahkemeden karar istenecektir. Ayrıca, bu hallerde infazın durdurulmasına yönelik talepler de hüküm mahkemesinden istenecektir.
Sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün, hükümlünün lehine olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinde bu değerlendirmenin, dosyayı en iyi şekilde bilen hükmü veren mahkemece yapılması gerekmektedir. Örneğin, mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra mahkumiyete konu suçun unsurlarında veya hafifletici nedenlerinde yürürlüğe konulan bir kanunla değişiklik yapıldığı takdirde, bu değişikliğin söz konusu mahkumiyet hükmünü etkileyip etkilemediği hususunun kararı veren mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
Fıkranın (b) bendinde ise, çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinin ileri sürülmesi hâlinde infaz hâkimliğince karar verileceği belirtilmektedir. Bu bendin kapsamına giren hâllerde, dosyanın içeriğine herhangi bir şekilde ihtiyaç bulunmamaktadır. Duraksama, infaz dosyası üzerinden infaz hâkimliğince giderilebilecektir.
Çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya örnek olarak, süre belgesinde koşullu salıverilme süresinin veya tarihinin yanlış hesaplanması ya da adlî para cezası hapse çevrilirken hangi miktarın esas alınacağı hususunda duraksama olması hâlleri gösterilebilir. Cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğine örnek olarak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı aşamasında mahsup, ceza zamanaşımı, hükümlünün ölümü veya artık yıl hesabı gösterilebilir. Bu hususlardaki kararlar da infaz hâkimi tarafından verilebilecektir.
Belirtmek gerekir ki, (b) bendindeki düzenlemenin sebebi, Teklifle 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklerdir. 4675 sayılı Kanunda yapılan değişikliklere ilişkin gerekçelerde açıkça vurgulandığı üzere, hükmün kesinleşmesinden itibaren infaza yönelik kararların, uzmanlaşmanın ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla infaz hâkimliklerince verilmesi esası benimsenmiş bulunmaktadır.
Teklifle, İnfaz Hâkimliği Kanununda yapılması öngörülen değişikliklerle Cumhuriyet savcılarının infaza ilişkin kararları bakımından şikayet yolu açıldığından ve bu şikayetleri infaz hâkimliği inceleyeceğinden, maddenin mevcut ikinci fıkrası madde metninden çıkarılmaktadır.
Maddenin yeni ikinci fıkrasında, Teklifle yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Kaynak: TBMM 27. Dönem, S. Sayısı: 207 – Kanun Teklifi madde 41 gerekçesi.
Madde Künyesi
- Kanun5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- MaddeMadde 98
- BölümBirinci Kitap – Amaç ve Temel İlkeler, Hapis Cezası ve Güvenlik Tedbirleri › Dördüncü Kısım – İyileştirme › Sekizinci Bölüm – İnfazla İlgili Kararlar
- Kanundaki BaşlıkMahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
- DurumYürürlükte
- Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 710, değişiklik gerekçesi)
- Son Kontrol18 Ekim 2026
Kanunda Gezinme
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun: tüm maddeler
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.