top of page

Ana Sayfa › Mevzuat › Türk Ticaret Kanunu › Madde 1347

6102 Sayılı Kanun Sorumluluğun Sınırlanması ve Petrol Kirliliği Zararının Tazmini

TTK Madde 1347: Sözleşmelere İlişkin Ortak Hükümler – Faiz

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu · Madde 1347 · Son kontrol: 18 Ekim 2026

Madde Metni

MADDE 1347- (1) 1976 veya 1992 tarihli sözleşmeler uyarınca sorumluluğun sınırlanmasının mahkemece kabul edildiği durumlarda, fona giren alacakların, sözleşmelerde belirtilen sınırları aşan kısmı için faiz işletilemez.

(2) Bu Kanun uyarınca kurulan fonların, paylaştırma sonuna kadar faiz getiren bir hesapta tutulması zorunludur.

Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.

Madde Gerekçesi

Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî TBMM belgesinden (TBMM 23. Dönem, S. Sayısı: 96 – Türk Ticaret Kanunu Tasarısı (1/324)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Gerekçede geçen madde numaraları tasarı numaralarıdır. Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.

Hükümet Tasarısının Gerekçesi (Tasarı m. 1347)

Madde 1347 - Bu madde, faize ilişkin iki hususu düzenlemektedir. Birinci fıkrada, sınırlı sorumluluğa tâbi tutulan alacaklara yürütülen faiz, ikinci fıkrada ise borçlu tarafından tesis edilen fonun faizi hükme bağlanmıştır.

Borçlu tarafından sorumluluğun sınırlandırılması yoluna gidildiğinde, alacağın faizi hakkında hangi kuralların geçerli olacağı tartışmalıdır. Yürürlükteki ulusal hukuk bakımından, sınırlı sorumluluğun uygulandığı hallerde, sınırları aşan alacaklar, eksik borç haline gelir; eksik borçlara ise faiz yürütülemez. Dolayısıyla, sorumluluğun sınırlandığı hallerde, sınırı aşan alacak hakkında kanuni faiz, temerrüt faizi veya dava faizi işletilemez. Ne var ki, bu kurala uygulamada gerektiği gibi riayet edilmediği görülmektedir. Diğer yandan, 1976 ve 1992 tarihli Sözleşmeler tahtında sorun daha da karmaşık hâle gelmiştir. 1976 tarihli Sözleşmenin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, fon tesis edilirken, sorumluluk sınırına faiz eklenmesi gerekmektedir. Bu faiz, sorumluluğa yol açan olay tarihinden fon tesisi tarihine kadar işletilecektir. Ancak oranı tespit edilmiş değildir. Buna karşılık, 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesinde bu konuda hüküm yoktur. Alman ulusal hukukunda, faizin yalnızca fonun tesis edildiği tarihe kadar talep edilebileceğine dair kural, 1999 tarihli Paylaştırma Tüzüğünün 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası kabul edilmiştir; buna rağmen, fon tesisinden sonra alacaklara faiz yürütülmesi hususunda yoğun tartışmalar sürmektedir. Ayrıca, sorumluluğun def’i yoluyla sınırlandığı hallerde, faiz talebinin ne olacağı tümüyle ihtilaflıdır. İngiliz hukukunda ise, bu konuda bir belirsizlik görülmektedir.

Bu nedenle, Tasarıdaki hükmün birinci fıkrası düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, sorumluluk sınırlarını aşan alacaklar, eksik borç niteliğini kazanacakları için, faiz hesabında dikkate alınmaz. Bu açıdan, sorumluluğun fon tesisi veya def’i yoluyla sınırlandırılması önem taşımaz. Alacaklara yürütülecek faiz bakımından ise sorun genel kurallara bırakılmaktadır. Burada, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 196 ncı maddesindeki kural kıyasen işletilecektir; dolayısıyla, faiz, paylaştırma sonuna kadar işler, ancak ödemeler yapılırken önce asıl alacaklar ödenir, sonra faiz için fonun kalanı kullanılır.

Maddenin ikinci fıkrası fona faiz yürütülmesi hakkındadır. Tesis edilen fonun faiz getirmesi, uygulamada açık bir ihtiyaca cevap vermektedir. Nitekim, çok sayıda alacaklının sözkonusu olduğu uyuşmazlıklarda, fonun paylaştırılması, çok uzun bir süreye yayılabilir. Bu süre içinde fona faiz yürütülmesi, hem alacaklıların hem de borçlunun lehinedir. 1976 ve 1992 tarihli Sözleşmelerde bu hususa ilişkin açık hüküm yoktur. Bu hususta doğabilecek tereddütleri gidermek üzere hükmün ikinci fıkrası düzenlenmiştir. Fonun bir banka teminat mektubu yoluyla tesis edildiği hallerde, teminat mektubunda, paylaştırma sonuna kadar faiz yürütüleceğine dair bir taahhüt bulunmalıdır; aksi halde mahkemeler teminat mektuplarını geri çevirmelidir.

Madde Künyesi

  • Kanun6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
  • MaddeMadde 1347
  • BölümBeşinci Kitap – Deniz Ticareti › Yedinci Kısım – Sorumluluğun Sınırlanması ve Petrol Kirliliği Zararının Tazmini
  • Kanundaki BaşlıkC) Sözleşmelere ilişkin ortak hükümler › VII - Faiz
  • DurumYürürlükte
  • Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
  • Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 96)
  • Son Kontrol18 Ekim 2026

Kanunda Gezinme

‹ Madde 1346 · Madde 1348 ›

Türk Ticaret Kanunu: tüm maddeler

Mevzuat aramasına dön

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.

bottom of page