top of page

İş Sözleşmesinin Feshinden Sonra Hak Arama Yolları

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
11 Eyl
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 saat önce

Bu yazıdaki mevzuat, süreler ve yargı kararları en son 13 Eylül 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.

Kısa cevap: Fesih bildiriminin tebliğinden sonra en kritik süre işe iade için işleyen süredir: bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı, anlaşamama hâlinde son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. İşçilik alacakları bakımından zamanaşımı ise beş yıldır; ancak burada da arabuluculuk dava şartıdır.

İş sözleşmesinin feshinden sonra hak arama yollarını anlatan kapak görseli

Fesihten sonra atılacak adımlar, sürelerin kısalığı nedeniyle sıralamayı doğru kurmayı gerektirir. Aşağıda önce belge ve süre kontrolü, ardından işe iade ile alacak dosyasının ayrı ayrı hazırlanması açıklanmaktadır. İş ilişkisinin genel çerçevesi İş Hukuku Rehberi sayfasında yer almaktadır.

İlk Kontrol: Fesih Bildirimi ve Tebliğ Tarihi

Süreler fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten işlemeye başladığı için, bu tarihin nasıl belgelendiği belirleyicidir. Bildirim elden imza karşılığı verilmiş, noterden gönderilmiş veya tutanakla tebliğ edilmiş olabilir.

Bildirimde fesih sebebinin açık ve kesin biçimde gösterilip gösterilmediği ayrıca not edilmelidir; iş güvencesi kapsamındaki fesihlerde sebebin yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Sebep gösterilmemiş veya sonradan değiştirilmişse bu husus dosyanın esasına ilişkindir.

Aynı aşamada çalışma belgesi, SGK işten ayrılış bildirgesi ve ayrılış kodu ile son ödeme dekontları toplanmalıdır. Bu belgeler hem işe iade hem alacak dosyasında kullanılır.

İşe İade: Koşullar ve Süreler

İş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için 4857 m. 18 uyarınca şu koşullar aranır:

Fesihten sonra işe iade sürecinde işleyen süreleri gösteren takvim şeması

Fesih bildiriminin tebliğinden işe başlatmaya kadar süreler.

  • İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışıyor olmalıdır.

  • İşçinin en az altı aylık kıdemi bulunmalıdır (yeraltı işlerinde kıdem şartı aranmaz).

  • İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalı ve fesih işveren tarafından yapılmış olmalıdır.

Süreler şöyledir:

  1. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur.

  2. Anlaşmaya varılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılır.

  3. İşe iade kararı kesinleştikten sonra işçi, kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurur.

  4. İşveren, başvurudan itibaren bir ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır.

Bu sürelerin iç hukukta halen geçerli olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14 Nisan 2026 tarihli kararında (E. 2026/385, K. 2026/3181) teyit edilmiştir. Süre hesabı için İşe İade Süreleri Hesaplama aracı kullanılabilir.

İşe Başlatmama Tazminatı ve Boşta Geçen Süre

İşveren işçiyi süresinde işe başlatmazsa, mahkemece belirlenen en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenir. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir.

İşe iade davasının koşullarını ve kazanılan hakları gösteren karşılaştırma

İşe iade davasında aranan koşullar ve doğan haklar.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 4 Şubat 2026 tarihli kararında (E. 2026/1, K. 2026/823), işe başlatmama tazminatının Dairenin yerleşik uygulaması gereği işçinin kıdemi ve fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak dört ile sekiz ay aralığında belirleneceği ifade edilmiştir.

Boşta geçen sürenin kapsamı bakımından 14 Ocak 2026 tarihli karar (E. 2025/9107, K. 2026/126) yol göstericidir: bu süre ücretine yol ücreti eklenemez, çünkü işçi fiilen işe gidip gelmediğinden bir gider doğmamaktadır; yemek yardımı bakımından ise durum farklıdır. Aynı kararda, on iş günlük işe başlama başvurusunun şekle tabi olmadığı ve başvuru masrafının işverenden istenemeyeceği belirtilmiştir.

Hesaplamada esas alınacak ücret bakımından 10 Şubat 2026 tarihli kararda (E. 2025/10010, K. 2026/1058), işe başlatılmama suretiyle gerçekleşen fesih tarihindeki ücretin, geçersiz fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanması yoluyla bulunamayacağı; emsal ücret veya genel zam ispatlanamazsa geçersiz fesih tarihindeki ücretin esas alınacağı vurgulanmıştır.

Dikkat: İşe İade Sonrası Ayrı Bir Arabuluculuk Gerekir

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, işe iade öncesinde yapılan arabuluculuk başvurusunun sonraki alacak davası için de yeterli sayılmasıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18 Nisan 2024 tarihli ve bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gideren kararında (E. 2024/5116, K. 2024/7086), işe iade davasından önce düzenlenen ve kıdem, ihbar ile yıllık izin taleplerini de içeren arabuluculuk tutanağının, işe başlatmama suretiyle gerçekleşen fesihten doğan alacaklar bakımından dava şartını sağlamadığı; bu alacaklar için yeni bir arabuluculuk başvurusu yapılması gerektiği oybirliğiyle ve kesin olarak karara bağlanmıştır.

Dairenin 30 Mart 2026 tarihli kararı (E. 2026/368, K. 2026/2807) bu ilkeyi uygulamakta ve işçinin süresinde işe iade başvurusuyla feshin hükümsüz hâle geldiğini, işverenin işe başlatmamasının yeni bir işveren feshi oluşturduğunu belirtmektedir.

Alacak Dosyası: Hangi Kalemler İstenebilir?

Fesih sonrası talep edilebilecek başlıca kalemler şunlardır:

  • Kıdem tazminatı (koşulları varsa) ve ihbar tazminatı

  • Kullandırılmayan yıllık izin ücreti

  • Ödenmemiş ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri

  • Ödenmemiş prim, ikramiye ve sözleşmeden doğan diğer alacaklar

  • Koşulları varsa kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırılık tazminatı

İhbar süreleri 4857 m. 17'ye göre kıdeme bağlı olarak iki, dört, altı ve sekiz hafta şeklinde belirlenir; bu süreler asgari olup sözleşmeyle artırılabilir. Tutarlar için İhbar Tazminatı Hesaplama, Kıdem Tazminatı Hesaplama, Yıllık İzin Ücreti Hesaplama, Fazla Çalışma Ücreti Hesaplama ve UBGT Ek Ücret Hesaplama araçları kullanılabilir.

Fazla Çalışma: İspat ve Takdiri İndirim

Fazla çalışma alacağı, uygulamada en çok tartışılan kalemdir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11 Şubat 2026 tarihli kararı (E. 2025/10248, K. 2026/1159) yerleşik ölçütleri toplu olarak ortaya koymaktadır:

  • Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi ispatla yükümlüdür.

  • İşçinin imzasını taşıyan bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delildir.

  • İşyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri ve iç yazışmalar delil niteliğindedir; yazılı belgeyle ispatlanamazsa tanık beyanlarıyla sonuca gidilir.

  • Çalışma düzenini bilmeyen tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

  • Uzun bir dönem için hesaplanan ve yüksek çıkan fazla çalışma alacağında takdiri indirim yapılması istikrarlı uygulamadır; ancak hesap yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanıyorsa indirime gidilmez.

İndirim ile mahsubun sırası da önemlidir: Dairenin 31 Mart 2026 (E. 2026/397, K. 2026/2874) ve 30 Mart 2026 (E. 2026/633, K. 2026/2795) tarihli kararlarında önce takdiri indirim, sonra ödenen tutarın mahsubu yapılacağı belirtilmiştir. 27 Nisan 2026 tarihli kararda (E. 2026/4146, K. 2026/3817) ise tanık beyanına dayalı hesapta %30 oranında takdiri indirim uygulanması dosya kapsamına uygun bulunmuştur.

Zamanaşımı ve Faiz

Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücretinde zamanaşımı beş yıldır (4857 Ek m. 3); bu hüküm 25 Ekim 2017'den sonra sona eren sözleşmelere uygulanır. Ücret alacaklarında da zamanaşımı beş yıldır; fazla çalışma ücreti ücret niteliğinde olduğundan aynı süreye tabidir.

Faiz bakımından kıdem tazminatına mevduata uygulanan en yüksek faiz, ihbar tazminatına ise yasal faiz uygulanır. Ücret alacaklarında yine mevduata uygulanan en yüksek faiz söz konusudur.

Kısa Kontrol Listesi

  • Fesih bildiriminin tebliğ tarihini ve sebebin yazılı olarak gösterilip gösterilmediğini belirleyin.

  • İşe iade düşünüyorsanız bir aylık arabuluculuk süresini derhâl takvime işleyin.

  • Anlaşamama tutanağının tarihini saklayın; iki haftalık dava süresi bu tarihten işler.

  • İşyerindeki işçi sayısı ve kendi kıdeminizi belgeleyin.

  • Alacak kalemlerini ayrı ayrı listeleyip dayanak belgelerini eşleştirin.

  • Fazla çalışma iddiası için yazılı kayıt toplamaya öncelik verin.

  • İşe iade sonrası alacak davası açacaksanız yeni bir arabuluculuk başvurusu yapın.

Ankara ve Yenimahalle'de Başvuru

Ankara'da iş uyuşmazlıkları iş mahkemelerinde görülür; dava öncesi arabuluculuk başvurusu adliye bünyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Başvuruda işverenin ticaret unvanının, adresinin ve işyeri SGK sicil numarasının doğru yazılması sürecin gecikmesini önler.

Yerel başvuru hazırlığı için Ankara Hukuk Rehberi ve Yenimahalle Hukuk Rehberi sayfaları incelenebilir.

Sözlükten İlgili Terimler

Sık Sorulan Sorular

İşe İade Davası İçin Süre Ne Kadardır?

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı; anlaşmaya varılamazsa son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır.

İşe İade Kararından Sonra Ne Yapılmalıdır?

İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmalıdır. İşveren bu başvurudan itibaren bir ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa işe başlatmama tazminatı doğar.

İşe Başlatmama Tazminatı Ne Kadardır?

Mahkemece belirlenen dört ile sekiz aylık ücret tutarındadır. Ayrıca çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir.

Fesihten Sonra Alacak Davası Açmak İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet. İşçilik alacakları ve işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır. Tek istisna, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarıdır.

İşe İade Öncesi Yapılan Arabuluculuk Sonraki Alacak Davası İçin Yeterli mi?

Hayır. İşe başlatmamaya bağlı olarak doğan alacaklar bakımından yeni bir arabuluculuk başvurusu yapılması gerekir; aksi hâlde dava usulden reddedilir.

Fazla Çalışma Alacağında Neden İndirim Yapılıyor?

Uzun dönem için tanık beyanına dayalı hesaplanan ve yüksek çıkan alacaklarda takdiri indirim yapılması istikrarlı uygulamadır. Hesap işveren kayıtlarına dayanıyorsa indirim uygulanmaz.

Resmî Kaynaklar

İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.

Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Yorumlar


bottom of page