Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Annenin Soyadı Davasında Ergin Olan Çocuğun Davayı Sürdürme İradesi Sorulmalıydı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3476 · K. 2026/6453 · T. 11.06.2026
Karar Özeti
Annenin, ortak çocukların kendi soyadını kullanmasına izin verilmesi istemiyle açtığı dava kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, çocuklardan birinin bölge adliye mahkemesi karar tarihinden önce ergin olduğunu, erginlikle birlikte dava ehliyetinin bizzat kendisine geçtiğini ve davaya devam edilip edilmeyeceğine onun karar vereceğini belirtmiştir. Bu çocuğun davayı sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkin iradesi alınmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmış; diğer çocuk yönünden babanın temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Soyadı davası sürerken ergin olan çocuğun davayı sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkin iradesi alınmadan, onun hakkında hüküm kurulamaz.
Soru: Soyadı davası sürerken ergin olan çocuğun iradesi neden ayrıca alınmalıydı?
Sonuç: Ergin olan çocuk yönünden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu, diğer çocuk yönünden karar onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/3476
- Karar No2026/6453
- Karar Tarihi11.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“erginliğin gerçekleştiği tarihten itibaren davaya devam edilip edilmeyeceği konusunda karar verme yetkisi ortak çocuğa aittir.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2026/3476 E. , 2026/6453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/284 E., 2026/143 K.
DAVA TÜRÜ : Çocuğun Annesinin Soyadını Kullanmaya İzin
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/54 E., 2022/556 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı baba vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı baba vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davacı anne tarafından açılan 20 07... doğumlu doğumlu ortak çocukların, annesinin soyadını kullanmasına izin davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne ve ortak çocukların soyadının annesinin kızlık soy ismi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davalı baba vekili tarafından yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50 nci maddesi taraf ehliyetini, 51 inci maddesi dava ehliyetini, 52 nci maddesi ise davada kanuni temsile ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Buna göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan kimse davada taraf ehliyetine de sahiptir (m.50); dava ehliyeti ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (m.51). Medeni hakları kullanma ehliyeti bulunmayanlar, davalarda kanuni temsilcileri aracılığıyla; tüzel kişiler ise yetkili organları vasıtasıyla temsil edilir (m.52).
Somut uyuşmazlıkta tarafların ortak çocuğu ... ...'nın ...2007 doğumlu olduğu, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce ortak çocuğun ergin olduğu anlaşılmaktadır. Kişinin ergin hale gelmesiyle birlikte, aktif dava ehliyeti bizzat kendisine geçer ve artık kanuni temsilci aracılığıyla değil, doğrudan kendisi tarafından davalar takip edilebilir. Bu kapsamda, erginliğin gerçekleştiği tarihten itibaren davaya devam edilip edilmeyeceği konusunda karar verme yetkisi ortak çocuğa aittir. Hal böyle iken somut olayda, çocuğun erginliği dikkate alınmaksızın, onun davayı sürdürüp sürdürmeyeceği yönünde bir irade beyanı alınmadan ve bu husus araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya açıkça aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuklardan ... ...'ya yönelik verilen hüküm yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının ortak çocuk ... ...'ya yönelik verilen hüküm yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre ortak çocuk ... ... yönünden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3.Davalı baba vekilinin ortak çocuk ... ... yönünden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Karar Bütün Çocuklar İçin Aynı Bozma Sonucunu mu Doğurdu?
Hayır. Ergin olan çocuğa ilişkin kısım bozuldu; diğer çocuk yönünden temyiz itirazları reddedilerek hüküm onandı.
Benzer Kararlar
Anayasa Mahkemesi 25.12.2025
Ad Değişikliğinin Süre Sınırı ve Hâkim Takdiri Olmadan İlanı Anayasa'ya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi · E. 2025/120 · K. 2025/270
Ad değişikliği kararlarının ilan süresi kanunda belirlenmeden ve hâkime takdir yetkisi tanınmadan Basın İlan Kurumu portalında ilanı, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını orantısız sınırlar.
Kısmen İptal Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 10.12.2025
Boşanma Davasını Geri Alan Eş, Aldatıldığını İleri Sürerek İşlemi İptal Ettiremez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/464 · K. 2025/809
Davanın geri alınması ve davalının açık rızası taraf usul işlemi olduğundan, HMK'nın yalnızca feragat, kabul ve sulh için tanıdığı irade bozukluğuna dayalı iptal yolu geri almaya uygulanmaz.
Direnme Uygun Bulundu Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 03.12.2025
Boşanma Kararına Karşı Yargılamanın İadesinde Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/520 · K. 2025/769
HMK 375/1-ç'ye dayalı yargılamanın iadesinde üç aylık hak düşürücü süre belgenin elde edildiği tarihten, belge hüküm kesinleşmeden elde edilmişse kesinleşme tarihinden işlemeye başlar.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 15.10.2025
Dilekçede Dayanılmayan Tanıkların Dinlenmesi İstinafta İleri Sürülmezse Gözetilmez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/619 · K. 2025/639
Dilekçede dayanılmayan tanıkların dinlenmesi nispi istinaf sebebidir; taraf bunu istinaf dilekçesinde açıkça belirtip karara etkisini açıklamadıkça bölge adliye mahkemesi kendiliğinden gözetemez.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.