Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku
Birlikte Yaşaması Baştan Kabul Edilen Küçük Çocuklar Eve Dön İhtarını Geçersiz Kılmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/9295 · K. 2024/6967 · T. 07.10.2024
Karar Özeti
Davacı-karşı davalı erkek, eve dön ihtarına uymayan kadına karşı terk sebebiyle boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı kadın ise çağrıldığı evin bağımsız olmadığını ve erkeğin kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, terkte değil eve dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerektiğini, şiddet iddiasının kadına sürekli ayrı yaşama hakkı vermediğini ve birlikte yaşamaları başlangıçta kabul edilen reşit olmayan çocukların evin manevi bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağını belirterek erkeğin davasını kabul etmiş, kadının davasını reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Terk davasının reddi için terkte değil eve dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerektiği, birlikte yaşaması baştan kabul edilen küçük çocukların evin manevi bağımsızlığını bozmadığı onanan kararda benimsenmiştir.
Soru: Eşlerin önceki evliliklerinden olan küçük çocukların da yaşadığı eve yapılan eve dön çağrısı geçerli midir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2023/9295
- Karar No2024/6967
- Karar Tarihi07.10.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“terke dayalı davanın reddedilebilmesi için terkte haklılığın değil, eve dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerektiği”
“çağrılan evde reşit olmayan çocukların varlığının evin manevî bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1093 E., 2023/1844 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Malatya 2. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/471 E., 2022/172 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının kabulüne, tarafların terk nedeniyle boşanmalarına, kadının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı kadın vekili ile davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya 3.Aile Mahkemesinin 16.04.2020 tarihli 2020/20 D.iş sayılı dosyasında kadın eşe terk ihtarı gönderildiği, ilgili PTT aracılığıyla yine adresine dönmesi yönünde gerekli masrafların da gönderildiği, anahtarın ilgili mahkeme kalemine bırakılmasına rağmen kadının ihtara uymadığını, davalı ile bu aşamadan sonra aynı çatı altında bir arada karı koca hayatı sürdürmelerinin mümkün olmadığını beyanla terk nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından kadının davet edildiği 3+1 bir dairenin bağımsızlığından söz edilmesinin olanaksız olduğunu, terk sebebi ile boşanma kararı verilebilmesi için TMK 164. maddesinde düzenlenen şeklî unsurlar yerine getirilmeksizin dava açıldığını, erkeğin tam kusurlu davranışları ile birliğin temelinden sarsıldığını beyanla erkeğin açtığı terk sebebine dayalı boşanma davasının reddine, karşı boşanma davasının kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 75.000,00 TL manevî tazminat ödemesine, 20.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de 75.000,00 TL maddî tazminat ve aylık lehine 10.000,00 TL nafaka ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların her ikisinin de ikinci evlilikleri olduğu, ilk evliliklerinden reşit olan ve olmayan toplam on çocuklarının bulunduğu, karşı davacının evlilikten 7 ya da 8 ay sonra evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla eşini terk ettiği ve usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmediği, taraflar birlikte iken davacı erkeğin evlilik birliğini sarsıcı aşağılayıcı söz, hakaret, şiddet, kıskançlık, cimrilik gibi eylemlerinin bulunduğu, çağrılan evin manevî bağımsızlığının olmadığı savunulmuş ve iddia edilmiş ise de Malatya 3. Aile Mahkemesinin 16.04.2020 tarih 2020/20 D.İş sayılı dosyası üzerinden gönderilen eve dön ihtarına yanıt verilmediği, tarafların reşit olmayan çocuklarının taraflarla birlikte ikamet etmelerinin başlangıçta kabul edildiği, kaldı ki bunun aksinin düşünülemeyeceği, davacının şiddet eylerinin bulunduğu iddiasının karşı davacıya sürekli ayrı yaşama hakkı vermediği, taraflar arasındaki ayrılığın altı aydan fazla sürdüğü, bu halde ihtarın yasal şekillere uygun olduğu, terke dayalı davanın reddedilebilmesi için terkte haklılığın değil, eve dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerektiği, dinlenen tanık beyanları ile iddia ve savunmaya göre, karşı davacının evden ayrılmasından sonra ve ihtar gönderilmeden önce davacının pek çok kez karşı davacıyı ortak eve çağırdığı, karşı davacının dönmeyi kabul etmediği, çağrılan evde reşit olmayan çocukların varlığının evin manevî bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağı kabul ve taktir edilmekle, asıl davanın kabulü ile terk nedeniyle tarafların boşanmalarına, boşanmaya karşı davacı kadının kusuru ile sebebiyet verildiğinden karşı davanın reddine, karşı davacı yararına tedbir nafakasına, karşı davacının yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili ile davacı-karşı davalı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı-karşı davacı kadın vekili; İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davacı-karşı davalı erkek katılma yoluyla; davalı-karşı davacı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davanın kabulünün hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’nun 4 üncü ve 6 ncı maddesi, 164 üncü, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu,174 üncü, 175 inci ve 176 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 19.12.2023
Ayrılık Döneminde Hakaret ve İftiraya Uğrayan Kadının Eve Dönmemesi Haklı Görüldü
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/3318 · K. 2023/6286
Usulüne uygun eve dön ihtarına rağmen, ayrılık döneminde eşinin telefonla iftira ve hakaretlerine maruz kalıp ondan korktuğu için dönmeyen kadın haklı görülerek terk davası reddedilmiş, karar Yargıtayca onanmıştır.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 26.06.2024
Eşinin Eve Dönüşünü Engelleyen Erkeğin İhtarı Samimi Bulunmadı, Kadın Kusursuz Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/6318 · K. 2024/4901
Onanan ilk derece kararında, ihtardan sonra eve gelen kadını kapıdan kovan erkeğin ihtarı samimi sayılmamış ve ölümle sona eren evlilikte sağ kalan kadının kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 10.06.2024
Eşini Evden Kovan Erkeğin Terk Sebebiyle Açtığı Boşanma Davası Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/8458 · K. 2024/4377
Eşini evden kovan erkek karşısında kadının dönmemekte haklı olduğu, eve dön çağrısıyla önceki olayların affedilmiş ya da hoşgörüyle karşılanmış sayılacağı gerekçesiyle erkeğin davasının reddi onanmıştır.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 06.06.2023
Kadının Açtığı Boşanma Davasından Sonra İstenen Eve Dön İhtarı Terk Sebebi Oluşturmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/480 · K. 2023/2940
Onanan istinaf kararında, dava açıldıktan sonra istenen ihtar kadının ayrı yaşama hakkı dönemine rastladığı, önceki ihtara ise erkeğin kusurları karşısında uyulmaması haklı olduğu için terk davası reddedilmiştir.
Temyizin Reddi ve Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Terk Nedeniyle Boşanma Konusundaki 25 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Terk Nedeniyle Boşanma Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.