top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 4. CD Bozma Ceza Hukuku

Bölge Adliye Mahkemesinin Kanunda Sayılmayan Nedenle Verdiği Bozma Hukuki Değerden Yoksun

Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/9563 · K. 2026/12470 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından yürütülen yargılamada bölge adliye mahkemesi önce ilk derece hükmünü bozmuş, bozma sonrası kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularını ise düzelterek esastan reddetmişti. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla bozma yetkisinin CMK 280/1-(e) ve (f) bentleriyle sınırlı olduğunu, bu sınır dışında verilen bozma kararı ve sonrasındaki hükümlerin hukuki değerden yoksun bulunduğunu belirtti. Bölge adliye mahkemesinin duruşma açarak yeniden hüküm kurması gerektiğini, ayrıca bağışık tutulma talebi olmayan cezaevindeki sanığın hazır edilmeden yokluğunda karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bölge adliye mahkemesinin CMK 280/1-(e) ve (f) dışında kalan bir nedenle verdiği bozma kararı ve bunu izleyen hükümler hukuki değerden yoksun olduğundan, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulması gerekir.

Soru: Bölge adliye mahkemesi kanunda sayılmayan bir nedenle ilk derece hükmünü bozabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve dosya Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere tevdi edildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı”

“anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu”

Kararın Tam Metni

4. Ceza Dairesi 2024/9563 E. , 2026/12470 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/899 E., 2024/1223 K.

SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön incelemede;

Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükümlerin, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.12.20 21... /4482 Esas ve 2021/2394 Karar sayılı bozma kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e),(f) ve 289. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde temyiz edilebilir olduğu,

Temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ile ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkında hakaret ile görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında; sanıklar hakkında atılı suçlardan yapılan yargılama sonucunda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,

2.Ceza İnfaz kurumunda bulunan sanık ...'in duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmaması karşısında, yargı çevresi dikkate alınarak hazır edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yokluğunda karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 1 93... . maddelerine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, başkaca yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Cezaevindeki Sanığın Yokluğunda Karar Verilmesi Neden Hukuka Aykırı Bulundu?

Sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmadığından yargı çevresi dikkate alınarak hazır edilmesi gerekiyordu. Yokluğunda karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirildi.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page