Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 10. HD Bozma İş Hukuku
Açıkça Temsil Yetkisi Verilmeyen Dernek Yöneticisinin SGK Borcundan Sorumlu Tutulması Bozuldu
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2026/12367 · K. 2026/9982 · T. 30.06.2026
Karar Özeti
Sosyal Güvenlik Kurumu, bir spor kulübü derneğinin yönetim kurulu üyesi olduğu gerekçesiyle davacıya ödeme emri gönderdi; davacı ödeme emrinin ve takibin iptalini istedi. Hak düşürücü süre nedeniyle verilen ret kararı, tebligatın usulsüz olduğu ve davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi davayı yeniden reddetmişti. Yargıtay, davacının 2014-2018 döneminde yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak dernek tüzüğünde temsil ve ilzam yetkisinin başkana verildiğini ve davacıyı açıkça yetkilendiren bir karar alınmadığını belirledi. Bu durumda davacının borçlardan sorumlu tutulmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı diğer hususları incelemeden bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Dernek tüzüğünde temsil ve ilzam yetkisinin başkana verildiği ve yönetim kurulu üyesini açıkça yetkilendiren bir karar bulunmadığı hâlde, bu üyenin borçlardan sorumlu tutulması bozma nedeni sayılmıştır.
Soru: Temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan dernek yönetim kurulu üyesi SGK borcundan sorumlu tutulabilir mi?
Sonuç: Ödeme emrinin iptali davasını reddeden ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire10. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/12367
- Karar No2026/9982
- Karar Tarihi30.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davacının temsil ve ilzama açıkça yetkili olduğunu belirtir bir kararın alınmadığı bu durumda davacının borçlardan sorumlu tutulmak sureti ile yazılı şekilde davanın reddine ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı”
Kararın Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2026/12367 E. , 2026/9982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/268 E., 2026/85 K.
İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan 2018/12677 takip numaralı ödeme emrinin ve takibin iptaline; esas hakkında karar verilinceye kadar ödeme emrine konu icranın/işlemin yürütülmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde durdurulmasına, tedbirlerin/hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ödeme emrinde belirtilen tarihlerde yönetim kurulu üyeliğini yaptığını kabul ettiğini beyan ederek, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Görüldüğü üzere usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır. Buna göre Kurum tarafından davacıya yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılması gerekir iken Vergi Usul Kanunu'na göre yapıldığı, tebligatın usulsüz olması nedeni ile davacının yapmış olduğu 12.06.2023 tarihli itirazın içeriğinde ödeme emirlerini öğrendiğini belirttiği ve itiraz sonrasında Kurumun cevabının 22.06.2023 tarihinde davacıya tebliğ olduğu böylelikle dava tarihine göre davanın süresinde olduğu gözetilerek mahkemece, işin esasına girilmeden hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine dair yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reddine şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanlış hukuki değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
1.Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanmaktadır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır. Sosyal Güvenlik Kurumunun gelirleri arasında sayılan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, idari para cezaları, gecikme zamları ve katılım payları ilgililerce ödenmediğinde Kurum tarafından tahsili gerekmektedir. Prim tahsilatını kolaylaştırmak için birçok hüküm konulmakla birlikte Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesi, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddenin ilk şeklinde prim alacağının tahsili 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmakta iken 01.12.1993 tarihli ve 3917 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca yapılan değişiklik ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Prim borçları, bu düzenleme ile kamu alacağı derecesine getirilerek, takip ve tahsilinde, İcra ve İflas Hukukuna göre çabukluk ve sadelik sağlanmak istenmiştir. Takip yetkisinin bizzat Kuruma tanınmış olması da aynı amaca yöneliktir. 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinde Kurumun prim ve diğer alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
2.6183 sayılı Kanun'a göre Kurum tarafından yapılan takip idari icra takip yöntemidir ve Kurum icra dairesine gerek kalmadan önce ödeme emri düzenleyerek tebligat çıkaracak ve sonrasında icra takibine başlayacaktır. Kurum tarafından kendisine ödeme emir gönderilen borçlunun, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün (7061 sayılı Kanunla değişiklik ile 01.01.2018 tarihinden sonra 15 gün) içerisinde yetkili iş mahkemesinde ödeme emrinin iptali davası açması gerekmektedir.
3.Somut olayda eldeki dava, davacının Gaziantep Spor Kulübü Derneğinin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacıya davalı Kurum tarafından ödeme emri gönderildiği, dosyada bulunan bilgi ve belgelerde davacının 25.02.2014 - 29.06.2018 tarihleri arasında dernek yönetim kurulu üyesi olduğunun anlaşıldığı, dernek tüzüğünde dernek başkanının temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, davacının temsil ve ilzama açıkça yetkili olduğunu belirtir bir kararın alınmadığı bu durumda davacının borçlardan sorumlu tutulmak sureti ile yazılı şekilde davanın reddine ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Eski Eşle Aynı Adreste Görünen Hak Sahibinin Yetim Aylığı Davasında Çelişki Giderilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/20 · K. 2026/206
Hak sahibi ile boşandığı eşin kayıtlı adresleri aynı iken tanıkların ayrı yaşandığını söylemesi karşısında, kolluk araştırması, komşu beyanları ve ihbarcının bilgisine başvurularak çelişki giderilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Silinen Prim Borcunda Dava Konusuz, Çekişmesiz Çalışma Dönemi Borcundan İşveren Sorumlu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/252 · K. 2026/202
Dava sırasında Kurumca silinen prim borcu yönünden ödeme emrinin iptali davasının konusuz kaldığına, sigortalının çekişmesiz çalışma dönemine ait kalan borçtan davacı işverenin sorumluluğuna karar verilir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Görevi İşverence Uzatılan İşçiyi Taahhüde Rağmen İşe Başlatmayan İşveren Tazminat Öder
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/387 · K. 2026/214
Görevi işverenin bilgisi ve teklifiyle uzatılan, görevin bitiminden itibaren makul sürede başvuran işçinin işe başlatılmaması taahhüde aykırı bulunmuş, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Anayasa Mahkemesi 26.02.2026
İstinafı Kabul Edilen Davalarda Parasal Sınır Nedeniyle Temyizi Kapatan HMK Kuralı İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi · E. 2026/49 · K. 2026/48
Parasal sınırın altındaki davalarda istinaf başvurusunu kabul ederek işin esası hakkında ilk kez karar veren bölge adliye mahkemesinin bu kararına karşı temyiz yolunun tümüyle kapatılması, hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ölçüsüz sınırlar.
İptal İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.