Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Karara Bağlanmış İstinaftan Sonraki Feragat Katılma Yoluyla İstinafın Reddine Yol Açmaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4814 · K. 2026/3926 · T. 27.04.2026
Karar Özeti
Fazla çalışma ve tatil ücreti davasında davacı işçinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davalı işverenin katılma yoluyla istinafı ise incelenmemişti. Yargıtay, eksik istinaf harcı için usulüne uygun muhtıra çıkarılması gerektiği gerekçesiyle bu kararı bozdu; bozmaya uyulduktan sonra davacı vekili istinaftan feragat etti ve bölge adliye mahkemesi iki başvuruyu da reddetti. Daire, davacının istinafı bozmadan önce zaten karara bağlandığından HMK'nın 349/2 hükmü uyarınca artık feragat nedeniyle ret kararı verilemeyeceğini ve bu gerekçeyle katılma yoluyla istinafın da reddedilemeyeceğini belirterek kararı yeniden bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bozma kararından önce esastan karara bağlanmış istinaf başvurusundan sonradan feragat edilmesi, bu başvurunun feragatle reddine ve buna dayanılarak katılma yoluyla istinafın reddine imkân vermez.
Soru: Karara bağlanmış istinaftan sonra yapılan feragat, karşı tarafın katılma yoluyla istinafının reddine yol açar mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4814
- Karar No2026/3926
- Karar Tarihi27.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davacı vekilinin istinaf başvurusu, Dairemizin bozma kararından önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karara bağlanmış olduğundan”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2026/4814 E. , 2026/3926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1974 E., 2026/33 K.
DAVA TARİHİ : 22.10.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/658 E., 2023/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Federasyonunda (Federasyon) 21.04.2006 tarihinde işe başladığını, 26.02.2020 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının son ücretinin net 22.000,00 TL olduğunu, çalışma süresi içerisinde fazla çalışma yaptığı hâlde karşılığının ödenmediğini yine hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılıklarının da ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı Federasyonda 21.04.2006 tarihinde işe başladığını, 26.02.2020 tarihinde alacakları ödenerek iş sözleşmesine son verildiğini, davalı Federasyon bünyesinde davacı tarafın bahsettiği şekilde bir çalışma sisteminin söz konusu olmadığını, davacının 270 saate kadar olan çalışmalarının ücrete dâhil olduğunu, personelin fazla çalışma yapması hâlinde serbest zaman kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararı ile; davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunduğunu ispat ettiği gerekçeleriyle tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararı ile; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince 17.12.2025 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat edildiği, davacı tarafa istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulması için süre verildiği, verilen süre içerisinde istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulduğu, davacı vekilinin 14.01.2026 tarihli celsede istinaftan feragat beyanını yinelediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 348/2 hükmü gereğince reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı tarafın istinaftan feragat etmesi nedeniyle müvekkilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını, sunulan puantaj kayıtlarının dikkate alınmadığını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurumda çalışmakta olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını,
3. Bordrolardaki tahakkukların dikkate alınmadığı,
4. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının istinaf başvurusunun feragatten reddine karar verilmesi ile davalının katılma yoluyla istinaf başvurusunun hukuki durumuna ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, Dairemizce davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sadece davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek verilen esastan redde dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra davacı vekilince 17.12.2025 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat edildiği, davacı tarafa istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulması için süre verildiği, verilen süre içerisinde istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulduğu, davacı vekilinin 14.01.2026 tarihli celsede istinaftan feragat beyanını yinelediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 348/2 hükmü gereğince reddine karar verilmiştir. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonuç hatalıdır.
6100 sayılı Kanun'un "Başvurma hakkında feragat" başlıklı 349. maddesi şöyledir:
" (1) Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez.
(2) Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur."
Davacı vekilinin 14.06.2023 tarihli istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmiş ve 19.06.2025 tarihinde esastan reddine karar verilmek suretiyle sonuçlandırılmıştır. Sözü edilen karar Dairece 13.10.2025 tarihinde; davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu bulunduğu, ancak istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının temyizi üzerine usulden bozulmuştur. Davacı vekili ise sözü edilen bu bozma kararından sonra 14.01.2026 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 349/2 hükmü dikkate alındığında; davacı vekilinin istinaf başvurusu, Dairemizin bozma kararından önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karara bağlanmış olduğundan, bu aşamadan sonra istinaf başvurusunun feragat nedeniyle karar verilemeyeceği gibi davacının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden bahisle davalının katılma yoluyla istinafının reddine karar verilmesi de mümkün değildir.
Belirtilen hususlar gözetilerek ve davalının katılma yoluyla istinafı yönünden bozma kararının gereği yerine getirilerek bir karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeniden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bozma, İşverenin Katılma Yoluyla İstinaftaki Bütün İtirazlarının Haklı Bulunduğu Anlamına Gelir mi?
Hayır. Daire, katılma yoluyla istinaf yönünden harç eksikliğine ilişkin önceki bozmanın gereğinin yerine getirilmesini istedi; diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verdi.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 28.02.2024
Kendisi de İstinaf Eden Taraf Katılma Yoluyla İstinafa Başvurabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/359 · K. 2024/122
Katılma yoluyla istinaf hakkı asıl istinaf hakkından bağımsızdır; istinafa başvurmuş taraf da karşı tarafın istinafına verdiği cevapla, önceden ileri sürmediği hususlarda katılma yoluyla istinaf edebilir.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 10.05.2023
Boşanmada Asıl Dava İstinaf Edilmese de Katılma Yoluyla Vekâlet Ücreti İstenebilir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/197 · K. 2023/445
Asıl istinafın esası incelenmişse, süreyi kaçıran tarafın katılma yoluyla istinaf talebi, istinaf edilmeyen kendi davasındaki vekâlet ücretine ilişkin olsa da incelenmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Eski Eşle Aynı Adreste Görünen Hak Sahibinin Yetim Aylığı Davasında Çelişki Giderilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/20 · K. 2026/206
Hak sahibi ile boşandığı eşin kayıtlı adresleri aynı iken tanıkların ayrı yaşandığını söylemesi karşısında, kolluk araştırması, komşu beyanları ve ihbarcının bilgisine başvurularak çelişki giderilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Silinen Prim Borcunda Dava Konusuz, Çekişmesiz Çalışma Dönemi Borcundan İşveren Sorumlu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/252 · K. 2026/202
Dava sırasında Kurumca silinen prim borcu yönünden ödeme emrinin iptali davasının konusuz kaldığına, sigortalının çekişmesiz çalışma dönemine ait kalan borçtan davacı işverenin sorumluluğuna karar verilir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.