top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Bilinen Son Adres Denenmeden MERNİS Adresine Yapılan Tebligat Geçersiz Sayıldı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/1150 · K. 2026/6470 · T. 02.06.2026

Karar Özeti

İki ayrı tarihli kaçakçılık eylemine ilişkin bozma sonrası mahkûmiyet hükmünü yalnızca katılan vekili temyiz etti. Yargıtay, bozma ilamı ekli davetiyenin önce sanığın yargılamada bildirdiği bilinen en son adresine gönderilmesi, bila tebliğ dönerse MERNİS adresine tebligat yapılması gerektiğini, doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın geçersiz olduğunu belirtti. Zincirleme suç artırımından sonra 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine göre indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesini ve bir eylem yönünden KEMT varakası düzenlettirilmeden bilirkişi değerinin esas alınmasını da hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Sanığın yargılamada bildirdiği bilinen son adresine tebligat denenmeden doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligat geçerli sayılmaz.

Soru: Sanığın bilinen adresi denenmeden doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılabilir mi?

Sonuç: Katılan vekilinin temyizi üzerine mahkûmiyet hükmü tebligat, ceza hesabı ve KEMT eksikliği nedenleriyle bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğe çıkartılıp tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde”

“doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı”

Kararın Tam Metni

7. Ceza Dairesi 2026/1150 E. , 2026/6470 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/1200 E., 2021/1910 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

SUÇ TARİHLERİ : 14.07.2014, 06.09.2014

HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz talebinde bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Bozma ilâmı ekli duruşma davetiyesinin, dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğe çıkartılıp tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde, 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı

Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle; bozma sonrası sanığın bozma ilamı ekli, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/2. maddesi gereği meşruhat içeren davetiye ile duruşmaya davet edilerek, bozmaya karşı beyanlarının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Temel cezanın belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması, devamında ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.06.09.2014 tarihli eylemde ele geçen kaçak sigaralar yönüyle dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT) bulunmadığı, hükme bilirkişi raporundaki değerin esas alındığı anlaşılmakla, 06.09.2014 tarihli eylemde ele geçen kaçak sigaralar yönüyle ... İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilerek, eşyanın değeri ve yapılacak ihtaratlar hususunda düzenlenecek KEMT varakasındaki değerler ile 14.07.2014 tarihli eylemde ele geçen kaçak sigaralar yönüyle dosyada mevcut KEMT varakasındaki değerlerin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bozma, Sanığın Suçu İşlemediği Kabulüne mi Dayanıyor?

Hayır. Yargıtay sübuta ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik görmedi; bozma tebligat usulü, artırım ve indirim sırası ile KEMT varakası eksikliğine dayanıyor.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page