top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Kaçakçılıkta Yanlış İndirim Oranı ve Ödeme Süresiyle Sanığın Yanıltılması Bozma Nedeni Oldu

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/2704 · K. 2026/7524 · T. 25.06.2026

Karar Özeti

Bozma sonrası yapılan yargılamada kaçakçılık suçunun sanık tarafından işlendiğine ilişkin kabul yerinde bulundu. Ancak soruşturmada ihtar yapılmayan sanığa talimat duruşmasında, hükme kadar ödeme hâlinde uygulanacak 1/2 indirim yerine 1/3 indirim bildirilmiş, hükme kadar ödeme imkânı bulunduğu hâlde 7 günlük süre verilmiş ve bu süre dolmadan karar kurulmuştu. Yargıtay bu işlemlerle sanığın yanıltıldığını kabul etti. Takdiri indirimde TCK 62/1 yerine 62. maddenin gösterilmesi ile infaz yetkisini kısıtlayan adli para cezası ifadesi de hukuka aykırı bulunarak hüküm bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Soruşturmada ihtar yapılmayan sanığa kovuşturmada 1/2 yerine 1/3 indirim bildirilmesi ve hükme kadar ödeme imkânı varken 7 gün süre verilip süre dolmadan karar kurulması sanığı yanıltır.

Soru: Etkin pişmanlık ihtarında yanlış indirim oranı ve kısa ödeme süresi bildirilirse ne olur?

Sonuç: Hüküm, etkin pişmanlık ihtarındaki yanıltma ve diğer hukuka aykırılıklar nedeniyle bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sanığa ödeme için "7 günlük" süre verilmesi ve verilen süreden önce karar verilmesi suretiyle sanığın yanıltılması”

Kararın Tam Metni

7. Ceza Dairesi 2023/2704 E. , 2026/7524 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/980 E., 2022/386 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ana dosya ve birleşen dosyada ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler

hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, kovuşturma aşamasında suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, bozma sonrası sanığa 21.03.2022 tarihli talimat duruşmasında yapılan ihtarda, ödeme halinde 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde, sanığa ödeme için "7 günlük" süre verilmesi ve verilen süreden önce karar verilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,

2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

3.01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinde yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip yine 01.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Karar Sanığın Suçu İşlemediği Gerekçesiyle mi Bozuldu?

Hayır. Daire sübuta ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik görmedi; bozma nedenlerini ihtar ve hükümdeki diğer hukuka aykırılıklar üzerinden kurdu.

Benzer Kararlar

Etkin Pişmanlık Konusundaki 24 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page