top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku

Ölen Kiracının Mirasçıları Kira İstirdadı Davasını Yalnız Kendi Paylarıyla Sürdüremez

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5080 · K. 2026/1305 · T. 10.03.2026

Karar Özeti

Belediyeye ait kesimhaneyi tahsis yoluyla kiralayan davacı, kira bedeli için başlatılan takipte haciz baskısıyla ödediği 75.000 TL'nin iadesini istedi. Bozmaya uyan mahkeme, anahtarın usulüne uygun teslim edildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı yeniden reddetti. Yargıtay, yargılama sırasında ölen davacının beş mirasçısından yalnız ikisinin davayı kendi payları oranında sürdürdüğünü, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu belirtti. Diğer mirasçıların olurları alınarak ya da tereke temsilcisi aracılığıyla taraf teşkili sağlanmadan esasa girilemeyeceğinden hüküm bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Terekeye ait alacak için açılan davayı mirasçıların bir kısmı kendi payları oranında sürdüremez; diğer mirasçıların katılımı veya oluru ya da tereke temsilcisiyle taraf teşkili sağlanmalıdır.

Soru: Ölen davacının mirasçılarından bazıları davaya yalnız kendi miras payları oranında devam edebilir mi?

Sonuç: Taraf teşkili sağlanmadan esasa girildiği için mahkeme kararı bozuldu; diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer görülmedi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacı mirasçıların payı oranında davaya devam etmeleri mümkün değildir.”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/5080 E. , 2026/1305 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/... E., 2023/1097 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı mirasçıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı Belediyeye ait mezbaha tesislerindeki kesimhanenin davacıya tahsis edildiğini, davalının 24.10.2007 tarihli yazısıyla, tahsis şartnamesini imzalanıp tahsis bedeli yatırılmadığı takdirde tahsis işleminin yenilenmeyeceğini bildirildiğini, taşınmaz kullanılmaz halde olduğundan şartnamenin imzalanmadığını ve tahsisin de yenilenmediğini, buna rağmen tahsis bedelinin tahsili için aleyhine takip başlatıldığını ve haciz baskısı altında 20 08... yılları arası döneme ait tahsis bedellerini icra dosyasına ödediğini, tahsis işlemi yenilenmediğinden icra dosyasında haksız olarak tahsil bedelinin tahsil edildiğini ileri sürerek; tahsil edilen 75.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacıya yapılan tahsisin iptaline dair karar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.12.2019 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Dairece verilen 18.01.2021 tarihli ilamla; dava konusu yerin tahsis adı altında davacıya kiraya verildiği ve davacının tahsise dayalı olarak kiralananı kullandığının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın; kira bedelinin tutarı, kiralananın tahliye edilip edilmediği, davacının icra dosyasına konu dönem bakımından kira borcu olup olmadığının tespiti ve fazla ödemesi var ise iadesi noktalarında olduğu, bu durumda Mahkemece; kira bedelini ispat yükünün davalı kiraya veren üzerinde olduğu gözetilerek, kiralanan taşınmaza ve tahsis işlemine ilişkin belgeler ile diğer deliller değerlendirilerek kira bedelinin belirlenmesi, aksi halde son ödediği kira bedelinin gerekirse davacı isticvap edilmek suretiyle tespit edilmesi; tespit edilen yıllık kira bedeli tutarına göre yine ispat kuralları çerçevesinde davacının kiralananı tahliye edip etmediğinin ve tahliye tarihinin kiralananın belediye encümeni kararıyla yıkıldığı iddiası da gözetilerek belirlenmesi; bu doğrultuda davacı kiracının tahliye tarihine kadar kira bedelinden sorumlu olacağı dikkate alınıp, icra dosyasına konu alacak dönemi bakımından hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mülkiyeti davalı Belediyeye ait kira ilişkisine konu taşınmaz üzerinde bulunan mezbaha tesislerindeki kesimhane niteliğindeki yerin, davalı ... tarafından alınan tahsis kararlarına istinaden 1970 yılından itibaren davacı tarafça kullanıldığı, buna göre taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu, anahtarın kiraya verene usulüne uygun teslim edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı mirasçıları ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ :

A. Temyiz Sebepleri

1.Mirasçılar ... ve ... vekili; taşınmazın bir yıl süreli olarak tahsis edildiğini, davalının kira sözleşmesini 24.10.2007 tarihli resmi yazısıyla ve açık irade beyanıyla feshettiğini, bu nedenle kira alacağı talep edemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle icra baskısı altına ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 640. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”

Elbirliği mülkiyetin esasında, elbirliği halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.

Elbirliği mülkiyeti gereği miras yoluyla terekeye dahil olan varlıklar ile ilgili mirasçıların bir kısmı tarafından dava açılması halinde, mirasçılar kendi açtıkları bu davayı yalnız başına yürütemeyeceğinden davanın bütün mirasçılar ile birlikte yürütülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, açılan işbu davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların davaya katılmalarının veya muvafakatlarının sağlanması veya 4721 sayılı Kanun'un 640. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekir.

Eğer diğer mirasçılar davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermezler ise bu durumda davayı açan mirasçıların terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir. Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur.

Davayı açan mirasçı, kendisine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 yayılı Kanun) 94. maddesi uyarınca verilen kesin süreye rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir.

Somut olayda; davacı ...'ın yargılama sırasında vefat ettiği, davacının mirasçılarından ... ve ... vekilinin, mirasçıların payı oranında davayı takip ettiklerini beyan ettikleri, dosyada mevcut mirasçılık belgesine göre mirasbırakanın ... ve ... dışında 3 mirasçısının daha olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacılar vekili, davacıların miras payı oranında talepte bulunduklarını beyan etmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacı mirasçıların payı oranında davaya devam etmeleri mümkün değildir. Bu durumda, mirasbırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, terekenin tüm mirasçılar tarafından temsil edilmesi gerektiğinden, davaya taraf olmayan diğer mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2.Bozma sebebine göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Terekeye Temsilci Atanırsa Diğer Mirasçıların da Davaya Katılması Gerekir mi?

Hayır. Daire, terekeye atanan temsilcinin davaya devam etmesi hâlinde diğer mirasçıların ayrıca davaya katılmasına veya muvafakatlerinin alınmasına gerek olmadığını belirtti.

Benzer Kararlar

  • Yargıtay 3. HD 12.02.2025

    Erken Tahliyede Şantiye Kirası Mahsup Edilse de Borç Takibi Aştığından Ret Onandı

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1089 · K. 2025/793

    Kiralananı haklı sebep olmadan erken tahliye eden kiracı, tahliyeye kadarki kira, makul süre kirası ve yan giderlerden sorumlu tutulmuş; şantiye kirasının kalan süreye düşen kısmının mahsubu gerektiği kabul edilmiştir.

    Onama Kira Sözleşmesinin Feshi ve Sona Ermesi

  • Yargıtay 3. HD 21.01.2026

    Sözleşmede Ayrıca KDV Hükmü Bulunmayan Kirada Kiracıdan Ek KDV İstenemedi

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3105 · K. 2026/288

    Kira sözleşmesinde kira bedeline ayrıca KDV ekleneceği kararlaştırılmamış ve aynı taraflar arasındaki kesinleşmiş karar da bu yönde olduğundan, kiracıdan sözleşme bedeline ek olarak KDV istenemeyeceği kabul edilmiştir.

    Onama Kira Alacağı ve İtirazın İptali

  • Yargıtay 3. HD 04.12.2025

    Kısmen Ödenmiş Kiranın Tamamı İçin Takipte Kötü Niyet Tazminatı Eklenerek Hüküm Onandı

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3413 · K. 2025/5933

    Kira alacağını kısmen tahsil ettiği hâlde beş yıllık kiranın tamamı için takip yapan kiraya veren kötü niyetli sayılmış, reddedilen kısım üzerinden kiracı lehine kötü niyet tazminatı gerektiği kabul edilmiştir.

    Düzelterek Onama Kira Alacağı ve İtirazın İptali

  • Yargıtay 3. HD 19.03.2025

    Depo Kirasındaki Özel Senet Vadeleri İncelenmeden Alacağın Kabulü Bozuldu

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2558 · K. 2025/1743

    Kira sözleşmesinde ilk kiralar için ayrı vadeli senet öngörülmüşse bu kiraların takip tarihinde muaccel olup olmadığı sözleşmedeki özel düzenlemeye göre değerlendirilmelidir.

    Bozma Kira Alacağı ve İtirazın İptali

Kira Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 92 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page