top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Alacağı ve İtirazın İptali

Yargıtay 3. HD Kanun Yararına Bozma Kira Hukuku

Şekle Aykırı Kira Kefaletinde Alacağın Kira Süresi İçinde Doğması Kefili Sorumlu Kılmaz

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3440 · K. 2025/4430 · T. 30.09.2025

Karar Özeti

Kira sözleşmesini kefil olarak imzalayan davacı, kefaletin kanuni şekil şartlarını taşımadığını ileri sürerek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istedi. İlk derece mahkemesi, sözleşmede sorumluluk süresi ve azami miktar gösterilmediğinden kefilin kira süresince sorumlu olduğunu, istenen Mayıs ve Haziran 2021 kiralarının bu süre içinde kaldığını belirterek davayı reddetti. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay, azami miktar ile kefalet tarihi kefilin el yazısıyla belirtilmediğinden kefaletin geçersiz olduğunu ve alacakların sözleşme süresi içinde kalmasının sonucu değiştirmediğini belirterek kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Azami miktar ve kefalet tarihi kefilin el yazısıyla belirtilmemiş kira kefaleti TBK'nın 583. maddesi uyarınca geçersizdir; kira alacağının sözleşme süresi içinde doğması kefili sorumlu kılmaz.

Soru: El yazısıyla azami tutar ve tarih yazılmayan kira kefaleti geçerli midir?

Sonuç: Adalet Bakanlığının istemi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 363/2 maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Takibe konu kira sözleşmesinde anılan maddede belirtilen şekil şartına uyulmamış olduğundan kefalet sözleşmesi geçersiz bulunduğu gibi takibe konu kira alacaklarının sözleşme süresi içerisinde yer alması da sonuca etkili değildir.”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/3440 E. , 2025/4430 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/589 E., 2025/171 K.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine kira alacağının tahsili için takip başlattığını, takip dayanağı 15.02.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin dava dışı ... ile davalı arasında düzenlendiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, kefalete ilişkin ibarenin kanuni şekil şartlarını sağlamadığı için geçersiz olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek; müvekkilinin takip dosyası nedeniyle davalı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; kefaletin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.02.2021 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davacının kefil olarak imzaladığı, sözleşmede kefilin gerek sorumlu olacağı süre ve gerekse sorumlu tutulacağı azami miktarın gösterilmediği, bu nedenle kefilin sorumluluğunun kira sözleşmesinin süresince olduğu, tahsili istenilen kira bedellerinin kira süresi içerisinde yer alan 2021 Mayıs ve 2021 Haziran ayına ait bulunduğu, bu durumda davacı kefilin takibe konu kira bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; 15.02.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesini davacının kefil sıfatı ile imzaladığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 12. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı Kanun'un 583. maddesinde kefalet sözleşmesi için öngörülen şeklin geçerlilik şekli olduğu, dava konusu kira sözleşmesinde kiracı lehine olan kefalette kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin, kefilin el yazısı ile belirtilmemesi sebebiyle kefaletin hükümsüz olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kararın bozulması istenilmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemi ilişkindir.

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.02.2021 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini, davacı kefil sıfatıyla imzalamıştır. 6098 sayılı Kanun’un 583. maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü bulunmaktadır. Takibe konu kira sözleşmesinde anılan maddede belirtilen şekil şartına uyulmamış olduğundan kefalet sözleşmesi geçersiz bulunduğu gibi takibe konu kira alacaklarının sözleşme süresi içerisinde yer alması da sonuca etkili değildir.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; takibe konu kira alacaklarından kefilin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığı gözetilerek, davacı kefil yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın aynı Kanun'un 363/2 maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bu Bozma Kefil Hakkındaki Kesinleşmiş Kararın Sonucunu Değiştirdi mi?

Hayır. Bozma, HMK'nın 363/2 maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına yapıldı; Yargıtay kefilin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu tespit etti.

Benzer Kararlar

Kira Alacağı ve İtirazın İptali Konusundaki 66 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page