top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Konut Dokunulmazlığının İhlali

Yargıtay 2. CD Bozma Ceza Hukuku

Müdafisiz Alınıp Sonradan İnkâr Edilen Kolluk İfadesi Mahkûmiyete Esas Alınamaz

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/2519 · K. 2026/10732 · T. 09.06.2026

Karar Özeti

Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ilk derece mahkemesince beraat eden sanıklar, bölge adliye mahkemesince beraat kararları kaldırılarak mahkûm edilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmediğini ve CMK'nın 148/4. maddesi uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukta verilen beyanların hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır. Daire, sonradan inkâr edilen bu beyanlar dışında mahkûmiyete yeterli, şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığını ve delillerin denetime olanak verecek şekilde açıklanmadığını belirterek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Soruşturmada müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ve sonradan inkâr edilen sanık beyanları hükme esas alınamaz; bunlar dışında kesin ve yeterli delil yoksa mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Soru: Avukat olmadan kollukta verilen ifade sonradan inkâr edilirse mahkûmiyete esas alınabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesi uyarınca sanıkların soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukta verdikleri beyanlarının hükme esas alınamayacak oluşu”

“sonradan inkar edilen sanıkların müdafisiz kolluk beyanındaki ifadeleri dışında, sanıkların savunmalarının aksini gösterir mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/3387 E., 2023/4286 K.

SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali

HÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, eve hiç girilmediğine, kolluk ifadesi alınırken müdafiinin bulundurulmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hukuka aykırı toplandığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasının gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların miktarları itibarîyla 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği taleplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesi uyarınca sanıkların soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukta verdikleri beyanlarının hükme esas alınamayacak oluşu birarada değerlendirildiğinde; sanıkların 22.01.2019 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçunu işlediklerine dair, sonradan inkar edilen sanıkların müdafisiz kolluk beyanındaki ifadeleri dışında, sanıkların savunmalarının aksini gösterir mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Konut Dokunulmazlığının İhlali konusundaki 8 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page