top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Ziynet Eşyası Alacağı

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Ziynetlerin Ortak Konuta Harcanması Kadının Alacak İstemini Tek Başına Ortadan Kaldırmadı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/283 · K. 2026/6842 · T. 18.06.2026

Karar Özeti

Kadın, düğünde takılan ziynetlerin ev alımında peşinat olarak kullanılmak üzere erkekçe alındığını ve iade edilmediğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise ziynetlerin ev alımında bozdurulduğunu, evin taraflar adına yarı paylı tescil edildiğini belirterek davayı reddetti. Yargıtay, ziynetlerin kadının kişisel malı olduğunu ve bağışlama veya karşılıksız kazandırma iradesi ispatlanmadıkça ortak mal hâline gelmeyeceğini belirtti. Ortak konutta kullanılmalarının alacak hakkını tek başına ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden verilen ret kararını kadın yararına bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kadının kişisel malı olan ziynetlerin eşler adına paylı tescil edilen konutun alımında kullanılması, bağış iradesi ispatlanmadıkça kadının alacak hakkını tek başına ortadan kaldırmamıştır.

Soru: Düğün takıları ortak eve harcanırsa kadın ziynet alacağı isteyebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin ret kararı kadın yararına bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“yalnızca taşınmazın taraflar adına tescilli olduğu gerekçesiyle ziynetlerin davalı erkeğin uhdesinde bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2026/283 E. , 2026/6842 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/953 E., 2025/2045 K.

DAVA TÜRÜ : Ziynet Eşyası Alacağı

İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2023/588 E., 2024/780 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın; düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından, ev satın alınırken peşinat olarak kullanılmak üzere alındığını, ziynetlerin iade edilmediğini, aynen iadesini, mümkün olmazsa bedellerinin tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı erkek tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ziynetlerin ev satın alınırken bozdurulduğunun sabit olduğunu, evin taraflar adına 1/2 hisseli tescil edildiğini, bu nedenle ziynetlerin davalı erkeğin uhdesinde kalmadığını, davacı kadının ziynetlerin halen davalı erkekte bulunduğunu ispat edemediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre kadına takılan ziynet eşyaları kadının kişisel malı olup, açık bir bağışlama veya karşılıksız kazandırma iradesi ispat edilmedikçe ortak mal hâline gelmez. Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadına ait ziynet eşyalarının ortak mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilen taşınmazın satın alınmasında kullanıldığı sabit olmasına rağmen, yalnızca taşınmazın taraflar adına tescilli olduğu gerekçesiyle ziynetlerin davalı erkeğin uhdesinde bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı kadına ait kişisel mal niteliğindeki ziynet eşyalarının taraflarca satın alınan taşınmazın bedelinin ödenmesinde kullanıldığı ispatlanmış olsa dahi, ziynet eşyalarının ortak konutun edinilmesinde kullanılmış olmasının, davacının kişisel mal niteliğindeki alacak hakkını ortadan kaldırmayacağı kuşkusuzdur. Mahkemece yapılması gereken iş; tüm deliller birlikte değerlendirerek, ziynet eşyalarının ev alımında kullanılmış olmasının tek başına kadının alacak hakkını ortadan kaldırmayacağı dikkate alınarak, davacı kadının iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığı, ve davacının kişisel malından kaynaklanan alacak hakkı bulunup bulunmadığı tartışılıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece açıklandığı şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadın yararına BOZULMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Bu Kararda Doğrudan Belirli Bir Ziynet Bedeli Ödenmesine Hükmetti mi?

Hayır. Ret kararını bozarak iddianın ispatını ve kişisel maldan doğan bir alacak bulunup bulunmadığını değerlendirme görevi verdi.

Benzer Kararlar

Ziynet Eşyası Alacağı Konusundaki 37 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page