Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Ziynet Eşyası Alacağı
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Erkeğe Takıldığı Belirlenen Altı Çeyrek Altın Kadının Ziynet Alacağına Eklenemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10276 · K. 2026/5181 · T. 06.05.2026
Karar Özeti
Ziynet alacağı davasında ilk derece mahkemesi toplam 16 çeyrek altının tamamını kadın lehine hüküm altına almış, bölge adliye mahkemesi erkeğin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, bilezikler, gremse altınlar, 10 çeyrek altın ve kolyenin erkek tarafından harcanıp iade edilmediğine ilişkin kabulü yerinde bulmuştur. Ancak bilirkişi raporuna göre düğünde doğrudan erkeğe takılan ve kadına özgü ziynet sayılmayan 6 çeyrek altının erkeğe ait olduğunu belirterek hükmü bu kısımla sınırlı olarak bozmuş, diğer bölümleri onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Düğünde doğrudan erkeğe takılan ve kadına özgü ziynet sayılmayan çeyrek altınların erkeğe ait olduğu kabul edilmiş, bunların da kadın lehine hüküm altına alınması bozma nedeni sayılmıştır.
Soru: Düğünde erkeğe takılan çeyrek altınlar boşanmada kadına mı verilir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı 6 çeyrek altın yönünden kaldırılıp ilk derece hükmü bu kısımda bozuldu, diğer bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/10276
- Karar No2026/5181
- Karar Tarihi06.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 220 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 222 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1 (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/10276 E. , 2026/5181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/892 E., 2025/1405 K.
DAVA TÜRÜ: Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/881 E., 2024/115 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından kısmen kabul edilen ziynet alacağı davası, kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takıların da kadına, iade edilmesi kararı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış olup insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanmaktadır (Yılmaz, E., Hukuk Sözlüğü, Ankara 2011, s. 1529). Ziynet eşyasını evlilik münasebetiyle gelin ve damada verilen hediyeler olarak tanımlamak mümkündür. Bu bağlamda, bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, ziynet eşyası olarak kabul edilmektedir (Sağıroğlu, M.Ş., Ziynet Davaları, İstanbul 2013, s.3).
Bu noktada “kişisel mal” kavramının yasal olarak nasıl düzenlendiği üzerinde durulmalıdır:
4721 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinde;
“Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1.Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2.Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3.Manevî tazminat alacakları,
4.Kişisel mallar yerine geçen değerler.”
kişisel mal olarak sayılmıştır. Bu noktada belirtilmelidir ki, eşlere ilişkin her türlü giyim eşyası, mücevher, saat, takılar, spor araç ve gereçleri, cep telefonları, gözlük, makyaj malzemesi gibi sadece kişisel kullanıma yönelik kural olarak taşınırlardan oluşan, istisnai olarak taşınmaz mallar 4721 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin birinci fıkrasına göre o eşin kişisel malıdır (Dural, M., Öğüz T., Gümüş M.A., Türk Özel Hukuku, C.III, Aile Hukuku, s.218).
Dairemizin önceki içtihatları, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönündeydi. Ancak toplumumuzun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğraması, ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması/verilmesi, dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan/verilen ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; "Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir" yönündedir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir.
Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. (6100 sayılı Kanun md.190) Diğer taraftan 4721 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrasında da yine aynı Kanunun 6 ncı maddesi ile paralellik gösteren “Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür” şeklindeki düzenleme ile de ispat yükünün kime ait olduğu hususu gösterilmiştir. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır.
Diğer yandan, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" (6100 sayılı Kanun md. 26/1)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ziynet eşyalarından, 4 adet 22... ’şer gram bilezik, 3 adet gremse altın, 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14... gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği anlaşılmakta olup, bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının "kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takılar (6 adet çeyrek altın) yönünden kabul kararı kurulması" yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının "kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takılar (6 adet çeyrek altın) yönünden kabul kararı kurulması" yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geleceğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Düğünde Takılan Takıların Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?
Karara göre önce taraflar arasındaki anlaşmaya, yoksa iddia ve ispat edilen yerel örf ve âdete bakılır. Bunlar da yoksa takılan eşe ait sayılır; karşı cinse özgü takı ise o cinse verilmiş kabul edilir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 30.03.2021
Ziynetleri Bozdurup Harcadığını Kabul Eden Erkek Eş İade Borcu Olmadığını İspatlamalı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2715 · K. 2021/360
Ziynetleri evlilik içinde bozdurup harcadığını kabul eden erkek eş, varlığı kanıtlanan ziynetleri iade ettiğini ya da iade edilmemek üzere aldığını ispatlamadıkça bunların iadesiyle yükümlü tutulmuştur.
Direnme Kararının Bozulması Ziynet Eşyası Alacağı
Hukuk Genel Kurulu 18.11.2020
Ziynet Davasında Fotoğrafla Varlığı Kanıtlanan Bilezikler İçin Talep Kısmen Kabul Edilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2443 · K. 2020/918
Ziynet eşyasının kadında bulunması olağan olduğundan kadın önce takıların varlığını ispatlamalıdır; varlığı ve bozdurulup ev alındığı kanıtlanan bilezikler yönünden dava kısmen kabul edilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Ziynet Eşyası Alacağı
Yargıtay 2. HD 14.05.2026
Ziynetlerin Hangi Eşe Takıldığı ve Niteliği Ayrıntılı Bilirkişi Raporuyla Belirlenmeliydi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9658 · K. 2026/5598
Erkeğin dava konusu ziynetlerin bir kısmının kendisine ait olduğunu savunduğu dosyada, her eşe takılan ziynetlerin tür, miktar ve aidiyeti denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlenmelidir.
Bozma Ziynet Eşyası Alacağı
Yargıtay 2. HD 14.04.2026
Barışma Sırasında Ayrı ve Açık Ziynet Feragati Bulunmayınca Alacağın Esası İncelenmeliydi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6672 · K. 2026/4137
Barışma üzerine davadan feragat edilmesi, ziynet alacağı için ayrıca ve açıkça feragat beyanı bulunmadığından dava takip hakkından vazgeçme sayılmış ve kesin hüküm oluşturmamıştır.
Kısmen Bozma Ziynet Eşyası Alacağı
Ziynet Eşyası Alacağı Konusundaki 37 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Ziynet Alacağı Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.