top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Sevkiyat Sorumlusunun Önceki Dönemde Tarım İşçisi Olduğu Savunması Araştırılmalıydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9653 · K. 2026/3177 · T. 14.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, sevkiyat sorumlusu olarak kesintisiz çalıştığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı ve çeşitli işçilik alacaklarını istedi; davalı işveren, 22.10.2008-01.10.2012 arasında mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıldığını ve bu dönemde 4857 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını savundu. İlk derece mahkemesi bu savunmayı araştırmadan tüm döneme Kanun'u uyguladı, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti. Yargıtay, 4/1-(b) hükmüne göre 50 dâhil 50'den az işçi çalıştırılan tarım ve orman işyerlerinde Kanun'un uygulanmadığını belirterek tartışmalı dönemin denetime elverişli şekilde tespit edilmemesini eksik inceleme saydı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Tarım işçisi olarak çalışıldığı savunulan dönem araştırılıp denetime elverişli biçimde tespit edilmeden, işçinin tüm çalışma süresine 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak karar verilmesi eksik incelemedir.

Soru: İşveren bir dönemde tarım işçisi olarak çalışıldığını savunursa mahkeme bunu araştırmalı mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“tarım işçisi olarak çalışıp çalışmadığı denetime elverişli şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2025/9653 E. , 2026/3177 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/374 E., 2025/1611 K.

DAVA TARİHİ : 13.10.2021

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 8. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/398 E., 2024/323 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.09.2005-01.10.2021 tarihleri arasında sevkiyat sorumlusu olarak kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, fide sezonu olan aylarda hafta tatili kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 22.10.2008-01.10.2012 tarihleri arasında mevsimlik olarak tarım işçisi olarak çalıştığını, bu dönem için 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) uygulanamayacağını, 01.05.2016 tarihinden itibaren ise sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, performansının yetersiz oluşu nedenleriyle haklı olarak sona erdirildiğini, fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını, nadiren yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının en son sevkiyat sorumlusu olarak 15.09.2005-01.10.2021 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde haklı nedenle feshedildiğinin işveren tarafından ispatlanamadığı, davacı işçi tarafından fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı iddia edilmiş olup işveren tarafından sunulan puantaj kayıtları ile imzalı bordrolar dikkate alındığında ilgili dönemlerin dışlandığı, kayıt bulunmayan dönem için ise beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca davacının iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,

2. Davacının kesintili şekilde çalıştığı ve çalışma dönemlerinin istifa ile sonlandığı göz önüne alındığında tekrar işe girerek devam ettiği çalışmalarıyla, 01.10.2012 tarihinden sonraki hizmetlerinin birleştirilmesi ve kıdem tazminatı hesabına dâhil edilmesinin mümkün olmadığını,

3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu,

4. Davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmadığını, nadiren yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğini,

5. Davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, bakiye yıllık izin ücretinin iş sözleşmesi feshedildiğinde ödendiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının tüm çalışma dönemi bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.

4857 sayılı Kanun'un 4/1-(b) hükmü uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dâhil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Aynı maddede ayrık durumlara da yer verilmiştir.

Buna göre;

1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,

2. Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,

3. Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde,

4. Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde çalışanların, 4857 sayılı Kanun kapsamında olacakları belirtilmiştir.

Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler 4857 sayılı Kanun'a tâbidir. Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili tarafından davacının 22.10.2008-01.10.2012 tarihleri arasında mevsimlik olarak tarım işçisi olarak çalıştığı, bu dönem için 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı savunulmuş olup İlk Derece Mahkemesince bu savunmaya ilişkin bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan davacının tespit edilen tüm çalışma dönemi için 4857 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece, davacının 22.10.2008-01.10.2012 tarihleri arasındaki çalışma döneminde tarım işçisi olarak çalışıp çalışmadığı denetime elverişli şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

50'den Az İşçi Çalıştırılan Tarım İşyerinde İş Kanunu Uygulanır mı?

Kararda anılan 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(b) hükmüne göre 50 dâhil 50'den az işçi çalıştırılan tarım ve orman işyerlerinde Kanun uygulanmaz. Ancak maddede sayılan ayrık durumlar ile bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler Kanun'a tâbidir.

Benzer Kararlar

İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page