Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Eksik Katılma Alacağında Üçüncü Kişinin Sorumluluğu İçin Kesin Aciz Vesikası Aranır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7573 · K. 2026/7318 · T. 29.06.2026
Karar Özeti
Bozmadan sonra görülen eksik kalan katılma alacağının tahsili davasında mahkeme, lehine kazandırma yapılan üçüncü kişiyi bir icra dosyasındaki haciz tutanağına dayanarak sorumlu tuttu. Yargıtay, TMK'nın 241. maddesine göre üçüncü kişinin ancak borçlu eşin malvarlığı borcu karşılamadığında ve eksik kalan miktarla sınırlı olarak sorumlu olduğunu hatırlattı. Bu durumun kesin aciz vesikası ile belirleneceğini, dayanılan tutanağın ise geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunu belirterek hükmü bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Eksik kalan katılma alacağının TMK'nın 241. maddesine göre üçüncü kişiden tahsili, borçlu eşin malvarlığının borcu karşılamadığını gösteren kesin aciz vesikasını gerektirir; geçici aciz belgesi yetmez.
Soru: Eşten tahsil edilemeyen katılma alacağı için üçüncü kişiye ne zaman başvurulabilir?
Sonuç: Davalının temyiz itirazları kısmen kabul edilerek hüküm bozuldu; diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/7573
- Karar No2026/7318
- Karar Tarihi29.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 229 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 241 (resmî metin)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 105 (resmî metin)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 143 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 165 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 167 (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“borçlu eşin tüm malvarlığının borcu karşılamadığını ve borcun tahsil edilemediğini kesin olarak gösteren kesin aciz vesikası bulunması halinde”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/7573 E. , 2026/7318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2025/107 E., 2025/415 K.
DAVA TÜRÜ : Eksik Kalan Katılma Alacağının Tahsili
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının tespit edilmesi halinde, işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez ve üçüncü kişi davalı olarak gösterilse dahi bu aşamada davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağından sorumlu tutulmaz. Sadece, üçüncü kişi hakkında TMK'nin 229. maddesindeki amaç ve doğrultuda lehine kazandırma veya devrin yapıldığının tespiti ile yetinilmelidir. Zira, ancak tasfiye sırasında borçlu eşin mal varlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, sonradan üçüncü kişi aleyhine TMK'nin 241. maddesine göre eksik kalan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılabilecektir. Başka bir anlatımla, borçlu eşin mal varlığı veya terekesi tasfiye borcunu ödemeye yetiyorsa, hiçbir zaman lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi davacıya ödenecek katılma alacağından sorumlu tutulmayacaktır.
2. Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi hakkında nihai karar verilmesiyle başlayan tasfiye süreci, alacak miktarının tahsil edilmesiyle tamamlanır. Borçlu eşin mal varlığının ya da terekesinin tasfiye borcunu karşılamaya yetip yetmediği ancak bu sürecin ilerleyen aşamalarında belli olacağından, üçüncü kişinin daha tasfiyenin başlangıcında (mahkeme kararıyla) borçtan sorumlu tutulması doğru olmaz. O halde, eşle birlikte eşten kazandırma veya devralan üçüncü kişiye karşı dava açılması durumunda, mahkemece yapılması gereken iş, HMK'nin 167. maddesi uyarınca üçüncü kişiye karşı açılan dava hakkında “ayırma kararı” verilerek davanın ayrı bir esasa kaydının sağlanması; bu davada eski eşe karşı açılan mal rejiminin tasfiyesi davası sonucunun ve alacağa karar verilmiş ise, eşten tahsil edilebilme durumunun HMK'nin 165. maddesinin birinci fıkrası uyarınca “bekletici sorun” yapılması olmalıdır.
3. Aciz vesikası, icra takibi sonucu haczedilen mallardan elde edilen gelir ile tüm alacağın ödenememesi durumunda alacaklılara verilen bir belge olup kesin ve geçici aciz vesikası olarak ikiye ayrılır. Kesin aciz vesikası, borçlunun tüm malvarlığının borcu karşılamadığını ve borcun tahsil edilemediğini kesin olarak gösteren ve icra müdürlüğü tarafından bir belge olup (İİK md. 143); geçici aciz vesikası ise haciz sırasında haczedilebilir mal bulunsa bile alacağı karşılamaya yetmediği durumlarda düzenlenir (İİK md. 105).
4. Tasfiye sırasında borçlu eşin mal varlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, üçüncü kişi aleyhine TMK'nin 241. maddesine göre eksik kalan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılabilecektir. Tasfiye sırasında borçlu eşin mal varlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetip yetmediği ise, borçlu eşin tüm malvarlığının borcu karşılamadığını ve borcun tahsil edilemediğini kesin olarak gösteren kesin aciz vesikası ile belirlenir.
5. Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan .... İcra Dairesinin 2023/18724 E. sayılı takip dosyasındaki haciz tutanağının kesin değil, geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu anlaşılmakla; TMK'nin 241. maddesi uyarınca, borçlu eşin mal varlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetip yetmediğinin belirlenmesi için yeterli değildir. O halde, Mahkemece, borçlu eşin tüm malvarlığının borcu karşılamadığını ve borcun tahsil edilemediğini kesin olarak gösteren kesin aciz vesikası bulunması halinde, TMK'nin 241. maddesi uyarınca eksik kalan katılma alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Kazandırma Yapılan Üçüncü Kişiye Karşı Tasarrufun İptali İstenebilir mi?
Hayır. Kararda, karşılıksız kazandırma tespit edilse bile tasarrufun iptaline karar verilemeyeceği; üçüncü kişinin ancak borçlu eşin malvarlığı yetmezse eksik kalan miktarla sınırlı sorumlu olacağı belirtildi.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 22.10.2025
Eşin Babasının İş Hanı Satışından Gelen Parayla Evlilikte Alınan Ev Kişisel Mal Sayıldı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/618 · K. 2025/646
Edinilmiş mal karinesinin aksi tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir; bu dosyada banka kayıtları, bilirkişi raporu ve görgü tanıkları konutun kişisel malvarlığıyla alındığını göstermiştir.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Hukuk Genel Kurulu 21.05.2025
Katkı Payı Alacağında Çalışan Eşin Katkısı Aksi İspatlanmadıkça Kabul Edilir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/709 · K. 2025/325
Mal ayrılığı döneminde düzenli ve sürekli çalıştığı ispatlanan eşin gelirinin katkıda kullanıldığı fiilî karinedir; gelir tam belirlenemezse hâkim hakkaniyete uygun katkı oranı takdir etmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Hukuk Genel Kurulu 16.04.2025
Boşanma Öncesi Muvazaalı Satış İddiası: Önce Katılma Alacağı Davasının Sonucu Beklenir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/618 · K. 2025/231
Eşin üçüncü kişiye yaptığı devrin muvazaalı olduğunu ileri süren diğer eşin hukuki yararı alacaklı olmasına bağlı olduğundan, katılma alacağı davasının sonucu bekletici sorun yapılmalıdır.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Hukuk Genel Kurulu 24.04.2024
Kredisini Arkadaşının Ödediğini Savunan Eş, Aracın Edinilmiş Mal Olmadığını İspatlamalı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/467 · K. 2024/199
Evlilik içinde eş adına alınan aracın üçüncü kişiye ait olduğunu savunan eş, TMK 222/3'teki karine karşısında bunu ispatlamalıdır; ispatlayamazsa katılma alacağı hesaplanır.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı Konusundaki 30 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Mal Rejimi Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Katılma Alacağı Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.