top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Ziynet Eşyası Alacağı

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Kişisel Mal Savunması Yokken Ziynet Talebinin Kadının Üzerindekilerle Sınırlanması Bozuldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9025 · K. 2026/7001 · T. 23.06.2026

Karar Özeti

Kadın, düğünde takılan altınları erkeğin alıp banka kasasında tuttuğunu ve bozdurduğunu ileri sürdü; erkek ise miktara itiraz edip altınları kadının bozdurarak kendi hesabına yatırdığını savundu. Bölge adliye mahkemesi davayı yalnız kadının üzerine takılı altınlar yönünden kabul etti. Yargıtay, ziynetlerin varlığı sabitken erkeğin kişisel mal savunması bulunmadığını, balayında harcanan çeyreklerin iade edilmemek üzere alındığının ispatlanmadığını belirtti ve varlığı ispatlanan 18 bilezik için banka kasası araştırılmadan karar verilmesini de hatalı bularak ziynet hükmünü bozdu; katılma alacağı hükmü onandı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Erkeğin düğün takılarının kendi kişisel malı olduğuna dair savunması bulunmadığı dosyada, ziynet talebinin yalnız kadının üzerine takılı altınlarla sınırlanarak kısmen kabulü hatalı bulunmuştur.

Soru: Erkek takıların kendisine ait olduğunu savunmazsa ziynet iadesi kadının üzerindekilerle sınırlanabilir mi?

Sonuç: Ziynet davasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu, katılma alacağına ilişkin hüküm onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davalı erkek adına banka kasası bulunup bulunmadığı yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuş”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/9025 E. , 2026/7001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/891 E., 2025/744 K.

DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ve Ziynet Eşyasının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2013/64 E., 2023/647 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından sadece ziynet davası yönünden, davalı erkek vekili tarafından hem ziynet hem katılma alacağı davası yönünden temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı kadın vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Katılma alacağı davası yönünden davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Ziynet davası yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK md. 6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının dava ve cevaba cevap dilekçesinde, 22 adet bilezik ve 96 adet büyüklü küçüklü altın takıldığını, erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü; davalı erkeğin de altın miktarının doğru olmadığını ve kadının altınları bozdurarak kendi hesabına yatırdığını savunduğu, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının ise olmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, öncelikle ziynet eşyalarının varlığının ve ziynet eşyalarının iade edilmek üzere davalı kocaya verildiğinin ispatı davacı kadına ait olup toplanan deliller ile tanık beyanları ve düğün görüntülerine göre ziynet eşyalarının varlığı sabittir.

Diğer yandan, takılan çeyrek altınların bozdurularak tarafların balayı masraflarının karşılandığı tarafların kabulünde olup çeyrek altınların davalı erkek tarafından kadına iade edilmemek üzere alındığı da davalı erkek tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Ayrıca, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının olmamasına rağmen sadece kadının üzerine takılı altınlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

Son olarak, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talep ettiği, bilirkişi raporunda tespit edilen ve varlığı ispatlanan 18 adet bilezik yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının davalı erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü halde, davalı erkek adına banka kasası bulunup bulunmadığı yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Katılma Alacağı Davası Yönünden

Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

B. Ziynet Davası Yönünden

Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren ...'a verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Katılma Alacağına İlişkin Karar da Ziynetlerle Birlikte Bozuldu mu?

Hayır. Katılma alacağına yönelen temyiz itirazları reddedilerek bu hüküm onandı. Bozma, ziynet davasında belirtilen eksik inceleme ve değerlendirmeye ilişkindi.

Benzer Kararlar

Ziynet Eşyası Alacağı Konusundaki 37 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page