top of page

Usul ve Yargılama: H Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (11 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Usul ve Yargılama: H Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–11 / 11 terim

H

  • Usul ve Yargılama

    Hâkimin Reddi

    Tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep bulunması hâlinde hâkimin davadan çekilmesinin istenmesidir. Talep, sebebin öğrenilmesinden itibaren en geç ilk duruşmada ileri sürülmelidir. Ret talebini, kanunda gösterilen merci inceler.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 36–43

  • Usul ve Yargılama

    Hâkimin Yasaklılığı

    Kanunda sayılan hâllerde hâkimin davaya bakmasının kesin olarak yasaklanmasıdır. Kendi davası, eşine veya yakın hısımlarına ait davalar bu kapsamdadır. Yasaklılık, talep olmaksızın kendiliğinden gözetilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 34–35

  • Usul ve Yargılama

    Hakkın Kötüye Kullanılması

    Hakkın kötüye kullanılması, bir hakkın dürüstlük kuralına açıkça aykırı biçimde kullanılmasıdır. TMK m. 2 uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz; kanun bu sonucu zarar verme kastına bağlamamıştır. Yargılamada da taraflar dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır; kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden ayrı olarak karşı tarafın vekiliyle kararlaştırdığı vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm edilebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 29 ve 329

  • Usul ve Yargılama

    Hukuka Aykırı Delil

    Hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği için bir vakıanın ispatında kullanılamayan delildir. Anayasa, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini öngörür; hukuk yargılamasında mahkeme bu delilleri dikkate alamaz, ceza muhakemesinde de kanuna aykırı elde edilen delil reddedilir ve suç ancak hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Delilin nasıl elde edildiği ve hukuka uygunluk sebebi bulunup bulunmadığı somut olayda değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 38 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 206 ve 217

  • Usul ve Yargılama

    Hukuki Dinlenilme Hakkı

    Yargılamanın ilgilisinin süreç hakkında bilgi edinmesini, açıklama ve delil sunmasını ve bunların mahkemece değerlendirilmesini kapsayan haktır. Kararın somut ve açık gerekçeye dayanması da bu güvencenin parçasıdır; yalnız duruşma salonunda bulunabilmekten ibaret değildir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 27 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36 ve 141

    Doktrin: Abdurrahman Saygılı / Kübra Nur Akça (2021), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Sözlü Yargılama Hükmünün Adil Yargılanma Hakkı ile Olan Rabıtası, Adalet Dergisi 67, s. 15–28

  • Usul ve Yargılama

    Hukuki Yarar

    İstenen mahkeme kararına ulaşmak bakımından hukuken korunmaya değer bir ihtiyacın bulunmasıdır. Bir konuda merak duymak veya soyut bir görüş istemek tek başına yeterli olmaz; özellikle tespit davasında güncel korunma ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 106 ve 114

  • Usul ve Yargılama

    Husumet

    Husumet, davanın dava konusu hakkın sahibi tarafından ve o hak bakımından sorumlu olan kişiye karşı açılmış olmasını, yani tarafların davada sıfatının bulunmasını ifade eder. Sıfat maddi hukuka göre belirlenir ve taraf ehliyeti ile dava ehliyetinden farklıdır; HMK m. 114’te sayılan dava şartları arasında yer almadığından yokluğu davanın esasına ilişkin bir eksikliktir. Dava dilekçesinde taraf kabul edilebilir bir yanılgıyla yanlış veya eksik gösterilmişse hâkim, karşı tarafın rızasını aramadan taraf değişikliğine izin verebilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 50–53, 114 ve 124

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Kapsamı

    Hükmün kapsamı, “Türk Milleti Adına” verilen hükümde bulunması kanunen zorunlu olan unsurlardır. Hükümde mahkeme, hâkim ve zabıt kâtibi ile taraflar, davaya katılanlar ve temsilcilerinin kimlik bilgileri; iddia ve savunmaların özeti, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, delillerin tartışılması, sabit görülen vakıalar ve hukuki sebepler; hüküm sonucu, yargılama giderleri, harcanmayan avansın iadesi, varsa kanun yolu ve süresi, hüküm tarihi, hâkim ve zabıt kâtibinin imzaları ile gerekçeli kararın yazıldığı tarih yer alır. Hüküm sonucunda her talep hakkındaki karar, gerekçe tekrarlanmadan, sıra numarasıyla ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 297

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tamamlanması

    Hükmün tamamlanması, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekmesine rağmen hakkında tamamen ya da kısmen karar verilmeyen hususlar için hükmü veren mahkemeden ek karar istenmesidir. Talep, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde dilekçeyle yapılır; dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir ve mahkeme cevap verilmese bile dosya üzerinden karar verebilir. Verilen ek karara karşı kanun yoluna başvurulabilir; bu yol, hükmün esasını yeniden tartışmak için kullanılamaz.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 305/A–306

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tashihi

    Hükmün tashihi, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile bunlara benzer diğer açık hataların, hükmü veren mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilmesidir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim tarafları dinlemeden düzeltme yapamaz; davete rağmen gelmezlerse dosya üzerinden karar verilebilir. Tashih kararı, mahkemedeki nüshalar ile verilmiş suretlerin altına veya eklenecek ayrı bir kâğıda yazılıp imzalanır ve mühürlenir. Tashih, hükmün hukuki değerlendirmesini veya esasını değiştirmeye yarayan bir kanun yolu değildir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 304

  • Usul ve Yargılama

    Hükmün Tavzihi

    Hükmün tavzihi, yeterince açık olmayan, icrasında tereddüt uyandıran veya birbirine aykırı fıkralar içeren bir hükmün, taraflardan birinin talebi üzerine hükmü veren mahkemece açıklanması ya da tereddüt veya aykırılığın giderilmesidir. Talep, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar yapılabilir; dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir ve mahkeme cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinden karar verebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 305–306

Sayfa 1 / 1 · 1–11 / 11 terim

Önceki harf: G · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: I

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page