top of page

G Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Terim listesine geç (32 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

G Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Sayfa 1 / 1 · 1–32 / 32 terim

G

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Gaiplik

    Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan kişinin ölümü kuvvetle olasıysa, kanuni koşullarla verilen mahkeme kararıdır. İlan ve bekleme usulü uygulanır; yalnız kişiye ulaşılamaması yeterli değildir. Kararın miras ve evlilik üzerindeki sonuçları ayrı hükümlere tabidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 32–35 ve 131

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Garanti Belgesi

    Garanti belgesi, garanti belgesiyle satılması yönetmelikle zorunlu tutulan mallar için üretici veya ithalatçının düzenlemek zorunda olduğu ve satıcının eksiksiz doldurarak tüketiciye vermekle yükümlü bulunduğu, malın garanti koşullarını gösteren belgedir. Garanti süresi malın teslim tarihinden başlar ve en az iki yıldır; Bakanlık bazı mallar için başka bir ölçü birimi belirleyebilir. Onarım hakkını kullanan tüketici, malın garanti süresinde tekrar arızalanması, azami tamir süresinin aşılması veya tamirin mümkün olmaması hâlinde diğer seçimlik haklarını kullanabilir; satıcı, üretici ve ithalatçı bundan müteselsilen sorumludur.

    İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 56

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Garanti Sözleşmesi

    Garanti sözleşmesi, bir kişinin üçüncü bir kişinin belirli bir fiili gerçekleştireceğini karşı tarafa üstlendiği ve bu fiil gerçekleşmezse doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu sözleşmedir. Kefaletten farklı olarak garanti verenin yükümlülüğü, mevcut ve geçerli bir asıl borcun varlığına bağlı değildir. Belirli süreli üstlenmede, süre bitimine kadar yazılı başvuru yapılmazsa sorumluluğun sona ereceği kararlaştırılabilir. Gerçek kişilerin başka ad altında verdiği kişisel güvencelere kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eş rızasına ilişkin hükümler uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 128, 582 ve 603

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gayrimenkul Sermaye İradı

    Arazi, bina ve bunların eklentileri ile kanunda sayılan hak ve malların sahipleri, zilyetleri, intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen gelirdir. Gelir vergisinin unsurlarından biridir; döşeli kiraya verilen yerlerde döşeme için alınan bedel de bu gelire dahildir. Konutun kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen hasılatın her yıl güncellenen tutarı gelir vergisinden istisnadır; istisna koşulları ve beyan yükümlülüğü kanunda ayrıca düzenlenir.

    İlgili mevzuat: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, m. 2, 21 ve 70

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Gece Çalışması

    Çalışma hayatında en geç saat 20.00’de başlayıp en erken saat 06.00’ya kadar süren ve her hâlde en fazla on bir saat olan gece döneminde yapılan çalışmadır. İşçilerin gece çalışması yedi buçuk saati geçemez; turizm, özel güvenlik, sağlık hizmeti ve petrol arama-sondaj işlerinde işçinin yazılı onayıyla bu süre aşılabilir. Gece çalışmasında fazla çalışma yaptırılamaz; nöbetleşe postalarla yürütülen işlerde postalar dönüşümlü uygulanır ve posta değiştiren işçi en az on bir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 69

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gecikme Faizi

    Gecikme faizi, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere, verginin normal vade tarihinden itibaren kanunda belirtilen tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı oranında uygulanan faizdir. Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilerde son tarhiyatın tahakkuk tarihine, dava konusu yapılan vergilerin ödenmemiş kısmında yargı organı kararının tebliğ tarihine, kanun yolundan vazgeçilen hâllerde vazgeçme dilekçesinin verildiği tarihe kadar hesaplanır. Ay kesirleri dikkate alınmaz ve faiz vergiyle aynı süre içinde ödenir.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 112

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gecikme Zammı

    Gecikme zammı, amme alacağının ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitiminden itibaren her ay için ayrı ayrı uygulanan ve ay kesirleri için günlük hesaplanan zamdır. Oranı Kanunda belirlenmiş olup Cumhurbaşkanı bu oranı kanundaki sınırlar içinde indirmeye veya artırmaya yetkilidir; uygulanacak oran ilgili dönemin Cumhurbaşkanı kararından izlenmelidir. Vergi ziyaı cezalarına aynı oranda, mahkemelerce verilen ceza niteliğindeki amme alacaklarına yarı oranda uygulanır; diğer ceza niteliğindeki amme alacaklarına uygulanmaz.

    İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 51–52

  • İcra ve İflas

    Gecikmiş İtiraz

    Gecikmiş itiraz, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle ödeme emrine süresinde itiraz edemeyen borçlunun, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar yapabildiği itirazdır. Borçlu, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle itirazını ve sebeplerini bildirmek ve duruşmaya ilişkin harç ve giderleri ödemek zorundadır. Mazeretin icra mahkemesince kabulüyle takip durur; önceden haciz konulmuşsa alacaklı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya itirazın iptali davası açmazsa haciz kalkar.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 65

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Geciktirici Koşul

    Sözleşmenin hüküm doğurmasının, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlanmasıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği anda hüküm ifade eder. Hükmün sona ermesini olguya bağlayan bozucu koşuldan farklıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 170

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Geçerli Nedenle Fesih

    Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak işverence süreli fesihle sona erdirilmesidir. Fesih yazılı yapılmalı, sebep açık ve kesin belirtilmeli; davranış veya verime dayalı fesihte önce işçinin savunması alınmalıdır. Haklı nedenle derhâl fesihten farklı olarak bildirim süresine uyulmalı veya bu sürenin ücreti peşin ödenmelidir; koşulları varsa kıdem tazminatı da ödenir. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17–21 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Geçici İş Göremezlik Ödeneği

    Yetkili hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alan sigortalıya iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle çalışamadığı günler için ödenen günlük ödenektir. Hizmet akdiyle çalışanlara iş kazası ve meslek hastalığında her gün; hastalıkta son bir yılda en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmişse üçüncü günden itibaren; analıkta aynı prim şartıyla doğumdan önceki sekiz ve sonraki on altı hafta için ödenir. Tutar yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisidir; bağımsız çalışanlara hastalık ödeneği verilmez, diğer ödenekler borçsuzluk ve (analık hariç) yatarak tedavi şartına bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 18

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Geçici İş İlişkisi

    İşçinin, kanunda öngörülen koşullarla iş görme edimini geçici olarak başka bir işverene yerine getirdiği iş ilişkisidir. Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosu aracılığıyla yalnız kanunda sayılan hâllerde ve sürelerle kurulabilir; bu modelde işveren özel istihdam bürosudur. Holding bünyesinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerine geçici devirde işçinin yazılı rızası alınmalıdır; bu ilişki yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulur, en fazla iki defa yenilenir ve devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü sürer.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 7

  • İcra ve İflas

    Geçici Konkordato Mühleti

    Geçici konkordato mühleti, konkordato talebine eklenmesi gereken belgelerin eksiksiz olduğunun tespiti üzerine mahkemenin derhâl verdiği ve kesin mühletin sonuçlarını doğuran ilk koruma süresidir. Süre üç aydır; borçlunun veya geçici komiserin talebiyle en fazla iki ay uzatılabilir, toplamı beş ayı geçemez. Mahkeme bu kararla geçici komiser görevlendirir ve malvarlığını korumaya yönelik tedbirleri alır; karar ilan edilir ve alacaklılar ilandan itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir, ancak mühlet kararına karşı kanun yolu kapalıdır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 287–288

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gelir Vergisi

    Gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden alınan vergidir. Ticari, zirai ve serbest meslek kazançları, ücretler, gayrimenkul ve menkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar gelirin unsurlarını oluşturur. Vergi artan oranlı tarifeye göre hesaplanır; bazı gelirler kaynakta kesinti yoluyla, bazıları ise yıllık beyanname ile vergilendirilir.

    İlgili mevzuat: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, m. 1–2, 85, 94 ve 103

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Genel İşlem Koşulları

    Çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere önceden tek taraflı hazırlanan hükümlerdir. Karşı tarafın bilgilendirilmesi ve içeriği öğrenebilmesi, sözleşmeye dâhil olma denetiminde önem taşır. Haksız ağırlaştırıcı veya belirsiz hükümler için ayrıca içerik ve yorum denetimi uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 20–25

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Genel Kurul Kararının İptali

    Genel kurul kararının iptali, kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı anonim şirket genel kurul kararlarına karşı, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açılan davadır. Toplantıda olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri, çağrı veya gündem usulsüzlüğü ya da toplantıya yetkisiz katılım gibi aykırılıkların karara etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararın yürütülmesi kişisel sorumluluklarını doğuracaksa yönetim kurulu üyeleri dava açabilir. Kanunda örnek olarak sayılan hâller başta olmak üzere ağır aykırılık içeren kararlar ise batıldır.

    İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 445–451

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Genel Sağlık Sigortası

    Türkiye’de ikamet eden kişilerin sağlık risklerine karşı korunmasını sağlayan zorunlu sigortadır. Çalışan sigortalılar, isteğe bağlı sigortalılar, gelir veya aylık alanlar ile kanunda sayılan diğer kişiler genel sağlık sigortalısı sayılır; başka bir kapsama girmeyen ve yurt dışında sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar da sigortalı kabul edilir. Aile içinde kişi başına düşen aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar için gelir tespitine dayalı özel bir kapsam öngörülmüştür.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 3 ve 60

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Gerçek Kişi

    Hak ehliyetine sahip olan insandır; kanun her insana hak ehliyeti tanır. Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer; çocuk ise sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetine sahip olur. Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat edilir; kayıt yoksa veya doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispatlanabilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 8, 28 ve 30

  • Usul ve Yargılama

    Gıyap

    Bir tarafın duruşmada hazır bulunmaması durumudur. Hukuk yargılamasında taraflardan biri gelmezse, diğerinin talebiyle yargılamaya devam edilebilir veya dosya işlemden kaldırılır. Ceza yargılamasında sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesi sınırlı hâllere bağlanmıştır.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 150 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 193–195

  • Usul ve Yargılama

    Gider Avansı

    Dava açılırken, tarifede öngörülen yargılama giderleri için yatırılan avanstır. Harç ve belirli bir delilin toplanması için istenen delil avansından ayrıdır. Kullanılmayan avansın iadesine hükmün kesinleşmesinden sonra karar verilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114/1-g, 120, 324 ve 333

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Giydirilmiş Ücret

    Çıplak brüt ücrete, işçiye sağlanan ve kanunen hesaba katılması gereken para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin eklenmesiyle bulunan ücrettir. Düzenli yemek, yol ve ikramiye gibi menfaatler kıdem ve ihbar tazminatında önem taşır. Her ödeme veya masraf karşılığı aynı şekilde hesaba katılmaz; niteliği ve sağlanma düzeni incelenir.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

  • Ceza ve İnfaz

    Gizli Soruşturmacı

    Kamu görevlilerinin, kimlikleri gizlenerek soruşturma konusu suçun aydınlatılması için görevlendirilmesidir. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi gerekir. Yalnızca kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 139

  • Ceza ve İnfaz

    Gönüllü Vazgeçme

    Failin suçun icrasından kendi iradesiyle vazgeçmesi veya kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını ya da neticeyi önlemesidir. Koşulları gerçekleştiğinde teşebbüs nedeniyle cezalandırılmaz. Ancak o ana kadar tamamlanan davranış başka bir suç oluşturuyorsa bundan sorumluluk sürebilir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 36

  • Usul ve Yargılama

    Görev İtirazı

    Davaya bakmakla görevli olmayan mahkemede dava açıldığının ileri sürülmesidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re’sen gözetilir. Görevsizlik kararı üzerine dosya, süresinde talep edilirse görevli mahkemeye gönderilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 1 ve 20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Görevden Uzaklaştırma

    Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Tedbir soruşturmanın herhangi bir aşamasında alınabilir. Süreleri, aylık ödemesi ve tedbirin kaldırılması kanunda ayrıca düzenlenmiştir; disiplin cezası niteliğinde değildir.

    İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 137–145

  • Ceza ve İnfaz

    Görevi Kötüye Kullanma

    Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlamasıdır; cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterilerek aynı sonuçlara neden olunması üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılabilmesi için ayrıca izin kuralları uygulanabilir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 257

  • Ceza ve İnfaz

    Görevi Yaptırmamak İçin Direnme

    Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır ve cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir. Suç yargı görevi yapanlara karşı işlenirse iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Tanınmayacak hâle gelerek veya birden fazla kişiyle işlenmesi ya da silahla veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza artırılır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 265

  • Usul ve Yargılama

    Görevli Mahkeme

    Uyuşmazlığa bakma görevi kanunla belirlenmiş mahkemedir. Görev kanunla düzenlenir ve kamu düzeniyle ilgilidir; tarafların anlaşmasıyla kanunun görev dağılımı değiştirilemez.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 1–4 ve 114

  • Ceza ve İnfaz

    Gözaltı

    Yakalanan ve Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmayan kişinin, soruşturmanın tamamlanması için kanuni süre içinde özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir. Kural olarak süre, en yakın hâkime gönderme için zorunlu süre hariç yakalamadan itibaren yirmi dört saati geçemez; toplu suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü aşmamak üzere üç güne kadar uzatabilir. Gözaltına alınan, müdafii veya yakınları serbest bırakılmak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 91

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Grev

    İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak ya da bir kuruluşun kararına uyarak işi bırakmasıdır. Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde, işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını korumak veya geliştirmek amacıyla Kanuna uygun yapılan grev kanuni grevdir; şartları gerçekleşmeden yapılan grev kanun dışıdır. Kanun dışı grevde işveren, greve katılan veya teşvik eden işçilerin sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir.

    İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 58–75

  • Ceza ve İnfaz

    Güveni Kötüye Kullanma

    Muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilen başkasına ait mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına devir amacı dışında tasarrufta bulunulması ya da devrin inkâr edilmesidir. Temel hâlde soruşturma şikâyete bağlıdır ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi gereği ya da başkasının mallarını idare yetkisi nedeniyle tevdi edilen eşya hakkında işlenmesi hâlinde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası verilir; suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 155

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Güvenli Elektronik İmza

    Yalnız imza sahibine bağlı olan, yalnız onun tasarrufundaki güvenli imza oluşturma aracıyla oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan ve imzalanan veride sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığını gösteren elektronik imzadır. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime bağladığı işlemler ile kanunda sayılanlar dışındaki teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imzayla yapılamaz.

    İlgili mevzuat: 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, m. 4–5

Sayfa 1 / 1 · 1–32 / 32 terim

Önceki harf: F · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: H

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page