Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Tıbbi Uzmanlık Gerektiren Boşanma Vakıası Hastane Raporu Alınmadan Reddedilemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10674 · K. 2026/5639 · T. 14.05.2026
Karar Özeti
Kadın, erkeğin sağlık durumuna ilişkin bir vakıa ile hakaret ve şiddet iddialarına dayanarak boşanma davası açmış, ilk derece mahkemesi iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, kadının yalnız tanık deliline dayandığını ve hastaneden alınacak rapora dayanmadığını belirterek reddi yerinde bulmuş, yalnız aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına hükmetmiştir. Yargıtay, vakıanın hangi tıbbi yöntemle ispatlanacağına karar vermenin mahkemenin görevi olduğunu ve konu genel bilgi veya tecrübeyle çözümlenemeyeceğinden davalının Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Boşanmaya dayanak vakıanın ispatı tıbbi uzmanlık gerektiriyorsa, davacı rapora dayanmamış olsa bile mahkeme talep üzerine veya kendiliğinden rapor alarak karar vermelidir.
Soru: Boşanma davasında tıbbi bir iddia için rapora dayanılmamışsa mahkeme kendiliğinden rapor almalı mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu, diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmedi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/10674
- Karar No2026/5639
- Karar Tarihi14.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“bu vakıanın ciddi olup olmadığı ve hangi tıbbi yöntemle ispatlanacağına karar vermek ve resmi kurumlardan rapor istemek mahkemenin görevidir.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/10674 E. , 2026/5639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/229 E., 2025/2643 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kulu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/699 E., 2023/403 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından davanın reddi, tedbir nafakası miktarı, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından; ..., kadına hakaret ve küfür ettiği, fiziksel şiddet uyguladığı iddiaları ile boşanma ve fer'ileri yönünden dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı kadının tanıklarının ... dair beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, kadının iddialarını kanıtlar mahiyette başka delil sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı kadın tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince; davacı kadının dava dilekçesinde sadece tanık deliline dayandığı, ... konusunda hastaneden alınacak rapora dayanmadığı bu nedenle davalının hastaneye sevk edilmemesinin doğru olduğu belirtilerek davacı kadının davalı erkeğin kusurlu davranışlarını ispat edemediği, bu nedenle davanın reddinin doğru olduğu ancak kadın lehine tedbir nafakası verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kadın lehine aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına, sair hususlar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından; davanın reddi, tedbir nafakası miktarı, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinde de bilirkişiye başvurulması gereken haller “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı kadın tarafından ... vakıasına dayanılmış olup bu vakıanın ciddi olup olmadığı ve hangi tıbbi yöntemle ispatlanacağına karar vermek ve resmi kurumlardan rapor istemek mahkemenin görevidir. Neticede; kadının dayandığı bu vakıanın ispatının genel bilgi veya tecrübeyle çözümlenmesi mümkün olmadığından bu konuda mahkemece taraflardan birinin talebi veya kendiliğinden davalı erkeğin Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevki ile rapor alınıp, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bozma, İleri Sürülen Sağlık Durumunun Kanıtlandığı Anlamına mı Geliyor?
Hayır. Yargıtay, davalının Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek rapor alınmasını ve ardından işin esası hakkında karar verilmesini istedi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 09.03.2026
UYAP'a Geç Aktarılan Süresinde İstinaf Başvurusunun İncelenmemesi Bozma Sebebi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7906 · K. 2026/2590
İlk derece mahkemesine süresinde verilen istinaf dilekçesinin UYAP'a geç aktarılması nedeniyle bölge adliye mahkemesinin bu başvuruyu incelememesi bozma sebebi sayılmıştır.
Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Anayasa Mahkemesi 25.12.2025
Ad Değişikliğinin Süre Sınırı ve Hâkim Takdiri Olmadan İlanı Anayasa'ya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi · E. 2025/120 · K. 2025/270
Ad değişikliği kararlarının ilan süresi kanunda belirlenmeden ve hâkime takdir yetkisi tanınmadan Basın İlan Kurumu portalında ilanı, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını orantısız sınırlar.
Kısmen İptal Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 10.12.2025
Boşanma Davasını Geri Alan Eş, Aldatıldığını İleri Sürerek İşlemi İptal Ettiremez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/464 · K. 2025/809
Davanın geri alınması ve davalının açık rızası taraf usul işlemi olduğundan, HMK'nın yalnızca feragat, kabul ve sulh için tanıdığı irade bozukluğuna dayalı iptal yolu geri almaya uygulanmaz.
Direnme Uygun Bulundu Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 03.12.2025
Boşanma Kararına Karşı Yargılamanın İadesinde Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/520 · K. 2025/769
HMK 375/1-ç'ye dayalı yargılamanın iadesinde üç aylık hak düşürücü süre belgenin elde edildiği tarihten, belge hüküm kesinleşmeden elde edilmişse kesinleşme tarihinden işlemeye başlar.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.