top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 11. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Delil Değerlendirmesi Gereken Dolandırıcılıkta Sorgu Alınmadan Beraat Kurulamadı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/33925 · K. 2026/5776 · T. 01.06.2026

Karar Özeti

Dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından yargılanan iki sanık beraat etmiş, hüküm tarihinden önce ölen diğer sanık hakkında ise dava düşürülmüştü. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla, sorgu yapılmadan hüküm kurulmasının araştırma gerektirmeyen derhal beraat hâlleriyle sınırlı olduğunu, delillerin takdirini gerektiren durumlarda savunma alınmadan hüküm kurulamayacağını belirtti. Sanıklardan birinin savunması alınmadığından ve bu savunma diğer sanığı da etkileyeceğinden dolandırıcılık beraatlerini bozdu. Sahtecilik davaları olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşürüldü, ölen sanık hakkındaki düşme hükmü onandı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Delillerin takdirini gerektiren dosyada, savunması diğer sanığı da etkileyecek sanığın sorgusu yapılmadan beraat hükmü kurulması CMK 193'e aykırı bulunmuştur.

Soru: Delillerin değerlendirilmesi gereken dosyada derhal beraat istisnasıyla sorgudan vazgeçilebilir miydi?

Sonuç: Dolandırıcılık beraatleri bozuldu, sahtecilik davaları zamanaşımı nedeniyle düşürüldü ve ölen sanık hakkındaki düşme hükmü onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı”

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi 2021/33925 E. , 2026/5776 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/345 E., 2016/250 K.

SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : Beraat, düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

A. Sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen düşme hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre, hüküm tarihinden önce 09.03.2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik“ suçunun 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanıklar ... ve ... hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.03.2014 tarihli ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilâmı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla; sanıklardan ...'ın savunmasının alınmadığı, bu sanığın savunmasının diğer sanığı da etkileyeceği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesine yanlış anlam verilerek sorgusu yapılmadan hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Sanığın Sorgusu Yapılmadan Hiçbir Durumda Hüküm Kurulamaz mı?

Hayır. Kararda, fiilin suç oluşturmaması gibi araştırma gerektirmeyen ve derhal beraat verilmesi gereken durumlarda sorgu yapılmadan hüküm kurulabileceği belirtildi.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page