top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 9. HD Düzelterek Onama İş Hukuku

Dolarla İstenen İşçilik Alacaklarına Devlet Bankalarının Dolar Mevduat Faizi Uygulandı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1497 · K. 2026/3947 · T. 28.04.2026

Karar Özeti

Kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatılmayan ve Liberya'da çalışan davacı işçi, işçilik alacaklarını dolar olarak istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, zımni hukuk seçimiyle Türk hukukunun uygulanmasını isabetli bulmuş ve davalıların temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Ancak alacakların yabancı parayla istenmesi ve davacının talebi karşısında 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının dolarla açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizin yürütülmesi gerektiğini belirtmiş, yasal faiz ve genel mevduat faizi içeren hükmü düzelterek onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Sözleşmede daha yüksek faiz yoksa dolarla istenen işçilik alacaklarına 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının bir yıl vadeli dolar mevduatına ödediği en yüksek faiz uygulanır.

Soru: Dolar olarak istenen işçilik alacaklarına hangi faiz uygulanır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı; ilk derece mahkemesi kararındaki faiz türleri Devlet bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz olarak düzeltilerek onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.”

“infazda tereddüt yaratacak şekilde ihbar tazminatına ve yıllık ücretli izin alacağına yasal faiz”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/1497 E. , 2026/3947 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1236 E., 2025/3048 K.

DAVA TARİHİ : 06.11.2023

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 83. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/225 E., 2025/64 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... Holding Anonim Şirketine (... Holding Şirketi) bağlı diğer davalı Şirketlerin oluşturduğu iş organizasyonu kapsamında Liberya'da çalıştığını, davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, iş sözleşmesinin davalılarca feshedilmesi üzerine taraflarınca açılan işe iade davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini, işe iadeye ilişkin tazminatları ödenmek suretiyle müvekkilinin yeniden davalılar nezdinde işe başlatılmadığını, geçersiz fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıldığı hususunun sabit olduğunu, işyeri çalışma düzeninin 12 hafta çalışma yapılıp 2 hafta dinlenme şeklinde olduğunu, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, haftanın 7 günü ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmediğini, davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, 2023 yılı Haziran ayına ait ödenmeyen ücret alacağının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketlere husumet yöneltilemeyeceğini, davacının yabancı Şirket iştirakinin personeli olduğunu, davalı ... ... Madencilik AŞ ile bağlantısının olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 31.11.2017-11.09.2022 tarihleri arasında çalıştığı, işe iade davası sonucu 4 ay ilave edilmesi neticesinde davacının çalışma süresinin toplam 4 yıl 1 ay 10 gün olduğu, davacının aylık son ücretinin 2.000,00 USD olduğu, barınma ve yemek yardımının işverenler tarafından sağlandığının kesinleşen işe iade kararı ile sabit olduğu; işverenlerce davacının kesinleşen işe iade davası kararına rağmen davacıyı işe başlatmadıkları sabit olduğundan çalışma süresine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğunun sabit olduğu, davalılar vekilince Türkiye'de geçirilen zamanın serbest zaman olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişse de, davacının fazla çalışmaları ya da hafta tatili çalışmaları karşılığı serbest zaman kullandırılacağı ve Türkiye'de geçireceği zamanların bu çalışmaların karşılığı olduğuna dair davacı tarafından düzenlenmiş yazılı bir delil sunulamadığı, bu konudaki seçimlik hakkın işçide olduğu, işçi tarafından fazla çalışma hakkı doğduktan sonra yazılı taleple serbest zaman kullanmak istediğine dair bir delil sunulmaması nedeniyle Türkiye'de geçirdiği zamanların serbest zaman olarak mahsuplaştırılması talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının kesinleşen işe iade davası kararı sonucunda 56 gün izne hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığı, kullandırılmadıysa ücretinin ödendiğinin işveren tarafından ispatlanamaması nedeniyle yıllık ücretli izin alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle ücret alacağının reddine, diğer alacakların kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açtığı işe iade davasında ücretinin 2.000,00 USD olarak kabul edildiği, kesinleşen işe iade davasında belirlenen ücretin alacak davasında da taraflar için bağlayıcı olacağı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ücret tutarında hata bulunmadığı, davacıya aylık ücret ödendiği, Türkiye'de bulunduğu sürede yapıldığı ileri sürülen ücret ödemelerinin davacının çalışma karşılığı hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarından düşülmesinin ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 6. maddesi dikkate alındığında bunun yıllık ücretli izin alacağından mahsubunun söz konusu olamayacağı, davacıya fazla ödeme yapıldığının somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının ücretinin taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve imzalı ücret bordroları uyarınca aylık net 1.250,00 USD olarak kabulü gerektiğini,

2. Uyuşmazlığa ilişkin hukuki mütalaa alındığını, mütalaada mahsup ve denkleştirme hususlarının dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini,

3. Davacıya Türkiye'de çalışma karşılığı olmaksızın geçirilen günlere karşılık ödenen bedelin mütalaada belirtildiği şekilde ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini,

4. Davacının iş sözleşmesi uyarınca denkleştirme usulüne göre çalıştığını, bu yönde inceleme yapılmadığını,

5. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

6. Davacının tüm alacaklarının eksiksiz şekilde banka aracılığıyla ödendiğini, imzasız ücret bordroları da incelendiğinde davacıya fazladan yapıldığı anlaşılan 6.040,33 USD ödemenin de öncelikle mahsubu gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davacının aylık ücretinin miktarı ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." kuralına yer verilmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan alacaklara, 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü uyarınca Devlet bankalarınca Amerikan doları (USD) üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Nitekim davacı tarafça da dava ve ıslah dilekçesinde, talep konusu alacaklara 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü uyarınca Devlet bankalarınca Amerikan doları (USD) üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilmiştir.

Sözü edilen düzenleme ve davacı talebi gözetilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak şekilde ihbar tazminatına ve yıllık ücretli izin alacağına yasal faiz; fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinde yer alan "yasal faiz ile birlikte" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte" ibaresinin yazılması;

Hüküm fıkrasının (2), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinde yer alan "bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Faiz Türündeki Hata İçin Yeniden Yargılama Yapılması Gerekti mi?

Hayır. Daire, hatanın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onadı.

Benzer Kararlar

İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page