top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Duyuma Dayalı Beyanla Hakaret İspatlanamayınca Taraflar Eşit Kusurlu, Tazminat Bozuldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10700 · K. 2026/5931 · T. 02.06.2026

Karar Özeti

Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi kadını ağır, bölge adliye mahkemesi ise erkeği ağır kusurlu kabul ederek kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetti. Yargıtay, erkeğe yüklenen hakaret vakıasına ilişkin tanık anlatımlarından birinin duyuma dayalı, diğerinin ise zamanı belli olmayan soyut beyanlar olduğunu belirterek bu vakıanın ispatlanamadığını kabul etti. Kadının güven sarsıcı eylemlerinin süregelen ve yoğun biçimde gerçekleştiğini de gözeterek tarafların eşit kusurlu olduğu sonucuna vardı. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden kusur belirlemesi ile kadın lehine tazminatlar erkek yararına bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Duyuma dayalı ve zamanı belli olmayan soyut tanık beyanlarıyla ispatlanamayan hakaret vakıası erkeğe kusur olarak yüklenmemiş, eşit kusurlu kadın yararına tazminat koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Soru: Duyuma dayalı tanık beyanıyla eşe hakaret kusuru ispatlanabilir mi?

Sonuç: Kusur belirlemesi ile kadın lehine maddi ve manevi tazminat yönünden bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu, diğer temyize konu bölümler onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“zamanı belli olmayan, soyut nitelikte, sebep ve saiki açıklanmayan beyanlar olup, evliliğin sonrasında devam edip etmediğinin anlaşılamadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği”

“eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/10700 E. , 2026/5931 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1805 E., 2025/2475 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2022/7 E., 2023/220 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından, kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, birleşen davada zina hukuki sebebi ile açılan boşanma davasının reddi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminatlar ve velayet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2.Taraflarca karşılıklı açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ederek güven sarsıcı davranışta bulunan, birlik görevlerini yerine getirmemek kaydı ile evi terk eden kadın ağır, düzenli bir işte çalışmadığı için evin geçimine katkıda bulunmayan, birlik görevlerini ihmal eden, kadına hakaret eden, fiziksel şiddet uygulayan ve tehdit eden erkek az kusurlu kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi hükmü taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin istinaf başvurusu reddedilmiş, kadının istinaf başvurusu ise kabul edilerek taraflara kusur olarak yüklenen vakıalara göre kadının ağır kusurlu, erkeğin ise az kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, ispatlanan ve vakıa olarak taraflara yüklenen kusurlar dikkate alındığında, erkeğin kusurunun ağır, kadına yüklenen kusurun ise az olduğu, kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdirinin gerektiği gerekçesiyle kusur gerekçesi düzeltilmiş, tazminatlar yönünden yeniden hüküm tesis edilerek kadının sair istinaf istemleri ise esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-davacı erkek vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar erkeğe, kadına hakaret ettiği vakıası kusur olarak yüklenmişse de, Mahkeme tarafından erkeğe kusur olarak yüklenen bu vakıya yönelik dinlenen davacı- davalı kadın tanığı ...nın beyanlarının duyuma dayalı olduğu, tanık ....'nin beyanlarının da zamanı belli olmayan, soyut nitelikte, sebep ve saiki açıklanmayan beyanlar olup, evliliğin sonrasında devam edip etmediğinin anlaşılamadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ayrıca incelenen telefon kayıtları ve dinlenen erkek tanıklarının beyanlarından, kadının güven sarsıcı eylemlerinin süregelen şekilde ve yoğun olarak gerçekleştiği, kadının bu eylemlerinin .... isimli dava dışı erkekle kaçma şüphesi yaratacak boyuta ulaştığı, hal böyle iken Mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda, ''sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ederek güven sarsıcı davranışta bulunan, birlik görevlerini yerine getirmemek kaydı ile evi terk eden '' kadın ve '' düzenli bir işte çalışmadığı için evin geçimine katkıda bulunmayan, birlik görevlerini ihmal eden, kadına fiziksel şiddet uygulayan ve tehdit eden'' erkeğin eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.174/1-2). Kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilme koşulları somut olayda oluşmamıştır. Hal böyle iken Mahkemece hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak kadın yararına maddi ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden davalı-davacı erkek yararına BOZULMASINA,

2.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Erkeğin Zina Sebebine Dayalı Boşanma İstemi Bu Kararla Kabul Edildi mi?

Hayır. Bozma, kusur belirlemesi ve kadın lehine tazminatlarla sınırlıdır. Erkeğin zina hukuki sebebine dayalı istemin reddine yönelik itirazı da sair temyiz itirazlarıyla birlikte reddedilmiş, bozma dışındaki bölümler onanmıştır.

Benzer Kararlar

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Konusundaki 83 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page