Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular
AYM 1. Bölüm Diğer Ceza Hukuku
Kesinleşen Beraat Kararı Görevsizlik İtirazına İlişkin Bireysel Başvuruyu Düşürdü
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/14019 · T. 17.06.2026
Karar Özeti
Başvurucu, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik yargılamasında asliye ceza mahkemesinin verdiği görevsizlik kararına karşı süre tutum dilekçesi sunduğunu, gerekçeli karar tebliğ edilmeden itirazının reddedildiğini ileri sürerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini iddia etti. Bireysel başvuru incelenirken davayı yürüten ağır ceza mahkemesi başvurucunun beraatine karar verdi ve hüküm istinaf edilmeden kesinleşti. Anayasa Mahkemesi, bu gelişme karşısında incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığını ve incelemeye devamı gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek başvurunun düşmesine karar verdi.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Görevsizlik kararına itirazın gerekçe tebliğ edilmeden incelenmesinden yakınan başvurucu hakkında sonradan beraat kararı verilip kesinleşmesi, bireysel başvurunun düşmesine yol açmıştır.
Soru: Ceza davasında beraat kesinleşirse görevsizlik itirazına ilişkin bireysel başvuru ne olur?
Sonuç: İncelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığından başvurunun düşmesine karar verildi.
Karar Künyesi
- MahkemeAnayasa Mahkemesi
- BölümBirinci Bölüm
- Başvuru No2023/14019
- Karar Tarihi17.06.2026
- Karar TürüBireysel Başvuru
- SonuçDiğer
- Resmî KaynakAnayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı sonucuna varılmıştır.”
Kararın Tam Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
... BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/14019)
Karar Tarihi: 17/6/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
İrfan FİDAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Yılmaz AKÇİL
Raportör
:
Leyla Nur ODUNCU
Başvurucu
:
...
Vekili
:
Av. ...
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza davasında verilen görevsizlik kararına karşı yapılan itirazda gerekçeli görevsizlik kararı kendisine tebliğ edilmeden itiraz merciinin itirazı karara bağlaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müştekinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları kapsamında iddianame düzenlenmiştir. İddianamede sevk maddesi olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 157. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 37. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası gösterilmiştir.
3. İddianamenin kabulü ile Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davada eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendi kapsamında kalması ihtimaline binaen bu suça ilişkin delillerin takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Başvurucu vekili görevsizlik kararına karşı 7/6/2022 tarihli süre tutum dilekçesi sunarak gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmesi akabinde sunacakları nedenler ile resen gözetilecek sebeplerle itirazlarının kabulüne, görevsizlik kararının kaldırılmasına, Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
5. Gerekçeli kararın başvurucu tarafa tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatası tespit edilememiştir.
6. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
7. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) E.2023/6 sayılı dosya üzerinden görülmeye başlanmıştır.
8. Yargılama altı celsede tamamlanmış ve Mahkemece başvurucuya isnat edilen suçlar yönünden 10/5/2024 tarihinde beraat kararı verilmiştir. Gerekçeli kararda başvurucunun dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendi, 207. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince cezalandırılması talep edilmişse de somut olayda başvurucunun cezalandırılmasına yeterli kanı oluşturacak her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun başvurucu tarafından işlendiğinin sabit olmadığı hususuna dayanılmıştır.
9. Başvurucu hakkında verilen hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiş, Mahkemece 26/9/2024 tarihli kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.
10. Başvurucu, görevsizlik kararı üzerine verilen itirazın reddi kararını (bkz. § 6) 16/1/2023 tarihinde öğrendikten sonra 18/1/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu, görevsizlik kararına karşı süre tutum dilekçesi verdiğini ve gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden itiraz mercinin itirazı karara bağladığını, süre tutum dilekçesinin itiraz mahkemesine gönderilmesi nedeniyle gerekçeli itiraz hakkını kullanamadığını belirterek adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı ile mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesinin mahkemeye erişim hakkına yönelik kararlarına atıfta bulunularak mevcut başvuruda başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir.
14. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" başlıklı 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."
16. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Düşme kararı" başlıklı 80. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:
…
ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi."
17. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi uyarınca Anayasa Mahkemesince saptanan herhangi bir gerekçeden dolayı başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde başvuru hakkında düşme kararı verilebilir (... [1. B.], B. No: 2020/22227, 18/10/2022, § 13).
18. Somut olayda başvurucu hakkında Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında görevsizlik kararı verilmiş; görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine anılan sürece ilişkin şikâyetlerle bireysel başvuruda bulunulmuştur (bkz. §§ 3-6, 10). Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davada nihai olarak başvurucunun isnat edilen suçlardan beraatine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir (bkz. §§ 7-9). Bu itibarla İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı sonucuna varılmıştır.
19. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi uyarınca başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebep kalmaması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebep kalmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Anayasa Mahkemesi Gerekçeli Kararın Tebliğ Edilmemesi Şikâyetini Esastan İnceledi mi?
Hayır. Mahkeme, başvurucunun kesinleşen beraati nedeniyle incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığını belirterek ihlal olup olmadığını incelemeden başvurunun düşmesine karar verdi.
Benzer Kararlar
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Ardışık Arama Savunmaları Karşılanmayan Mahkûmiyette Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/50081
Mahkûmiyetin tek delili sabit hat ve ankesörlü telefon aramaları olan dosyada, Yargıtayca öngörülen araştırmalar yapılmadan ve esaslı savunmalar karşılanmadan verilen hüküm gerekçeli karar hakkını ihlal etmiştir.
İhlal Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 03.06.2026
Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 06.05.2026
Bozmaya Uyulması Talebi Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/418 · K. 2026/290
Bozmadan sonra hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmalıdır; bozma ilamına uyulmasını talep etmek geçerli mütalaa sayılmaz ve bu eksiklik savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 22.04.2026
Zorunlu Müdafi Olmadan Yapılan Yargılama Mutlak Hukuka Aykırılıktır, İstinafta Bozulabilir
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/665 · K. 2026/249
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçta zorunlu müdafi yokluğunda duruşma yapılması CMK 289/1-e kapsamında mutlak hukuka aykırılıktır; bölge adliye mahkemesi CMK 280/1-e uyarınca bozabilir.
İtirazın Kabulü Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.