Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Meşru Müdafaa
Ceza Genel Kurulu Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333 · T. 03.06.2026
Karar Özeti
Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağmadan verilen mahkûmiyet, Özel Dairece meşru müdafaa ihtimali tartışılmadan ve yeterli delil olmadan kurulduğu gerekçesiyle bozulmuş, ilk derece mahkemesi ise direnmiştir. Bozmadan sonraki duruşmada Cumhuriyet savcısı yalnızca bozma ilamına direnilmesine karar verilmesini istemiş, esas hakkında ayrıca görüşü alınmadan hüküm kurulmuştur. Ceza Genel Kurulu, bozmaya uyulsa da direnilse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının savunma hakkının etkin kullanılmasını sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması gerektiğini belirterek, savunma hakkı kısıtlandığından hükmü diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.
Soru: Bozmadan sonra savcı esas hakkında mütalaa vermeden mahkeme hüküm kurabilir mi?
Sonuç: Direnme kararına konu hüküm, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulCeza Genel Kurulu
- Esas No2024/545
- Karar No2026/333
- Karar Tarihi03.06.2026
- Karar TürüCeza Genel Kurulu Kararı
- SonuçDirenme Kararının Bozulması
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir.”
“bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.”
Kararın Tam Metni
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: 6. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ: Ağır Ceza
SAYISI: 70-251
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-d, 35, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2019 tarihli ve 206-4 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 12.02.2020 tarih ve 1312-345 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 10.01.2024 tarih ve 4023-276 sayı ile; "...Sanığın savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, sanığın aşamalarda 'Kaçmak için silah çektiğini ancak katılanı tehdit edip para istemediğini' ifade etmesi, katılan ...'nın, şikâyetçiler ..., ...'ın beyanları, iş yeri önündeki kamera kayıtları, dosyadaki bilgi ve belgeler karşısında; sanığın kaçmasını engellemeye çalışan şikâyetçiler ..., ...'ın, ...'ya karşı olay yerinden kaçıp kurtulmak için silah çekmesinin meşru müdafaa veya meşru müdafaa sınırlarını aşıp aşmadığı, meşru müdafa sınırlarında değil ise ağır tahrik altında silahla tehdit suçunun işlenip işlenmediği hususları tartışılmadan, yağma suçunu işlediğine ilişkin, katılanın soyut beyanı ve diğer katılan ...'nın mahkemede doğrulamadığı iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25.06.2024 tarih ve 70-251 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2024 tarihli ve 90228 sayılı "bozma" istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 07.11.2024 tarih ve 4702-11937 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN
Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamanın 25.06.2024 tarihli oturumunda bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan sanık, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısından bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından diyecekleri sorulan sanık müdafii ve sanığın beyanı alındıktan sonra sanığa son sözü sorularak Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243, 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).
Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.
Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 25.06.2024 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.06.2024 tarihli ve 70-251 sayılı direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 06.05.2026
Bozmaya Uyulması Talebi Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/418 · K. 2026/290
Bozmadan sonra hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmalıdır; bozma ilamına uyulmasını talep etmek geçerli mütalaa sayılmaz ve bu eksiklik savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 24.12.2025
Bozmaya Uyulması Talebi, Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/127 · K. 2025/606
Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının yalnızca bozma ilamına uyulmasını talep etmesi geçerli bir esas hakkında mütalaa değildir; mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Resmî Belgede Sahtecilik
Ceza Genel Kurulu 05.11.2025
Savcının Bozmaya Uyulması Talebi Esas Hakkında Mütalaa Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/515 · K. 2025/457
Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının bozmaya uyulması yönündeki beyanı esas hakkında mütalaa sayılmaz; usulüne uygun mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Ceza Genel Kurulu 17.12.2025
Savcının Bozmaya Karşı Görüşü Esas Hakkında Mütalaa Sayılmadı, Direnme Hükmü Bozuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/55 · K. 2025/577
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da dirense de, savcının esas hakkındaki mütalaası savunmaya imkân verecek açıklıkta alınmalı; somut olayda bozmaya uyulmaması ve tutukluluk talebi mütalaa sayılmamıştır.
Direnme Kararının Bozulması Zincirleme Suç
Meşru Müdafaa konusundaki 7 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.