Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Yargıtay 2. HD Düzelterek Onama Aile ve Boşanma Hukuku
Başkasıyla Sık Mesajlaşma Sadakat İhlali Değil, Güven Sarsıcı Davranış Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/3062 · K. 2025/10555 · T. 02.12.2025
Karar Özeti
Karşılıklı boşanma davalarında kadının davası reddedilmiş, erkeğin davası kabul edilerek erkek lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, dilekçelerde usulüne uygun dayanılmayan bir vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini, kadının gece geç saatlerde ve başka zamanlarda sıklıkla başkasıyla mesajlaşıp telefonla konuşmasının ise sadakat ihlali değil güven sarsıcı davranış olduğunu belirtti; yine de diğer kusurlarına göre kadını tam kusurlu buldu. Daire, faiz talebi yokken tazminatlara faiz işletilmesini HMK 26 uyarınca talep dışına çıkma sayarak faiz ibarelerini çıkardı ve kararı düzelterek onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda eşin gece geç saatlerde sıklıkla başkasıyla mesajlaşıp telefonla konuşması sadakat ihlali değil güven sarsıcı davranış sayılmış; faiz talebi yokken tazminata faiz işletilemez.
Soru: Eşin gece geç saatlerde başkasıyla sık sık mesajlaşması sadakat ihlali sayılır mı?
Sonuç: Tazminatlara faiz işletilmesine ilişkin ibareler çıkarılarak karar düzeltilerek onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/3062
- Karar No2025/10555
- Karar Tarihi02.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçDüzelterek Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“"gece geç saatlerde ve başkaca zamanlarda sıklıkla başkasıyla mesajlaşma ve telefonla konuşma" şeklindeki vakıanın da sadakat yükümlülüğünü ihlal niteliğinde olmayıp güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının”
“faiz talebi bulunmadığı halde talep dışına çıkılarak faize de hükmedilmesi doğru görülmemiş”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/903 E., 2025/276 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Alaçam Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2022/303 E., 2024/164 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadına "aile içinde kalması gereken ve çocuk sahibi olabilmek gibi tıbbi eğitim gerektiren konularda eğitimi bulunmayan ... T. isimli kişiyi sürece ve erkek eşi rahatsız edecek şekilde aile ve ev yaşantısına dahil ettiği" vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de; bu vakıaya davalı-karşı davacı erkek tarafından dilekçeler aşamasında usulüne uygun olarak dayanılmadığının, bu nedenle dayanılmayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ayrıca mevcut delillere göre davacı-karşı davalı kadına yüklenilen "gece geç saatlerde ve başkaca zamanlarda sıklıkla başkasıyla mesajlaşma ve telefonla konuşma" şeklindeki vakıanın da sadakat yükümlülüğünü ihlal niteliğinde olmayıp güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında faiz talebi bulunmadığı halde talep dışına çıkılarak faize de hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bent yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere; davacı-karşı davalı kadın vekilinin erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlara faiz işletilmesi kararına yönelik temyiz itirazlarının ise kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlara faiz uygulanması yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, maddî tazminatı düzenleyen 2 numaralı bendinde yer alan "boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin ve manevî tazminatı düzenleyen 3 numaralı bendinde yer alan "boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmak sureti ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 18.06.2026
Kadına Yüklenen Sadakatsizlik Güven Sarsıcı Davranış Boyutunda Kaldı, Eşit Kusur Onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10883 · K. 2026/6841
Somut olayda kadına yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykırılık güven sarsıcı davranış boyutunda kalmış; diğer kusurlu davranışlarla birlikte tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Onama Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Hukuk Genel Kurulu 03.12.2025
Boşanma Kararına Karşı Yargılamanın İadesinde Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/520 · K. 2025/769
HMK 375/1-ç'ye dayalı yargılamanın iadesinde üç aylık hak düşürücü süre belgenin elde edildiği tarihten, belge hüküm kesinleşmeden elde edilmişse kesinleşme tarihinden işlemeye başlar.
Direnme Kararının Bozulması Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Hukuk Genel Kurulu 10.09.2025
Dilekçede Dayanılan Nüfus Kaydı, Eşin Sadakatsizliğini İspat için Yeterli Görüldü
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/129 · K. 2025/499
Boşanmada ikrar hâkimi bağlamasa da hükme esas alınabilir; somut olayda dilekçede dayanılan nüfus kaydı, erkeğin başka kadından çocuklarını göstererek sadakatsizliği tartışmasız kıldı.
Direnme Kararının Bozulması Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Hukuk Genel Kurulu 06.03.2024
Sürekli Şiddet ile Sadakat İhlali Eşit Kusur Sayıldı: Erkeğe Tazminat Verilemez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/130 · K. 2024/147
Yakın akrabalık tanık beyanını tek başına değerden düşürmez; somut olayda sürekli fiziksel şiddet ve ilgisizliğe karşı sadakat ihlali eşit kusur sayılmış, eşit kusurlu eşe tazminat verilemez.
Direnme Kararının Bozulması Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Zina ve Sadakat Yükümlülüğü konusundaki 22 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.