top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Haklı Nedenle Evden Ayrılan Erkeğe Kusur Yüklenemedi; Kadın Tam Kusurlu Bulundu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10359 · K. 2026/5045 · T. 04.05.2026

Karar Özeti

Erkeğin açtığı boşanma davasında tarafların eşit kusurlu sayılması üzerine erkeğin tazminat talepleri reddedilmiş, istinaf başvuruları da esastan reddedilmişti. Yargıtay, kadının önceki evliliğinden olan kızının erkek arkadaşıyla ortak konutta kalması ve erkeği evde istememesi karşısında kadının tepkisiz kaldığını, bu olayların ardından erkeğin evden ayrılmasının haklı nedene dayandığını belirtti. Kadının birlik görevlerini yerine getirmemesi ve erkeğe sürekli hakaret etmesi de ispatlandığından kadını tam kusurlu bularak kusur belirlemesi ile erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden karar bozuldu; diğer bölümler onandı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kadının önceki evliliğinden olan kızının erkek arkadaşıyla ortak konutta kalmasına ve erkeği istememesine tepkisiz kalması üzerine evden ayrılan erkeğe, ayrılma haklı nedene dayandığından kusur yüklenmemiştir.

Soru: Boşanmada ortak konuttan ayrılan eş, ayrılma haklı nedene dayanıyorsa kusurlu sayılır mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden kaldırılıp ilk derece hükmü bu yönlerden bozuldu; kalan bölümler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“O halde erkeğin evden ayrılması haklı nedene dayanmakta olup evi terk ettiği yönünde erkeğe kusur yüklenmesi doğru olmamıştır.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/10359 E. , 2026/5045 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1137 E., 2025/1242 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/462 E., 2024/173 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kızının tanık olarak dinlenmemesi ve davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası takdirine, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "(...) davalının kızının boşanıp evlerine gelmesi ve erkek arkadaşını da eve getirmesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık olduğu, tarafların tartıştıkları ve davacının evden ayrıldığı, 2021 yılından beri tarafların ayrı yaşadıkları (...)" böylece boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de dosyanın yapılan incelemesi, taraf ve tanık anlatımları ile toplanan delillerden; tarafların önce gecekonduda oturdukları, daha sonra başka eve geçtikleri, yeni eve geçtikten sonra kadının önceki evliliğinden olan kızının boşanıp tarafların evine erkek arkadaşı ile beraber gelip kaldıkları, bu durumun taraflar arasında tartışmaya neden olduğu ve kadının bu duruma sessiz kaldığı, yine kadının, önceki evliliğinden olan kızının davacı erkeği evde istememesine de tepkisiz kaldığı, yaşanan bu olaylardan sonra erkeğin evden ayrıldığı anlaşılmaktadır. O halde erkeğin evden ayrılması haklı nedene dayanmakta olup evi terk ettiği yönünde erkeğe kusur yüklenmesi doğru olmamıştır. Öte yandan kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, yemek temizlik gibi rutin ev işlerine yeterli hassasiyeti göstermediği ve erkeğe sürekli hakaret ettiği kusurları da davacı erkek tarafından ispatlanmıştır. O halde; davalı kadının "önceki evliliğinden olan kızı ile erkek arkadaşının ortak konutta kalmasına ve önceki evliliğinden olan kızının davacı erkeği istememesine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve davacı erkeğe sürekli hakaret ettiği" böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerekmiştir.

3.4721 sayılı Kanunun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden erkek yararına BOZULMASINA,

3.Davalı kadının tüm, davacı erkeğin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kusur Bozması Kadına Verilen Tedbir Nafakasını da Kaldırdı mı?

Hayır. Bozma kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat talepleriyle sınırlı kaldı; erkeğin tedbir nafakasına yönelik itirazı dâhil diğer temyiz itirazları yerinde görülmedi.

Yargıtay Erkeğe Ödenecek Tazminat Tutarını Belirledi mi?

Hayır. Sosyal ve ekonomik durum, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek erkek yararına uygun miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtti; tutarı kendisi belirlemedi.

Benzer Kararlar

  • Yargıtay 2. HD 01.07.2024

    Boşanmada Kusursuz Kadına Verilen Maddi ve Manevi Tazminat Az Bulunarak Bozuldu

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/8998 · K. 2024/5101

    Boşanmada maddi ve manevi tazminat; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve ihlal edilen menfaat gözetilerek hakkaniyete uygun miktarda belirlenmelidir.

    Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

  • Yargıtay 2. HD 25.06.2026

    Boşanmada Kadına Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Az Bulundu, Karar Bozuldu

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/786 · K. 2026/7245

    Boşanmada maddi ve manevi tazminat, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur derecesi, paranın alım gücü ve saldırının ağırlığı gözetilerek hakkaniyete uygun belirlenir; bu davada miktarlar az bulunmuştur.

    Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

  • Hukuk Genel Kurulu 22.03.2023

    Boşanmada Eşit Kusurlu Eş Yararına Maddi ve Manevi Tazminata Hükmedilemez

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/146 · K. 2023/242

    Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu bulunan eş yararına TMK 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilemez; soyut kalan tanık beyanlarına dayanılarak eşe kusur yüklenemez.

    Direnme Kararının Bozulması Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

  • Yargıtay 2. HD 15.06.2026

    Eşit Kusurda Erkek Lehine Tazminat ve Kadının Yoksulluk Nafakası Talebinin Reddi Bozuldu

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9072 · K. 2026/6558

    Taraflar eşit kusurlu bulunduğundan erkek yararına tazminata hükmedilemeyeceği, kusuru daha ağır olmayan ve yoksulluğa düşecek kadın yararına ise yoksulluk nafakası verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

    Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Konusundaki 83 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page