top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 11. CD Kanun Yararına Bozma Ceza Hukuku

Hükümde Çelişkili Hapis Süresi Kanun Yararına Bozuldu, Sanık Aleyhine Sonuç Doğurmadı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/982 · K. 2026/6480 · T. 15.06.2026

Karar Özeti

Bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde sonuç ceza 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası olarak belirlenmiş, ancak adli para cezasının gün miktarının belirlendiği satırda sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmişti. Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma yoluna başvuruldu. Yargıtay, hapis cezası yönünden eksik ceza tayinini hukuka aykırı buldu; ancak Ceza Genel Kurulu kararına dayanarak sanık aleyhine sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere hükmü kanun yararına bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması sanık aleyhine sonuç doğurmaz; hükümdeki eksik ceza tayini saptansa da Yargıtay hukuka aykırılığa işaret etmekle yetinir.

Soru: Kanun yararına bozma başvurusu sanığın hapis cezasını artırdı mı?

Sonuç: İstem kabul edilerek hüküm sanık aleyhine sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır.”

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi 2026/982 E. , 2026/6480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/350 E., 2024/508 K.

SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/350 Esas, 2024/508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.01.2026 tarihli ve 2025/17272 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/12394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/12394 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 1, 2 ve 3. satırlarında "Sanığın üzerine atılı "Nitelikli Dolandırıcılık" suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 s. TCK'nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın miktarı, sanığın güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak, eylemine uyan 5237 s. TCK'nın 158/1-F-son maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 4 yıl 6 ay hapis ve 8550 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

-Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında arttırım yapılarak 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 10687 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

-Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehe takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilerek TCK'nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," karar verildiği,

Ancak hüküm kısmının 5. satırında "Sanık hakkında verilen 8905 tam gün adli para cezasının günlüğü, 5237 sayılı TCK’nın 52/1-2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönüne alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmek suretiyle sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 tl (8905 gün x 20 tl) adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son , 43, 62. maddeleri uyarınca sonuç cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası olarak belirlenmesine rağmen, hükmün devamında "sanık hakkında verilen 8905 tam gün adli para cezasının günlüğü, 5237 sayılı Kanun'un 52/1-2 maddesi uyarınca, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönüne alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmek suretiyle, sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" denilmek suretiyle hapis cezası yönünden eksik ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.12.2022 tarihli ve 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı ilamında yer alan, "...Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 tarih ve 215-259 sayılı, 02.02.2010 tarih ve 236-12 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay, bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmelidir...." şeklindeki açıklamalar doğrultusunda, sanık hakkında kurulan hükmün aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/350 Esas, 2024/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kanun Yararına Bozmadan Sonra Yeniden Yargılama Yapılacak mı?

Hayır. Yargıtay hükmü aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozdu; hapis cezasındaki hukuka aykırılığa işaret etmekle yetindi.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page