top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tehdit ve Hakaret

Yargıtay 4. CD Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Ceza Hukuku

Kesinleşmiş Hakaret Mahkûmiyetinde Önödeme Talebinin Reddini Kaldıran Karar Bozulmadı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/6735 · K. 2026/12406 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kesinleştikten sonra sanığın önödeme kapsamında değerlendirme talebi reddedilmiş, itiraz mercii olan ağır ceza mahkemesi bu ek kararı kaldırmıştır. Adalet Bakanlığı, önödemenin yalnızca soruşturma veya kovuşturma aşamasında uygulanabileceği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, hakaret suçunun 7531 sayılı Kanunla önödeme kapsamına alındığını ve 7571 sayılı Kanunla yeniden düzenlendiğini, CMK'nın geçici 7/2. maddesindeki "soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından" ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini belirterek itirazın kabulünde hukuka aykırılık görmemiş ve istemi reddetmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Hakaret suçunun önödeme kapsamına alınması ve CMK geçici 7/2'deki evre ibaresinin iptali karşısında kesinleşmiş mahkûmiyette önödeme talebinin reddini kaldıran itiraz kararı hukuka aykırı bulunmamıştır.

Soru: Hakaret mahkûmiyeti kesinleştikten sonra önödeme değerlendirmesi istenebilir mi?

Sonuç: Kanun yararına bozma istemi reddedildi ve dosya mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“itiraz mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.”

Kararın Tam Metni

4. Ceza Dairesi 2026/6735 E. , 2026/12406 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMES :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/2072 Değişik İş

SUÇ : Hakaret

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık hakkında mahkumiyetine ilişkin kararının kesinleşmesini müteakip ön ödeme kapsamında değerlendirme yapılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2025 tarihli ve 2025/2072 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2026 gün ve 2026/59394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

"Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli ve 2024/197 esas, 2025/86 sayılı kararı ile 7531 sayılı Kanunun 15. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendine eklenen (2) numaralı alt bentte yer alan “ … ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası …” ibaresinin iptaline karar verildiği, diğer yandan iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 29.05.2025 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu itibarla iptale konu anılan hükmün halen yürürlükte olup, bu doğrultuda işlem yapılması gerektiği,

Yine 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun “Mahkeme kararları” kenar başlıklı 66. maddesinin üçüncü fıkrasında açık bir şekilde; “Mahkemece iptaline karar verilen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin tamamının önödeme kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirmenin yerinde bulunmadığı, aynı Kanun'un 75. maddesinde düzenlenen ön ödeme kurumunun yanlızca soruşturma yahut kovuşturma aşamasında uygulanabilecek bir düzenleme olduğu ve hükmün kesinleşmesinden sonra doğrudan ön ödeme uygulaması yapılmasının hukuken mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

"Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli ve 2024/197 esas, 2025/86 sayılı kararı ile 7531 sayılı Kanunun 15. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendine eklenen (2) numaralı alt bentte yer alan “ … ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası …” ibaresinin iptaline karar verildiği, diğer yandan iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 29.05.2025 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu itibarla iptale konu anılan hükmün halen yürürlükte olup, bu doğrultuda işlem yapılması gerektiği,

Yine 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun “Mahkeme kararları” kenar başlıklı 66. maddesinin üçüncü fıkrasında açık bir şekilde; “Mahkemece iptaline karar verilen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin tamamının önödeme kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirmenin yerinde bulunmadığı, aynı Kanun'un 75. maddesinde düzenlenen ön ödeme kurumunun yanlızca soruşturma yahut kovuşturma aşamasında uygulanabilecek bir düzenleme olduğu ve hükmün kesinleşmesinden sonra doğrudan ön ödeme uygulaması yapılmasının hukuken mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenerek hakaret suçu ön ödeme kapsamına alınmış ve anılan bent 24.12.2025 gün ve 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle de hakaret (üçüncü fıkrasının (a) bendi hariç, madde 125) şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan ''soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarih, 2024/197 E., 2025/86 K. sayılı kararıyla Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; itiraz mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Bu Kararda Sanığın Önödeme Yaptığını veya Davanın Düştüğünü Belirledi mi?

Hayır. İncelenen işlem, önödeme talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldıran itiraz kararıdır. Yargıtay yalnızca bu karara yönelik kanun yararına bozma istemini reddetti.

Benzer Kararlar

Tehdit ve Hakaret Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page