Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD Temyizin Reddi ve Onama Aile ve Boşanma Hukuku
Terk İhtarından Önceki Olaylar Kadına Kusur Olarak Yüklenmedi, Erkek Tam Kusurlu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1784 · K. 2024/8786 · T. 19.11.2024
Karar Özeti
Eşlerin birbirine hakaret ettiği karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi, tarafları eşit kusurlu bularak her iki davayı kabul etmiş, tazminat taleplerini reddetmiştir. Kadının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, davalardan önce kadına terk ihtarı gönderen erkeğin ihtar istem tarihine kadarki olayları affetmiş ya da hoşgörüyle karşılamış sayılacağını, kadının sonraki bir kusurunun ispatlanamadığını belirterek erkeği tam kusurlu bulmuş ve kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, istinaf edilmeyen yönlere ilişkin temyiz dilekçelerini reddetmiş, diğer yönlerden kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kadına terk ihtarı gönderen erkeğin ihtar istem tarihinden önceki olayları affetmiş ya da hoşgörüyle karşılamış sayılacağı ve bunların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, Yargıtayca onanan kararda kabul edilmiştir.
Soru: Eşine terk ihtarı gönderen kişi, ihtardan önceki olayları boşanma davasında kusur olarak ileri sürebilir mi?
Sonuç: İstinaf edilmeyen yönlere ilişkin temyiz dilekçeleri reddedildi, bölge adliye mahkemesi kararı diğer yönlerden onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/1784
- Karar No2024/8786
- Karar Tarihi19.11.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçTemyizin Reddi ve Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“bu durumda erkeğin ihtar istem tarihine kadar olan eylemleri affettiğinin ya da en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği”
“terk ihtarı çekilmesinden önce gerçekleşen eylemlerin kadına kusur olarak yüklenmesine olanak bulunmadığı”
Kararın Tam Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/509 E., 2023/1038 K.
KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bismil 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2018/160 E., 2021/343 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın her iki taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı her iki taraf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre iİlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derce Mahkemesince erkeğin kabul edilen davasında erkek lehine verilen vekâlet ücretine ilişkin hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadın vekilinin, istinaf edilmeyerek kesinleşen bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulüne ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine ilişkin hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı-karşı davacı erkek vekilinin, istinaf edilmeyerek kesinleşen bu yönlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların reddedilen yönler dışındaki temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde özetle; erkeğin, kadına fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığını belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına, kadın için aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının asılsız olduğunu, kadının ailesinin evliliğe müdahale ettiğini, abisi ve babasının erkeği tehdit ettiklerini, kadının özel günlere katılmadığını, erkeğe onur kırıcı söylemlerde bulunduğunu, baba evine gittiğini, erkeğin telefonunu engellediğini; erkeğin, 09.08.2018 tarihinde kadına terk ihtarı çektiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, eşine "beyin özürlü müsün, boş boş konuşma, engelleyeyim mi seni, her zamanki gibi saçmalıyorsun" şeklinde hakaretlerde bulunduğu; kadının ise eşine "sen erkek değilsin, sen bir kg. domates bile alamazsın" şeklinde hakaretlerde bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, daha önce hükmedilen bağımsız tedbir nafakası ile tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde kararın kesinleşmesinden itibaren kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi ve kadının tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, ancak istinaf nispi karar ve ilam harcının yatırılmadığı, istinaf nispi karar ve ilam harcının yatırılması hususunda 09.01.2023 tarihinde muhtıra düzenlendiği, düzenlenen muhtıranın 22.01.2023 tarihinde erkek vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tebliğden itibaren verilen süre içerisinde erkek vekili tarafından eksik harçların tamamlanmadığı belirtilerek erkek vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; ek karara karşı davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf yoluna başvurmamıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenen kusurlu davranışların sabit olduğu, bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kadına "eşine hakaretlerde bulunduğu" şeklindeki eylem kusur olarak yüklenmiş ise de erkek tarafından kadına 09.08.2018 tarihinde terk ihtarı çekildiği, eldeki asıl ve karşı davaların ise 03.12.2018 ve 04.02.2019 tarihlerinde açıldığı, bu durumda erkeğin ihtar istem tarihine kadar olan eylemleri affettiğinin ya da en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği, terk ihtarı çekilmesinden önce gerçekleşen eylemlerin kadına kusur olarak yüklenmesine olanak bulunmadığı, kadının, ihtar istem tarihinden sonra ise herhangi bir kusurlu davranışının ispatlanamadığı, gerçekleşen bu duruma göre; erkeğin, eşine "beyin özürlü müsün, boş boş konuşma, engelleyeyim mi seni, her zamanki gibi saçmalıyorsun" şeklinde hakaretlerde bulunduğu; erkeğin İlk Derece Mahkemesince de kabul edilen bu kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadın vekilinin kusur belirlemesine ilişkin istinaf talebinin kabulüne, kusur belirlemesine yönelik gerekçenin düzeltilmesine, maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluştuğundan kadının reddedilen tazminat taleplerine yönelik istinaf talebinin kabulü ile ilgili hükümlerin kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle kadın lehine 30.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; tazminatların miktarı ve karşı davada vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, erkeğin tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’un 174 üncü maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin erkeğin kabul edilen davasında erkek lehine verilen vekâlet ücretine yönelik, davalı-karşı davacı erkek vekilinin ise kadının davasının kabulüne ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz dilekçelerinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 07.10.2024
Terk İhtarı Gönderen Eş, Diğer Eşin İhtardan Önceki Kusurlarını Affetmiş Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/10012 · K. 2024/6956
Onanan istinaf kararına göre terk ihtarı gönderen eş, diğer eşin ihtardan önceki kusurlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır; ihtardan sonra yeni kusuru ispatlanmayan eşe kusur yüklenemez.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 23.09.2024
Terk İhtarı Çeken Erkeğin Önceki Olaylara Dayanan Boşanma Davası Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/9714 · K. 2024/6244
Terk ihtarı çeken erkeğin, ihtardan önceki vakıalara dayanarak evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma isteyemeyeceği, onanan ilk derece kararında affetme ve hoşgörü gerekçesiyle kabul edilmiştir.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 07.11.2024
Samimi Olmayan Eve Dön İhtarıyla Açılan Terk Davası Reddedildi, Tazminat Fazla Bulundu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1229 · K. 2024/8468
Eşine ekonomik ve sözel şiddet uygulayıp onu terke zorlayan erkeğin eve dön ihtarı samimi sayılmamış, terk davasının reddi Yargıtayca onanmıştır.
Kısmen Bozma Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 29.09.2025
Terk İhtarından Önceki Olaylar, Sonradan Yeni Kusur İspatlanmadıkça Kadına Yüklenemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/4860 · K. 2025/7925
Önceki davada terk ihtarı nedeniyle affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayılan eski olaylar, ihtardan sonra yeni bir kusurlu davranış ispatlanmadıkça sonraki boşanma davasında kadına kusur olarak yüklenemez.
Kısmen Bozma Terk Nedeniyle Boşanma
Terk Nedeniyle Boşanma Konusundaki 25 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Terk Nedeniyle Boşanma Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.