Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Terk İhtarından Önceki Olaylar, Sonradan Yeni Kusur İspatlanmadıkça Kadına Yüklenemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/4860 · K. 2025/7925 · T. 29.09.2025
Karar Özeti
Tarafların önceki boşanma davalarında, erkeğin terk ihtarı göndermesi nedeniyle ihtardan önceki olayların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı kabul edilmiş ve davalar reddedilmişti. Yeni davada kadın aynı döneme ait olaylar nedeniyle tam kusurlu sayılmıştı. Yargıtay, tarafların bir araya gelmediğini ve ihtardan sonra kadına ait yeni bir kusurlu davranışın iddia ve ispat edilmediğini belirterek tam kusur kabulünü doğru bulmadı; ayrıca dava tarihinden geçerli uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtti. Karar bu iki yönden bozuldu, diğer bölümler onandı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Önceki davada terk ihtarı nedeniyle affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayılan eski olaylar, ihtardan sonra yeni bir kusurlu davranış ispatlanmadıkça sonraki boşanma davasında kadına kusur olarak yüklenemez.
Soru: Terk ihtarından önceki olaylar sonraki boşanma davasında eşe kusur olarak yüklenebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kusur belirlemesi ve tedbir nafakası yönünden kadın yararına bozuldu, diğer temyize konu bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/4860
- Karar No2025/7925
- Karar Tarihi29.09.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Terk İhtarı gönderen taraf, eşinin ihtar tarihinden önce varsa kusurlu eylemlerini affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır.”
“terk ihtarından sonra kadının gerçekleşen kusurlu bir davranışının varlığının davalı erkek tarafından iddia ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2024/4860 E. , 2025/7925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/634 E., 2024/380 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma- Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/22 E., 2023/123 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat .. .. .. geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, davacı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkrasına dayanılarak boşanma davası açılmış, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yasal koşulları oluşmadığından 166 ncı maddenin dördüncü fıkrası yönünden ve kadın tam kusurlu olduğundan aynı maddenin birinci fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar hükmün tamamı yönünden davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer yönlerden esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı kadına "evliliğin yükümlülüklerini yerine getirmeme, evden ayrılmaya meyilli olma, çocukla ilgilenmeme ve çocuğu da bırakıp evi terk etme" şeklinde kusur yüklenmiş ise de; taraflar arasında daha önce görülen ve ret ile sonuçlanan Sungurlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2018/165 E., 2020/70 K. sayılı dosyasında erkeğin davacı- davalı, kadının davalı- davacı oldukları, erkeğin kusuru ispatlanmadığından kadının boşanma davasının reddine, "kadının evliliğin yüklediği yükümlülüklerden kaçarak evini terkettiği, kendisine yaşı itibariyle yüksek derecede ihtiyaç duyan müşterek çocuğu da babasının yanında bıraktığı", böylelikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu gerekçesiyle erkeğin boşanma davasının 166 ncı maddenin birinci fıkrası gereğince kabulüne karar verilmiş, hükmün kadın vekili tarafından tamamı yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "Davacı- davalı kocanın, açtığı boşanma davasından kısa bir süre sonra 03.01.2018 tarihinde eşine müşterek eve dönmesi için Sungurlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi aracılığıyla terk ihtarı göndermiştir. Terk İhtarı gönderen taraf, eşinin ihtar tarihinden önce varsa kusurlu eylemlerini affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar taraflara kusur olarak izafe edilemez. Somut olayda taraflar terk ihtarından sonra yeniden bir araya gelmedikleri gibi kadının terk ihtarından sonra gerçekleşen kusurlu bir davranışının varlığı da koca tarafından ispat edilememiştir. Bu durumda; davalı- davacı kadının kusursuz olduğu anlaşılacağından davacı- davalı kocanın davasının reddine karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle erkeğin davasının da reddine karar verilmiş, kadının kendi davasının reddi yönünden kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarih, 2021/6475 E., 2021/7599 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Yapılan incelemede; 2021 yılında kesinleşen boşanma davasının reddine dair davalardan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, eldeki davalı erkeğin dayandığı vakıaların 2018 yılında açılan ilk boşanma davasından önceki zamanlarda meydana geldiği, terk ihtarından sonra kadının gerçekleşen kusurlu bir davranışının varlığının davalı erkek tarafından iddia ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle, yanılgılı değerlendirme sonucu davacı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve tedbir nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL'lik vekâlet ücretinin ..'dan alınıp, ..'ya verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 10.02.2025
Kısıtlanan Davacının Terk İhtarı Tarihindeki Ehliyeti Araştırılmadan Boşanma Kararı Verilemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/3835 · K. 2025/1222
Terke dayalı davada davacı erkeğin kısıtlanıp vasi atandığı anlaşılırsa, vesayet dosyası getirtilip heyet raporuyla terk ihtarı tarihindeki temyiz kudreti ve dava ehliyeti araştırılmalıdır.
Bozma Terk Nedeniyle Boşanma
Hukuk Genel Kurulu 24.05.2023
Eşini Ortak Konutu Terke Zorlayan Eş Terk Sebebiyle Boşanma Davası Açamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/400 · K. 2023/514
Diğerini ortak konutu terke zorlayan eş gerçekte terk eden eş olduğundan terke dayalı boşanma davası açamaz; barışmadan sonra da süren kusurlar yönünden af kabul edilemez.
Direnme Kararının Bozulması Terk Nedeniyle Boşanma
Hukuk Genel Kurulu 25.11.2020
Eşini Terke Zorlayan Taraf Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açamaz: Çelişkili Karar Bozuldu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2289 · K. 2020/939
Eşini ortak konutu terke zorlayan eş gerçekte terk eden eş sayıldığından terk nedeniyle boşanma davası açamaz; gerekçede bu kabul edilip davanın kabul edilmesi HMK 297/2'ye aykırı gerekçe-hüküm çelişkisidir.
Direnme Kararının Bozulması Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 27.06.2024
Eşini Evden Kovan Erkeğin Terk Nedeniyle Açtığı Boşanma Davası Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/6704 · K. 2024/4985
Eşini evden kovarak ortak konutu terke zorlayan erkeğin terk nedenine dayalı boşanma davası açma hakkı bulunmadığına ilişkin karar Yargıtayca onanmıştır.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Terk Nedeniyle Boşanma Konusundaki 25 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Nafaka Artış Hesaplama
- Boşanmada Nafaka Türleri
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Terk Nedeniyle Boşanma Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.