Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik
Yargıtay 1. CD Onama Ceza Hukuku
Kasten Öldürmede Karar Anı ve Hazırlık Saptanamayınca Tasarlama Uygulanmadı
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/1990 · K. 2026/4134 · T. 20.05.2026
Karar Özeti
Sanık, tabancayla ateş ederek bir kişiyi öldürmüş, katılanı ağır şekilde yaralamıştır. İlk derece mahkemesinin kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüsten kurduğu hükümlere yönelik istinaf başvuruları esastan reddedilmiş; katılanlar vekili tasarlama iddiasıyla, sanık müdafileri ise meşru savunma, haksız tahrik ve olası kast gibi lehe hükümlerin uygulanması istemiyle temyize başvurmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, öldürme kararının ne zaman alındığı ve belli bir hazırlık yapıldığı kesin olarak saptanamadığından tasarlamanın bulunmadığını, maktul ve katılandan sanığa yönelen haksız bir söz veya davranış olmadığını ve meşru savunma koşullarının oluşmadığını belirterek hükümleri onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Öldürme kararının ne zaman alındığı ve eylemin belli bir hazırlıkla gerçekleştirildiği kesin olarak saptanamadığında şüphe sanık aleyhine yorumlanamayacağından tasarlama koşulları oluşmamıştır.
Soru: Öldürme kararının ne zaman alındığı belli değilse tasarlama hükümleri uygulanır mı?
Sonuç: Temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire1. Ceza Dairesi
- Esas No2025/1990
- Karar No2026/4134
- Karar Tarihi20.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı”
“maktul ve katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/3037 E., 2024/2877 K.
SUÇLAR: Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2023 /119 Esas, 2024/286 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve 2024/3037 Esas, 2024/2877 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık tarafından eylemlerin tasarlanarak gerçekleştirildiğinden bahisle suç vasıflarına, takdiri indirim maddesinin gerekçesiz şekilde uygulandığına ilişkindir.
2.Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; katılanın çelişkili beyanları dışında sanığın öldürme kastı bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, delillerin hatalı takdir edildiğine, keşif yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğine, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğuna, olası kast ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli olması, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılandaki yaralanmaların ağırlığı, maktulün sanığın eylemi neticesinde ölmesi nazara alındığında suç vasıflarının kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli
durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamındaki somut delillerle uyumlu katılan ve tanık beyanlarına göre, maktul ve katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği ve ceza miktarları itibariyle başkaca lehe hükümlerin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve 2024/3037 Esas, 2024/2877 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 1. CD 20.05.2026
Silahlı Çatışmada İlk Ateş Eden Belirlenemeyince Haksız Tahrik İndirimi Korundu
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2026/89 · K. 2026/4131
Silahlı çatışmaya dönüşen olayda ilk kimin ateş ettiği kesin olarak tespit edilemediğinden şüphe sanıklar lehine değerlendirilmiş ve haksız tahrik indirimi uygulanması isabetli bulunmuştur.
Onama Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik
Ceza Genel Kurulu 21.01.2026
Barışmaya Rağmen Süren Sadakatsizlikte Kuma Getiren Sanığa Asgari Haksız Tahrik İndirimi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/201 · K. 2026/44
İlk haksız hareket sanıktan gelse de, maktulün barışmanın ardından uzun süre ısrarla sürdürdüğü sadakatsiz davranışlar tepki boyutunu aştığından asgari haksız tahrik indirimi yapılmalıdır.
Direnme Kararının Bozulması Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik
Ceza Genel Kurulu 17.12.2025
Ceza Genel Kurulu Öldürmeden Önce Aynı Gün Gelen Hakaret Mesajlarını Haksız Tahrik Saydı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/260 · K. 2025/582
Maktulün öldürme olayıyla aynı gün sanığa gönderdiği hakaret mesajlarının psikolojik etkisinin sürdüğünün kabulü zorunlu görüldüğünden, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşulları oluşmuştur.
Direnme Uygun Bulundu Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik
Yargıtay 1. CD 01.07.2026
Hafif Yaralamaya Tüfekle Karşılık Veren Sanığa Haksız Tahrik İndirimi Asgariye Yakın Olmalı
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/4245 · K. 2026/5071
Maktulden sanığa yönelen haksız davranışların ulaştığı boyut karşısında TCK 29 uyarınca asgariye yakın indirim yapılması gerekirken makul indirim yapılması eksik ceza tayini sayılmıştır.
Bozma Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik
Kasten Öldürme ve Haksız Tahrik Konusundaki 28 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Kasten Öldürme Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Haksız Tahrik Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.