Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları
AYM 1. Bölüm Kabul Edilemezlik Aile ve Boşanma Hukuku
Komşular Arasındaki 6284 Tedbirinde İtiraz Gerekçesi Yeterli Görüldü
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2022/44137 · T. 20.05.2026
Karar Özeti
Komşular arasında süregelen uyuşmazlıkta başvurucular aleyhine verilen yaklaşmama ve şiddet tehdidi içeren davranışlarda bulunmama tedbirlerinin süresi dört ay uzatıldı. İtiraz mercii; devam eden ceza soruşturma ve yargılamalarını, başvurucular lehine de tedbir verildiğini ve birbirine yaklaşmamanın her iki tarafın menfaatine olduğunu belirterek itirazı reddetti. Anayasa Mahkemesi, tedbirlerin niteliği ve süresiyle devletin acil harekete geçme yükümlülüğünü gözeterek gerekçeyi ilgili ve yeterli buldu ve şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun olduğu için kabul edilemez saydı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Komşular arasındaki uyuşmazlıkta devam eden ceza soruşturmalarını, karşılıklı tedbirleri ve korumanın amacını değerlendiren itiraz gerekçesi, tedbirlerin niteliği ve süresi karşısında yeterli bulunmuştur.
Soru: Komşular arasındaki 6284 tedbirine itirazın reddi gerekçeli karar hakkını ihlal etti mi?
Sonuç: Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası açıkça dayanaktan yoksun olduğu için kabul edilemez bulundu.
Karar Künyesi
- MahkemeAnayasa Mahkemesi
- BölümBirinci Bölüm
- Başvuru No2022/44137
- Karar Tarihi20.05.2026
- Karar TürüBireysel Başvuru
- SonuçKabul Edilemezlik
- Resmî KaynakAnayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“mahkeme kararı ve tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine verilen kararda gösterilen gerekçelerin ilgili ve yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”
Kararın Tam Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
... VE ... BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/44137)
Karar Tarihi: 20/5/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
İrfan FİDAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Raportör
:
Volkan SEVTEKİN
Başvurucular
:
1. ...
2. ...
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca verilen tedbir kararına yönelik esaslı iddiaların itiraz mercii tarafından ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Kilimli İlçe Jandarma Komutanlığının 20/5/2021 tarihli yazısı ile başvurucu ...’ın G.A. isimli kadına karşı tehdit olayı ile ilgili olarak 6284 sayılı Kanun uyarınca 30 gün süreyle;
"-G.A.ya yönelik olarak tehdit, hakaret, aşağılamaya yönelik veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına,
-G.A.nın bulunduğu konuta yere, okula ve işyerine yaklaşmamasına,
-Gerekli görülmesi halinde korunan G.A.nın şiddete, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin haller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmamasına,"
şeklinde verilen koruyucu tedbir kararının onaylanması talep edilmiştir.
3. Zonguldak 1. Aile Mahkemesinin (Mahkeme) 20/5/2021 tarihli kararıyla talebin kabulü ile 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedbir kararının onaylanmasına karar verilmiştir.
4. Anılan ilk tedbir kararı sonrasında bu defa G.A.nın kız kardeşi G.B.nin talebi üzerine Mahkemece 27/9/2021 tarihli kararla başvurucular aleyhine 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması” ve (c) bendi uyarınca “korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması” önleyici tedbir kararı alınmasına, tedbirin 4 ay süre ile uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Bu tedbir kararı sonrasında G.B.nin talebi üzerine Mahkemenin 1/2/2022 tarihli kararıyla, 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca tedbirin süresinin uzatılmasına ve tedbirin 4 ay süre ile uygulanmasına karar verilmiştir.
6. Anılan karara karşı başvurucular itiraz dilekçelerinde gerçekte mağdur olan ve şiddete uğrayan tarafın kendileri olduğunu, hukuki kanıt ve dayanaktan yoksun eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, karşı tarafın soyut beyanları ve kötü niyetli iddialarına itibar edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, karşı tarafın aleyhlerine yalan ve iftira niteliğinde şikâyetleri nedeniyle aralarında çok sayıda soruşturma dosyasının bulunduğunu ve mesnetsiz iddiaların tam aksine şiddete uğrayan ve şiddete maruz kalma tehlikesi altında bulunan tarafın kendileri olduklarını belirterek önleyici tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
7. Zonguldak 2. Aile Mahkemesi (İtiraz Mercii) 28/2/2022 tarihli kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…Tüm dosya kapsamı ile taraflar arasındaki UYAP sisteminden alınan kayıtlar hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların komşu oldukları, taraflar arasında önceden beri sorunların mevcut olduğu, bu kapsamda [G.B.] lehine Zonguldak 1. Aile Mahkemesi'nin 2021/865 D.İş dosyası ile 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı verildiği, tedbirlerin süresinin dolması sebebiyle itiraza konu 2022/98 D.iş dosyası ile 4 ay süreyle tedbir kararı verildiği, yine itiraz edenler lehine daha önce Zonguldak 1. Aile Mahkemesi'nin 2021/447, 2021/893, 2022/148, 2022/149 D.iş dosyaları ile tedbir kararı verildiği, en son 22/02/2022 tarih, 2022/180 D.iş dosyası ile ... ve ... lehine, [G.B.], [G.A.], [T.A.] aleyhine 3 ay süreyle 6284 sayılı Kanun'un 5/1-a ve c bentleri uyarınca tedbir kararı verildiği, taraflar arasında gerçekleşen olaylar sebebiyle Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/3072 Esas ve 2022/730 Esas sayılı dosyaları ile soruşturmaların devam ettiği, yine Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/86 Esas ve Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/850 Esas sayılı dosyaları ile yargılamaların sürdüğü, 6284 sayılı kanun kapsamında tedbir verilmesi için lehine tedbir kararı verilenin yaşanan olaylarda haklı olmasının aranmayacağı, lehine tedbir verilenin kadın olduğu ve taraflar arasındaki yargılaması devam eden ceza ve soruşturma dosyaları düşünüldüğünde şiddete uğrama tehlikesinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiği, tarafların birbirlerine yaklaşmamasının ve hakaret, şiddet tehdidi, aşağılayıcı veya küçük düşürücü sözler söylememesinin her iki tarafında menfaatine olduğu, uygulanan tedbirlerin aleyhine tedbir verilenlerin mağduriyetine yol açabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla; Zonguldak 1. Aile Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarih, 2022/98 D.iş esas sayılı kararına karşı yapılan itirazların ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.”
8. Başvurucular, nihai kararın 11/3/2022 tarihinde tebliği üzerine 8/4/2022 tarihinde süresi içerisinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucular; İtiraz Mercii tarafından aleyhlerine yalan ve iftira niteliğindeki şikâyetler dikkate alınmaksızın taraflar arasındaki devam eden ceza yargılamaları ve soruşturma dosyalarının bulunması nedeniyle şiddete uğrama tehlikesinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekçesinin mantık dışı olduğunu belirterek itirazlarının reddedilmesi suretiyle gerekçeli karar hakkının, lehine tedbir verilenin kadın olduğu gerekçesiyle itirazlarının reddedilmesi suretiyle de eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
10. Başvurucuların şikâyetinin özü; önleyici tedbir kararına karşı esaslı iddialarının karşılanmaması ayrıca şiddetin önlenmesi meşru amacı doğrultusunda İtiraz Mercii tarafından gösterilen gerekçenin ilgisiz ve yetersiz olduğuna ilişkindir. Dolayısıyla başvuru bir bütün halinde Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiştir.
11. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
12. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan mercinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
13. 6284 sayılı Kanun’un amacı “şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi” olup Kanun’un 5. maddesinde örnekleyici olarak bir kısım önleyici koruma tedbiri belirlenmiş, 8. maddenin (3) numaralı fıkrasında Kanun’un 4. maddesinde belirtilen ve hâkim tarafından verilebilen koruyucu tedbir kararları için şiddetin varlığı hususunda delil veya belge aranmayacağı ifade edilmiştir. Öte yandan aynı Kanun’un 2. maddesinde, Kanun'da geçen terimlerin tanımları yapılmış; şiddetin kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle, acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış olduğu; şiddet uygulayanın ise Kanun'da şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışları uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişileri ifade ettiği belirtilmiştir. Yine aynı maddenin (e) bendinde, şiddet mağdurunun Kanun'da şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışlara doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalan veya kalma tehlikesi bulunan ve şiddetten etkilenen veya etkilenme tehlikesi bulunan kişiler olduğu belirtilmiştir.
14. Somut olayda Mahkeme, uyuşmazlığın niteliğini nazara alarak tedbir talebini değerlendirmiş ve 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinde gösterilen bir kısım (bkz. § 5) tedbirlerin dört ay süreyle uygulanmasına karar vermiştir. Başvurucuların söz konusu tedbir kararına itirazı üzerine İtiraz Merciince; tarafların komşu oldukları, aralarında süregelen sorunlar nedeniyle ceza soruşturması ve yargılamalarının devam ettiği ve öte yandan başvurucular lehine de tedbir kararları verildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda tarafların birbirlerine yaklaşmamasının ve hakaret, şiddet tehdidi, aşağılayıcı veya küçük düşürücü sözler söylememesinin her iki tarafın da menfaatine olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca İtiraz Mercii 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı verilmesinde yaşanan olaylarda lehine tedbir kararı verilenin haklı olmasının aranmayacağını ve uygulanan tedbirlerin başvurucuların mağduriyetine yol açabilecek nitelikte olmadığını değerlendirmiş ve bu gerekçelerle tedbir kararını hukuka uygun bularak itirazın reddine karar vermiştir (bkz. § 7).
15. Anılan uyuşmazlığın özelliği, hükmedilen tedbirlerin niteliği ve süresi, şiddete uğrayan ve uğrama tehlikesi bulunan kişileri korumaya yönelik devletin acil olarak harekete geçme yükümlülüğü ve gerekçeli karar bakımından aranacak standardın her olayın özelliğine ve kararın niteliğine göre değişebileceği hususları hep birlikte dikkate alındığında mahkeme kararı ve tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine verilen kararda gösterilen gerekçelerin ilgili ve yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca başvurucular tarafından bir kısım delillerin araştırılıp incelenmediği hususunun -aralarındaki ceza soruşturması ve yargılamaları dosyalarının değerlendirilmediği- sonuca etkili görülmediği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak İtiraz Mercii kararında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 20/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
AYM 2. Bölüm 07.01.2026
6284 Tedbirine İtirazda Esaslı İddiaların Karşılanmaması Gerekçeli Karar Hakkını İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2021/63673
6284 sayılı Kanun uyarınca verilen tedbire itirazı inceleyen merci, başvurucunun esaslı beyan ve delillerini etkili biçimde inceleyip karşılamadan itirazı reddederse gerekçeli karar hakkı ihlal edilir.
İhlal 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları
AYM 1. Bölüm 06.05.2026
Sosyal Medya Paylaşımlarına İlişkin Bir Aylık 6284 Tedbirinin Gerekçesi Yeterli Bulundu
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2024/26138
Bir ay süreli 6284 tedbirine ilişkin kararda ve itirazın reddinde gösterilen gerekçeler, tedbirin niteliği, süresi ve uzatılmaması gözetilerek ilgili ve yeterli sayılmıştır.
Kabul Edilemezlik 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları
AYM 1. Bölüm 06.05.2026
6284 Tedbirine İtirazda Gerekçe İhlali; Zorlama Hapsi Şikâyetinde Süre Aşımı
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2021/32228
Tedbir itirazında esaslı iddiaların karşılanmaması gerekçeli karar hakkını ihlal etmiş; tebliğ belgesi bulunmayan zorlama hapsi kararı ise en geç infaz kurumuna giriş tarihinde öğrenilmiş sayılmıştır.
İhlal 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları
AYM 1. Bölüm 05.11.2025
6284 Tedbirine İtirazda HMK 329 Para Cezası Verilmesi Mahkemeye Erişimi İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2022/44846
HMK 329/2 uyarınca verilen disiplin para cezasının itiraz kanun yolunda uygulanabileceğine dair kanuni düzenleme bulunmadığından, bu ceza mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanaksız bir müdahale sayılmıştır.
İhlal 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları
6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları Konusundaki 6 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Koruyucu Tedbir Kararı Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.