Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › İcra Yoluyla Tahliye
Yargıtay 12. HD Bozma Kira Hukuku
Paylı Mülkiyete Geçen Miras Taşınmazında Çoğunluğa Sahip Paydaşlar Tahliye Takibi Yapabilir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/7725 · K. 2025/7528 · T. 24.11.2025
Karar Özeti
Kiraya verenin ölümünden sonra üç mirasçısından ikisi, ödenmeyen kira bedelleri ve tahliye için kiracı hakkında ilamsız takip başlattı. İcra mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, mirasçılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu ve bütün mirasçıların birlikte hareket etmesi gerektiği gerekçesiyle istemi reddetti. Yargıtay, taşınmazın takipten önce paylı mülkiyete çevrildiğini belirledi ve pay ve paydaş çoğunluğuna sahip paydaşların takip yapmasının usul ve yasaya uygun olduğunu kabul etti. Taşınmaz elbirliği mülkiyetindeymiş gibi istemin reddini isabetsiz bularak borçlunun borca itirazlarının incelenmesi için kararı bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kiraya verenin ölümünden sonra kiralanan taşınmaz takipten önce paylı mülkiyete çevrilmişse, pay ve paydaş çoğunluğuna sahip paydaşların yaptığı ilamsız tahliye takibi usul ve yasaya uygundur.
Soru: Kiraya verenin ölümünden sonra mirasçılardan bir kısmı kiracı hakkında tahliye takibi yapabilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak icra mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire12. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/7725
- Karar No2025/7528
- Karar Tarihi24.11.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“taşınmaz üzerinde pay ve paydaş çoğunluğuna sahip paydaşlar tarafından takip yapılması usul ve yasaya uygundur.”
Kararın Tam Metni
12. Hukuk Dairesi 2025/7725 E. , 2025/7528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kira alacağı ve tahliye talebiyle başlatılan taşınmazların ilamsız icra yoluyla icra takibinde borçlunun kendisine gönderilen örnek 13 nolu ödeme emrine itirazı üzerine icra takibinin durduğu alacaklıların icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; takibe konu kira sözleşmesinin alacaklıların murisi ... tarafından imzalandığı, kiraya veren murisin ölümü halinde ihtarnamenin tüm mirasçılar tarafından gönderilmesi, takibin ve davanın birlikte açılması gerektiğinden davanın reddine karar verildiği, alacaklıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; mirasçılık belgesine göre, kiralayan muris ...'ın mirasçıları ..., ... ve ... olduğu, takip alacaklıları ... ve ...'ın tek başlarına tahliye isteyemeyecekleri gibi kira alacağını da dava etme hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın alacaklılar tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanma ile birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir(TBK. m.299,357).
İlamsız tahliye takibinin aktif tarafı alacaklı sıfatı ile kiraya verendir. (İİK. m. 58/1). Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız tahliye takibi ile ilgili İİK'nun madde 269/1 de belirtilen ‘alacaklı’ ibaresi ile kiraya verenden söz edilmektedir.
Kiracının kira borcunu ödememesi halinde kiraya verene kira sözleşmesini feshetme hakkını veren hükümler, Türk Borçlar Kanununun 3 15... . maddelerinde düzenlenmiştir. İİK’nun 269 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanununun 3 15... . maddelerinin özel bir uygulaması gösterilmiştir.
Tahliye borcu bölünemez bir borç olduğu için ilamsız tahliye takibinin tüm kiraya verenler tarafından tüm kiracılar taraf gösterilerek başlatılması gerekir. Takip talebinde zorunlu takip arkadaşlarından birinin eksik olması halinde bu eksiklik nedeniyle borçlulara gönderilen tahliye ihtarlı ödeme emrindeki ihtar haklı ihtar sayılamaz. Bu eksikliğin icra mahkemesinde görülen tahliye incelemesinde de giderilmesi mümkün değildir.
Kiraya veren sıfatı ile kiralanan taşınmazın maliki olma sıfatı birbirinden bağımsızdır. İlamsız tahliye takibi kiraya veren tarafından yapılır. Kiralanan taşınmazın paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti konusu olması arasında fark yoktur.
Paylı mülkiyet konusu bir taşınmazı paydaşlardan birinin kendi adına kiraya vermesi halinde kiracı pay ve paydaş çoğunluğu sağlamadan kira sözleşmesi yapılması nedeniyle kira sözleşmesi ile bağlı olmadığını ileri süremez. Kira sözleşmesi iptal edilmediği sürece kiraya veren sıfatı ile şahsi haklarını talep edebilir, tahliye takibi yapabilir.
Kira sözleşmesini yapmayan diğer paydaşlar mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi, tazminat gibi davaları açabilirler ancak kira sözleşmesine taraf olmadıkları için ilamsız tahliye takibi yapamazlar.
Kiraya verenin ölümü ile mirasçılar arasında TMK m. 640 uyarınca elbirliği mülkiyeti söz konusu olur. TMK'nun 691. maddesine göre paylı mülkiyet konusu eşyanın adi kiraya veya hasılat kirasına verilmesine ilişkin sözleşmelerin yapılması ile mevcut sözleşmelerin feshi önemli yönetim işlerinden olduğundan pay ve paydaş çoğunluğu ile karar verilmesi gerekir.
İcra ve İflas Kanununun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İcra ve İflas Kanununun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
Somut olayda, takip alacaklıları ... ve ... tarafından kiracı ...’a karşı 2022 yılı Kasım, Aralık ve 2023 yılı Ocak, Şubat ile Nisan aylarına ilişkin kira alacağı ve tahliye talebiyle örnek 13 icra takibi başlatıldığı, takip talebinde, ... Mahallesi ... Cad. Eski ... Cad. No:... Zemin kat .../İstanbul adresindeki kiralanan taşınmazın tahliyesinin talep edildiği, borçlu süresi içinde sunduğu ödeme emrine itirazında, borcu olmadığına yönelik itirazda bulunduğu ve kira akdini açıkça inkar etmediği, alacaklıların itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde icra mahkemesine sunduğu kira sözleşmesinin 01.11.1999 tarihli kiralayanın ..., kiracının ... olan kira sözleşmesi olduğu, kiralayan ...’ın 15.05.2013 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak ..., ... ve ...’ın kaldığı, kira sözleşmesine konu taşınmazın mülkiyeti takip tarihinden önce 12.03.2020 tarihinde paylı (müşterek) mülkiyete çevrildiği anlaşılmaktadır.
TBK’nın 310. maddesine göre “Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olunur…”
Bu halde kiraya veren durumunda olmayan malik önceden kiracıya ihbar göndererek,”malik olduğunu, kira bedellerinin kendisine ödemesini “ isteyebilir.
Bu işlem sonuçsuz kalır ise taşınmazların ilamsız tahliyesi için icra takibi yapabilir. Kiraya verenin takipten önce ölmesi halinde kiraya verenin mirasçıları arasında paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. (...640)
Miras ortaklığı (şirketinin) taraf ehliyeti ve tüzel kişiliği yoktur. Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar. Bu halde kiraya verilmiş olan taşınmaz için ilamsız tahliye takibine bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Mirasçılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Takip sonrasında kiraya verenin ölümü nedeniyle kiralanan taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi sonrasında ilamsız tahliye takibinden ötürü taşınmaz üzerinde pay ve paydaş çoğunluğuna sahip paydaşlar tarafından takip yapılması usul ve yasaya uygundur. Mahkemece borçlunun borca itirazlarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kiralanan taşınmaz üzerinde elbirliği mülkiyeti olduğu için elbirliği halindeki malikler arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunduğu, bütün paydaşların birlikte takip yapmadıkları bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğundan bahisle mahkemece re'sen davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :
Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 03/07/2025 tarih ve 2024/4963 E- 2025/3534 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi’nin, 30/11/2023 tarih ve 2023/214 E. -2023/808 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Karar Her Mirasçının Tek Başına Tahliye İsteyebileceğini mi Kabul Etti?
Hayır. Somut taşınmazın paylı mülkiyet kaydı ve pay ile paydaş çoğunluğu esas alındı. Borçlunun itirazlarının incelenmesi istendi; doğrudan tahliye kararı verilmedi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 12. HD 03.12.2025
Birden Fazla Kiraya Veren Varsa Tahliye Takibini Hepsi Birlikte Başlatmalıdır
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/6920 · K. 2025/7823
Tahliye borcu bölünemez olduğundan ilamsız tahliye takibi sözleşmedeki bütün kiraya verenlerce birlikte yapılmalıdır; tapudaki pay ve paydaş çoğunluğu bu eksikliği gidermez.
Bozma İcra Yoluyla Tahliye
Yargıtay 12. HD 10.02.2026
Takibe İtirazda Dayanılmayan Kira İndirimi Protokolü Tahliyeyi Engellemedi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/9132 · K. 2026/717
Takip dayanağı kira sözleşmesini inkâr etmeyen kiracının, icra dairesine bildirmediği kira indirimi savunması icra mahkemesinde incelenemez; bu savunma ancak genel mahkemede açılacak davada ileri sürülebilir.
Bozma İcra Yoluyla Tahliye
Hukuk Genel Kurulu 21.06.2023
Ödeme Emri Tebliğ Edilmeyen Kiracı Hakkında İtirazın Kaldırılması ve Tahliye İstenemez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/996 · K. 2023/642
İlamsız tahliye takibinde ödeme emri kiracıya usulüne uygun tebliğ edilmedikçe itiraz ve ödeme süreleri işlemez; takibi haricen öğrenen kiracının itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istenemez.
Direnme Kararının Bozulması İcra Yoluyla Tahliye
Hukuk Genel Kurulu 30.11.2021
İcra Mahkemesinde Tahliye: İhtar Süresi Adli Tatil Nedeniyle Uzamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1853 · K. 2021/1529
İcra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmadığından İİK 269/a'daki ihtar süresinin sonu adli tatile denk gelse de süre bir hafta uzamaz; süre İİK 19'a göre hesaplanır.
Direnme Kararının Bozulması İcra Yoluyla Tahliye
İcra Yoluyla Tahliye Konusundaki 24 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kira Hukuku Rehberi
- Kira Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Tahliye (İcra) Nedir?
- Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ve Dava Hazırlığı
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.