Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Nişanın Bozulması
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Nişan Bozulunca Davacının Elinde Kalan Eşyaların Bedeli Ayrıca Maddi Tazminat Sayılamadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/4820 · K. 2026/7213 · T. 25.06.2026
Karar Özeti
Davacı kadın, davalının nişanı haklı neden olmadan mesajla bozduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istedi. İlk derece mahkemesi iki talebi de kabul etti; bölge adliye mahkemesi manevi tazminat talebini reddetti, maddi tazminat hükmünü ise korudu. Yargıtay, kadının temyiz itirazlarını reddetti; maddi tazminata dayanak eşyaların tamamının kadının elinde kaldığını ve davalının bunlardan yarar sağlamadığını belirledi. Bu eşyaların bedelinin ayrıca tahsilinin aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat sağlayacağını belirterek maddi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bu yönden bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Nişan için alınıp davacının elinde kalan ve kullanılabilen eşyaların bedelinin ayrıca maddi tazminat olarak tahsili, aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat sağlayacağından kabul edilmemiştir.
Soru: Nişan bozulunca elde kalan eşyaların bedeli karşı taraftan maddi tazminat olarak istenebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı maddi tazminat yönünden davalı erkek yararına bozuldu, manevi tazminatın reddi dâhil diğer temyize konu bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4820
- Karar No2026/7213
- Karar Tarihi25.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Davacının elinde bulunan ve kullanma imkânına sahip olduğu eşyalarının bedelinin ayrıca maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi, davacının aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat elde etmesine yol açmaktadır.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2026/4820 E. , 2026/7213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/184 E., 2026/398 K.
DAVA TÜRÜ : Tazminat (Nişanın Bozulması Nedeniyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2025/263 E., 2025/453 K.
Taraflar arasındaki nişan bozulması nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından manevî tazminatın reddi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla maddî tazminat yönünden temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde tarafların 24.01.2023 tarihinde nişanlandığını, düğün hazırlıkları ve evlilik alışverişi yapıldığını, davalının 21.03.2023 tarihinde hiçbir haklı neden olmadan mesajla nişanı bozduğunu, kısa süre sonra başka bir kadınla evlendiğini, nişanlılık devam ederken başka bir kadınla görüştüğünü ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle büyük üzüntü yaşadığını ve kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürmüş, bu gerekçelerle maddî ve manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı erkek, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, evlenmesinin nişan sona erdikten sonra gerçekleştiğini, manevî tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava kabul edilerek maddî ve manevî tazminata karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; manevî tazminata karar verilebilmesi için istemde bulunan nişanlının kişisel haklarının fahiş olarak zarara uğramış olması gerektiği, bu fahiş zararın somut olay ve nedenlere dayanılarak ispat edilmesi gerektiği, nişanın bozulmasının tek başına manevî tazminat sorumluluğu doğurmayacağı ve davacının kişilik haklarının yukarıda belirtildiği düzeyde zarar gördüğünü ispat edemediği gerekçesi ile davacının manevî tazminat talebinin reddine, maddî tazminat talebinin kısmen reddedilmesi nedeni ile AAÜT tarifesi gereğince davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen buna dair hüküm kurulmaması hatalı olduğundan bu yönden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 120. maddesinde "Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Nişanın bozulması nedeniyle maddî tazminata hükmedilebilmesi için davacının nişan sebebiyle yaptığı ve boşa giden giderler ile uğradığı gerçek zararın ispat edilmesi gerekir. Somut olayda davacının maddî tazminat talebine dayanak yaptığı eşyaların tamamının davacının zilyetliğinde kaldığı davacı tarafın da kabulündedir. Davalı bu eşyalardan herhangi bir yarar sağlamamış, eşyalar davacı tarafından muhafaza edilmiştir. Davacının elinde bulunan ve kullanma imkânına sahip olduğu eşyalarının bedelinin ayrıca maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi, davacının aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat elde etmesine yol açmaktadır. Bu durum hakkaniyet ve zarar hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Buna göre, mahkemece davacının elinde bulunan eşyalarının bedelinin maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi isabetsiz olmuştur. O halde, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî tazminat yönünden davalı erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacıya yükletilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Nişanın Bozulması Bu Dosyada Manevi Tazminat İçin Yeterli Sayıldı mı?
Hayır. Bölge adliye mahkemesi, kadının kişilik haklarının fahiş biçimde zarar gördüğü ispatlanmadığı için manevi tazminatı reddetmiş; Yargıtay kadının bu yöndeki temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 11.02.2026
Düğün Günü Evlilikten Vazgeçmek Kişilik Hakkı İhlali Sayıldı; Manevi Tazminat Reddi Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10282 · K. 2026/1556
Nişanın bozulmasından doğan olağan üzüntü manevi tazminata esas alınmazken, düğün günü hazırlıklar sürerken telefonla evlenmekten vazgeçilmesi kişilik haklarını ihlal eden davranış sayılmıştır.
Kısmen Bozma Nişanın Bozulması
Yargıtay 2. HD 17.09.2025
Haksız Bozulan Nişanda Zarar İspatlanmayınca Tazminat Reddi Onandı, Hediye Hükmü Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6945 · K. 2025/7429
Haklı sebep olmadan bozulan nişanda maddi zarar ispatlanmadıkça ve kişilik hakkına saldırı yoksa tazminata hükmedilmemiş; hediyelerin iadesinin kusurdan bağımsız olduğu kabul edilmiştir.
Kısmen Bozma Nişanın Bozulması
Yargıtay 2. HD 16.05.2023
Nişanın Bozulmasında Kusuru İspatlanamayan Erkeğe Karşı Maddi Tazminat Reddi Onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2022/10475 · K. 2023/2405
İlk derece mahkemesinin onanan kararında, nişanın bozulmasında davalının kusuru ispatlanamadığından mutat nişan ve düğün giderlerinin maddi tazminat olarak davalıdan istenemeyeceği kabul edilmiştir.
Onama Nişanın Bozulması
Yargıtay 2. HD 23.12.2025
Nişan Davasında Zamanaşımı Savunması Ön Sorun Olarak Çözülmeden Esasa Girilemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/8445 · K. 2025/11777
Nişan bozulmasından doğan alacaklara karşı ileri sürülen zamanaşımı defi, HMK'nın 163 ve 164. maddeleri uyarınca öncelikle ön sorun olarak karara bağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Bozma Nişanın Bozulması
Nişanın Bozulması Konusundaki 9 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.