top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Nişanın Bozulması

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Nişan Davasında Zamanaşımı Savunması Ön Sorun Olarak Çözülmeden Esasa Girilemedi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/8445 · K. 2025/11777 · T. 23.12.2025

Karar Özeti

Erkek, kadının nişanı haksız bozduğunu ileri sürerek hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istedi; kadın, nişanın daha önce bozulduğunu ve bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savundu. İlk derece mahkemesi tazminat talebini reddedip ziynet talebini kısmen kabul etti, bölge adliye mahkemesi de bazı altınlar yönünden yeniden hüküm kurdu. Yargıtay, nişanın hangi tarihte bozulduğunun belirlenmediğini ve zamanaşımı savunması hakkında karar verilmediğini tespit etti. Bu defin öncelikle ön sorun olarak incelenip olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Nişan bozulmasından doğan alacaklara karşı ileri sürülen zamanaşımı defi, HMK'nın 163 ve 164. maddeleri uyarınca öncelikle ön sorun olarak karara bağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz.

Soru: Nişan davasında zamanaşımı savunması yapılırsa mahkeme önce bunu mu incelemelidir?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, zamanaşımı definin ön sorun olarak incelenmesi için bozuldu; diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmedi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davalının öne sürdüğü zamanaşımı def'înin, öncelikle ön sorun şeklinde incelenmesi (HMK.163-164.maddelerine göre) ve olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanması gerekirken”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/8445 E. , 2025/11777 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1280 E., 2025/1927 K.

DAVA TÜRÜ : Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat ve Hediyelerin Geri Verilmesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2024/1057 E., 2025/365 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı vekili tarafından maddi-manevi tazminat talebinin reddi, ziynet alacağı talebinin reddedilen kısmı yönünden; davalı vekili tarafından ise ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı ve zamanaşamı def'înin değerlendirilmemesi yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı erkek vekili, davalı kadının haksız olarak nişanı bozması nedeniyle hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı kadın vekili ise cevap dilekçesinde nişanın davacının belirttiği tarihten daha önce bozulduğunu, bu nedenle nişan bozulmasından kaynaklı alacaklarda dava açmak için öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, üstelik nişanın bozulmasında davacı tarafın kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının tazminat talebinin reddine, hediye edilen ziynetlerin geri iadesi talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının, maddi-manevi tazminata yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, davacının bir kısım altınlara, davalının ise 1 adet çeyrek altın, 2 adet yarım atlına yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile, kararın bu yönden kaldırılarak yerine yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde Mahkemece nişanın hangi tarihte bozulduğu yönünde bir tespitte bulunulmadığı gibi davalı vekilinin zamanaşımı itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

Maddî hukuka dayanan savunma vasıtaları itirazlar ve def’iler olarak ikiye ayrılmakta olup, itirazlar; bir hakkın doğumuna engel olan veya o hakkı sona erdiren vakalar olup, hakim tarafından re’sen gözetilebilmektedir. Def’iler ise; davalının borçlu olduğu edimi özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren bir hak olup, taraflarca ileri sürülmesi gerekir.

Bu durumda Mahkemece, davacı ile davalı arasındaki nişanlılık ilişkisi nazara alınarak, davalının öne sürdüğü zamanaşımı def'înin, öncelikle ön sorun şeklinde incelenmesi (HMK.163-164.maddelerine göre) ve olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanması gerekirken, davalının zamanaşımı savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, sair yönler incelenmeksizin bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Alacakların Zamanaşımına Uğradığına mı Karar Verdi?

Hayır. Yargıtay zamanaşımının dolup dolmadığına karar vermedi; nişanın bozulma tarihi belirlenmeden ve zamanaşımı savunması karara bağlanmadan esasa girilmesini hatalı bularak kararı bozdu.

Benzer Kararlar

Nişanın Bozulması Konusundaki 9 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page