Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Sözleşmede Açık Hüküm Yoksa Cezai Şart ile Bakiye Süre Tazminatı Birlikte İstenemez
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1381 · K. 2026/4120 · T. 30.04.2026
Karar Özeti
Belirli süreli sözleşmesi süresinden önce sona erdirilen davacı öğretmen, bakiye süre ücretinden kaynaklanan tazminat ile sözleşmede haksız fesih hâlinde ödeneceği kararlaştırılan 10.000 TL'yi istedi. İlk derece mahkemesi iki talebi birlikte kabul etti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, 10.000 TL'nin niteliği itibarıyla cezai şart olduğunu ve TBK'nın 179/1 hükmü karşısında sözleşmede açık hüküm bulunmadıkça cezai şart ile bakiye süre tazminatının birlikte istenemeyeceğini belirtti. Davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verilmeden karar kurulduğundan hüküm bozuldu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Feshe bağlı cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklanan tazminatın birlikte istenebilmesi için sözleşmede açık hüküm gerekir; böyle bir hüküm yoksa davacıya seçimlik hakkı için süre verilmelidir.
Soru: Belirli süreli iş sözleşmesindeki cezai şart ile bakiye süre tazminatı birlikte istenebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/1381
- Karar No2026/4120
- Karar Tarihi30.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinde bahsi geçen yönde açık bir hüküm olmadığından, cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın bir arada istenmesi mümkün değildir.”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2026/1381 E. , 2026/4120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/570 E., 2025/2353 K.
DAVA TARİHİ : 15.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 53. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/535 E., 2023/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.09.2020 tarihinde öğretmen olarak çalışmaya başladığını, 01.09.2021 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini, sözleşme süresinin 01.09.2021-31.08.2022 tarihleri arasında 12 ay olduğunu, 07.10.2021 tarihinde idare odasına çağrıldığını ve artık okulda ders vermeyeceğinin bildirildiğini, tüm okullar öğretmen kadrolarını tamamlayarak ...-öğretime başladığından yeni okul bulmasının yeni öğretim yılına kadar mümkün olmadığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bakiye süreden kaynaklı tazminat, haksız fesih tazminatı ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öğrencilerin, farklı zamanlarda davacının uygunsuz sözler söylediğine dair şikâyetleri olduğunu, olay tespit tutanağı ve savunma talep edildiğini, davacının savunma vermekten imtina ettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının mahrum kalınan ücreti talep edemeyeceğini, İngilizce öğretmeni olduğunu, kolayca iş bulabileceğini, başka işteki kazancının tenzil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki deliller incelendiğinde davalı tarafça İngilizce yazılı imzasız belgeler kapsamında davacıdan savunma talep edildiği, savunma talebinin, masaya oturan öğrencilere karşı "Kaldırın kıçınızı masadan." cümlesi nedeniyle olduğu, davacının yabancı kökenli İngilizce öğretmeni olduğu, kullanılan cümlenin öğretmen disiplin hakkı içerisinde kalabileceği, davalı işverenin davacı ile sözleşmeyi yenilediği, mesleki yeterliliği konusunda sıkıntı gördüğü davacı ile sözleşmenin devamı konusunda karar almasının çelişkili olduğu, fesih yaptırımının davacı yönünden ağır bir müeyyide olduğu, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, dosyada incelenen ... Kurumu kayıtlarına göre de davacının başka bir işte çalışmasının görülmediği, taraflar arasında imzalanan 01.09.2021 tarihli sözleşmenin 6/c hükmünde haksız fesih beyanında bulunan tarafın diğer tarafa 10.000,00 TL tutarında tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla bu bedel üzerinden haksız fesih tazminatının kabulüne karar vermek gerektiği, sözleşme süresinin 01.09.2022 tarihine kadar 1 yıllık olarak düzenlendiği, banka kayıtlarının dosyada mevcut olmadığı, davacı tarafça sunulan banka kayıtlarında 01.10.2021 tarihinde bordro tahakkuku olan 9.752,47 TL'nin görüldüğü, davalı işveren tarafından da işbu aya ilişkin dekontun sunulduğu, Ekim 2021 ve devamı aylara ilişkin bir ödeme görülmediği anlaşılmakla davacının talep ettiği 11 aylık ücret alacağı olduğunun kabul edildiği, davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öğrencilerin ve velilerinin rahatsız olup şikâyetçi oldukları bir meselede, savunma dahi vermeyen bir öğretmenle çalışmanın mümkün olamayacağını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının haksız fesih tazminatı ile bakiye süreden kaynaklı tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde bakiye süreden kaynaklı tazminat ve haksız fesih tazminatı talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki 01.09.2021 tarihli iş sözleşmesinin 6/c hükmünde; "Çalışan veyahut işveren iş bu sözleşmeyi tanzim tarihinden sonra haksız nedenlerle feshederse, haksız fesih beyanında bulunan taraf diğer tarafa net 10.000,00 TL (onbin TL) tutarında tazminat ödemeyi kabul eder. ..." düzenlemesi bulunmaktadır. Davacının haksız fesih tazminatı olarak talepte bulunduğu 10.000,00 TL tazminatın, niteliği itibarıyla haksız fesih tazminatı değil iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince somut davada hem bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın hem de cezai şartın birlikte istenebileceği kabul edilerek her iki talep de hüküm altına alınmış, Bölge Adliye Mahkemesince davalının bu konudaki istinaf itirazı yerinde bulunmayarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179. maddesinde "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Seçimlik ceza koşulunda alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o koşulun gerçekleşmesi, yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini isteyemez (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yirmi Beşinci Baskı, ..., 2020, s.1314).
6098 sayılı Kanun'un 179/1 hükmü emredici değil düzenleyici bir kural olduğundan taraflar aksini kararlaştırabilir. Şu hâlde; feshe bağlı olarak ortaya çıkan cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın ayrı ayrı talep edilebilmesi için bu yönde sözleşmede açık düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Yargıtayın yerleşik hâle gelen içtihatları bu doğrultudadır (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/29534 Esas, 2020/2899 Karar sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/498 Esas, 2021/6992 Karar sayılı, 13.06.2022 tarihli ve 2022/6065 Esas, 2022/7555 Karar sayılı kararları).
Yapılan açıklamalara ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinde bahsi geçen yönde açık bir hüküm olmadığından, cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın bir arada istenmesi mümkün değildir. O hâlde, davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verilmeli, neticeye göre sonuca gidilmelidir. Bu yönde bir işlem yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Sözleşmede Haksız Fesih Tazminatı Denmesi Ödemenin Niteliğini Belirler mi?
Hayır. Daire, sözleşmede haksız fesih tazminatı adıyla kararlaştırılan 10.000 TL'nin niteliği itibarıyla cezai şart olduğunu kabul etti ve bakiye süre tazminatıyla birlikte istenip istenemeyeceğini buna göre değerlendirdi.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 05.02.2025
Cezai Şart Denmeksizin Bakiye Süre Ücretini Tekrarlayan Sözleşme Maddesi Cezai Şart Sayılmadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/429 · K. 2025/3
Cezai şart denmeksizin TBK 438'deki bakiye süre ücretini tekrarlayan sözleşme hükmü cezai şart değildir; sözleşmenin belirsiz süreli olduğu kesinleşmişse 438. madde de uygulanamaz.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
İçtihadı Birleştirme 08.03.2019
İş Sözleşmesi Belirsiz Süreli Sayılsa da Süreden Önce Haksız Feshe Bağlı Cezai Şart Geçerli
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/10 · K. 2019/1
Belirli süreli yapılıp objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli sayılan iş sözleşmesindeki süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart, belirlenen süreyle sınırlı olarak geçerlidir.
İçtihadın Birleştirilmesi İş Hukuku
Yargıtay 9. HD 08.12.2025
Öğretim Görevlisinin Belirli Süreli Sözleşmesindeki Karşılıklı Cezai Şart Geçerlidir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/7868 · K. 2025/9633
Öğretim görevlisiyle 2547 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre yapılan zincirleme belirli süreli sözleşmeler belirsiz süreliye dönüşmez; sadece işçi aleyhine konulmayan cezai şart geçerlidir.
Bozma İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Eski Eşle Aynı Adreste Görünen Hak Sahibinin Yetim Aylığı Davasında Çelişki Giderilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/20 · K. 2026/206
Hak sahibi ile boşandığı eşin kayıtlı adresleri aynı iken tanıkların ayrı yaşandığını söylemesi karşısında, kolluk araştırması, komşu beyanları ve ihbarcının bilgisine başvurularak çelişki giderilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.