top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Alacağı ve İtirazın İptali

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Önceki Kesinleşmiş Kira Kararı Yeni Alacak Davasında Güçlü Delil Sayıldı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/385 · K. 2025/4105 · T. 17.09.2025

Karar Özeti

Kiraya veren, 20 yıl süreli sözleşmeye dayanarak ödenmeyen kira ve kira farkları için başlattığı takibe itirazın iptalini istedi; kiracı bedelleri ödediğini ve artış maddesinin yanlış yorumlandığını savundu. İlk derece mahkemesi bilirkişi ek raporuna göre itirazın iptaline karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, kiracının ihtarnamesi ile önceki davadaki beyanına dayanarak artış formülünün taraf iradesine uygun yorumlandığını belirtip istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, bu açıklamaların ilk derece gerekçesini kuvvetlendirdiğini ve önceki kesinleşmiş kararın eldeki dava için güçlü delil olduğunu belirterek kararı onadı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Taraflar arasında görülüp istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen önceki kira davasının kararı, sonraki kira alacağı davasında güçlü delil niteliğinde kabul edilmiştir.

Soru: Taraflar arasındaki önceki kesinleşmiş kira kararı yeni kira alacağı davasında delil olur mu?

Sonuç: Davalının temyiz itirazları reddedilerek itirazın iptaline ilişkin kararı koruyan bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/621 E., 2017/807 K. sayılı kararının eldeki dava dosyası yönünden güçlü delil niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/385 E. , 2025/4105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1983 E., 2024/2278 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/190 E., 2021/384 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın 01.12.2013 tarihli ve 20 yıl süreli sözleşme ile davalıya kiralandığını, ödenmeyen kira ve kira farkları nedeniyle aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; sözleşmede belirlenen kira bedellerinin ödendiğini, kira artırımına ilişkin maddenin yanlış yorumlandığını, kiralananın hukuki ayıplı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna göre, davalının aralarındaki sözleşme gereği 01.12.2014 tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesine göre yapılacak artışlar sonucu bulunan kira bedellerinin bir kısmını hiç ödemediği, bir kısmını ise eksik ödediği, davalının davacıya verdiği teminat mektubunun mevcut borçtan mahsubu sonucunda aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazların haksız olduğu, alacağın hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından davacıya gönderilen 12.11.2015 tarihli ihtarname içeriği, yine taraflar arasında İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek kesinleşen 2016/621 E., 2017/807 K. sayılı dosyasında da davalı vekilinin cevap dilekçesinde; taşınmazların otel olarak işletilmesi halinde kiraların 3 kat artırılacağını beyan ettiği, dolayısı ile artış formülü olarak kabul edilen (2. yıl kira bedeli+(tefe+tüfe artırım oranı 1/2)*3 olmak üzere) formülde Tefe-Tüfe 1/2 oranı bulunup 2. yıl kira bedeline eklendikten sonra 3 ile çarpılması gerektiği, esasen taraf iradelerinin de bu yönde olduğu, bu nedenle ek rapordaki hesaplama uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunduğu, davalı kiracının kira bedelini ödediğini ispat edemediği, gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; kira sözleşmesinde belirlenen kira bedellerinin davacı yana ödendiğini, ancak ihale şartnamesinde kararlaştırılan hükümlerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, kira artışına ilişkin hükmün yanlış yorumlandığını, sözleşme gerekleri yerine getirilmediğinden davacının temerrüde düşürüldüğünü, davacı tarafça istinaf konusu yapılmayan bir hususun Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesinin doğru olmadığını, ihale tutanağı ve sözleşme içeriğinin esas alınması gerektiğini, davacının temerrüt halinin araştırılmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, ödenmeyen kira ve fark kira alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçede yer verilen ifadelerin İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçenin kuvvetlendirilmesi niteliğinde bulunmasına, taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/621 E., 2017/807 K. sayılı kararının eldeki dava dosyası yönünden güçlü delil niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Önceki Kesinleşmiş Karar Yeni Davada Kesin Hüküm Engeli Oluşturdu mu?

Hayır. Yargıtay önceki kesinleşmiş kararı eldeki dava bakımından güçlü delil niteliğinde kabul etti; dava esastan incelenerek itirazın iptaline ilişkin karar onandı.

Benzer Kararlar

Kira Alacağı ve İtirazın İptali Konusundaki 66 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page