Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Artışı ve Artış Sınırı
Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku
Yazılı Artış Hükmü Varsa Kira Farkını Ödediğini Savunan Kiracı İspatla Yükümlüdür
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/261 · K. 2024/3921 · T. 27.11.2024
Karar Özeti
Davacı kiraya veren, sözleşmedeki artış hükmüne göre eksik ödenen kira farkı için başlattığı takibe davalı kiracının itirazının iptalini ve tahliyeyi istemiştir. İlk derece mahkemesi davacının bilirkişi avansını kesin süresinde yatırmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, yazılı sözleşme ve artış hükmüne dayanan davacının ispat yükünü yerine getirdiğini, mutabakat ve ödeme savunan davalıya ispat yükünün geçtiğini, bu nedenle davacıya delil avansı için süre verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yazılı sözleşmedeki kira ve artış hükmüne dayanan kiraya veren alacağını ispatlamış olur; ödediğini savunan kiracıya ispat yükü geçtiğinden kiraya verene delil avansı süresi verilmesi hatalıdır.
Soru: Kira farkı davasında ispat yükü kiraya verende mi yoksa kiracıda mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/261
- Karar No2024/3921
- Karar Tarihi27.11.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Bu durumda davacı taraf iddiasını ispat etmiş, artık ispat yükü borcunu ödediğini savunan ve kendisi lehine vakıalar ileri süren davalıya geçmiştir.”
“ispat yükünün davalı tarafa geçtiği gözetilmeksizin davacı tarafa delil avansını yatırmak üzere süre verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2308 E., 2023/2020 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/329 E., 2023/411 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 01.08.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca müvekkiline ait olup zemin ve bodrum katta yer alan iş yerini kiracı olarak kullandığını, kira bedellerinin eksik ödenmesi halinde kira farkının ayrıca talep edileceğinin davalı kiracıya ihtarname ile bildirilmesine rağmen eksik ödeme yapılması üzerine aleyhine kira farkı alacağı 870.489,37 TL'nin tahsili ve tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının tahliyesine ve aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, tarafların Mart 2020 yılındaki güncel kira bedeli üzerinde yazılı olarak mutabık kaldığını, 9 yıldır devam eden sözleşme çerçevesinde bugüne kadar kira bedeliyle ilgili herhangi bir uyuşmazlık veya talepte bulunulmadığını, kira bedellerinin davacı tarafından düzenlenen faturalara istinaden ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın şirket olması ve kira alacağının ödenip ödenmediği, temerrütün oluşup oluşmadığı hususunda davalı tarafın yaklaşık 100 sayfa fatura ve ödeme makbuzu sunarak ödeme itirazında bulunması karşısında bilirkişi incelemesi gerektiği, davacı tarafın süresinde delil avansını yatırmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; halihazırda kira sözleşmesinde belirtilen artış yöntemine göre yapılan hesaplama dosyaya sunulmuş olmasına rağmen Mahkemenin hiçbir delili değerlendirmediğini, herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, davalının sözleşmedeki düzenlemeye dikkat etmeksizin ödeme yapmaya devam ettiğini, bir sonraki celsede bilirkişi ücretinin yatırıldığını, davaya konu hesaplamanın teknik bilgi gerektiren bir hesaplama niteliğinde olmadığını
ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının fatura bedellerine ve tarafların anlaşmalarına göre kira bedellerini ödediğini savunarak ödeme belgelerini ve faturaları sunduğu, tarafların tacir olduğu, davalının delil listesinde gerekirse yerinde inceleme de talep ettiği dikkate alındığında ticari defterlerin de incelenmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bu şekilde asıl alacağın tespitinin teknik/bilirkişi incelemesini gerektirdiği, Mahkemece 24.06.2022 tarihli celsede bilirkişi masrafının yatırılması için usulüne uygun olarak ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin 2 celse geçtikten sonra 03.03.2023 tarihinde bilirkişi masrafını yatırdığı, davalı vekilinin bilirkişi ücretinin süresinden sonra yatırılmasına muvafakati bulunmadığını belirttiği dikkate alındığında davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığının kabulü gerektiği, kira bedelini/artışını ispat külfetinin kiraya veren davacı üzerinde bulunduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190, 200, 201 ve 324 üncü maddeleri,
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299 ve devamı maddeleri,
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı ve 25.11.2020 tarihli 2017/894 E., 2020/942 K. sayılı ilamları
3. Değerlendirme
1.4721 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddeleri gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın bazı istisnaları olmakla bu kapsamda bazı hallerde ispat yükü yer değiştirerek karşı tarafa geçer.
2.Yine 6100 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesince taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olup, kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığı takdirde mahkemece o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır ve bu durumda mevcut deliller değerlendirilerek karar verilir.
3.Eldeki davada ispat yükü üzerinde olan davacı, davalı aleyhine ödenmeyen bakiye kira alacağının tahsili ve tahliye talepli icra takibi başlatmış, alacağını ispat için yazılı kira sözleşmesine ve içerdiği artış hükmüne dayanmış, bu suretle alacağının varlığını ve tutarını ispat yükünü yerine getirmiştir. Zira sözleşmede kira bedeli ve artış hükmü açıkça düzenlenmiş olup, takip konusu kira alacağı dönemi de belirlidir. Davalı taraf ise sözleşmeyi inkar etmemiş önce taraflar arasında bedel konusunda mutabakata varıldığını ve sözleşmenin değiştirildiğini, kira artış farkının talep edilmemesi hususunda zımni muvafakat olduğunu, tüm borcunu ödediğini savunmuştur. Bu durumda davacı taraf iddiasını ispat etmiş, artık ispat yükü borcunu ödediğini savunan ve kendisi lehine vakıalar ileri süren davalıya geçmiştir.
4. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; ispat yükünün davalı tarafa geçtiği gözetilmeksizin davacı tarafa delil avansını yatırmak üzere süre verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 05.05.2026
Ayrı Dükkânların Malikleri Kendi Bölümleri için Kira Tespit Davası Açabilir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5052 · K. 2026/2764
Ayrı bağımsız bölüm malikleri kendi bölümleri için mülkiyet haklarına dayanarak kira tespiti isteyebilir; sözleşmede artış hükmü varsa tespit edilen bedel dönem başından geçerli olur.
Onama Kira Artışı ve Artış Sınırı
Yargıtay 3. HD 12.05.2026
18.01.2019 Sonrası Kira Artışında ÜFE Yerine TÜFE Ortalaması Esas Alınır
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/6193 · K. 2026/2965
18.01.2019'da yürürlüğe giren 7161 sayılı Kanun'la bu tarihten itibaren TBK 344 kapsamında kira artış oranı TÜFE on iki aylık ortalama değişimine göre belirlenir; hüküm tacir kiracılı işyerlerine de uygulanır.
Onama Kira Artışı ve Artış Sınırı
Yargıtay 3. HD 04.12.2024
İdarenin Tek Taraflı Feshi Yetmez: Cezai Şart için Haklı Fesih ve Tahliye İlamı Gerekir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/76 · K. 2024/4064
Kiracının cezai şarttan sorumlu tutulabilmesi için idarece fesih yetmez; TBK 315 usulüne uygun haklı fesih ve mahkemeden alınmış tahliye ilamı gerekir.
Bozma Kira Artışı ve Artış Sınırı
Yargıtay 3. HD 31.03.2021
Hor Kullanma Tazminatında Olağan Kullanım Hasarı Ayrılmalı, Yıpranma Payı Düşülmeli
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2020/3429 · K. 2021/3420
Kiracı olağan kullanımdan doğan eskimeden sorumlu olmadığından hor kullanma tazminatında bu ayrım yapılmalı; somut olayda zararlar anahtar teslim tarihindeki değerleriyle belirlenip yıpranma payı düşülmelidir.
Bozma Kira Artışı ve Artış Sınırı
Kira Artışı ve Artış Sınırı konusundaki 7 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kira Artış Oranı Hesaplama
- Kira Artış Sınırı (TBK 344)
- Kira Hukuku Rehberi
- Kira Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.