Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Özel Sebeplerin Reddi İstinaf Edilince Genel Sebeple Verilen Boşanma Kesinleşmiş Sayılmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7989 · K. 2026/2778 · T. 11.03.2026
Karar Özeti
Kadın, zina ve diğer özel boşanma sebepleri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak boşanma davaları açtı. İlk derece mahkemesi özel sebepli davaları reddedip genel sebeple boşanmaya karar verdi; kadının hükmün tamamını istinaf etmesine rağmen bölge adliye mahkemesi, boşanma kesinleştiği için özel sebepli davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Yargıtay, sebeplerin doğuracakları hukuki sonuçların farklı olduğunu, kadının özel sebepli davaların reddini ve ferîleri istinaf etmesi nedeniyle boşanma hükmünün kesinleşmediğini belirtti. Özel sebeplere dayalı davaların esası hakkında hüküm kurulması gerektiğinden karar bozuldu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Genel ve özel sebeplere dayalı boşanma davaları birlikte görülürken özel sebebe dayalı davanın reddine karşı istinafa başvurulduğunda, genel sebeple verilen boşanma hükmü kesinleşmiş sayılamaz.
Soru: Özel boşanma sebebinin reddi istinaf edilince genel sebeple verilen boşanma kesinleşir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu; dört dava ve ferîleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiğinden diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmedi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/7989
- Karar No2026/2778
- Karar Tarihi11.03.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“mevcut deliller doğrultusunda özel hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davaların esası hakkında hüküm verilmesi gerekirken”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/7989 E. , 2026/2778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/470 E., 2025/1018 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/19 E., 2023/761 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadın tarafından TMK 161, 162, 163 üncü maddelerinde düzenlenen özel hukuki nedenlere ve TMK 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davaları nedeniyle yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince, kadının özel hukuksal nedenine dayalı davalarının ayrı ayrı reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının kabulüne ve fer'îlerine hükmedilmiştir. Karara karşı kadın vekili tarafından hükmün tamamı; davalı erkek vekili tarafından kusurlar ve fer'îleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince özel hukuksal nedenlere dayalı davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmiştir.
Zina, hayata kast, pek kötü muamele ve haysiyetsiz hayat sürme özel boşanma sebebi yanında genel boşanma (TMK md.166/1) sebebi de oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş, dilerse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, dilerse birine veya bir kaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir. Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak, özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi veya özel sebebe dayalı dava hakkının düşmüş olması halinde, deliller, genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Boşanma kararları bozucu yenilik doğuran karar niteliğinde olup, kararın kesinleşmesi ile birlikte evlilik birliğini ve birliğin gereği olan tüm hak ve sorumlulukları sona erdirdiği gibi “kararda yer alan kusur belirlemesi” ise o evlilik hakkında tarafların boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları yönünden kesin delil oluşturur. Zira taraflar arasındaki evlilik işlemi ile bir hayat ortaklığı kurulmuştur ve hâkim, tarafların o evliliğe münhasır olarak boşanmaya sebep olan kusurlu davranışlarını da bir kez tespit ederek, kurulan hayat ortaklığının boşanma kararı ile sona erdirilmesinin gerekip gerekmediğini belirlemek zorundadır. Verilen kararda yer alan kusur belirlemesi, o evlilik nedeniyle doğmuş veya doğacak olan boşanmanın fer’î niteliğindeki velâyet, kişisel ilişki, tazminat ve yoksulluk nafakasına yönelik tüm davaları bağlayıcıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, genel ve özel boşanma hukuki sebebine dayalı olarak birlikte görülen boşanma davalarında, özel boşanma sebebine dayalı davanın reddine dair karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda genel hukuki sebebe dayalı olarak verilen boşanma hükmü nedeniyle boşanma kararının kesinleştiğinden söz edilemez. Somut olayda kadının genel ve özel boşanma sebebine dayalı açtığı boşanma davalarında genel boşanma sebebi uyarınca verilen boşanma hükmü istinaf edilmediğinden bahisle boşanma hükmünün kesinleştiği ve bu nedenle "zina" hukuki sebebine dayalı davasının istinaf incelemesi safahatinde konusuz kaldığı belirtilmiş ise de kadının özel hukuksal nedenlere dayalı davalarının reddini ve boşanmanın fer'îlerini istinaf etmesi nedeniyle genel boşanma nedenine dayalı kendi davasında verilen boşanma hükmünün kesinleşmesinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf incelemesi tarihi itibariyle kesinleşmiş bir boşanma kararı olmadığına göre mevcut deliller doğrultusunda özel hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davaların esası hakkında hüküm verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre her dört dava ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden kadının ve erkeğin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bozma Bütün Temyiz İtirazlarının Esastan Haklı Bulunduğu Anlamına Gelir mi?
Hayır. Yeniden hüküm kurulması gerektiğinden tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildi.
Benzer Kararlar
Anayasa Mahkemesi 25.12.2025
Ad Değişikliğinin Süre Sınırı ve Hâkim Takdiri Olmadan İlanı Anayasa'ya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi · E. 2025/120 · K. 2025/270
Ad değişikliği kararlarının ilan süresi kanunda belirlenmeden ve hâkime takdir yetkisi tanınmadan Basın İlan Kurumu portalında ilanı, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını orantısız sınırlar.
Kısmen İptal Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 10.12.2025
Boşanma Davasını Geri Alan Eş, Aldatıldığını İleri Sürerek İşlemi İptal Ettiremez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/464 · K. 2025/809
Davanın geri alınması ve davalının açık rızası taraf usul işlemi olduğundan, HMK'nın yalnızca feragat, kabul ve sulh için tanıdığı irade bozukluğuna dayalı iptal yolu geri almaya uygulanmaz.
Direnme Uygun Bulundu Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 03.12.2025
Boşanma Kararına Karşı Yargılamanın İadesinde Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/520 · K. 2025/769
HMK 375/1-ç'ye dayalı yargılamanın iadesinde üç aylık hak düşürücü süre belgenin elde edildiği tarihten, belge hüküm kesinleşmeden elde edilmişse kesinleşme tarihinden işlemeye başlar.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 15.10.2025
Dilekçede Dayanılmayan Tanıkların Dinlenmesi İstinafta İleri Sürülmezse Gözetilmez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/619 · K. 2025/639
Dilekçede dayanılmayan tanıkların dinlenmesi nispi istinaf sebebidir; taraf bunu istinaf dilekçesinde açıkça belirtip karara etkisini açıklamadıkça bölge adliye mahkemesi kendiliğinden gözetemez.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.