top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Hizmet Tespiti

Yargıtay 10. HD Onama İş Hukuku

Sahte Sigortalılık Gerekçesiyle Emekli Aylığı Kesilen Kişinin Davasının Reddi Onandı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/7030 · K. 2025/10768 · T. 30.06.2025

Karar Özeti

Emekli aylığı alan davacının 01.07.2008-06.10.2008 dönemindeki sigortalılığı kurumca sahte sigortalılık gerekçesiyle iptal edilip aylığı kesilmiş; davacı bu dönemde davalı işverenin tüpçülük işyerinde çalıştığını, bildirimlerin muhasebeci tarafından habersiz yapıldığını ileri sürerek kurum işleminin iptalini ve hizmet tespitini istemiş, davalı işveren de çalışmayı kabul etmiştir. Davayı reddeden bölge adliye kararını Yargıtay, davalı nezdindeki çalışmanın vergi kayıtları, ücret ödemeleri ve şube kayıtları üzerinden araştırılması için bozmuştur. Bozmaya uyularak davayı yeniden reddeden bölge adliye mahkemesi kararı ise bozmaya uygun bulunarak onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda Yargıtay, davalı nezdindeki çalışmanın vergi kayıtları, ücret ödemeleri ve şube kayıtlarıyla araştırılmasını isteyen bozmasına uyularak verilen ret kararını bozmaya uygun bularak onamıştır.

Soru: Sahte sigortalılık gerekçesiyle emekli aylığı kesilen kişinin hizmet tespiti davasında neler araştırılır?

Sonuç: Bozmaya uyularak davayı reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı”

“nezdindeki çalışma olgusunun araştırılması, ücret ödemelerinin ne şekilde olduğunun irdelenmesi, şube iş yerininin kayıtlarının celp edilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2236 E., 2025/73 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Isparta 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/240 E., 2019/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davacının SGK'dan emekli aylığı almakta iken davalı Kurumun 31.08.2015 tarihli yazısı ile davacının 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği gerekçesi ile emekli aylığının kesildiğini, davacının hizmet döküm cetvelinde belirtilen tarihlerde ... ve .....un iş yerlerinde ayrı ayrı çalıştığının görüldüğünü, davacının belirtilen tarihlerde bu kişilerin iş yerinde çalışmadığını ve bu kişileri tanımadığını, davacının belirtilen tarihlerde diğer davalı ...'nin tüpçülük üzerine faaliyet gösteren iş yerinde çalıştığını, ancak ...’nin muhasebeciliğini yapan ...'nun davacı ve diğer davalı ...'nin bilgisi ve izni olmadan SGK'dan almış olduğu şifrelerle elektronik ortamda gerçeğe aykırı bildirimde bulunmasından dolayı bu durumla karşılaşıldığını, konuya ilişkin olarak Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/114 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, söz konusu işlem ile davacının emekliliğinin iptal edildiğini, 43.358,59 TL borç bildiriminin gönderildiğini, ...'nin SGK'ya vermiş olduğu dilekçe ile davacının belirtilen tarihlerde kendi yanında çalıştığını kabul ettiğini, davalı Kurumun 31.08.2015 tarihli, primlerin ve dolayısıyla emekli aylığının iptali yolundaki işleminin iptali ile davacının 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasında davalı ...’nin yanında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve davacının emekli aylığının tekrar bağlanmasına, kesilen emekli aylığının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ..., davacının 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasında tüpçülük üzerine faaliyet gösterdiği iş yerinde yanında işçi sıfatıyla çalıştığını, sigorta primlerinin muhasebe vasıtasıyla ödenip Kuruma bildirim yapıldığını, dava dışı muhasebeci ...'nun kasti olarak haber dahi vermeden yaptığı işlemler sonucu yanında çalışan davacının emekliliğinin iptaline sebep olduğunu, hakkında açılan davanın kusursuz olması sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, ... tarafından ... yazılan şikayet neticesinde; muhasebecisi ... hakkında SGK tarafından yapılan denetimde Kurum denetmenlerinden ... .... tarafından düzenlenen 28.08.20 13... .09.2013 tarihli raporlarda; Defterdarlıkça düzenlenen yoklama tutanaklarının incelenmesinde ...'in 24.04.2006 tarihi itibariyle Yerel Gazete faaliyetine başladığı, 25.02.2008 tarihinde işyerinden ayrıldığı, ...... ... ... adresinde ... adına herhangi bir inşaat ruhsatı bulunmadığı gibi adı geçen adreste .... ... adına düzenlenmiş inşaat ruhsatı olduğu, işyerinin hukuken var olmadığı hususlarının belirlendiğini, bunun üzerine sahte sigortalılık durumu oluştuğundan davacının söz konusu işyerinde sigortalılıklarının iptal edildiğini, sonuç itibariyle emekliliğinin iptal edildiğini, sonrasında kurumca muhasebeci ... ve davacının da aralarında bulunduğu sahte sigortalı gösterilen kişilerden şikayetçi olunduğunu, haklarında Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/114 Esas sayılı dosyası ile kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 4/1/a, 7 ve 92. maddeleri gereğince işçi ve işveren arasında hizmet akdi tesisi olmamış ise veya hizmet akdi tesis olmakla birlikte muvazaa taşıması veya fiilen çalışmaya başlanmaması hallerinde yapılan sigortalılık bildirimlerinin yok hükmünde olduğunu, bu nedenle davacının sigortalılıklarının iptalinin hukuken yerinde olduğunu, Kurum denetmenlerince yapılan denetim sonucu ortaya konulan raporun aksinin ancak eşdeğer belge ile kanıtlanabileceğini, iptali talep edilen Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2015/240 E. 2019/85 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ve 2019/1104 Esas, 2019/1511 Karar sayılı kararıyla; davacının yaşlılık aylığı bağlanırken dikkate alınan hizmetlerinin fiili ve gerçek olmadığı davacınında kabulündedir. Bu itibarla aylık kesmeye ilişkin Kurum işlemi yerindedir. Davacının ortağı olduğu iş yerinden ayrılıp o işyerinde işçi olarak çalışması inandırıcı olmaktan uzak olduğu gibi dosya kapsamına, özellikle tanıklar .... ve ... beyanına nazaran kanıtlanamamıştır. Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ...nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine karar verildi.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 23.01.2023 tarihli ve 2023/90 E. 2023/538 K. sayılı ilamında; davacının 21.04.1998-31.12.2007 döneminde ortak olarak vergi mükellefiyeti bulunduğu, ferdi vergi mükellefiyetinin olmadığı, davacının diğer şube ... şubesinin ... ... adresinde bulunup oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, 2010-2017 yılları arasında faaliyette olduğunu beyan ettiği, ancak bu şube ile ilgili araştırma yapılmadığı belirtilerek gelen vergi kayıtları ve yoklama fişlerine göre; davalı ... adına vergi kaydı 01.01.2008 tarihinde başlamış olduğu dikkate alınarak davalı ... nezdindeki çalışma olgusunun araştırılması, ücret ödemelerinin ne şekilde olduğunun irdelenmesi, şube iş yerininin kayıtlarının celp edilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, bilirkişi raporları, Kurum tutanakları, tanık ve taraf beyanları, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/243 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilinin sigortalılığının iptal edildiği tarihlerde davalı ...’nin iş yerinde çalıştığının sabit olduğunu, çalıştığı döneme ilişkin olarak sigortalılığın hangi iş yerinden gösterildiğinin bilinmesinin müvekkilinden beklenebilecek bir durum olmadığını, bu işlerle ilgilenmesi için her işletmenin muhasebecisinin bulunduğu ve muhasebeci tarafından yapılan işlemlerin işçi tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığını, taraflarınca husumet yöneltilen davalı dahi müvekkilinin kendi iş yerinde çalıştığını kabul ettiğini, davalarını yasal belge ve beyanlarla delillendirdiklerini, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının sigortalılığının ve emekli aylığının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasında davalı nezdinde sigortalı çalıştığının tespiti, emekli aylığının yeniden bağlanması, kesilen emekli aylığının yasal faizi ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 79., geçici 81. maddesidir.

3. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hizmet Tespiti konusundaki 41 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page