top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargıtay 11. CD Bozma Ceza Hukuku

Şirket Payı Devri İçin Verilen Senette Borçlu Şirket Olmayınca Dolandırıcılık Vasfı Değişti

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/33666 · K. 2026/6373 · T. 10.06.2026

Karar Özeti

Şirket ortağı olan katılan, hisselerini devretmiş; karşılığında sanıklar tarafından verilen ve borçlu olarak sanığın gösterildiği 28 adet senetteki imzalar sahte çıktığından alacağını tahsil edememişti. İlk derece mahkemesi sanıkları tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan mahkûm etti. Yargıtay, senetlerde borçlu olarak şirketin değil sanığın gösterildiğini ve eylemin şirket faaliyeti kapsamında üçüncü kişilerin zararına gerçekleşmediğini belirterek fiili basit dolandırıcılık olarak nitelendirdi. Bu vasfa göre 06.06.2016 tarihli mahkûmiyetten itibaren olağan dava zamanaşımı dolduğundan hükümler bozuldu ve kamu davaları düşürüldü.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Pay devri karşılığında verilen senetlerde borçlu olarak şirket değil sanık gösterildiğinden, eylem tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığı değil basit dolandırıcılık sayılmıştır.

Soru: Hisse devri karşılığında sahte imzalı senet vermek şirket yöneticisinin dolandırıcılığı sayılır mı?

Sonuç: Mahkûmiyet hükümleri değişen suç vasfına göre bozuldu ve gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle kamu davaları düşürüldü.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sanıkların katılana karşı eylemlerinin bir şirketin faaliyeti kapsamında 3. kişilerin zararına menfaaat temin edilmesi şeklinde gerçekleşmediği,”

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi 2021/33666 E. , 2026/6373 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/404 E., 2016/154 K.

SUÇ : Dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Her ne kadar sanıklara isnat olunan eylem 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(h) maddesi kapsamında tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu olarak vasıflandırılmış ise de; Sanık ... ve katılan ...'nin ... Tekstil İnşaat Ltd. Şti.'nin ortakları oldukları, 20.03.2008 tarihinde noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesi ile katılan ...'nin hisselerini sanık ...'in kardeşi .........devrettiği ancak fiilen bu hisseleri sanık ...'in aldığı, karşılığında sanıklar ....... ve ....... tarafından katılan ...'a, sanık ...'nin borçlu gözüktüğü her biri 707.00 TL'lik 28 adet senet verildiği halde senetlerin vadesi geldiğinde borcun ödenmemesi üzerine katılanın icra takibi başlattığı ancak senetlerdeki borçlu imzalarının sahteliği nedeniyle alacağını tahsil edemeğinin anlaşılması karşısında, sanıkların katılana verdikleri senetlerde borçlu olarak şirket gösterilmeyip sanık ... olarak gösterilmesi karşısında, sanıkların katılana karşı eylemlerinin bir şirketin faaliyeti kapsamında 3. kişilerin zararına menfaaat temin edilmesi şeklinde gerçekleşmediği, sanıklara atılı eyleminin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;

Değişen suç vasfı itibarıyla sanıkların üzerlerine atılı "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep 06.06.2016 tarihli mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bu Dosyada Sanıklar Beraat mı Etti?

Hayır. Eylem basit dolandırıcılık olarak nitelendirildi; bu vasfa göre olağan dava zamanaşımı gerçekleştiğinden mahkûmiyet hükümleri bozularak kamu davaları düşürüldü.

Benzer Kararlar

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page